DOLAR

48,7937$%0,06

EURO

56,1122%0,11

STERLİN

65,4196£%0,08

GRAM ALTIN

6.846,03%-0,29

ÇEYREK ALTIN

11.153,00%0,28

TAM ALTIN

44.456,00%0,28

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

İkindi Vakti a 16:13
Ankara AZ BULUTLU 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • TTB Halk Sağlığı Kolu, ‘Ailem Güvende’ operasyonlarında HIV kuruluşlarına sahip çıktı

TTB Halk Sağlığı Kolu, ‘Ailem Güvende’ operasyonlarında HIV kuruluşlarına sahip çıktı

TTB Halk Sağlığı Kolu, 'Ailem Güvende' operasyonlarında LGBTİ+ örgütler ve HIV kuruluşlarının da hedef alınmasına tepki gösterdi. Açıklamada, sürecin CETAD ve TPD'ye uzanması kaygı verici bulunarak sağlık hakkı kısıtlamalarının halk sağlığı açısından nasıl savunulacağı soruldu.

Yazıyı Paylaş

(ANKARA) – Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu, “Ailem Güvende” adı altında yürütülen soruşturma ve operasyonlarda LGBTİ+ hak savunucu örgütlerin yanı sıra, HIV ile yaşayanların haklarını ve sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen sivil toplum kuruluşlarının da hedef alınmasına tepki gösterdi. TTB, “Bilimsel bilgiye erişimin, sağlık hakkının ve yasal sivil toplum faaliyetlerinin ‘aileyi koruma’ gerekçesiyle sınırlandırılması, halk sağlığı açısından nasıl savunulabilir?” diye sordu.TTB Halk Sağlığı Kolu tarafından “Ailem Güvende mi? ya Sağlığım?” başlığıyla yapılan açıklamada, “Ailem Güvende” adı altında yürütülen soruşturma ve operasyonlar kapsamında LGBTİ+ hak savunucu örgütlerin yanı sıra, HIV ile yaşayanların haklarını ve sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen sivil toplum kuruluşlarının da hedef alınmasının kaygı verici olduğu belirtildi.Kuruluşların sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi ve bazı yöneticilerinin tutuklanmasına dikkat çekilen açıklamada, sürecin Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) ve ardından Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) gibi bilimsel ve mesleki kuruluşların iletişim kanallarına uzanmasının, meselenin artık yalnızca belirli bir grubun haklarıyla sınırlı olmadığını gösterdiği ifade edildi.”HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN NASIL SAVUNULABİLİR?” “HIV ile yaşayanların sağlık ve haklarına erişimini güçlendirmek Türkiye’nin resmi HIV/AIDS Kontrol Programı’nın hedefleri arasındayken, bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan sivil toplumun faaliyetleri neden engellenmektedir?” denilen açıklamada, “Bilimsel bilgiye erişimin, sağlık hakkının ve yasal sivil toplum faaliyetlerinin ‘aileyi koruma’ gerekçesiyle sınırlandırılması, halk sağlığı açısından nasıl savunulabilir?” ifadeleri kullanıldı.TTB tarafından yapılan açıklama şöyle: “Türkiye’de ‘Ailem Güvende’ adı altında yürütülen soruşturma ve operasyonlar kapsamında LGBTİ+ hak savunucu örgütlerin yanı sıra, HIV ile yaşayanların haklarını ve sağlık hizmetlerine erişimini destekleyen sivil toplum kuruluşlarının da hedef alınması; kuruluşların sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi ve bazı yöneticilerinin tutuklanması kaygı vericidir. Sürecin, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) ve ardından Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) gibi bilimsel ve mesleki kuruluşların iletişim kanallarına uzanması, meselenin artık yalnızca belirli bir grubun haklarıyla sınırlı olmadığını göstermektedir.HIV açısından durum özellikle ciddidir. HIV ile yaşayanlara yönelik damgalama ve ayrımcılık, HIV’den korunma, test