DOLAR

49,5214$%0,11

EURO

55,7373€%0,18

STERLİN

66,1031£%0,44

GRAM ALTIN

6.651,48%0,25

ÇEYREK ALTIN

10.835,00%-0,12

TAM ALTIN

43.202,00%-0,12

BİST100

%

BİTCOİN

4071934฿%1.80448

ETHEREUM

122177Ξ%4.62224

TETHER

49.49$%0.23757

İkindi Vakti a 15:44
Ankara HAFİF YAĞMUR 9°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Ekrem İmamoğlu’nun İBB Davası’ndaki savunması sürüyor: “Kamu aleyhine planlı bir şekilde vurgun yapanlar serbest., Ekrem İmamoğlu ise Silivri’de”

Ekrem İmamoğlu’nun İBB Davası’ndaki savunması sürüyor: “Kamu aleyhine planlı bir şekilde vurgun yapanlar serbest., Ekrem İmamoğlu ise Silivri’de”

İBB Davası'nın üçüncü gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, Fatih'teki Vatan Caddesi'nde bulunan lunapark arazisinin 2011'de 13 milyon dolara alınıp 2017'de İBB'ye 119 milyon dolara satıldığını belirterek, "Böyle bir soygun olamaz. Kamunun kasasından, beytülmalden, milletin parasından 106 milyon dolardan fazla bir tutardan söz ediyorum" dedi. Söz konusu süreçte kamu zararı oluştuğunu savunan İmamoğlu, "Kamu aleyhine planlı bir şekilde vurgun yapanlar serbest. Bunu ortaya çıkarmak için bütün denetim kurullarını harekete geçiren Ekrem İmamoğlu ise Silivri'de. Ellerinde ne var? Sıfır" ifadesini kullandı.

