50,0460$%0,00
56,2441€%-0,01
67,4451£%-0,00
6.581,40%-0,22
10.810,00%-0,23
43.069,00%-0,22
%
฿%
Ξ%
$%
05:51
(TBMM) – Yeni Yol İstanbul Milletvekili Birol Aydın, “Irak Tezkeresi ile geldiniz, şimdi, en azından giderayak bu Mekke İttifakı Anlaşması’yla bir vebale girmeyiniz diyorum. Bütün bir insanlık Gazze ittifakı çatısı altında toplanmışken siz hangi ittifaktan bahsediyorsunuz? Kimi kimden koruyacaksınız? Gazze’ye bir çuval unu gönderemeyenler şimdi Körfez’e asker gönderecekler” dedi. Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması”na ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor. Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Birol Aydın, iktidarın ABD’yle hep “Kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyeceğiz” anlayışıyla politika yürüttüğünü belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “YÜZLERCE TAVUĞU VEREN İKTİDARIMIZ BİR KAZ ALABİLDİ Mİ” “Ama yıllardır ABD’nin istediği doğrultuda yüzlerce tavuğu veren iktidarımız bir kaz alabilmiş midir? Hatırlayın Irak’ı, hatırlayın Arap Baharı denilen süreci. O baharlar kimlere kış oldu, kimlere çiçek açtı, kimlere don oldu, hatırlayın. Washington merkezli konfeksiyon fikirlerle kuyuya inenler bölgemizde hangi enfeksiyonlara sebep oldular, hatırlayın. Hatırlayın, iktidar o zaman da tıpkı bugün olduğu gibi yine sazını küreselcilere göre akort etmişti. Bugün de yine küreselcilere göre sazını akort ediyor ve hizalanıyor. Yine o zamanlar bugün olduğu gibi birileri bu hizalanmaya İslami bir renk vermeye çalışmıyor muydu, hatırlayın.” Tarihi bir kararın eşiğinde olunduğuna dikkat çeken Aydın, “Irak Tezkeresi ile geldiniz, şimdi, en azından giderayak bu Mekke İttifakı Anlaşması’yla bir vebale girmeyiniz diyorum. Bütün bir insanlık Gazze ittifakı çatısı altında toplanmışken siz hangi ittifaktan bahsediyorsunuz? Kimi kimden koruyacaksınız? Gazze’ye bir çuval unu gönderemeyenler şimdi Körfez’e asker gönderecekler” dedi. Aydın, her seferinde bir taraftan kuzuyla ağlayıp diğer taraftan kurtlar sofrasında celep pazarlığı yapanlara neden güvenecekleri sorusunu yöneltti. Aydın, “Bu anlaşmayı aylardır Meclis’e getirmeyen, kamuoyunu ve siyasi partileri bilgilendirmeyen ama bugün apar topar Genel Kurula getirenlere niye ve nasıl güvenelim biz? Fonculara neden güvenelim biz” şeklinde konuştu.Aydın milletvekillerine, “Hepimiz bir tercih yapacağız, tıpkı 1 Mart 2003’te, o dönem bu çatı altında bulunan milletvekillerinin yaptığı tercih gibi bir tercih yapacağız. Unutmayalım ki 1 Mart 2003 Irak Tezkeresi ne kadar yerli ve milli bir tezkere idiyse bugünkü Mekke İttifakı adı altında yürütülen anlaşma da o kadar yerli ve milli bir anlaşma, ittifak ve süreç olabilir” ifadeleriyle seslendi.”NATO VE MONTRÖ SÖZLEŞMESİ’NİN HÜKÜMLERİ İLE BU DÜZENLEME AYNI KABUL EDİLEMEZ” CHP Grubu adına konuşan Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türkiye’nin dost ve kardeş ülkelerle ilişkilerini geliştirmesine, savunma sanayisinde iş birliği yapmasına, bölgesinde barışın ve istikrarın güçlenmesine katkı sunmasına karşı karşı olmadıklarını ve bu nedenle anlaşmaya evet oyu vereceklerini söyledi.Komisyon görüşmelerinde Türkiye’nin Yemen’de bir askeri operasyona katılma veya bu ülkeye asker gönderme yönünde mevcut bir planının bulunmadığının ifade edildiğini anımsatan Güzelmansur, “Bugün böyle bir planın bulunmaması, yarın böyle bir ihtimalin ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Dolayısıyla bizim aradığımız cevap bugünkü siyasi iradenin verdiği bir güvence değil yarın da geçerli olacak hukuki bir güvencedir. Çünkü bir milletin evlatlarının nerede, hangi amaçla ve hangi şartlarda görev yapacağı son derece ciddidir. Türkiye’nin askerini, milletimizin iradesi ve Meclisimizin denetimi dışında hiçbir belirsizlik içine sokmamalıyız. Anayasa’mızın 92’nci maddesi Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesi