49,9631$%0,05
56,0742€%0,57
67,0866£%0,17
6.260,78%0,61
10.257,00%-3,24
40.864,00%-3,29
%
฿%
Ξ%
$%
17:53
ABD Enerji Bakanlığı Afrika ve Orta Doğu İşleri Ofisi Direktör Yardımcısı Shiyana Gunasekara, Türkiye ile ABD arasındaki LPG ticaretini, küresel enerji arz güvenliğini ve temiz pişirme çözümlerine yönelik yatırımları Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü’ye değerlendirdi. İstanbul’da düzenlenen Liquid Gas Week 2026 etkinliğine katılan Gunasekara, Türkiye’nin küresel LPG piyasasındaki konumuna dikkati çekerek, ülkenin gelişmiş otogaz araç filosu ve bölgesel ticaretteki rolüyle önemli bir pazar olduğunu söyledi. Gunasekara, Türkiye’nin hem yurt içinde kullanmak hem de bölgesel ticaretini gerçekleştirmek üzere büyük miktarda LPG ithal ettiğini belirterek, “Türkiye’nin halihazırda dünyanın en büyük LPG pazarlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Türkiye, oldukça gelişmiş otogaz araç filosuyla tanınıyor ve büyük miktarda LPG ithal ediyor. Bu LPG’yi hem yurt içinde kullanıyor hem de bölgesel olarak ticaretini yapıyor. Bu da Türkiye’yi bölgesel LPG piyasasında bir süper güç haline getiriyor” ifadelerini kullandı. REKLAM Türkiye’nin güvenilir enerji arzının önemini birçok ülkeden daha iyi anladığını düşündüğünü belirten Gunasekara, ülkenin LPG ticaretini daha da güçlendirebilecek üç temel fırsat bulunduğunu ifade etti. Bunlardan ilkinin ticaretin artırılması olduğunu kaydeden Gunasekara, şöyle konuştu: “ABD kaynaklı LPG arzı şu anda küresel piyasaya öncülük ediyor. Yalnızca güvenilir olmakla kalmayıp önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da artacağını düşünüyorum. Gördüğümüz arz hacimleri yalnızca istikrarlı değil, aynı zamanda oldukça çeşitlendirilmiş bir ihracat pazarına sahip olduğumuz için tedarikçilerimiz ithalatçı ülkelerin piyasalarını daha da güçlendirebilecek durumda. Türkiye ile ticari ilişkilerin geliştirilmesinin, ülkenin bölgesel enerji merkezi konumunu daha da güçlendireceğini düşünüyorum.” REKLAM “Türkiye’nin bölgesel merkez konumu altyapıyı tüm bölge için kritik hale getiriyor” İkinci fırsatın altyapı olduğunu belirten Gunasekara, Liquid Gas Week kapsamında da terminal, depolama ve dağıtım altyapısının önemine değindiğini anlattı. Gunasekara, “Terminaller, depolama ve dağıtım altyapısı. Bunlar, arzı yalnızca moleküllerden enerji güvenliğine dönüştüren unsurlar. Türkiye’nin bölgesel bir merkez olarak konumu, altyapıyı tüm bölge açısından kritik hale getiriyor. Günün sonunda hepimiz bölgesel güvenliğin küresel enerji güvenliğinin temel dayanaklarından biri olduğunun farkındayız.” diye konuştu. REKLAM Üçüncü fırsatın ise teknik uzmanlık olduğunu kaydeden Gunasekara Türk mühendisliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Dünyaca tanınan Türk mühendisliğini Aygaz’ın LPG tesisinde yakından ve bizzat görme ayrıcalığına sahip oldum. Türk şirketleri, gelişmiş LPG piyasalarını destekleyen karmaşık ve güvenli altyapıların nasıl kurulacağını gerçekten çok iyi biliyor. Bu tür teknik bilgi birikimi, gerek bölgesel olarak gerekse Türkiye’nin sınırlarının çok daha ötesindeki gelişmekte olan pazarlara önemli faydalar sağlayabilir.” ifadelerini kullandı. ABD’den temiz pişirme çözümlerinde LPG’nin rolüne vurgu ABD’nin özellikle Afrika’da temiz pişirme çözümlerine