FİNANS" />
48,4914$%0,03
56,5193€%0,24
65,7903£%0,21
6.863,32%0,03
11.184,00%-0,01
44.577,00%-0,01
%
฿%
Ξ%
$%
04:52
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yeşil ekonomide ilerleme kaydedersek bu sadece iklim hedeflerimize katkıda bulunmakla kalmayacak aynı zamanda cari açığı azaltarak ve iç kapasitemizi artırarak makroekonomik istikrarımızı da güçlendirecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin, iklim hedeflerini kalkınma hedefleriyle birleştirerek ilerletebilen şanslı ülkelerden biri olduğunu düşünüyorum.” dedi.Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, 2027-2029 dönemine ilişkin “Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması” kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.Programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yılmaz, Türkiye’nin bu yıl COP31’e ev sahipliği yapacağını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, Türkiye için büyük önem taşıyan bu zirveyi hazırladığını belirtti.Türkiye’nin uzun vadeli karbonsuz ekonomi hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Yılmaz, fosil yakıt ithalatçısı bir ülke olarak iklim gündeminin makroekonomik politikalarla da uyumlu olduğuna inandıklarını ifade etti.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil ekonomide ilerleme kaydedersek bu sadece iklim hedeflerimize katkıda bulunmakla kalmayacak aynı zamanda cari açığı azaltarak ve iç kapasitemizi artırarak makroekonomik istikrarımızı da güçlendirecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin, iklim hedeflerini kalkınma hedefleriyle birleştirerek ilerletebilen şanslı ülkelerden biri olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle gelişmekte olan ülke olarak iklim hedeflerine büyük önem veriyoruz ve bu yeşil gündemin kalkınma hedeflerimize aykırı bir şey olmadığını, aksine bizim için bir güçlendirici faktör olduğuna inanıyoruz. Kalkınma Stratejimizin ve 12. Kalkınma Programımızın omurgasına baktığımızda, bu programın temelini yeşil ve dijital dönüşüm oluşturmaktadır. Türkiye’nin kalkınma stratejisi, iklim hedefleriyle açıkça uyumludur.”Uluslararası kuruluşların gerçeklere göre hedeflerini ve amaçlarını revize ettiklerini anlatan Yılmaz, dünyadaki dönüşümlere bakıldığında ticaret ve gümrük vergisi savaşları, sahadaki çatışmalar ile Avrupa, ABD ve diğer bölgelerde görülen yeni korumacı gündemin programın kontrolü dışındaki faktörler olduğunu söyledi.Uzun vadede önemli olanın dış faktörlerden ziyade programın kendisi olduğunu belirten Yılmaz, dış faktörlerin zaman çizelgesi ve tahminler üzerinde belirli etkiler yaratabileceğini ancak programın ana yönünü değiştirmeyeceğini dile getirdi.Makroekonomik tahminlerini revize eden tek ülkenin Türkiye olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Sahadaki gerçeklere göre kendini uyarlayan gerçekçi bir program yerine durağan bir program izleseydik eleştirilmemiz gerekirdi ancak hedeflerimiz, temel yönelimimiz ve ana çerçevemiz değişmiyor. Bunlar, fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve sosyal refahtır, bu doğrultuda çabalarımızı sürdüreceğiz.” diye konuştu.”Yeni ekonominin gerçeklerinin de farkındayız”Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Asya’nın küresel ekonomide yükselişte olduğunun farkında olduklarını, bir süredir Asya ile ticareti artırdıklarını ve buna devam edeceklerini söyledi.Türkiye’nin ticari ilişkilerini çeşitlendirmesi gerektiğine inandıklarını dile getiren Yılmaz, “Bunu enerji piyasaları ve daha pek çok alanda yaptık, bu durum ekonomimize yönelik riskleri de azaltıyor. Pazar çeşitlendirmesi, ticaret politikamızdaki stratejilerden biridir. Özellikle Japonya çok dostane bir ülkedir ve kendileriyle çok iyi ilişkiler geliştiriyoruz.” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae arasında son derece verimli ve yapıcı görüşmeler ve temasların gerçekleştiğini aktaran Yılmaz, pek çok alanda Japonya ile işbirliğini sürdüreceklerini belirtti.Asya ve Çin’in, dünya ekonomisinde giderek daha fazla yükseldiğine dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti: “Bu gerçeklerin farkındayız ve kendimizi bu gerçeklere göre uyarlıyoruz. Öte yandan, kurallara dayalı bir uluslararası ticaret sistemine de bağlıyız ve bunun tüm dünya için yararlı olduğuna inanıyoruz, bu sistemi destekliyoruz. Ancak aynı zamanda yeni ekonominin gerçeklerinin de farkındayız. Farklı ihtiyaçları beraberinde getiren yükselen bir korumacılık eğilimi söz konusu ve Türkiye elbette politikalarını bu yeni gerçeklikler çerçevesinde şekillendirecektir. Uluslararası kurallara dayalı sisteme bağlılığımız sürmekle birlikte hiçbir ortağımızın iç piyasalarımızı istikrarsızlaştırmak amacıyla başka yöntemlere başvurmasına da izin vermeyeceğiz.Ortaklarımızla karşılıklı faydaya dayalı ilişkiler yürüteceğiz, temel politikamız aslında budur. Karşılıklı fayda esasına dayalı ilişkiler sürdürülebilir nitelikte olacaktır. Aksi takdirde yalnızca tek bir tarafın kazançlı çıktığı bir ilişki, uzun vadede sürdürülebilir olamaz. Bu nedenle, karşılıklı faydayı artırmaya her zaman kararlıyız ve bu bağlamda mesele sadece mal ticaretiyle sınırlı değil, hizmetler sektörünü de göz önünde bulundurmalıyız. Yani sadece mallara değil, hizmetlere de dayalı dengeli bir ilişki hedeflemeliyiz. Finansal ilişkiler de önem taşıyor. Büyük ticaret açığı verdiğimiz bazı ülkeler Türkiye’ye milyonlarca turist gönderiyor ya da Türkiye’de finansal yatırımları veya doğrudan yabancı yatırımları bulunuyor. Dolayısıyla, ülkeler arasındaki bu dengeli veya karşılıklı faydaya dayalı ilişkileri değerlendirirken genel ekonomik ilişkilere bakmalıyız, sürdürülebilir bir ilişkinin yolunun buradan geçtiğine inanıyoruz.”(Bitti)
Çorum’da hafif ticari araçla çarpışan traktörün sürücüsü öldü
1
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner adliyeye sevk edildi
26316 kez okundu
2
Gece yarısı tabela değişecek: Benzine zam geliyor
23450 kez okundu
3
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1915 kez okundu
4
İran: Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi
854 kez okundu
5
Polonya ile ticarette yeni hedef 15 milyar dolar
699 kez okundu