konusunda TBMM’ye yetki vermektedir. Bu yetkinin ve Meclis denetim hakkının her durumda korunması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.Güzelmansur, Anlaşma’dan 10 yıl boyunca çekilme hakkının kullanılmayacağına ilişkin Komisyon görüşmelerinde dile getirilen NATO ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi örneklerine değinerek, “NATO’nun ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümleri ile bu düzenleme aynı kabul edilmez. Her anlaşmanın kendi şartları, amacı ve hukuki yapısı vardır. Benim sorun basit. Neden 10 yıl? 15 yıl veya beş yıl değil de neden 10 yıl? Bu süre hangi güvenlik ve dış politika değerlendirmesine dayanıyor. Dünya değişiyor, bölgemizde dengeler değişiyor, ülkelerin yönetimleri değişiyor, tabii ki öncelikleri değişiyor. On yıl sonra Türkiye’nin çıkarları açısından farklı bir tablo ortaya çıkarsa ne olacak? Bu nedenle, anlaşmanın düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi, sonuçlarının TBMM’ye raporlanması ve ülkemizin çıkarları bakımından yeniden değerlendirilmesi gerekir” dedi.”DİĞER KANADININ ALTINA SİZ Mİ GİRECEKSİNİZ” İYİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, bu tür anlaşmalara, her türlü uluslararası anlaşmaya, Ankara merkezli bir dış politikayla bakmak zorunda olunduğunu düşündüklerini aktararak, “Yani ‘Washington ne istiyor, efendim, Moskova ne düşünüyor, Tahran ne bekliyor’ gibi birtakım reflekslerle bu tür anlaşmalar hazırlanmaz, bütün anlaşmalara teşebbüs edilmez. ‘Ankara’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları neyi gerektiriyor?” diye bakmak zorundayız” diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın dünkü konuşmasına atıf yapan Kavuncu sözlerini şöyle sürdürdü: “‘Bir Avrupa ülkesinde yapılan bir araştırmada gençlerin yüzde 60’ı silah almayacaklarını, bir savaş çıksa dahi savaşa girmek istemediklerini, ülkelerini korumak dahi söz konusu olsa bunu istemediklerini ifade ediyor. Bunun doğal sonucu olarak da biz bu tür görüşmeleri elbette yapıyoruz’ dedi. Ya, Allah aşkına, yani vatanı savunmak gibi bir arzu ve istekti olmayan Avrupalı gençlerle ülkemizdeki insanları, gençlerin bir mi tutuyorsunuz? Böyle bir realiteye inanıyorsanız, Mekke Anlaşması’nı yapınca, bu anlaşmadan sonra yüzde 60-70 nitelendirdiğiniz grup farklı mı düşünecek? Yani bu nasıl bir gerekçe olabilir? Siz bu ülkenin evlatlarının, Fahrettin Paşa’nın torunlarının, Mustafa Kemal’in askerlerinin böyle bir konuda imtina edeceğini düşünebilir misiniz?”Kavuncu, ABD ambleminin mühründe bir kartal olduğunu, o kartalın bir kanadının altında İsrail olduğunu dile getirerek, “Acaba diğer kanadının altına da siz mi gireceksiniz bu anlaşmayla” sorusunu yöneltti.”HEDEFİN KİM OLDUĞU AÇIK DEĞİL” DEM Parti Grubu adına söz alan Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Türkiye’nin ve Orta Doğu’nun hangi yöne evrileceğinin halkların geleceği açısından kritik bir önem taşıdığını vurguladı. Sayyiğit, Anlaşma’nın içeriğinin belirsizliğine dikkat çekerek, “Hedefinin İran mı, İsrail mi, yoksa Pakistan’ın hısmı Hindistan mı olduğu açık değildir. Karşımızda siyasi iktidarın imza attığı ve Meclis’in de peşinden sürüklendiği, belirsiz bir tablo var” dedi. Sayyiğit şu değerlendirmelerde bulundu: “İlk bakışta Suudi Arabistan’a destek için Yemen’e asker gönderilebileceğine dair işaretler de mevcut. Pakistan Hindistan arasında Keşmir gerilimi patlak verir ve Pakistan yardım isterse ya da Suudi Arabistan ile İran da daha sert bir çatışmaya girerse, bu durumda ne olacak? Taraflar daha derin bir biçimde müdahil mi olacak, yoksa ittifak mı çökecek? Bu soruları bizler buradan DEM Parti adına soruyoruz çünkü bir tarafın başka bir devlet veya silahlı grupla yaşadığı çatışmanın hangi aşamada anlaşma kapsamına gireceği ve saldırının niteliğinin kim tarafından değerlendirileceği