47,0434$% 0.2
53,7187€% -0.12
63,0486£% -0.04
6.225,55%0,12
10.208,00%-0,07
40.601,00%-0,07
14.321,19%1,53
3014657฿%0.52465
84507Ξ%1.54814
46.95$%-0.00571
12:59
Türkiye’de her 100 kişiden 3 ila 5’i aşırı terliyor. Ancak hastaların büyük bölümü yaşadıklarını normal sanıyor ve yıllarca doktora başvurmuyor. Oysa aşırı terlemenin sadece fiziki bir rahatsızlık değil; kişinin sosyal hayatını, iş hayatını ve psikolojisini derinden etkileyen ağır bir hastalık olduğunu söyleyen Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği Şefi Doç. Dr. Defne Özkoca, “Bu konudaki en yaygın yanlış inanış ‘Terlemek sağlıklıdır ve tedavi edilmemelidir’ düşüncesidir. Evet terleme vücudun ısı düzenini sağlayan doğal bir işlevdir; ancak burada miktar önemlidir. Bu yanlış inanışın oluşturduğu utanç yüzünden insanlar evlenemiyor, toplum içine karışamıyor, iyi bir işe giremiyor” dedi. “Terleme günlük hayatınızı kısıtlıyor, kıyafetlerinizi değiştirmek zorunda kalıyor, tokalaşmaktan kaçınıyor ya da okul ve iş performansınızı etkiliyorsa bu artık normal terleme değildir. Tedavi edilmesi gereken bir sağlık problemidir” diyen Doç. Dr. Defne Özkoca, aşırı terlemenin en sık avuç içi, koltuk altı, ayak tabanı ve yüzde görüldüğünü belirterek, birçok hastanın “Kalem elimden kayıyor”, “Toplantıda kolumu kaldıramıyorum”, “Açık renk kıyafet giyemiyorum”, “Ayakkabımı çıkarmam gereken ortamlara gitmek istemiyorum” gibi şikayetlerle başvurduğunu söyledi.İŞİNİ TERLEMESİNE GÖRE SEÇİYORAşırı terlemenin en çok gençleri ve çalışanları olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Doç. Dr. Özkoca, “Öğrenciler derslerde kalem tutarken, sınav kağıdına yazarken ya da akıllı cihazlara dokunurken zorlanıyor. Gençler sosyal ilişkilerde zorluk yaşıyor ve sosyal hayattan kendilerini geri çekiyor. Çalışanlar toplantılarda tokalaşma sırasında veya üniforma/ gömlek giyerken sürekli terlemeye karşı tetikte hissediyor. Bu hissin oluşturduğu kaygı terlemeyi artırdığı için hayat onlar için kabusa dönüyor. Bazı kişiler yanında yedek kıyafet taşıyor, gün içinde defalarca kıyafet değiştiriyor ya da meslek seçimini yaparken bile bunu gözetiyor. Bu sebeple aşırı terleme küçük bir kozmetik problem değil, hayat kalitesini düşüren tıbbi bir durumdur” diye konuştu.PSİKOLOJİYİ DE BOZUYORAşırı terlemenin zamanla utanma duygusunu artırdığına işaret eden Doç. Dr. Özkoca, “Kişinin içine düştüğü durum özgüveni zedeliyor ve kişiyi sosyal hayattan uzaklaştırıyor. Hastalar tokalaşmaktan kaçınıyor, toplantılarda rahat hareket edemiyor, sosyal etkinliklere katılmak istemiyor. Uzmanlara göre bu durum zamanla kaygı bozukluğu ve depresif belirtilere kadar ilerleyebiliyor. Yapılan çalışmalarda hastaların 48,7’sinin kendini mutsuz veya depresif hissettiği, yüzde 44,6’sı, terleme sebebiyle boş zaman aktivitelerinin türlerini değiştirmek zorunda kaldığını, yüzde 30,4’ü günlük aktivitelerden “bıktığını” ve rutinde ciddi bir yorgunluk/bezginlik hissettiğini söylüyor” açıklamasını yaptı.HER TERLEME MASUM DEĞİLDoç. Dr. Özkoca, bazı terleme türlerinin ciddi hastalıkların ilk işareti olabileceğine de dikkati çekerek, “Özellikle bütün vücutta yaygın terleme, gece uykudan uyandıran, ani başlangıçlı terleme atakları; kilo kaybı, ateş, çarpıntı, titreme, halsizlik gibi belirtiler de eşlik ediyorsa altta yatan nedenler araştırılmalıdır. Tiroit hastalıkları, enfeksiyonlar, ilaçlar, diyabetle ilişkili kan şekeri dalgalanmaları, menopoz, bazı nörolojik ya da daha nadir sistemik hastalıklar terlemeye yol açabilir” dedi.KOLTUK ALTI VE AVUÇ İÇİNE BOTOKS KALKANIAşırı terlemenin çaresiz bir durum olarak bilindiğini ve damgalanma endişesiyle insanların doktora başvurmadığını vurgulayan Özkoca, “Ancak bu hastalık basamaklı tedavilerle bir kabus olmaktan çıkarılabilir” dedi. İlk aşamada özel ter önleyici ürünlerin kullanılabildiğini, uygun hastalarda iyontoforez, ilaç tedavisi ve halk arasında botoks olarak bilinen botulinum toksin uygulamasının başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.Botoksun özellikle koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanındaki aşırı terlemeyi geçici olarak durdurduğunu belirten Özkoca, “Ter bezlerine giden sinirsel uyarıyı geçici olarak azaltır. Etkisi genellikle bir hafta içinde başlar, 3 ila 6 ay sürer ve gerektiğinde tekrarlanabilir. Tedavi sonrasında hastalar hem sosyal hem de iş hayatlarında belirgin rahatlama yaşar. Öz güvenleri yeniden yerine geliyor” dedi. Uzmanların yaz aylarındaki en önemli uyarısı ise net: Sürekli terlemeyi mevsime bağlamayın. Günlük hayatınızı etkiliyorsa utanmayın, dermatoloji uzmanına başvurun. Çünkü hiperhidroz, tedavi edilebilen bir hastalıktır.Ziyneti Kocabıyık
'Kurgu kazalarla sigorta dolandırıcılığı' operasyonunda 24 zanlı tutuklandı
1
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1870 kez okundu
2
İran: Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi
810 kez okundu
3
Polonya ile ticarette yeni hedef 15 milyar dolar
656 kez okundu
4
Bakan Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC'ye geldi
551 kez okundu
5
Trump: Hürmüz Boğazı tamamen ücretsiz olacak
528 kez okundu