erişimin artırılmasına yönelik çalışmalarına da değinen Gunasekara, uygun fiyatlı ve güvenilir enerjinin insanların yaşamlarını dönüştürdüğünü belirtti. REKLAM ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın bu konuya ilişkin yaklaşımını hatırlatan Gunasekara, LPG’nin uygun fiyatlı ve güvenilir enerjiye erişimi sağlamanın en hızlı yollarından biri olduğunu ifade etti. Gunasekara, enerji yoksulluğunun azaltılması ve hane halkı düzeyinde enerji güvenliğinin sağlanmasının önemine işaret ederek, şunları söyledi: “Enerji bolluğundan söz ederken enerji yoksulluğunun azaltılmasını ve aynı zamanda hane halkı düzeyinde enerji güvenliğinin sağlanmasını konuşmadan bu tartışmayı yapamayız. Büyük altyapı projelerinden söz ediyoruz ancak enerjiye erişimin artmasından faydalanan insanları da konuşmamız gerekiyor.” REKLAM LPG’nin temiz pişirme çözümlerine erişimde önemli bir rol oynadığını belirten Gunasekara, “2018’den bu yana, özellikle Sahra Altı Afrika’da temiz pişirme çözümlerine erişimde sağlanan ilerlemenin yaklaşık dörtte üçü LPG sayesinde gerçekleşti.” dedi. Odun ve odun kömürü kullanarak yemek pişiren ailelerin bu yakıtları toplamak için her gün saatler harcadıklarını belirten Gunasekara, kapalı alanlardaki zehirli hava kirliliğinin de insanların yaşamlarını olumsuz etkilediğini söyledi. Gunasekara, “LPG ise bu insanlara zamanlarını geri kazandırıyor. Yalnızca günlerinden saatleri değil, yaşamlarından günleri de geri veriyor.” ifadelerini kullandı. REKLAM ABD Enerji Bakanlığının temiz pişirme alanındaki çalışmalarını üç başlık altında değerlendiren Gunasekara, bunlardan ilkinin temiz pişirme çözümlerinde LPG’nin önceliğini artırmak olduğunu bildirdi. Houston’da G20 enerji bakanlarını bir araya getirdiklerini belirten Gunasekara, toplantıda temiz pişirme projelerinin finansmanında teknoloji tarafsızlığının benimsenmesi ve projelerin kendi niteliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldığını söyledi. Gunasekara, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bakanlar, özellikle LPG projelerinin, keyfi veya ideolojik temelli bir zorunluluk ya da çözüm sınıflandırmasına göre değil, hanelere ve kurumlara ne kadar iyi hizmet sunduklarına göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bence çok uzun zamandır, herhangi bir şekilde hidrokarbon içeren çözümlerin finansmanını engelleyen politikalarla karşı karşıyayız. Ancak bu tür politikaların, aslında yardım etmeyi amaçladıkları insanlara zarar verdiğini biliyoruz.” REKLAM İkinci çalışma alanının enerji bakanlıklarıyla ikili düzeyde işbirliğinin geliştirilmesi olduğunu belirten Gunasekara, ortaklarını ABD’li ve ABD ile yakın çalışan sektör paydaşları ile LPG piyasalarının büyütülmesi konusunda teknik uzmanlığa sahip ulusal laboratuvarlarla bir araya getirdiklerini anlattı. “Asıl darboğaz yatırım risklerini azaltacak finansman” Gunasekara, üçüncü çalışma alanının ise yatırım risklerini azaltacak finansman olduğunu belirterek, bu konuyu temiz pişirme çözümlerine erişimin artırılmasındaki temel darboğaz olarak gördüğünü söyledi. Afrika kıtasında güçlü özel sermaye akışları bulunduğunu ancak riskleri azaltılmış finansman desteğine sahip yeterli sayıda yatırım yapılabilir proje olmadığını ifade eden Gunasekara, şöyle devam etti: REKLAM “Özellikle