46,3183$% 0.04
53,7360€% -0.16
62,1452£% -0.21
6.383,57%-0,98
10.686,00%-1,13
42.583,00%-1,13
14.421,15%-0,50
3051225฿%0.1256
82439Ξ%-0.96156
46.28$%0.04418
02:00
AK Parti Bursa İl Başkanığı ziyaretinde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bursa’da 2002 yıllarında 16 bin 568 öğretmen tarafından 9 bin 488 derslikte eğitim verilirken, bugün 25 bin 407 derslikte 42 bin 917 öğretmenimiz eğitim veriyor. Öğretmen sayımız da derslik sayımız da 2,5 kat artmış” dedi.Eğitim öğretim çalışmalarından geçmişten bugüne kadar olan yatırımları değerlendiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Siyasi partiler ve siyasi partilerin liderleri teoride çok güzel projeler ortaya koyabilirler. Çok güzel söylemler ifade edebilirler. Ama bu ifadelerin, bu söylemlerin hayata geçmesinin yolu, arkasındaki güçlü teşkilat desteğidir. Bunların hayata geçmesinin yolu, bu söylemlerin tabana ulaşmasıdır ki bunu tabana ulaştıracak olan mecra da teşkilatlardır. Bu anlamda teşkilatlar hayati bir öneme sahip. Türkiye’de 2002’den önceki Türkiye ile 2002’den sonraki Türkiye’yi karşılaştırırken, hem yurt içinde hem yurt dışında, ulusal ya da uluslararası ortamlarda bu değerlendirmeyi yaparken nasıl gurur duyuyorsak, bu gururun arkasında bize sürekli destek olan AK Parti teşkilatlarının ve Türk milletinin çok büyük bir desteği var, çok büyük bir katkısı var” dedi.Eğitim öğretimle ilgili nitelik konusunda uluslararası arenada üzerinde en çok konuşulan, yani ilk bakılan noktalardan bir tanesi öğretmen başına düşen öğrenci sayısı olduğunu belirten Bakan Tekin, “Derslik başına, yani bir sınıfa düşen öğrenci sayısının ne olduğu üzerinden analizler yapılır. Uluslararası göstergelerin tamamı buna vurgu yapar. 2002-2003 eğitim öğretim yılında Bursa’da toplam 16 bin 568 öğretmenimiz varmış. Şu an, an itibarıyla Bursa’da 42 bin 917 öğretmenimiz var. Yani yaklaşık olarak 2,5 kat öğretmen sayısı artmış durumda. Bunun istatistiklere yansıması da şöyle. İlköğretim okullarında öğretmen başına düşen öğrenci sayımız 30 iken şu anda ilkokullarda 19, ortaokullarda ise 14 olması bizim için çok önemli bir göstergedir” şeklinde ifade etti.2002-2003 eğitim öğretim yılında Bursa’da çocukların toplam 9 bin 488 derslikte eğitim gördüğünü hatırlatan Bakan Tekin, “Şu an 25 bin 407 dersliğimiz var. Devam edenler ve planladıklarımız hariç. Gittikçe bu rakamlara eklenecek. 2002 yılında ilköğretimde, yani ilkokullarda ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı Bursa’da ortalama 44’müş. Gerçekten çok kötü bir rakam. 44 ortalama demek, şu anlama gelir. 70, 80 hatta 90 kişilik sınıfların varlığı anlamına gelir. 2026 yılı itibarıyla bu rakam Bursa’da 27’dir. Bu gerçekten çok önemli bir rakam. Liseler için baktığımızda, 2002 yılında ortaöğretimde, yani liselerde derslik başına düşen öğrenci sayısı 39’muş. Şu an 22’dir. Bu, eğitim öğretim açısından biraz önce başkanımızın da söylediği gibi, dersliklerin eğitim öğretim sürecine yaptığı katkının önemli bir göstergesi. Ben bu sürece katkı veren herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.Gelinen noktada şimdi bu rakamları başka bir boyuta taşımak istediklerini belirten Tekin, “Şu anda gerek dünyadaki egemen söylem, gerek bu egemen söylemin toplumsal anlamda yaygınlaştırıldığı iletişim araçları, sosyal medya başta olmak üzere, bunlarla birlikte çocuklarımızın hem eğitim öğretim hayatı farklı bir boyuta kavuşmuş oldu hem de bizi biraz rahatsız eden bazı konular ortaya çıktı. İşte sosyal medya üzerinde milli ve manevi değerlerinden uzaklaşan, vatanseverlik gibi, sosyal anlamda yardımlaşma ve dayanışma gibi bizi biz yapan değerlerden uzaklaşan bir gençlikle birlikte biz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğretim programlarımızı hem çağın ihtiyaç duyduğu pedagojik ve teknolojik yeniliklerle bezenmiş bir biçimde revize ettik. Kabaca şöyle söyleyebilirim size. Eski programlarımız dünyada artık terk edilmişti. Çünkü eski programlar, eski müfredatımız bilgi vermek üzerine kurgulanmıştı. Yani çocuklarımıza ne kadar çok bilgi verirsek o kadar iyi. Hep bilgi verelim. Ama dünya başka bir yere evrildi. Dünya diyor ki çocuklar artık bilgiye erişmede sıkıntı yaşamıyorlar. Ama bilgiyi ne için ve nasıl kullanacakları konusunda sıkıntı var. Dünyada gelişmiş ülkeler eğitim öğretim programlarını bilgi vermekten, bilgiyi beceriye dönüştürmeye, bilgiyi beceriye dönüştürecek programlara göre müfredatlarını değiştirdiler. Bizim de bunu yapmamız gerekiyordu. Bu bir zorunluluk. Bu yeni ortaya çıkan bir şey değil. Ben 2013-2018 arası dönemde bakanlıkta müsteşar olarak çalışırken de uluslararası toplantılarda, biraz