DOLAR

47,7039$% 0.16

EURO

55,1885% 0.3

STERLİN

64,4470£% 0.39

GRAM ALTIN

6.652,47%2,46

ÇEYREK ALTIN

10.897,00%2,48

TAM ALTIN

43.400,00%2,48

BİST100

13.779,39%-0,14

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

Yatsı Vakti a 21:35
Ankara AÇIK 30°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • CHP’li Saraç: Silahların tamamen devre dışı kaldığı demokratik siyasetin tek meşru zemin olduğu bir Türkiye ortak hedefimiz olmalı

CHP’li Saraç: Silahların tamamen devre dışı kaldığı demokratik siyasetin tek meşru zemin olduğu bir Türkiye ortak hedefimiz olmalı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Evet, bu ülkede hukukun üstünlüğü yok,  bu ülkede yargıya güven yerlerde. Buna rağmen demokratik siyaset için adım atmak zorunludur. Silahların tamamen devre dışı kaldığı, demokratik siyasetin tek meşru zemin olduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, toplumsal mutabakatın Meclis iradesiyle inşa edildiği bir Türkiye, hepimizin ortak hedefi olmalıdır" dedi.

Yazıyı Paylaş

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Evet, bu ülkede hukukun üstünlüğü yok,  bu ülkede yargıya güven yerlerde. Buna rağmen demokratik siyaset için adım atmak zorunludur. Silahların tamamen devre dışı kaldığı, demokratik siyasetin tek meşru zemin olduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, toplumsal mutabakatın Meclis iradesiyle inşa edildiği bir Türkiye, hepimizin ortak hedefi olmalıdır” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, TBMM gündemindeki “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin “Terörsüz Türkiye’den Terörsüz Bölgeye” başlığıyla bir açıklama yaptı. Türkiye’nin son 40 yılın en kritik eşiğinde olduğunu belirten Saraç, bölgesel gelişmelere dikkat çekerek şunları kaydetti: “Nitekim MGK’nın bu açıklamasından bir gün önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani Suriye’den sonra Irak ve Lübnan’da da ‘Silahların devlet denetimine alınması istikrarın temelidir’ vurgusu yaparken, Barzani ve Şara’nın Şam’daki buluşmasında da SDG’nin feshi ve SDG’nin siyasi bir partiye dönüşüm süreci öne çıktı. Barzani’den sonra Şam’da Şara ile görüşen Mazlum Abdi de bir biçimde bunu teyit etti. Yine geçtiğimiz günlerde Irak’ta da iktidar ‘silahların yalnızca devletin elinde bulunması gerektiğini’ vurgulamakla kalmadı, 30 Eylül’e kadar silahlarını devlete teslim etmeyen gruplara ‘Terörle Mücadele Yasası’ kapsamında işlem yapılacağını ilan etti. Diğer yandan da Hizbullah’la ve Hamas’la da ilgili benzer tartışmalar zaten uzunca bir süredir yapılıyordu. Bütün bu gelişmeler devlete rağmen silahlı mücadele yapan PKK, YPG, Hizbullah, Haşdi Şabi ve Hamas gibi örgütlenmelerde sona gelindiğini ve daha da önemlisi bölgede ‘yeni bir düzenin’ kurulmaya çalışıldığını gösteriyor. Bu nedenle Mecliste görüşülmeye başlanan ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni bu gözle takip etmek ve ‘nasıl bir Türkiye’, ‘nasıl bir bölge’ istediğimizi netleştirmemiz gerekir.”2023 SEÇİMLERİ HATIRLATMASI “Olmaz” denilen birçok şeyin son 3 yılda olduğunu ancak özeleştiri yapılmadığını kaydeden Saraç, şöyle devam etti: “Terör ve Kandil söylemleri arasında montaj videoların katkısıyla 2023 seçimlerini 2 milyon 300 bin oy farkıyla kazanan, ‘DEM’in hazine yardımı ve milletvekillerinin maaşları kesilerek şehit ailelerine aktarılmalı’ diyen iktidar bloku bugün ‘bebek katili caniden kurucu önder’ vurgusuna kadar geldiği gibi, ‘Milli dayanışma’ ve ‘toplumsal bütünleşme’ kavramlarını üreterek söylem dilini de değiştirme noktasına geldi.Özeleştiri olmayınca ‘dün’ kaçınılmaz bir şekilde gündeme geliyor. Meclise gelen yasa teklifinin geliş biçiminden nasıl işleteceğine, 2005’in milat ilan edilmesinden umut hakkına kadar birçok konuda haklı soru işareti, eleştiri, şerh ve itiraz gündeme gelirken, şehit ve Gazi yakınlarının haklı itirazları da giderek görünür bir hal alıyor… Onlarca yıla yayılan acılarla ve gözyaşlarıyla beslenen kutuplaşmanın iyi niyeti ve güveni devre dışı bıraktığı bir ortamda, bir yanda yasal düzenleme iddiası diğer yanda hiçbir ek karara ihtiyaç duyulmadan uygulanması gereken ama bir türlü uygulanmayan AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları! Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala’nın, Can Atalay’ın bitmeyen tutsaklıkları!Bu gerçeklikler ve onlarca ‘deli soru’ ortadayken, ‘kişiye veya örgüte özgü kanunun’ eşitlik ilkesini ortadan kaldırdığı gerçeğine rağmen, silahların tamamen susması ve siyasetin demokratik bir zeminde yapılması için bir yasa teklifinin meclis gündemine gelmesi çok önemlidir. Çünkü silahların susması, gözyaşının dinmesi, ölümlerin bitmesi, demokratik siyasetin öne çıkması, şiddetten ve terörden beslenmeyen her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının ortak temennisidir. Bu temenninin hayat bulması için ‘Çerçeve Yasa’ ilk adım olabilir. Evet, Kürt meselesi kuşkusuz yalnızca böyle bir yasa ile çözülmez! Çünkü Kürt mesesi yalnızca güvenlik meselesi değildir, aynı zamanda ekonomik, sosyolojik, hukuki ve en genel anlamda eşit yurttaşlık meselesidir. Meclise gelen ‘Çerçeve Yasa’ bunlara açılan bir kapı olabilir. İktidarın siyasi hesapları ne olursa olsun süreç, toplumsal dinamiklerle birlikte iyi yönetilirse bu süreç bütün toplum açısından tarihi bir fırsata dönüşebilir, çatışmayı ve kutuplaşmayı bitirir, demokratik siyasetin önünü açar. AİHM ve AYM kararlarının uygulanmadığı bir ortamda, bu sürecin nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan bir Anayasa dayatmasını da beraberinde getirme tehlikesi kaygılı olmak için yeterince anlaşılır bir durumdur. Ancak kaygıların haklılığı bu sürece destek vermenin önünde engel olmamalıdır. Sürekli olmazı oynayarak sonuç alamayız, siyasetin en önemli özelliği irade ortaya koyarak çözüm üretmektir! Sürekli olmazı oynamanın ya da en doğru ve olması gereken gerçekleri ortaya sürmenin kendimizi mutlu etmenin ötesinde sonucu alıcı olmadığını kerelerce yaşayarak deneyimledik.”CHP’nin Kürt meselesinin çözümünde tarihsel olarak doğru konumda durduğunu belirten Saraç, “Evet, bu ülkede hukukun üstünlüğü yok, evet bu ülkede yargıya güven yerlerde. Buna rağmen demokratik siyaset için adım atmak zorunludur. Silahların tamamen devre dışı kaldığı, demokratik siyasetin tek meşru zemin olduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, toplumsal mutabakatın Meclis iradesiyle inşa edildiği bir Türkiye, hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi soruna böyle baktığı için ‘terörün kalıcı biçimde sona erdirilmesi, silahların tamamen devreden çıkması, bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi ve demokratik siyasetin güçlenmesiyle birlikte Cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlandığı yeni bir dönemin kapılarının aralanmasına vesile olabileceği’ inancıyla bu yasa teklifine ‘evet’ demiş ve ‘Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında, gerek Adalet Komisyonu’nda gerekse Genel Kurul’da; toplumsal barışın, hukukun üstünlüğünün, demokratik siyaset anlayışının ve milletimizin ortak geleceğinin güçlendirilmesi için gerekli gördüğümüz tüm düzenlemeleri kararlılıkla savunacağız’ vurgusu yapmıştır” dedi.”TÜRKİYE BÖLGENİN MODEL ÜLKESİ OLUR” CHP’in 2020 yılında “Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı”nı (OBİT) önerdiğini hatırlatan Saraç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde CHP Genel Merkezi’nde yaptığı konuşmada yer alan “Türkiye kendi iç barışını kurarken, dış jeopolitik hesaplara karşı da dikkatli olmak zorundadır. Bu mesele, Türkiye’nin kendi tarihsel ve toplumsal gerçekliği içinde, kendi Meclisiyle, kendi hukukuyla, kendi yurttaşlarıyla çözmesi gereken bir meseledir. Dolaysıyla Türkiye, hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır. Açık ki, önce Kürt vatandaşlarımızla, ardından Kürt komşularımızla kuracağımız güçlü bağlar, Türkiye’nin gelecek vizyonunu da şekillendirecektir” sözlerine atıf yaparak, “Bunu görüp, buna uygun davranmak gerekir. Nitekim, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in resmi devlet töreni için CHP’yi temsilen İran’a gittiğimde bir kez daha gördüm ki, laikliği, demokrasiyi, barışı önceleyen bir Türkiye bölgenin kaçınılmaz model ülkesi olur. Bunun içinde Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında mesele yalnızca terörü bitirmek değildir. Mesele hukukun üstün olduğu, eşit yurttaşlığın güvence altına alındığı model bir Türkiye Cumhuriyeti’dir” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kadavradan böbrek nakliyle sağlığına kavuşan Selma Akdağ’dan organ bağışı çağrısı

HIZLI YORUM YAP