48,7822$%0,11
56,0068€%-0,16
65,3136£%0,04
6.843,39%0,60
11.174,00%0,47
44.538,00%0,46
%
3950429฿%5.91357
126767Ξ%5.64249
48.76$%0.26249
20:20
(NİĞDE) – YENİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Niğde’de esnaf, çiftçi, üretici ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Taşcıer, “Üretici maliyetini karşılamakta, esnaf işletmesini ayakta tutmakta, emekli geçinmekte zorlanıyor. Vatandaşın satın alma gücü düştüğü için esnaf maliyet artışlarını fiyatlarına dahi yansıtamıyor. Niğde’de kime dokunsak bin ah işittik” dedi.YENİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Niğde’de esnaf, çiftçi, üretici ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Taşcıer, sahadaki izlenimlerini şu şekilde aktardı: “TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51 seviyesinde bulunuyor. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut ve enerji grubunda ise yüzde 39,77 olarak gerçekleşti. Niğde’de gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde ekonomik sorunların toplumun farklı kesimlerinde yarattığı sonuçları doğrudan görme imkanı bulduk. Konuştuğumuz bir berber, geçmişte bir saç-sakal tıraşından elde ettiği gelirle yaklaşık bir buçuk kilogram et alabildiğini, bugün ise aynı hizmetin karşılığında ancak yarım kilogram et alabildiğini söyledi. Aslında bu hesap, esnafın son yıllarda yaşadığı gelir kaybını bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Tıraşın fiyatı artıyor ama kasaptaki etin fiyatı çok daha hızlı yükseliyor. Her gün dükkanını açan esnaf aynı sürede çalıştığı, aynı emeği verdiği halde günün sonunda kazandığı paranın satın alabildiği ürün miktarı giderek azaldı. Kağıt üzerinde esnafın geliri artmış gibi görünse de o gelirin çarşıda, pazarda, kasapta karşılığı küçülmüş. Esnafın cebine giren para artarken, o parayla kurabildiği sofra daralmış.Pazarda 72 yaşında bir emekli kadınla konuştuk. Bize, ‘Torun sevmem gerekirken pazarda geçinmek için çalışıyorum’ dedi. Bu sözün üzerine uzun uzun ekonomi anlatmaya gerek yok. Türkiye’de emeklinin geldiği nokta bu. İnsanlar yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye emek verdi. Şimdi 70’inden sonra dinlenmek yerine yeniden çalışmak zorunda kalıyor. Çünkü aldığı aylık kiraya, mutfağa, faturaya yetmiyor. Ay başlamadan aylık bitiyor. Emekli artık pazara çıktığında ne alacağını değil, neleri alamayacağını hesaplıyor. Eti azaltıyor, meyveyi tane hesabıyla alıyor, kıyafetini erteliyor, sosyal hayatından vazgeçiyor. Üstelik birçok evde o emekli aylığı yalnızca bir kişinin değil, bütün hanenin geçimine katkı sağlıyor. Bir ülkede 72 yaşındaki emekli, ‘Torun sevmem gerekirken pazarda çalışıyorum’ diyorsa, ortada çözülmesi gereken çok ağır bir geçim sorunu vardır. Emekliye yıllarca çalışmasının karşılığı olarak huzurlu bir yaşam sunulamıyor; insanlar ömrünün sonuna kadar geçim derdiyle uğraşmak zorunda bırakılıyor. Niğde’de gördüğümüz tablo tam olarak buydu.”BİBERİN KİLOGRAMINDA 14 LİRA SADECE İŞÇİLİK MALİYETİ VAR” Esnafın yaşadığı bu sıkışmanın bir başka örneği pazarda karşımıza çıktı. Sebze ve meyve tezgahında bu kez hesabı bir pazarcı esnafı ile biber üzerinden yaptık. Günlük işçi yevmiyesi bin 400 liraya çıkmış durumda. Bir işçi yaklaşık 100 kilogram biber topluyor. Yani biberin kilogramında 14 lira daha tarlada işçiliğe gidiyor. Gübre ve mazot eklendiğinde maliyet yaklaşık 18 lirayı buluyor. Tezgahta satış fiyatı ise vatandaş alabilsin diye 20 lira. Üstelik aynı biber geçen yıl da 20 liradan satılmış. Pazar yeri kirası, nakliye, fire ve diğer giderler de henüz bu hesabın içinde yok. Rakam ortada. 18 liraya mal olan biber 20 liraya satılıyor. Aradaki iki liradan nakliye çıkacak, pazar kirası çıkacak, fire çıkacak. Pazarcının eline bir şey kalmayacak. Fiyatları artırsa vatandaş alamayacak. Öyle bir tablo var ki; üretici ürettiğinden para kazanamıyor, pazarcı sattığından kazanamıyor, vatandaş da pazardaki ürünü alamıyor. Tarladan sofraya kadar herkes sıkışmış durumda; maliyet yükseliyor, kazanç eriyor, faturayı yine vatandaş ödüyor. Bu ülkenin üreticisinin sadaka talebi yok; ürettiğinin karşılığını istiyor. Esnaf ayrıcalık istemiyor; dükkanını açık tutabileceği bir ekonomi istiyor. Emekli lütuf beklemiyor; yıllarca ödediği primin karşılığında insanca yaşayabileceği bir aylık istiyor. Kime dokunsak bin ah işittik. Ekonomi yönetiminin önündeki mesele artık çok açık: Üretenin kazanabildiği, esnafın ayakta kalabildiği, emeklinin yeniden çalışmak zorunda olmadığı ve vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği bir gelir düzeni kurulmadan bu tablo düzelmeyecek.”
Kuşadası’nda uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı
1
Siirt Vakfı Anadolu Yakası Şubesi’nden CHP Genel Merkezi’ne Anlamlı Ziyaret
44556 kez okundu
2
Çocuklar, COP31 farkındalık etkinliğinde hasat ettikleri ürünleri pazarda satışa sundu
225 kez okundu
3
Kayseri’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı
157 kez okundu
4
Doktor, acil servis duvarından atlayarak yaralı motosiklet sürücüsüne müdahale etti
135 kez okundu
5
Uşak’ta meşelik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı
124 kez okundu