DOLAR

46,6442$% 0.04

EURO

53,2234% 0.2

STERLİN

61,7688£% 0.31

GRAM ALTIN

6.075,90%-0,88

ÇEYREK ALTIN

10.046,00%0,49

TAM ALTIN

39.972,00%0,39

BİST100

14.156,50%-0,82

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

İkindi Vakti a 16:55
Ankara AÇIK 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Ankara: Lojistik Üs ve Geleceğin Ekonomi Merkezi

ATO Başkanı Baran, Ankara'nın güçlü lojistik altyapısını vurgulayarak, Esenboğa metro projesiyle ulaşımın pekişeceğini söyledi. ASO Başkanı Ardıç ise savunma sanayisi birikiminin diğer sektörlere aktarılması gerektiğini belirtti.

Yazıyı Paylaş

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Ankara’nın, yüksek hızlı tren ağları, otoyolları ve dünyaya açılan kapı olan Esenboğa Havalimanı’nın kesişim noktasında, güçlü bir lojistik üs konumunda olduğunu belirterek, “Yakın zamanda hayata geçecek Esenboğa metro projesi, ulaşımdaki gücümüzü daha da pekiştirecek.” dedi. Ankara Ekonomi Zirvesi, ATO Başkanı Baran, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ve Ankara Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz’un katılımıyla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurum’unda (BTK) başladı.Baran, burada yaptığı konuşmada, Ankara’nın, nitelikli insan kaynağı, yüksek yaşam kalitesi ve eğitim altyapısıyla Türkiye’nin beşeri kalkınmada zirve şehri olduğunu söyledi. Başkentin organize sanayi bölgeleri, teknokentleri, AR-GE ve tasarım merkezleriyle geleceğin ekonomisini bugünden inşa ettiğine işaret eden Baran, “Savunma ve havacılık sanayi başta olmak üzere, medikal, yenilenebilir enerji ve iş makineleri kümelenmeleriyle uluslararası arenada rekabet gücü son derece yüksek bir şehiriz.” diye konuştu.Ankara’nın, dünyanın dört bir yanından gelen binlerce gence sunduğu eğitim imkanlarıyla, geleceğin liderlerini yetiştirdiğini söyleyen Baran, şehrin ticaret ve sanayideki muazzam gelişiminin, son yıllarda kültür, sağlık, kongre ve fuar turizmiyle de taçlandığını bildirdi. Şehrin kültürel mirası ve sahip olduğu jeotermal zenginliğe ilişkin bilgi veren Baran, şu değerlendirmede bulundu: “Yüksek hızlı tren ağlarının, otoyolların ve dünyaya açılan kapımız olan Esenboğa Havalimanı’nın kesişim noktasında, güçlü bir lojistik üs konumundayız. Yakın zamanda hayata geçecek Esenboğa metro projesi, ulaşımdaki gücümüzü daha da pekiştirecek. Temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO ve eylülde yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirveleri vesilesiyle, dünyanın dört bir yanından devlet başkanlarını, heyetleri ve uluslararası basını ağırlayacak Ankara’nın, küresel ölçekte görünürlüğü daha da artacak.””Outlet Köyü’nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz”Baran, şehrin mevcut başarılarını artırmak için Ankara’da serbest bölge kurulması gerektiğine değinerek, serbest bölgelerin ihracatın artırılmasında ve uluslararası yatırımların çekilmesinde önemli görev üstlendiğini anlattı. Ankara’nın lojistik üstünlüğü, üniversiteleri, teknokentleri ve sanayi altyapısıyla serbest bölge için Türkiye’deki en doğru adres olduğunu belirten Baran, şöyle devam etti: “Ankara’nın ekonomik gelişimi için turizm potansiyelini de geliştirmemiz gerekiyor. 2026’da Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyan Ankara, artık turizmde de yeni bir hikaye yazmalıdır. Bunların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyacımız var. Bu noktada, Avrupa’nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan ‘Outlet Köyü’nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz.”Baran, Ankara’nın bugün ticaretten sanayiye, tarımdan sanata kadar her alanda gelişmiş ve başarılı bir şehir olmasına karşın kentin potansiyelinin mevcut başarılarından çok daha büyük olduğunu vurguladı.”Savunmada biriken tecrübe başka sektörlere akmalı”ASO Başkanı Ardıç da Ankara’da güçlü sanayi altyapısı, üniversiteler, teknoparklar, AR-GE merkezleri ve yetişmiş insan kaynağı bulunduğunu belirterek, Başkentin sanayi, ticaret ve tarımı tek çatıda birleştiren bir “üretim aklı” olduğunu söyledi. Yeni teşviklere değil, üretim anlayışını baştan kuracak yeni bir zihniyete ihtiyaç olduğunun altını çizen Ardıç, “Bizim işimiz 10 yıl sonra dünyanın nasıl üreteceğini, hangi teknolojinin öne çıkacağını ve Ankara’mızın o tabloda nerede pozisyon alacağını bugünden konuşmaktır. Güçlü üretim geleneğimiz, girişimcilik kültürümüz ve genç nüfusumuz elimizi güçlendiriyor. Yapmamız gereken gençlerimizi, bilginin ve teknolojinin üretildiği bu topraklarda tutabilmektir. ASO