DOLAR

50,1421$%0,20

EURO

55,9072€%-0,62

STERLİN

66,9923£%-0,68

GRAM ALTIN

6.556,39%-0,60

ÇEYREK ALTIN

10.791,00%-0,41

TAM ALTIN

42.993,00%-0,40

BİST100

%

BİTCOİN

3792506฿%-0.15296

ETHEREUM

111997Ξ%0.2072

TETHER

50.1$%-0.03129

Yatsı Vakti a 19:08
Ankara PARÇALI BULUTLU 5°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Medeni Kanun’un 100. yılı Ankara Barosu’nda düzenlenen etkinlikte ele alındı

Medeni Kanun’un 100. yılı Ankara Barosu’nda düzenlenen etkinlikte ele alındı

Medeni Kanun'un 100. yılı dolayısıyla Ankara Barosu'nda 'Cumhuriyet, Yurttaşlık ve Laiklik' etkinliği düzenlendi. Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, kadınların eşit olduğu ve hukukun herkes için güvence oluşturduğu bir gelecek için çağrı yaptı.

Yazıyı Paylaş

Haber: Kadir DEVİR / Kamera: Tunahan GÜLER(ANKARA) – Medeni Kanun’un 100. yılı dolayısıyla Ankara’da “Cumhuriyet, Yurttaşlık ve Laiklik” etkinliği düzenlendi. Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, “Nasıl ortak bir yaşam kurmak istiyoruz? Kadınların eşit olduğu, emeğin değer gördüğü, kimsenin inancı ve yaşam biçimi nedeniyle dışlanmadığı, hukukun herkes için güvence oluşturduğu bir gelecek hepimizin çabasına ihtiyaç duyuyor” dedi.Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla Ankara’da düzenlenen “Cumhuriyet, Yurttaşlık ve Laiklik” başlıklı etkinlikte hukuk devrimi, kadın hakları ve laiklik mücadelesi ele alındı. Ankara Barosu, Laiklik Meclisi ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı’nın (TİHAK) ortaklaşa gerçekleştirdiği buluşma, Ankara Barosu’nda yapıldı. Etkinliğin açılış konuşmalarını Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı Başkanı Oğuz Gemalmaz ve Laiklik Meclisi Sözcüsü Umut Kuruç yaptı. Açılış sunuşunu ise iktisatçı Prof. Dr. Bilsay Kuruç gerçekleştirdi.Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Medeni Kanun’un  Cumhuriyet’in hukuk devrimi, laiklik ve eşitlik anlayışının en önemli kazanımlarından biri olduğunu vurguladı. 1926’da kabul edilen Medeni Kanun’un özellikle kadınların hukuki statüsünü güçlendirerek toplumsal dönüşümün önünü açtığını belirten Çağlayan, kendi baro başkanlığını da bu devrimin somut kazanımlarından biri olarak değerlendirdi. Kadınların hak ve özgürlüklerinin farklı yorumlara ve güç ilişkilerine bağlı hale getirilmemesi gerektiğini ifade eden Çağlayan, ekonomik bağımlılık, şiddet, eğitim ve istihdam alanlarındaki eşitsizliklerin kadınların özgür karar verme hakkını hala sınırlandırdığına dikkat çekti. Cumhuriyet’in kazanımlarını korumanın ve henüz sağlanamayan eşitlik için mücadeleyi sürdürmenin ortak sorumluluk olduğunu belirten Çağlayan, şunları söyledi: “Yurttaşlık insanın yaşamını ilgilendiren kararlarda söz sahibi olabilmesini de içerir. Güvenli çalışmanın, emeğin karşılığını alabilmenin, örgütlenebilmenin ve hak arayabilmenin koşulları zayıfladığında eşit yurttaşlıkta zarar görür. Biz avukatlar haklarla hayat arasındaki bu mesafeyi ne yazık ki her gün görüyoruz. Şiddetten korunmak isteyen kadının, ücretini alamayan işçinin, hakkına ulaşmak için adliye kapısında bekleyen yurttaşın yaşadıkları hukuk devletinin de gerçek sınavıdır. Cumhuriyet’in geleceğine ilişkin sorunumuz burada da anlam kazanıyor. Nasıl ortak bir yaşam kurmak istiyoruz? Kadınların eşit olduğu, emeğin değer gördüğü, kimsenin inancı ve yaşam biçimi nedeniyle dışlanmadığı, hukukun herkes için güvence oluşturduğu bir gelecek hepimizin çabasına ihtiyaç duyuyor. Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılında başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyet’in hukuk ve aydınlanma devrimine emek verenleri saygı ve minnetle anıyoruz. Eşitlik ve özgürlük mücadelesini bugüne taşıyan bütün kuşakları saygıyla selamlıyoruz. Bu buluşmanın 100 yıllık birikimimizi geleceğe taşıyacak düşüncelere, ortak çabalara katkı sunmasını diliyorum.””HAKLAR YUKARIDAN BAĞIŞLANMAZ, AŞAĞIDAN MÜCADELEYLE KAZANILIR” Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı Başkanı Oğuz Gemalmaz, medeni hukukun tarihsel gelişimini değerlendirerek hukukun toplumun üretim ve mülkiyet ilişkileriyle şekillendiğini vurguladı. Osmanlı döneminde yürürlüğe giren Mecelle’nin önemli bir hukuki gelişme olduğunu, ancak aile, evlenme ve boşanma hukukunu kapsamadığını belirten Gemalmaz, Cumhuriyet döneminde laik ve