yaptırma, erken tanı, tedaviye başlama ve tedaviyi sürdürme önündeki en önemli toplumsal engeller arasındadır. Bu nedenle HIV alanında çalışan sivil toplum kuruluşları yalnızca hak savunuculuğu yapmamakta; toplumun ulaşılması güç kesimlerine doğru, güncel ve bilimsel bilgiyi ulaştırmakta, ücretsiz HIV testi ve danışmanlık hizmetlerine yönlendirmekte, kişilerin sağlık sistemine güven içinde başvurmasını kolaylaştırmakta ve ayrımcılık ve hak ihlalleri karşısında destek sağlamaktadır.Dünyada HIV ile mücadelede sivil toplumun rolü, özellikle toplum temelli ve hak temelli çalışmaların yaygınlaşmasıyla birlikte giderek daha fazla önem kazanmıştır. UNAIDS ve Dünya Sağlık Örgütü, bu çalışmaların HIV testlerine, korunmaya, tedaviye ve bakım hizmetlerine erişimi artırdığını; damgalama ve ayrımcılığın azaltılmasına katkı sunduğunu vurgulamaktadır. Bu yapıların zayıflatılması ise sağlık hizmetlerine ulaşması en zor kesimlerin daha da görünmez hale gelmesi riskini beraberinde getirmektedir.Üstelik yapılanlar, Türkiye’nin kendi sağlık politikalarıyla da çelişmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye HIV/AIDS Kontrol Programı 2025-2030, insan haklarını gözetmeyi; HIV ile yaşayan herkesin tanı, tedavi, bakım ve desteğe eşit erişimini sağlamayı; damgalama ve ayrımcılığı azaltmayı ve özellikle dışlanmış ve marjinalleştirilmiş gruplara ulaşmayı HIV yanıtının temel unsurları arasında tanımlamaktadır. Bakanlığın güncel açıklamalarında da sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği, doğru bilgilendirme, ücretsiz danışmanlık ve test hizmetleri ile ayrımcılık ve damgalamanın azaltılması, HIV kontrolünün önemli bileşenleri arasında sayılmaktadır.”BASKILAR, ERİŞİM ENGELLERİ VE ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SINIRLAYAN UYGULAMALAR SONA ERDİRİLMELİ” O halde soruyoruz: HIV ile mücadelede en temel belirleyici bilimsel bilgiye ve sağlık hizmetlerine erişimi artırmak iken, neden bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının iletişim kanallarına erişim engeli getirilmektedir?HIV ile yaşayanların sağlık ve haklarına erişimini güçlendirmek Türkiye’nin resmi HIV/AIDS Kontrol Programı’nın hedefleri arasındayken, bu hedeflere ulaşılmasını sağlayan sivil toplumun faaliyetleri neden engellenmektedir?Bilimsel bilgiye erişimin, sağlık hakkının ve yasal sivil toplum faaliyetlerinin “aileyi koruma” gerekçesiyle sınırlandırılması, halk sağlığı açısından nasıl savunulabilir?Biz, halk sağlığının ancak bilim, haklar, demokrasi, güven ortamı, damgalamayla mücadele ve toplum katılımı ile mümkün olduğunu biliyoruz.Türkiye’de farklı alanlarda çalışan LGBTİ+ hak savunucusu örgütlerin, HIV alanında hak savunuculuğu, akran danışmanlığı ve farkındalık artırıcı faaliyetlerde bulunan kuruluşların, meslek örgütlerinin ve diğer hak temelli sivil toplum yapılarının hukuka uygun faaliyetlerini özgürce sürdürebilmeleri; ifade ve örgütlenme haklarının güvence altında olması, demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez koşuludur. Bu nedenle, ‘Ailem Güvende’ operasyonları kapsamında hedef alınan tüm sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskıların, erişim engellerinin ve örgütlenme özgürlüğünü sınırlayan uygulamaların sona erdirilmesini; tutuklanan hak savunucularının durumlarının hukukun temel ilkeleri, adil yargılanma ve ifade ve örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Zonguldak Valisi Hacıbektaşoğlu başkanlığında il geneli asayiş toplantısı yapıldı

HIZLI YORUM YAP