DOLAR

46,8469$% 0.05

EURO

53,5512% -0.09

STERLİN

62,7167£% -0.01

GRAM ALTIN

6.222,62%-0,75

ÇEYREK ALTIN

10.236,00%-0,79

TAM ALTIN

40.695,00%-0,79

BİST100

14.450,13%0,18

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

İkindi Vakti a 16:55
Ankara AÇIK 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Dünyada örneği yok: Tek üyeli sendika temsilcisine dahi haftada bir gün izin veriliyor

Dünyada örneği yok: Tek üyeli sendika temsilcisine dahi haftada bir gün izin veriliyor

3 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2026 Temmuz sendika istatistiklerine göre, kamu görevlileri sendikalarından 4'ünün üye sayısı sadece 1, 67 sendikanın ise 50'nin altında. Şube yönetimlerine ve temsilciliğine seçilenlerin haftada 1 güne kadar izin kullanabiliyor olmasının dünyada benzeri olmadığı gibi 4688 sayılı Kanunun tanımış olduğu bu hak çalışan personel arasında da rahatsızlığa neden oluyor.

Yazıyı Paylaş

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 3 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımladığı 2026 Temmuz istatistikleri, kamu sendikacılığında dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu: 4 sendikanın üye sayısı yalnızca 1, 67 sendikanın üye sayısı ise 50’nin altında. Buna rağmen bu sendikaların işyeri temsilcileri, yüz binlerce üyeli sendikaların temsilcileriyle aynı izin hakkından yararlanıyor. Aynı masada aynı işi yapan memurlardan birinin “temsilci” sıfatıyla her hafta 4 saat işinin başından ayrılması, iş yükünü omuzlayan diğer çalışanlar arasında giderek büyüyen bir rahatsızlığa yol açıyor.- 50’nin altında üye sayısı olan sendika sayısı 67Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yayımlanan “Kamu Görevlileri Sendikaları İle Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin 2026 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ”de, 11 hizmet kolunda faaliyet gösteren yaklaşık 300 kamu görevlileri sendikasının üye sayıları tek tek listelendi. Tebliğe göre toplam kamu görevlisi sayısı 3 milyon 82 bin 768, sendikalı kamu görevlisi sayısı ise 2 milyon 403 bin 189 olarak açıklandı; sendikalaşma oranı yüzde 77,96 olarak hesaplandı.Listenin ayrıntılı incelemesinde, tam 4 sendikanın üye sayısının 1 kişide kaldığı görüldü: Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmetleri kolunda faaliyet gösteren Büro Bir Sen ile Sivil Güç-Sen, Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri kolundaki Huzur Eğitim Sen ve Basın, Yayın ve İletişim Hizmetleri kolundaki Haber Hak-Sen’in üye sayısı 1 olarak kayıtlara geçti. Üye sayısı 5 ve altında kalan sendika sayısı toplamda 6’ya çıkarken (yukarıdaki 4 sendikaya ek olarak 3 üyeli Bilgeç ile 5 üyeli Deva Bir Sen dahil), 50’nin altında üyeye sahip sendika sayısının 67’yi bulduğu hesaplandı.- Sorun 4688 sayılı Kanundan kaynaklanıyor4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 23. maddesi, işyeri sendika temsilcilerine, kamu görevlilerinin işveren veya işyeriyle ilgili sorunlarını dinlemek ve ilgili yerlere iletmek amacıyla haftada dört saat izinli sayılma hakkı tanıyor. Kanunun 18. maddesinde ise sendika şube yönetim kurulu üyelerine haftada bir gün izin hakkı düzenleniyor.Kanun bu hakları tanırken sendikanın üye sayısına ilişkin anlamlı bir alt eşik öngörmüyor; bu nedenle tek üyeli bir sendika ile yüz binlerce üyeli bir sendikanın temsilcisi, izin hakkı bakımından aynı konumda bulunuyor.Bir temsilci izne ayrılıyor, işi kalanlar omuzluyorUygulamanın sahadaki karşılığı, kanun metninden çok daha somut. Türkiye çapında toplam üyesi 50 kişide kalan bir sendika, örneğin Muş’taki bir sosyal güvenlik merkezinde tek bir işyeri temsilcisi bulundurabiliyor. Bu temsilci, aynı serviste aynı masalarda aynı dosyalara bakan meslektaşlarından farklı olarak her hafta 4 saat “izinli” sayılıyor. Vatandaş yoğunluğunun sürdüğü, iş yükünün zaten personel başına yüksek olduğu küçük taşra birimlerinde bu 4 saatin faturası, işinin başında kalan memurlara kesiliyor: temsilcinin bakamadığı dosyalar, gişede karşılanamayan vatandaşlar ve yetişmesi gereken işler geri kalan personelin üzerine biniyor.Aynı işi yapıp aynı maaşı alan iki memurdan birinin, üyesi neredeyse bulunmayan bir sendikanın temsilciliği üzerinden her hafta