45,9001$% 0.03
53,4096€% 0.04
61,7519£% 0
6.647,26%-0,04
11.040,00%-0,05
44.012,00%-0,05
13.662,75%-1,64
3476435฿%-1.7471
94932Ξ%-1.714
45.83$%-0.05927
02:00
Mahkeme, anılan Kanun ve Anayasa hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapıldığında; dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerin, doğrudan davacı Baronun tüzel kişiliğinin ya da üyelerinin hak ve menfaatini etkilemediği gibi, 1136 sayılı Kanun’un 76. maddesinde barolara verilen görevlerle ve avukatlık mesleği ile ilgili herhangi bir düzenlemenin de getirilmediğini belirtti.Anayasadaki hüküm hatırlatıldıAnayasa’nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kurulan kamu tüzel kişilikleri olduğu, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları düzenlenmiştir.1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesinin birinci fıkrasında, barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında da, Anayasa’nın 135. maddesine benzer biçimde baroların kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları hükmüne yer verilmiştir.T.C.DANIŞTAYONİKİNCİ DAİREEsas No: 2025/4415Karar No: 2025/4805DAVANIN KONUSU: 02/01/2022 tarih ve 31707 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmasına ilişkin 11/07/2025 tarih ve 32953 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin Eki 1 sayılı Cetvelin “Genel Müdürlükler” başlıklı (F) bendinin birim/unvanların belirlendiği dördüncü sırasında yer alan “Hukuk Müşaviri, Avukat” ibarelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hakimi …’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:İLGİLİ MEVZUAT:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olduğu belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, dava dilekçesinde ehliyet yönünden kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlali”, içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel olması idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir.Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı … Nolu Barosu Başkanlığı, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşudur.Anayasa’nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kurulan kamu tüzel kişilikleri olduğu, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları düzenlenmiştir.Buna göre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı, sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir şekilde düzenlenmiştir.Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesinin birinci fıkrasında, barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında da, Anayasa’nın 135. maddesine benzer biçimde baroların kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Yönetmelik ile davalı idarede görev yapan kamu görevlilerinin disiplin işlemlerini yürütecek olan disiplin amirlerinin belirlendiği, iptali istenilen düzenlemenin, davacı Baronun üyelerinin avukatlık sıfatıyla değil, Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatında görev yapan hukuk müşaviri ve avukatların disiplin amirinin “Daire Başkanı” olarak belirlenmesiyle ilgili bir düzenleme olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda; yukarıda anılan Kanun ve Anayasa hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapıldığında; dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerin, doğrudan davacı Baronun tüzel kişiliğinin ya da üyelerinin hak ve menfaatini etkilemediği gibi, 1136 sayılı Kanun’un 76. maddesinde barolara verilen görevlerle ve avukatlık mesleği ile ilgili herhangi bir düzenlemenin de getirilmediği anlaşıldığından, davacı … Nolu Barosu Başkanlığının bu davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının ve posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Gürcistan’da binlerce kişinin katılımıyla hükümet karşıtı gösteri düzenlendi
1
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1827 kez okundu
2
BAŞKAN TEVFİK CENGİZ’DEN 19 MAYIS MESAJI
367 kez okundu
3
İstanbul’daki Siirtlileri Tek Çatı Altında Buluşturan Vakıf Dikkat Çekiyor
284 kez okundu
4
Tarsus'ta 6 kişinin öldürüldüğü olaya yayın yasağı getirildi
266 kez okundu
5
Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı Yaşar Çavdar’dan Kurban Bayramı Mesajı
213 kez okundu