DOLAR

47,7194$% 0

EURO

55,1722% -0.04

STERLİN

64,5779£% 0.25

GRAM ALTIN

6.667,15%0,10

ÇEYREK ALTIN

10.881,00%2,33

TAM ALTIN

43.336,00%2,33

BİST100

13.825,53%0,33

BİTCOİN

3089303฿%-0.6

ETHEREUM

90444Ξ%-1

TETHER

47.68$%0

Sabah Vakti a 02:00
Ankara AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • “Çerçeve Yasa” teklifi TBMM Genel Kurulu’nda… Müsavat Dervişoğlu: “Meclis tescil makamına indirgenmiştir”

“Çerçeve Yasa” teklifi TBMM Genel Kurulu’nda… Müsavat Dervişoğlu: “Meclis tescil makamına indirgenmiştir”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan "çerçeve yasa" teklifine ilişkin, "Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir" dedi. Teklifin Meclis iradesini zedelediğini ve terör mağdurlarının adalet beklentisinin göz ardı edildiğini belirten Dervişoğlu, "Meclis sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir" dedi.

Yazıyı Paylaş

Haber: Berfin BAYIR (TBMM) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan “çerçeve yasa” teklifine ilişkin, “Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir” dedi. Teklifin Meclis iradesini zedelediğini ve terör mağdurlarının adalet beklentisinin göz ardı ettiğini belirten Dervişoğlu, “Meclis sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir” dedi. TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celan Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, teklifin geneli üzerine grubunun görüşlerini açıkladı. Konuşmasına devletin adalet, anayasa ve milli egemenlik üzerine kurulu olduğunu belirterek başlayan Dervişoğlu, “Devlet bir binaya benzer. O binanın harcı adalet, kolonları anayasa, çatısı ise milli egemenliktir. Bugün bu kürsüden bir kez daha ifade ediyorum; bu iktidar elinde tuttuğu yetkiyi bir yapım ruhsatı gibi değil, devleti içten içe çürüten bir tadilat ruhsatı gibi kullanmaktadır” dedi.Dervişoğlu, sürece ilişkin eleştirilerini dile getirerek kanun teklifinin hazırlanma biçiminin Meclis’in iradesini zedelediğini söyledi. Dervişoğlu, “Nihayetinde bu kanun teklifi İmralı’daki terör hükümlüsünün onayından geçerken Türk milletinden gizlendi, hatta imzalayanlar dahi içerikten habersizdi. Şimdi bu kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır? Meclis sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü onun bilgisi ve rızası dışında cebren kullanılmıştır” ifadelerini kullandı.”YASAL ADIM BİR ÖDÜLDÜR; ÖNCE HAK EDİLİR, SONRA VERİLİR” Dervişoğlu, dünyadaki silahlı örgütlerin sona erdirilmesi süreçlerinde silahsızlanma, dağılma ve entegrasyon sıralamasının uygulandığını belirterek, kanun teklifindeki yöntemin bunun tersine çevrildiğini söyledi. Dervişoğlu, “Kolombiya, Kuzey İrlanda, İspanya, Endonezya, Güney Afrika… Hangisine bakarsanız bakın bunların hiçbirinde yasal düzenleme ve ceza indirimleri silahsızlanmanın nesnel biçimde doğrulanmasından önce yapılmamıştır. Denetleyen de yürütme değil; bağımsız bir yargı ya da yarı yargısal organlardır. Yasal adım bir ödüldür; önce hak edilir, sonra verilir” diye konuştu.”Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir” diyen Dervişoğlu, önce hukuki kazanımın verildiğini, belirsiz bir gelecekte de silahsızlanmanın vaat haline getirildiğini belirtti.Bu yöntemin devleti örgüt karşısında neredeyse eşit bir sözleşmeci taraf konumuna taşıdığını kaydeden Dervişoğlu, teklifin terör örgütünün silahsızlandırılması ve tasfiyesine yönelik bir düzenleme olmadığını savunarak, “Elbette ki biz bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine itiraz etmiyoruz. Ama yaptığınız bu değildir. Bizim itirazımız bu düzenlemeyle Meclisimizin tek adam rejiminde zaten yıpranan itibarının bile isteye yerle yeksan edilmesidir. Devletin