önce söylediğim fiziki yatırımlardan bahsettiğimiz her ortamda, bize söylenen şey, ‘Öğretim programlarımızın beceri odaklı hale gelmesi gerekir’ deniyordu. Biz de bunu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yaptık. Fakat bunu yaparken başka bir şey daha yaptık. O da Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak biliyorsunuz bizde eğitim öğretim süreçleriyle ilgili iki tane kurum var. Bir tanesinin adı Yükseköğretim Kurulu. Onun adına bunu kuranlar ‘öğretim’ ifadesini kullanmış. Bizim adımız ne? Eğitim. Demek ki onlarla bizim aramızda toplumsal beklenti ve kamusal sorumluluk anlamında bir farklılık var” ifadelerini kullandı.”Biz çocuklarımıza, bize emanet edilen çocuklara, milli birliğimizi ve beraberliğimizi aşılayabileceğimiz, toplumsal yapımızın devamını sağlayacak unsurları da müfredatımızın içerisine vermemiz gerekiyor” diyen Bakan Tekin, “Bizim sorumluluklarımızı yerine getirmemiz için. Çünkü bizim adımız eğitim. Dolayısıyla biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni inşa ederken, biraz önce söylediğim kazanım mantığından, yani bilgi verme mantığından, bilgiyi beceriye dönüştürme anlayışına geçtik. Daha açık, bizim anlayacağımız, yani bizim kuşağın anlayacağı bir dille söyleyeyim. Okulda öğretmenimize, ‘Öğretmenim, bu bizim sahada, dışarıda ne işimize yarayacak’ sorusunun cevabını vermeye başladık artık biz. Model beceri odaklıydı. Onun yanına da bütün müfredatımızın içerisine milli ve manevi değerlerimizi yerleştirmiş olduk. Yani çocuk fizik dersi alırken, kimya dersi alırken, sosyal bilgiler ya da tarih dersi alırken bizi biz yapan değerlerimizin örneklendirildiği bir müfredatla karşı karşıya. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin adı budur. Bunu yaparken sadece müfredatla kendimizi sınırlandırmadık. Müfredatı besleyecek, müfredatı destekleyecek başka enstrümanların da kullanılması gerektiği gerçeğinden hareketle, bu konuda bize destek olacak ve katkı verebileceğini düşündüğümüz her ortamdan faydalanmayı planladık. Mesela ‘okul dışı öğrenme ortamları’ diye bir başlık oluşturduk. Bu, çocuğumuzun okul okuduğu, öğrencilik yaptığı bölgeyi, mahalleyi, ilçeyi, her neresiyse orayı tanıyarak hayata başlaması anlamına geliyor. Yani o bölgede bir tarihi eser, turistik bir değer ya da kültürel bir değer varsa çocuklarımız önce onu öğrensinler. Onu eğitimin bir parçası haline dönüştürdük. Okul dışı öğrenme ortamlarıyla kastımız bu” dedi. Geleneksel çocuk oyunlarının toplumsal değerleri çocuklara aşılayan unsurlar olduğunu bilerek hareket ettiklerini belirten Bakan Tekin, “Geleneksel çocuk oyunlarımızı çocuklarımızın öğrenmesi için formatör öğretmenler aracılığıyla onları yetiştirerek, okul bahçelerimizi bu oyunların oynanacağı zeminler haline dönüştürerek burada da bir adım attık. Bütün bunları yaparken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin devamı niteliğinde işler yürütüyoruz. Bu başlıklardan bir tanesi de bugün buraya geliş sebeplerimizin bir tanesi aslında. O da yemek kültürü. Yemek, mutfak kültürü ve mutfak sanatları bir toplumun toplumsal değerlerinin en görünür olduğu alanlardan bir tanesidir. Yurt dışından ya da başka bir yerden bir misafiriniz geldiği zaman karşılama biçiminiz, ağırlama biçiminiz, yemeğinizi ikram ediş biçiminiz, yemeğinizi hazırlayış biçiminiz; bunların hepsi bizim kültürümüzün tamamlayıcı unsurlarıdır. Dolayısıyla biz burada gastronomiyle ilgili, gastronominin bizim kültürümüzdeki yeriyle ilgili de bir eğitim öğretim takvimi oluşturmuştuk. Türkiye’de başlangıç olarak yedi tane gastronomi lisesi açtık. Devam ettireceğiz. Bölgesel kültürün, gastronomi kültürünün ve mutfak sanatları kültürünün yerleşmesi açısından adımlar atacağız. Bu yedi tanesi şu anda eğitime öğretime başlamak üzeredir. İki tanesi başladı. Bir de bunu tamamlayan bir başka husus” dedi.AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise bakanlığın yaptığı çalışmalar ve yatırımların vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandığını söyledi. Okullarda gençlerin eğitim tarzındaki değişikliğin fark edildiğini belirten Gürkan, gençlerin eğitime olan sevgisinin her geçen gün arttığına dikkat çekti.

MİT, DEAŞ'ın sözde sorumlularından Ahmet Kazancı'yı yakaladı
1
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1847 kez okundu
2
Bakan Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC'ye geldi
534 kez okundu
3
Trump: Hürmüz Boğazı tamamen ücretsiz olacak
514 kez okundu
4
Siirt Vakfı İstanbul Anadolu Yakası Şube Başkanı Tevfik Cengiz’den Kurban Bayramı Mesajı
440 kez okundu
5
BAŞKAN TEVFİK CENGİZ’DEN 19 MAYIS MESAJI
390 kez okundu