açık değildir. Yardımın kapsamı ve niteliğinin daha sonra taraflarca belirlenmesi, taahhüdün somut içeriğini uygulama aşamasındaki kararlara bırakılması anlaşmanın ucunun açık olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bizlerden DEM Parti olarak sağlanacak desteğin türünün, sınırının, askeri personelin hangi koşullarda görevlendirileceğinin ve yardımın süresinin şeffaf bir biçimde ortaya konulmasını talep ediyoruz.Ayrıca çatışmalarda sivillerin korunması ve etkilenen halkların tüm haklarının güvence altına alınması zorunludur. DEM Parti olarak ülkemizin ve gençlerimizin küresel paylaşım savaşlarına ve mezhebi kamplaşmalara taraf edilmesine kesinlikle karşıyız. Sınırlarımızın çok ötesinde, Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmeyen savaşların halklarımıza dayatılmasını da asla ve asla kabul etmiyoruz. Cumhuriyetin 103 yıllık tarihinde günübirlik denge politikalarının ve mezhebi kamplaşmaların hiçbir zaman kalıcı güvenlik ve refah getirmediğini hepimiz çok iyi biliyoruz.”Sayyiğit, siyasi iktidarın görevinin ülkeyi çatışma girdabından uzak tutmak, diyalog ve barış diplomasisiyle yumuşak güç olmak olduğunu söyledi. Sayyiğit, “Bunun için de barış ve demokratik toplum sürecinin sahiplenilmesi şarttır. Orta Doğu’nun binlerce yıllık savaş tarihinin nasıl son bulabileceğine dair tüm halklara yönelik ciddi bir paradigma mevcuttur. Mezhebi çatışmalarla yorulmuş bölge halkları bugün hegemonik güçlerin ulus devletleri yeniden biçimlendirme hamlelerinin tehdidi altındadır” şeklinde konuştu. “BÜYÜK GÜÇLER MİLLETİMİZİN TERTEMİZ ELLERİNE MÜSLÜMAN KANINI SÜREMEDİ” YENİ Parti İstanbul Milletvekili Yunus Emre de anlaşmaya karşı olduklarını belirterek, Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili olmayan çatışmalara taraf olmaması gerektiğini söyledi. Pakistan-Hindistan ihtilafının 70-80 yıllık bir geçmişi bulunduğunu kaydeden Emre, Türkiye’nin bu sorunu neden üstlenmesi gerektiğini sorguladı.Yemen’deki çatışmalara da değinen Emre, Türkiye’de Yemen’e ilişkin tarihsel hafızaya ve ağıtlara işaret ederek, “Biz, hemen her köyde, hemen her ilçede Yemen türküleri söylenen, ağıtları söylenen bir ülkeyiz. Hepimizin ailesinde, hepimizin memleketlerinde bu öyküler, bu dramatik olaylar anlatılıyor; ağıtlar yakılmış, ‘Bu Yemen’e giden gelmiyor.’ diye söylüyoruz, üzerinden yüz yıl geçmiş, hala söylüyoruz” dedi.Emre, anlaşmayla ABD’nin bölgedeki yükünün Türkiye tarafından üstlenileceğini savunarak, şöyle konuştu: “Biz hepimiz biliyoruz ki Suudi Arabistan’ın, Amerika’nın, artık bu yükü üzerinden atmak isteyen Amerika’nın bu yükünü biz sırtlanacağımızı söylüyoruz; Amerika’nın bu isteğini, az önce ifade ettiğim, Amerikan Başkanının çerçevesini çizdiği politikayı yükleneceğimizi söylüyoruz, bunun altına imza atıyoruz. Bazı değerli milletvekili arkadaşlarımız ‘Dünyada boşluk var, bölgede boşluk var, Türkiye bunu dolduracak.’ diye bize burada maalesef masallar anlatıyorlar. Bakın, büyük güçler milletimizin tertemiz ellerine Müslüman kanı bugüne kadar süremediler, bundan sonra da sürememeleri için bu anlaşmaya ‘hayır’ oyu vermeniz gerekiyor”Emre, milletvekillerine tarihi önemde bir oylama yapılacağını belirterek, “Ben bütün milletvekillerinin kendilerini buraya gönderilmiş insanlar olarak görmediklerini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Erzincan TSO’nun ilk meclis toplantısında Mehmet Ali Aksu meclis başkanlığına seçildi
1
Edirne’de tur otobüsü TIR ile çarpıştı: 10 yaralı
1488 kez okundu
2
Büyükçekmece’de yol verme tartışmasında sürücü, diğer aracına arkadan çarpıp kaçtı
1413 kez okundu
3
Erzincan Çağlayan’da restoran bahçesine giren yavru ayı su kanalından yüzerek kaçtı
927 kez okundu
4
Üzümlü’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yılında fotoğraf sergisi açıldı
656 kez okundu
5
Bağcılar’da 4 bina tahliye edildi
400 kez okundu