Yazıyı Paylaş

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN- Esra TOKAT (İSTANBUL) – İBB Davası’nın üçüncü gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, Fatih’teki Vatan Caddesi’nde bulunan lunapark arazisinin 2011’de 13 milyon dolara alınıp 2017’de İBB’ye 119 milyon dolara satıldığını belirterek, “Böyle bir soygun olamaz. Kamunun kasasından, beytülmalden, milletin parasından 106 milyon dolardan fazla bir tutardan söz ediyorum” dedi. Söz konusu süreçte kamu zararı oluştuğunu savunan İmamoğlu, “Kamu aleyhine planlı bir şekilde vurgun yapanlar serbest. Bunu ortaya çıkarmak için bütün denetim kurullarını harekete geçiren Ekrem İmamoğlu ise Silivri’de. Ellerinde ne var? Sıfır” ifadesini kullandı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB Davası’nın 100’üncü gününde, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu savunmasına üçüncü günde devam ediyor. İmamoğlu, eski dönem İBB yönetimine ilişkin olduğunu söylediği dosyaları anlatarak, kamu zararına yol açıldığını ileri sürdüğü işlemlerle kendi hakkında yürütülen yargılamayı karşılaştırdı.”BENİM SÖYLEDİKLERİM DUYUM DEĞİL, SOMUT VE NET” Fatih’te, İstanbulluların Vatan Caddesi’nde lunapark olarak bildiği araziyi örnek gösteren İmamoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi, burayı 2017 yılında Metal Yapı’dan yaklaşık 430 milyon liraya, o günkü kurla 119 milyon dolara satın alıyor. Oysa firma, araziyi 2011 yılında Fatih Belediyesi’nden yalnızca 13 milyon dolara, yaklaşık 25 milyon liraya almış” dedi.İmamoğlu, araziyi satın alan firmanın daha sonra imar planı değişikliğinden yararlandığını belirterek, “Firma 2011’de 13 milyon dolara aldığı araziyi, 2017’de 119 milyon dolara satıyor. Ancak mesele bununla sınırlı değil. Firma araziyi Fatih Belediyesi’nden aldıktan sonra, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi imar planlarını değiştirerek arazinin değerlenmesini sağlıyor. Burası lunapark arazisiyken imarlı hale getiriliyor” diye konuştu.Sürecin planlı yürütüldüğünü kaydeden İmamoğlu, firmanın yönetim kurulu başkanına ait iki dilekçeye işaret ederek, “Bu dilekçelerin nüshaları orada. Belgelerde, firmanın alacağı parayı nerelerde kullanacağı ve işlemlerin ‘Cumhurbaşkanlığı nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda kararlaştırıldığı’ belirtiliyor. Bunlar duyum değil; dilekçelerde yazıyor, belgeyle anlatıyorum” ifadelerini kullandı.İBB Teftiş Kurulu’nun incelemeleri sırasında dosyanın İçişleri Bakanlığı tarafından devralındığını belirten İmamoğlu, taşınmazın 2021 yılında yeniden değerlemeye tabi tutulduğunu belirtti. İmamoğlu, “Müfettişlerimiz, değerleme sonucunda İBB’nin satın alma tarihindeki değer ile güncel piyasa değeri arasındaki farkın 106 milyon dolar olduğunu tespit ediyor. Böylece firmanın Fatih Belediyesi’nden 13 milyon dolara aldığı taşınmaz, Cumhurbaşkanlığı’nın bilgisi dahilinde olduğu belirtilen süreçte İBB’ye 119 milyon dolara satılmış oluyor. Kamu zararı ve vurgunun toplamı 106 milyon dolardan fazla” diye konuştu.Arazinin önce lunapark ve yeşil alan olarak alındığını, ardından imar planının değiştirildiğini ve taşınmazın yeniden İBB’ye satıldığını söyleyen İmamoğlu, şöyle devam etti: “BÖYLE BİR SOYGUN OLAMAZ” “Daha kötüsü ne biliyor musunuz? Arazi bugün yeniden eski imar durumuna dönmüş. Böyle bir soygun olamaz! Söz konusu iddialar duyumlara dayanmıyor.  Tekrar ediyorum: ‘Mış, muş’ yok. ‘Duymuştum’, ‘duyum’, ‘beyan’ yok. Kamunun kasasından, beytülmalden, milletin parasından 106 milyon dolardan fazla bir tutardan söz ediyorum. Bakın, bunlar dedikodu ya da duyum değil; somut, net. İddia ederek ve inançla söylüyorum: O 106 milyon dolar, o firmanın sahibinin cebine gitmemiştir. Duyum değil, içimden söylüyorum: O 106 milyon dolar o firmanın sahibinin cebine git-me-miş-tir! Nokta.Kamu aleyhine planlı bir şekilde vurgun yapanlar serbest. Bunu ortaya çıkarmak için bütün denetim kurullarını harekete geçiren Ekrem İmamoğlu ise Silivri’de. Ellerinde ne var? Sıfır! Bir laptop, bir bilgisayar; başka bir şey yok. Birbirlerine ne dediler, ne demediler… Ortada belge de yok.”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17-25 Aralık sürecinde Başbakan olduğu dönemde yaptığı açıklamayı hatırlatan İmamoğlu, şunları kaydetti: “‘Yolsuzluk denildiğinde ben şunu anlarım: Devletin kasasından para çıkıyor mu, çıkmıyor mu? Eğer devletin kasasından para çıkmıyorsa buna yolsuzluk diyemezsiniz.’ Tekrar ediyorum: ‘Devletin kasasından para çıkıyor mu, çıkmıyor mu?’ Alın size devletin kasasından çıkan para. Hem de öyle küçük bir meblağ değil. Listenin altında 2,5 milyar dolar yazıyor. Üstelik bu, yalnızca 33 dosyadan oluşan liste.Merak ediyorum, Sayın Cumhurbaşkanı buna ne diyecek? Dilekçelerde işlemlerin ‘kendi onayıyla gerçekleştirildiği’ belirtiliyor, iddia bu. Buna göre, bizzat kendi onayıyla İBB’nin kasasından 106 milyon dolardan fazla para çıkıyor.”BEN AHTAPOTUN KOLLARINI BİLMEM” Biz söz konusu olduğumuzda yoktan var edilen yolsuzluk suçlamalarıyla karşılaşıyoruz. AK Parti dönemine gelindiğinde ise somut delillere dayandığını söylediğimiz yolsuzluk dosyaları ortadan kayboluyor, buharlaşıyor. İçişleri Bakanlığı dosyalara el koyuyor, savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar veriyor, bakanlık da ‘Getirin, bunları ben inceleyeceğim’ diyor. Bu neye benziyor? Ahtapotun kollarına! Ahtapotun kolları ifadesini ben ortaya atmadım. İlk kimin söylediğini hatırlıyorsunuz, değil mi? Biz tutuklanmadan önce Sayın Cumhurbaşkanı ‘Ahtapotun kolları’ demişti. Ben ahtapotun kollarını bilmem. Benim bildiğim, balık lokantalarındaki ahtapot kolları. Başka bir yerde görmedim.Dünya alem, meselenin yolsuzluk olmadığını biliyor. İstanbul’dan çıkıp Türkiye’yi gezelim. Yağma, rant, imar rantı, yolsuzluk deyin; herkesin aklına gelecek kişiyi, grubu ve partiyi ben biliyorum. İddialı konuşuyorum: Yüzde 80, en az yüzde 80!””YAPILMAMIŞ BİR İŞ, YAPILMIŞ GÖSTERİLİYOR” İmamoğlu, savunmasında bilgi işlem alanındaki bir iş için 154 milyon liralık ödeme yapıldığını, ancak işin gerçekte gerçekleştirilmediğini ileri sürdü. İmamoğlu, “Devlette bakanlık yapmış bir kişi, seçime iki üç ay kala, henüz yapılmamış bir iş için ‘Yapıldı’ diyor. Üstelik söz konusu iş bilgi işlemle ilgili. Hüseyin Bey de burada; alınganlık yapmasın ama o dönemde de burada yoktu. Hani bizi bilgi işlem üzerinden casuslukla, şunlarla bunlarla ilişkilendiriyorlar ya… İşte yapılmamış bir iş, sonradan bakanlık yapmış bir kişinin, o dönem genel sekreter yardımcısı olan kişinin imzasıyla yapılmış gösteriliyor. Çok enteresan. Belli ki seçimde paraya ihtiyaç var” dedi.Söz konusu ödemenin 8 Nisan 2019’da yapıldığını belirten İmamoğlu, o tarihte henüz mazbatasını almadığını hatırlaarak, “Peki, bu para ne zaman ödeniyor, sevgili dostlar? 8 Nisan 2019’da. Henüz mazbatam verilmemişti. 31 Mart seçimlerinden sonra kazanacaklarına çok inanıyorlardı. Seçimden hemen sonra, yine o kişinin imzasıyla 8 Nisan 2019’da bu ödeme yapılıyor. Hatırlayın, ben mazbatamı ancak 18 gün sonra alabildim” diye konuştu.İnceleme yapan görevlilerin işin gerçekleştirilmediğini tespit ettiğini kaydeden İmamoğlu, “Arkadaşlarımız inceleme yapıyor ve işin gerçekleştirilmediğini, böyle bir işin hiç olmadığını tespit ediyor. Dosya hazırlanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruluyor. Savcılık ise kovuşturmaya yer olmadığına karar veriyor. Hani meşhur bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın var ya… Dün de bahsettim, bu dosyada da karşımıza çıkıyor. Her konuda karar veriyor. Bilgi işlemden ticari işlemlere, gayrimenkulden başka alanlara kadar her şeyi biliyor. Bilmediği iş yok” ifadesini kullandı. “İMARSIZ ARAZİYE İMAR VER, İBB’YE SAT, SONRA İMARI YENİDEN DEĞİŞTİR!” Lunapark arazisine ilişkin açıklamalarını sürdüren İmamoğlu, “Ne güzel dünya, değil mi? İmarsız araziyi ucuza satın al, sonra Büyükşehir Belediyesi o araziye ticari konut imarı versin. İmarsız bir araziden söz ediyorum. Bir araziye ticari konut imarı verilsin, bu imara göre değerleme yapılsın ve ardından arazi İBB’ye satılsın. Para ödendikten sonra İBB imarı yeniden değiştirsin, kendi satın aldığı arazinin değerini düşürsün. Böylece belediyenin kasasından 106 milyon dolar birilerine verilsin ve herkes yoluna devam etsin” değerlendirmesinde bulundu.İddia ettiği sürece benzer bir örnek bulamadığını söyleyen Ekrem İmamoğlu, “Bunu örneklerle anlatmaya çalıştım ama benzerini bulamadım. Tarihte örneği yok. Bir örnek aradım; Dreyfus Davası’na baktım, antik döneme baktım. Şurada, burada böyle bir örnek bulamadım” dedi.(Sürecek)

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Tunceli’de sağlık binalarında deprem ve yangın tatbikatında iki kişi kurtarıldı

HIZLI YORUM YAP