düzenli bir muafiyet elde etmesi, çalışanlar arasında ciddi bir adalet sorunu olarak algılanıyor. Kamu kurumlarından yansıyan şikayetlere göre bu durum, işyerinde “izin alan” ile “işi omuzlayan” şeklinde bir ayrışmaya, giderek de çalışma barışının bozulmasına yol açabiliyor. Kimi işyerlerinde ise tablo daha da büyüyor: personel sayısı sınırlı bir birimde çalışanların önemli bir bölümünün farklı sendikaların şube kurullarına seçilerek her birinin haftada bir gün izin talep edebildiği, bir adliyede görev yapan zabıt katiplerinin tamamına yakınının temsilci sıfatıyla haftada dört saatlik izin kullanabildiği aktarılıyor. Zabıt katibinin duruşmanın açılabilmesi için kilit personel olduğu dikkate alındığında, bu iznin adli hizmetlerin işleyişini doğrudan etkileyebildiği ifade ediliyor.Eleştirilerin odağında ise temsilcilerin kişisel tutumu değil, düzenlemenin kendisi var. Üye sayısı ne olursa olsun her sendikaya aynı temsilcilik izninin tanınması, birkaç kişiyle sendika kurup izin hakkından yararlanma yolunu açıyor. Bazı kamu kurumlarının bu durumdan rahatsız olduğu ancak mevcut kanuni düzenleme karşısında yapabilecekleri bir şey bulunmadığı belirtiliyor.Yurt dışında uygulama nasıl işliyorSendikal temsil ve izin hakkının işyeri büyüklüğüyle ve belirli temsil eşikleriyle sınırlandırıldığı ülke örnekleri, Türkiye’deki tartışmaya ışık tutuyor.Almanya’da işyeri temsilciliği (Betriebsrat) sendika üyeliğinden bağımsız, doğrudan çalışanlar tarafından seçilen bir kuruldur ve oluşturulabilmesi için işyerinde en az 5 daimi çalışan bulunması, bunlardan en az 3’ünün seçilme şartlarını taşıması gerekiyor. Her işyerinde yalnızca tek bir kurul oluşturulduğu için, her sendikanın kendi temsilcisini ataması ve her biri için ayrı izin kullanılması gibi bir durum söz konusu olmuyor. Kurul üyelerinin işten ne ölçüde muaf tutulacağı da işyerindeki toplam çalışan sayısına göre kademeli olarak belirleniyor; 20 kişiye kadar işyerlerinde tek üye yeterli görülürken, işyeri büyüdükçe kurul üye sayısı ve ayrılan zaman artıyor.Fransa’da ise bir sendikanın işyerinde “delegue syndical” (sendika temsilcisi) atayabilmesi ve temsilcilik izni (heures de delegation) alabilmesi için önce işyerinde yapılan mesleki seçimlerde oyların en az yüzde 10’unu alarak “temsil yeteneği” kazanmış olması gerekiyor. Çalışanların desteğini alamayan sendikalar temsilci atayamıyor. Ayrıca bu izin hakkı yalnızca 50 ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde uygulanıyor; 50 kişinin altındaki işyerlerinde sendika temsilcisi için ayrı bir izin kotası tanınmıyor. Temsilcilik izninin süresi de işyerindeki toplam çalışan sayısına göre kademeli olarak (aylık 12 ila 18 saat gibi) belirleniyor.Karşılaştırmalı görünüm ne gösteriyorAlmanya ve Fransa örneklerinde ortak nokta, temsilcilik izninin sendika sayısına değil işyerinin toplam personel büyüklüğüne endekslenmesi ve belirli bir temsil eşiğinin (Fransa’da yüzde 10 oy oranı, Almanya’da işyeri başına tek kurul) aranması. Türkiye’deki mevcut düzenlemede ise böyle bir eşik bulunmadığı için, aynı işyerinde birden fazla küçük sendikanın örgütlenmesi halinde izinli personel sayısı hızla artabiliyor ve bunun yükü, izne ayrılmayan memurların üzerinde kalıyor. Kamuoyunda dile getirilen beklenti, temsilcilik izninin ya belirli bir üye sayısı veya temsil oranı şartına bağlanması ya da işyeri ölçeğine göre sınırlandırılması yönünde bir kanuni düzenleme yapılması.Gözler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda4688 sayılı Kanun’un uygulanmasında yaşanan aksaklıkları giderme görevi, kamu görevlileri sendikacılığının koordinasyonundan sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda bulunuyor. Kanun açık hüküm içerdiği için kamu kurumları, hizmeti aksattığını düşündükleri izin taleplerini reddetme imkanına sahip değil; bu nedenle kurumlar sorunun bir mevzuat değişikliğiyle çözülmesini Bakanlıktan bekliyor. Dile getirilen öneriler arasında, temsilcilik izinlerinin sendikanın üye sayısına veya işyerindeki temsil oranına bağlanması ve aynı işyerinde izinli sayılabilecek personel için üst sınır getirilmesi öne çıkıyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Erdoğan-Trump görüşmesinin saati belli oldu

HIZLI YORUM YAP