Afrika kıtasında özel sermaye akışları aslında oldukça güçlü. Ancak yatırım risklerini azaltacak finansman desteğine sahip, yatırım yapılabilir nitelikte yeterli proje bulunmuyor. Bu nedenle ABD hükümeti bünyesindeki ortaklarımızla birlikte, LPG piyasalarının ihtiyaç duyduğu terminallerin, depolama kapasitesinin ve dağıtım altyapısının nasıl finanse edilip desteklenebileceğini değerlendiriyoruz.” Gunasekara, ABD Enerji Bakanlığı olarak bu üç alandaki çalışmalarını sürdürdüklerini ve temiz pişirme çözümlerine erişimdeki açığın kapatılması için farklı ortaklarla çalışmayı hedeflediklerini belirtti. REKLAM “En büyük risk tek bir tedarikçiye veya güzergaha bağımlılık” Küresel enerji piyasalarında jeopolitik gerilimlerin etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gunasekara, LPG arz güvenliğinde en büyük riskin belirli tedarik kaynaklarına yoğunlaşma olduğunu söyledi. Özellikle son birkaç yılda bu riskin daha belirgin hale geldiğini belirten Gunasekara, “Özellikle son birkaç yılda gördüğümüz en büyük riskin tedarikte belirli kaynaklara aşırı bağımlılık olduğunu söyleyebilirim. Yani enerji arzında tek bir tedarikçiye, tek bir güzergaha veya tek bir bölgeye bağımlı olmak.” dedi. Gunasekara, bu yıl yaşanan gelişmelerin arzda yoğunlaşmanın risklerini ortaya koyduğunu belirterek, “Bu yıl, bağımlılık ile arz kesintileri bir araya geldiğinde neler yaşanabileceğini açıkça gösterdi. En ağır etkilenen piyasalar, genellikle tek bir ana tedarik kaynağına bağımlı olan ve aynı zamanda çok sınırlı depolama kapasitesine sahip piyasalardı.” ifadelerini kullandı. REKLAM Ülkelerin arz kesintilerine karşı kırılganlıklarını azaltmak için tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeleri gerektiğini vurgulayan Gunasekara, şöyle konuştu: “Birincisi, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek. Çünkü her yeni tedarik kaynağı, bir sonraki arz şokunun daha küçük ve etkisinin daha sınırlı olmasını sağlar. ABD de bu ülkeler için böyle bir tedarik ortağı olmaya hazır.” İkinci önceliğin depolama ve dağıtım altyapısının geliştirilmesi olduğunu belirten Gunasekara, yeterli depolama kapasitesine sahip ülkelerin arz şoklarının etkilerini hafifletebildiğini, altyapının yeterince gelişmediği piyasalarda ise söz konusu risklerin doğrudan hane halklarına yansıdığını ifade etti. REKLAM Gunasekara, yatırımların sürdürülmesi gerektiğini vurgulayarak, yalnızca özel sermayenin değil, farklı finansman kaynaklarının da yenilikçi iş modellerini desteklemek için kullanılması gerektiğini söyledi. Bu alandaki çözümlerin halihazırda mevcut olduğunu belirten Gunasekara, “Bu sorunu ele alabilecek çözümler bugün zaten elimizde. Dolayısıyla daha iyi bir çözüm ortaya çıkmasını beklemek için 10 veya 20 yıl daha kaybetmemize gerek yok. Çözümler şu anda önümüzde duruyor. Yapmamız gereken, mevcut finansman araçlarını bugünün çözümlerine yönlendirmek.” değerlendirmesinde bulundu.
Doğum izninde emsal karar: Ayrımcılık tazminatı sebebi sayılacak
1
Türkiye’deki yapay zeka girişimi sayısı 500’ü geçti
187 kez okundu
2
Borsa haftaya yükselişle başladı
143 kez okundu
3
Bilim insanlarından yapay zekâ için uluslararası denetim çağrısı
128 kez okundu
4
TCMB rezervlerinde artış
122 kez okundu
5
Sekiz ayda 6.8 milyar dolar doğrudan yatırım geldi
118 kez okundu