FİNANS" />
47,4186$% 0.06
54,7264€% 0.58
63,8864£% 0.8
6.228,45%0,50
10.159,00%0,09
40.450,00%0,09
13.292,93%-1,55
฿%
Ξ%
$%
02:00
(ANKARA) – YENİ Parti PM Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 2026’da bitkisel üretimde yüzde 16,5, meyve üretiminde yüzde 58 artış beklenirken çiftçinin ürün fiyatlarının gerilediğini ve tüketicinin ucuz gıdaya ulaşamadığını belirterek, “Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor” dedi. TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Yol grubunun tarım sektöründeki üretim ve pazarlama sorunlarının araştırılmasına ilişkin grup önerisi üzerinde konuşan YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, tarımsal üretimde beklenen yüksek artışın çiftçiye gelir, tüketiciye ise ucuzluk olarak yansımadığına dikkati çekti.Tarımsal girdilerdeki artış ile üretici fiyatlarındaki gerilemeyi karşılaştıran Genç, çiftçinin üretim yaparken yüksek maliyetle, hasat döneminde ise fiyat düşüşüyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Elmanın üreticide 18 lirayken markette 89 liraya satıldığını hatırlatan Genç, üretici ile tüketici arasındaki fiyat zincirinin şeffaf olmadığını vurguladı.Kayseri’nin yaklaşık 31 bin tonluk elma üretimine dikkati çeken Genç, alım, depolama, işleme ve ihracat planı kurulmadığı takdirde yüksek rekoltenin Kayserili üretici için fiyat çöküşüne dönüşebileceği uyarısında bulundu.”ÜRETEN KAZANAMIYOR, TÜKETEN UCUZA ALAMIYOR” Aşkın Genç, konuşmasında şunları ifade etti: ” Türkiye’de tarımda çok ağır bir çelişki yaşanıyor. Çiftçi ürününü ucuza satıyor, vatandaş gıdayı pahalıya alıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen ucuzluğa ulaşamıyor. Aradaki düzen ise hem çiftçinin hem vatandaşın cebinden büyüyor.TÜİK, 2026 yılında toplam bitkisel üretimin yüzde 16,5, meyve üretiminin yüzde 58 artmasını bekliyor. Normal şartlarda bu artışın çiftçiye daha fazla gelir, vatandaşa daha uygun fiyat olarak dönmesi gerekir. Ama tam tersi oluyor.”ÜRETİMDE BEREKET, ÇİFTÇİNİN GELİRİNDE KITLIK VAR” Çiftçi gübreyi geçen yıla göre yüzde 64 daha pahalı alıyor. Tarımsal girdiler bir yılda yüzde 37 artıyor. Buna karşılık çiftçinin sattığı ürünlerin fiyatı haziran ayında yüzde 9 geriliyor. Uzun ömürlü bitkisel ürünlerdeki yıllık fiyat kaybı ise yüzde 31’i geçiyor.Yani çiftçi tarlasına girerken enflasyonla, ürününü satarken fiyat çöküşüyle karşı karşıya. Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor.”ELMA ÜRETİCİDE 18, MARKETTE 89 LİRA” Üretici ile market arasındaki tablo da farklı değil. Haziran ayında elmanın üretici fiyatı 18 lira, market fiyatı 89 lira. Bir kilogram elmada çiftçiyle tüketici arasında 71 liralık fark oluşuyor.Yaklaşık beş katlık farkın hiçbir bölümü üreticinin cebine girmediği gibi, tüketici de bu bolluktan yararlanamıyor. Bu farkın ne kadarı taşıma ne kadarı depolama ne kadarı aracılık ne kadarı kar? Bunları bilmiyoruz. Çünkü üretimden rafa kadar uzanan fiyat zinciri şeffaf değil. Fiyat düşünce zarar çiftçiye, fiyat yükselince fatura vatandaşa kalıyor.”YÜKSEK REKOLTE KAYSERİLİ ÜRETİCİ İÇİN FİYAT ÇÖKÜŞÜNE DÖNÜŞEBİLİR” Seçim bölgem Kayseri bu sorunun tam merkezinde. Kayseri geçen yıl yaklaşık 31 bin ton elma üretti. Bu yıl Türkiye genelinde elma üretiminin yüzde 94 artması bekleniyor.Eğer alım, depolama, işleme ve ihracat planı şimdiden kurulmazsa bu yüksek rekolte, Kayserili elma üreticisi için müjde değil, fiyat çöküşü olacak. Bu tablo yalnızca bir fiyat sorunu değil, çiftçinin üretimde kalıp kalamayacağı meselesidir.”ÇİFTÇİNİN 21 MİLYAR LİRALIK KREDİSİ TAKİBE DÜŞTÜ” BDDK’nin mayıs ayı verilerine göre tarım sektörünün bankalara olan nakdi kredi borcu 1 trilyon 450 milyar lirayı aştı. 2026 bütçesinde tarımsal destek programlarına ayrılan kaynak ise 168 milyar lira. Yani tarım sektörünün banka borcu, bir yıllık tarımsal desteğin neredeyse dokuz katı.Mart 2026 itibarıyla 21 milyar liralık kredi de takibe düşmüş durumda. Banka dışındaki gübre bayisi, tüccar ve kooperatif borçları bu rakama dahil bile değil. Türkiye’de tarımı artık çiftçinin kazancı değil, bankanın kredisi döndürüyor. Üreticiye yeni kredi vermeyi tarım desteği diye anlatmak yanlış. Çiftçinin ihtiyacı yeni borç değil; ürettiği üründen geçinebileceği bir gelir.”TÜRKİYE’NİN ÜRETİM KAPASİTESİ KÜÇÜLÜYOR” 2002’den 2024’e kadar Türkiye’nin tarım alanı yaklaşık 26 milyon dekar daraldı. Bu kayıp, Kayseri’de tarla bitkileri üretimi yapılan toplam alanın beş katından fazla. Yani yalnızca çiftçinin geliri değil, Türkiye’nin üretim kapasitesi de küçülüyor.”
Okulu bitirip babasının yanına dönen genç, ahırda kabusu yaşadı
1
Gece yarısı tabela değişecek: Benzine zam geliyor
8953 kez okundu
2
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1881 kez okundu
3
İran: Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi
816 kez okundu
4
Polonya ile ticarette yeni hedef 15 milyar dolar
664 kez okundu
5
Bakan Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC'ye geldi
565 kez okundu