48,8241$%0,09
55,6113€%-0,47
64,6901£%-0,61
6.734,25%-1,48
11.015,00%-1,33
43.919,00%-1,34
%
฿%
Ξ%
$%
05:06
“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü”ne ilişkin 57’si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 86. duruşması UYAP’ta (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) yaşanan sorun nedeniyle sona erdi. AA’daki habere göre; İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık iş insanı Mehmet Karataş, 30 yılı aşkın süredir inşaat sektöründe, özellikle kamu projelerinde faaliyet gösterdiğini, bugüne kadar çeşitli kamu kurumlarının yüzlerce altyapı, üstyapı projesini başarıyla tamamladığını söyledi. Halkalı Metro ihalesine iki şirketle birlikte iş ortaklığı olarak katıldıklarını, iş ortaklıkları üzerinde kalan ihalenin daha sonra yeterli düzeyde rekabet oluşmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini belirten Karataş, “İhale iptalinden sonra aynı iş yeniden ihale edilmiş ve yaklaşık 486 milyon lira kadar düşük bir bedelle başka bir firmaya verilmiştir. Dolayısıyla benim herhangi bir kamu zararına sebep olduğum yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu düşünüyorum. REKLAM İlk ihale kapsamında tarafımıza sözleşme imzalanmamış, işe başlanmamış, şirketim veya iş ortaklığımız kamu kaynağından herhangi bir ödeme almamıştır.” dedi. Karataş, idareden hiçbir yetkiliyle asla görüşmediğini belirterek, “İhaleyle ilgili sadece ortaklarımla bu süreçte görüştüm. Belediyeyle muhatap olan pilot firmanın sahipleriyle görüştüm ve diğer ortağımla görüştüm. Ayrıca dosyada benim herhangi bir idare yetkilisiyle rüşvet konusunda anlaştığımı gösteren, yazışma, ses kaydı, para hareketi veya başka bir somut delil de göremedim. Anlatılanlarda da benim kişisel olarak rüşvet anlaşmasına katıldığımı gösteren doğrudan bir açık anlatım bulunmamaktadır.” savunmasını yaptı. REKLAM “İHALEYE GİRMEZ OLAYDIM KEŞKE” Tutuksuz sanıklardan İsmail Oygur, farklı sektörlerdeki şirketlerle çalışan bir medya ajansının bulunduğunu, ihaleyle veya kamu kurumları nezdinde iş yapmadığını kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bisiklet Park Ünitesi reklam alanları ihalesine fesat karıştırma ve kamu zararı iddiasına ilişkin Oygur, şunları söyledi: “Bu iş tamamen bir istisna olmakla sonra da başımıza bela olan, mağdur olup, zarar ettiğimiz bir iş. Bisiklet reklam giydirme işi. Aylar sonra bize döndüler dediler ki ‘Biz sözleşmeyi feshettik’. Olan bize oldu. Bu işten zarar ederek çıktık. Verilen emek ve zaman kaybını saymıyorum. İhaleye girmez olaydım keşke. REKLAM Hem zarar ettim hem de ihaleye fesat karıştırıp kamuyu zarara uğratmakla suçlanıyorum. İhale öncesinde ya da ihale aşamasında benim ihaleyi alan firma ve yetkilisi olarak ne bir girişimim ne birisiyle herhangi bir görüşmem ne de birileriyle menfaatim oldu. Özetle girdiğimiz ihalede aylar sonra sözleşme feshedilince bizim mağdur olmamızla neticelenen bir süreç yaşadık.” Oygur, İBB reklam alanlarının ecrimisil yöntemiyle usulsüz tahsisi ve kamu zararına neden olunması iddiasıyla ilgili de “Biz belediyeden yer kiralamıyoruz. Kiralayan şirketlerden alt kiralama yoluyla ajans hizmeti veriyoruz. Şirketimizin kiraladığı ecrimisile konu olan sadece bir yer var ve bu yerle ilgili şirketimizden talep edilen ecrimisil bedelini ödedik. REKLAM Ecrimisil bedelini belediye belirler. Şirketimize Reklam Yönetimi Şube Müdürlüğü ecrimisil ihbarnamesi gönderdi, biz de ödedik.” dedi. “REKLAM SEKTÖRÜNÜN DOLAR BAZLI FİYATLANDIĞI BİLİNMEKTEDİR” Tutuksuz sanık eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin, Temmuz 2019’da başladığı bu görevinin 8 Mayıs 2021’de sona erdiğini ve sonrasında 4 ay İstanbul Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirterek, 8 Kasım 2021’de belediyeyle bütün ilişkisini sonlandırdığını anlattı. İddianamede özel kişilerin elde ettiği reklam ciroları ile ecrimisil bedelleri arasındaki farkın kamu zararı olarak gösterildiğini ifade eden Önbilgin, “Reklam sektörünün dolar bazlı fiyatlandığı bilinmektedir. Bazı kupon bölgelerinde rayiç bedeller çok daha yüksek olabilmektedir. Ama belediyenin belirlediği ecrimisil alanın konumu, yüzölçümü, kullanım süresi ve rayici üzerinden belirlenen bir işgal tazminatıdır. Hiçbir zaman manipülasyona vesaireye tabi değildir.” diye konuştu. REKLAM Ecrimisil gelir rakamlarının 70 milyondan 200 milyon liraya yükseldiğini, pandeminin taşınmaz ve reklam piyasasını ağır biçimde etkilediği bir yılda ecrimisil gelirlerinin bu kadar yükselmesinin kamu zararı değil, kamu gelirinin korunduğunun göstergesi olduğunu söyleyen Önbilgin, görev yaptığı süre boyunca örgüt olarak nitelendirilebilecek herhangi bir yapıya, ilişkiye veya işleyişe tanık olmadığını belirtti. Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, Önbilgin’e, “Bu sistemi biz ifadelerden sonra öğrendik. Yani sizin döneminizde bir suç örgütü veya bir sistem, hani sistemin bir parçası, sistemin bir uygulaması diye bir dil ya da bir üslup sizde yaşadık mı? Ya da benim dışımda yaşandı mı? Ya da benim sözüm ona talimatımla size birisi gelip sistemden ya da bir suç örgütünden bahsetti mi?” sorusunu yöneltti. REKLAM Sanık Önbilgin soruyu, “Öyle bir şey söz konusu olmaz. Yani biz de böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Yani ben zaten 1 yıl 8 ay çalıştıktan sonra da dediğim gibi 5 yıl 5 aydır da sizinle görüşmüyoruz.” diye cevapladı. Duruşmada savunma yapan bazı tutuksuz sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, beraat talebinde bulundu. DURUŞMA SONA ERDİ Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme katibi, UYAP’ta yaşanan sorun nedeniyle oturuma bugünlük devam edilemeyeceğini söyledi. Duruşmaya, yarın devam edilecek.
Hakkari Yüksekova’daki 220 haneli Doğanlı köyü simetrik yerleşimiyle dikkat çekiyor
1
Siirt Vakfı Anadolu Yakası Şubesi’nden CHP Genel Merkezi’ne Anlamlı Ziyaret
64800 kez okundu
2
Çocuklar, COP31 farkındalık etkinliğinde hasat ettikleri ürünleri pazarda satışa sundu
235 kez okundu
3
Kayseri’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı
162 kez okundu
4
Doktor, acil servis duvarından atlayarak yaralı motosiklet sürücüsüne müdahale etti
139 kez okundu
5
Uşak’ta meşelik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı
133 kez okundu