ülke genelinde geçerli bir hukuk sistemine geçildiğini ifade etti. 1926 yılında kabul edilen ve İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanan Türk Medeni Kanunu’nun modern hukuk sisteminin temelini oluşturduğunu kaydeden Gemalmaz, toplumsal değişimle birlikte hukukun da dönüşmesi gerektiğine dikkat çekti. Hukuki dönüşümlerin toplumsal mücadeleler ve üretim ilişkilerindeki değişimlerle gerçekleştiğini belirten Gemalmaz, “Haklar yukarıdan bağışlanmaz, aşağıdan mücadeleyle kazanılır” dedi. Gemalmaz, şunları söyledi: “Bu nedenle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun 2012 yılında uygulanmaya başlıyor. Medeni Kanun hukuk eşitliğinin zeminini oluştururken 6284’te şiddet karşısında korunmayı amaçlıyor. 2011 yılında ilk onaylayan ülkelerden birisi olduğumuz İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddeti devletin müdahale etmesi gereken toplumsal bir sorun olarak ele alıyordu. İstanbul Sözleşmesi’ne göre devlet şiddeti önlemek, mağduru korumak, etkili kovuşturmalar yapmak ve bu alanda politikalar geliştirmek zorundaydı. 2021 yılında Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı ama 6284 hala Türk hukukunun, Türk hukuk sisteminin önemli bir parçasıdır. Bugün bu kazanımları hukuk ve insan hakları açısından değerlendirirsek gerçek bir hukuk devleti kazanılmış hakları koruyan devlettir sonucuna varırız. Ama tarih bize şunu da öğretiyor: Kazanılmış haklar onları savunacak örgütlü bir toplumsal güç olmadığında geri alınabilir. Medeni Kanunun 100. yılında sağladığı hakların korunması, geliştirilmesi ve etkili biçimde sorgulanması işe uygulanması ve eşitlik, özgürlük ve insan onuru temelli insan haklarına saygılı bir toplum için mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. “Laiklik Meclisi Sözcüsü Umut Kuruç konuşmasında Medeni Kanun’un Cumhuriyet devriminin hukuki temeli olduğunu belirterek, laikliğin yurttaşlık bilincinin ve toplumsal hakların güvencesi olduğunu vurguladı. Kuruç, Medeni Kanun’un ümmet ve tebaa anlayışından yurttaşlık temelli toplumsal yapıya geçişin hukuki güvencesi olduğunu ifade etti.”MEDENİ KANUN KARŞI DEVRİM SALDIRISINI YÜRÜTENLERİN HEDEFİNDE” Kuruç, şöyle konuştu: “Yüzyıl önce Cumhuriyet devrimimizin bir ürünü ve hukuki temeli olarak kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiş. Ancak bugün Cumhuriyet’in bütün kurumlarıyla tasfiyesini içeren karşı devrim saldırısını yürütenler tarafından hedef alınıyor Medeni Kanun. Toplumsal hakların ortadan kaldırıldığı, eşitsizliklerin kabullenildiği, gelecek kuşakların sermayenin kölesi haline getirilerek biat eden kullara dönüştürüldüğü bir toplumsal yapı hedefliyor karşı devrim sürecinin yürütücüleri. Cumhuriyet’in bütün kurumları arasında hukukun da tasfiye edildiği bir karanlık bunu yaşıyoruz. Dolayısıyla Medeni Kanun’un yok sayılmasına yol açan uygulamalarla sil baştan yazılması yönünde atılan adımlarla karşı karşıyayız. Çünkü Cumhuriyet düşmanlığı yeni rejimin bütünlüklü saldırısında ete kemiğe bürünüyor. Hukuk ve hukuki kurumlar onları ortaya çıkaran maddi koşullardan ve toplumsal güç ilişkilerinden bağımsız değildir. Medeni Kanunumuz Cumhuriyet devrimimizin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Bugün ise karşı devrimin ürünleriyle karşı karşıyayız. Bunu görmek, buna göre maddi koşulları değiştirecek bir devrimci iradeyi ortaya koymak gerekiyor. Bugün sadece hukuk değil, daha bütünlüklü bir çerçeveden bu maddi koşulları konuşacağız ve bunu değiştirmenin yollarını arayacağız.”Prof. Dr. Bilsay Kuruç ise açıklamasında Cumhuriyet’in 100. yılının yalnızca tarihi bir yıldönümü olmadığını, toplumun ortak değerlerini ve kazanımlarını hatırlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kuruç, hukukun temelinin eşitlik olduğunu, eşitlik olmadan hukukun; özgürlük olmadan da gerçek bir toplumsal düzenin kurulamayacağını belirtti. Eşitlik ve özgürlüğün mücadeleyle kazanıldığını ifade eden Kuruç, 1923 Devrimi’ni de bu mücadelenin sonucu olarak değerlendirdi. Medeni Kanun mücadelesinin Erzurum Kongresi’nden itibaren başladığına dikkat çeken Kuruç, bunun Cumhuriyet Devrimi’nin ilanından önce atılan en önemli adımlardan biri olduğunu söyledi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Elazığ’da yaklaşık 370 sağlık çalışanı 3,5 aydır maaş alamayınca eylem yaptı

HIZLI YORUM YAP