olarak Türkiye’de ilk kez illerin teknoloji üretme kapasitesini, araştırma altyapısını ve dijital olgunluğunu bilimsel veriyle ölçen ASO-İLTEK’i devreye aldık. Buna göre Ankara’mız, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi en yüksek ili, bu alanda birinciyiz.” şeklinde konuştu.Ankara’nın, savunma, havacılık, makine, medikal, yazılım ve elektronikte ülkenin stratejik üretim merkezi olduğuna dikkati çeken Ardıç, geçen yıl 18,5 milyar dolarlık ihracatla, Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci ili olduklarını aktardı. Bu ihracatın yüzde 13’ünün, yüksek teknolojili ürünlerden oluştuğunu ifade eden Ardıç, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firmasından 5’inin Ankara’da üretim yaptığını bildirdi. Savunma sanayisinin etkisiyle yazılımdan yapay zekaya, hassas üretimden ileri malzemeye kadar muazzam bir mühendislik birikimi oluştuğunu dile getiren Ardıç, şunları söyledi: “Savunmada biriken bu teknoloji, sağlıktan yeşil enerjiye, akıllı tarımdan sivil üretimin bütününe akmalıdır. Bunu öncelikle sağlık endüstrisine taşıyacak yetkili bir başkanlık kurulması önerimizi de bu bakış açısıyla değerlendiriyoruz. Dört organize sanayi bölgemizin yer aldığı Temelli Sanayi Havzası’nda, ASO Teknoloji Üssü’nü kuruyoruz. 440 bin metrekaresi kapalı olmak üzere, 1 milyon metrekare alanda konuşlanacak projemizde Ankara’nın gelecek nesil üretim düzenini inşa edeceğiz. ASO Teknoloji Üssü, savunmada biriken teknolojiyi, üniversitelerin araştırma gücünü, girişimciliği ve sanayinin üretim kabiliyetini aynı çatı altında buluşturacak. En önemlisi, genç beyinleri Ankara’da tutacak. ASO Teknoloji Üssü tam kapasiteye ulaştığında, yıllık ihracatımıza yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlamasını, 18 bin nitelikli istihdam oluşturmasını ve 800’den fazla firmaya ev sahipliği yapmasını öngörüyoruz. İkinci projemiz, ASO Ankara Serbest Bölgesi. Ankara Kalkınma Ajansı ile birlikte, mülkiyeti Odamıza ait 4,2 milyon metrekare alanda kuruyoruz. Yaklaşık 200 firma, 40 bin kişilik istihdam ve yıllık yaklaşık 4 milyar dolar ihracat katkısı hedefliyoruz. Bu iki proje ayrı ayrı değil, birbirini tamamlayarak çalışacak, biri teknolojiyi üretecek, diğeri onu küresel pazara taşıyacak. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Ankara’yı yalnızca yönetimin değil üretimin, teknolojinin ve girişimciliğin de başkenti yapacağız.””Susuz tarıma uygun ürünlere yönelmemiz şart”ATB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz ise Ankara’nın sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda tarımsal üretim kapasitesiyle stratejik bir merkez olduğunu, kentin tarımsal potansiyelinin teknoloji ve doğru planlamayla daha da artırılabileceğini söyledi. Başkentin yüz ölçümü ve sahip olduğu tarım arazilerine ilişkin bilgi veren Yavuz, şehrin hububat, bakliyat, yem bitkileri ve hayvancılıkta Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkati çekti.Dünyada yaşanan jeopolitik krizler, iklim değişikliği ve pandemilerin gıda ve arz güvenliğinin kritik önemini bir kez daha gösterdiğini bildiren Yavuz, “Bugün tarım, yalnızca geleneksel yöntemlerle değil, veri, yapay zeka, sensör teknolojileri ve hassas tarım uygulamalarıyla şekilleniyor. Daha az suyla daha fazla üretim yapmak, maliyetleri azaltmak artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye’nin ve özellikle Başkentimizin, bu dönüşümden geri kalmaması gerekir. İklim değişikliği ve kuraklık riski altında olan Ankara’da suyun kıymetini çok iyi bilmeliyiz. Az su tüketen, susuz tarıma uygun ürünlere yönelmemiz şart.” ifadelerini kullandı.Yavuz, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sosyolojik tehlikelere de değinerek, köyden kente göçün durdurulması için yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin kent yaşamının sunduğu imkanları köylerde de aradığını belirten Yavuz, şunları kaydetti: “Eğer biz kentteki yaşamın bir kısmını, eğitim ve sağlık gibi olanakları köylere götürmezsek, köyde genci tutamayız. Şu an tarımda çalışan nüfusumuzun yaş ortalaması, 59-60’ı buldu. 10 sene sonra üretecek insan bulmakta zorlanacağız, bu duruma karşı acilen tedbir almamız gerekiyor.”Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da zirveye tebrik ve teşekkür mesajı iletti.Öte yandan, zirve kapsamında “Ticaret”, “Sanayi” ile “Tarım ve Gıda” başlıklı paneller de gerçekleştiriliyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Ankara’da koruyucu aile olan çift, 7 yaşındaki çocuklarıyla mutlu bir yuva kurdu

HIZLI YORUM YAP