asla sarsılmaması gereken konumuna halel getirilmesidir” dedi.”KANDİL’İN KİRALIK KATİLLERİ SİYASETE KAZANDIRILMAK İSTENİYOR” Dervişoğlu, kanun teklifinin terör örgütü PKK’nın üyelerinin affedilmesi ve siyasete kazandırılması amacı taşıdığını ifade etti. Dervişoğlu, “Büyük Türk milleti bilmelidir ki bugün tüm laf cambazlıklarının geldiği noktada, 50 yıllık terör örgütü PKK’nın Avrupa’daki uyuşturucu baronları, Kandil ve etrafındaki kiralık katilleri affedilmek ve siyasete kazandırılmak istenmektedir. Çerçevenin içindeki tablo esasen bundan ibarettir” diye konuştu.”Sürecin kalkışma olduğunu” savunan Dervişoğlu, Kürt vatandaşlar ile terör örgütü PKK’nın yan yana getirilmeye çalışıldığını ileri sürerek, “Sürekli ‘Kürt sorunu’ dediğiniz ama altını bir türlü dolduramadığınız mesele var ya; işte siz, sorunun öznesi yaptığınız Kürtleri PKK ile eşitlemeye çalıştığınız için bu bir kalkışmadır” dedi.”Terörsüz Türkiye” hedefi üzerinden de eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, “Milletimiz o eşsiz ferasetiyle bu oyuna gelmemişken, Kürt diliyle PKK’nın bir arada anılmasına asla müsaade etmemişken, çalakalem hazırladığınız bu metinle Kürt’ü ve PKK’yı yan yana getirmeye yeltendiğiniz için bu bir kalkışmadır. ‘Terörsüz Türkiye’ diye yola çıkıp İmralı’daki müebbetlik hükümlüyü Kürtlere kayyum atamaya çalıştığınız için kalkışmadır” diye konuştu.”ÇÖZÜM İŞTE VE EKMEKTEDİR, EĞİTİMDEDİR” Kanun teklifinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm getirmediğini kaydeden Dervişoğlu, “Diyarbakırlıya, Vanlıya, Batmanlıya, Hakkariliye iş mi veriyor bu yasa? Şırnaklıya, Bingöllüye, Bitlisliye, Siirtliye ekmek mi kazandırıyor? Urfalının, Mardinlinin, Muşlunun tarlasındaki bereketi mi artırıyor? Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan gençlere yeni umutlar mı yeşertiyor? Neyin açılımı bu, hiç kendi kendinize sordunuz mu” diye sordu.”Çözüm sunmuyorsunuz” eleştirilerine de yanıt veren Dervişoğlu, “Çözüm; işte ve ekmektedir. Çözüm; eğitimdedir. Çözüm; düşmanlıkta değil, kardeşliktedir. Çözüm; tarlada… İlk günden beri söylüyorum; bu memleketin hiçbir evladını kendimden ayrı görmüyorum. Kim neyin hesabını yaparsa yapsın; ben sadece Doğu’da değil, Ankara’nın batısında yaşayan milyonlarca Kürt kardeşimin de hakkı ve hukuku için bir savunma hattı oluşturuyorum. Kardeşliği savunuyorum. Hukuku savunuyorum. Adaleti savunuyorum. Cumhuriyeti ve onun değerlerini savunuyorum” dedi.”TÜRK MİLLETİNİN İNKARINA BURADAN BAŞLAMIŞLAR” Kanun teklifinin ilk maddesine yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, Anayasa’nın 5. maddesine yapılan atıfta “Türk milleti” ifadesinin kullanılmadığını belirterek, “Anayasa’nın 5. maddesine atıf yapmışlar. Kopyalayıp yapıştırmışlar. Ancak tamamını değil. Çünkü içinden bir kelime çıkarılmış. Tek bir kelime; bilin bakalım hangisi? ‘Türk milleti’ dememiş, sadece ‘millet’ demişler. Türk’ün inkarına buradan başlamışlar. İşte sorun da tam buradan neşet ediyor” diye konuştu.Teklifin birinci maddesinin iktidarın iç ve dış politika gündemleriyle bağlantılı olduğunu öne süren Dervişoğlu, terör PKK/KCK’nın silah bırakmasına ilişkin de “Bu örgütün Suriye kolu kendini feshetti mi?” diye sordu. Dervişoğlu, “Hayır, aksine sivil toplum kisvesi altında yaygınlaşıyor” dedi. Terör örgütü PKK’nın İran kolu PJAK ve bağlı yapılanmalarının silah bırakıp bırakmadığını da soran Dervişoğlu, “Elbette ki hayır. Bu işe ‘evet’ diyen hiçbir Allah’ın kulu sormuyor mu kendine ‘Oralarda neden silah bırakılmıyor?’ diye” ifadelerini kullandı.”PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor” iddiasında bulunan Dervişoğlu, “İktidar ortakları da 3-5 oy uğruna, anayasa değişikliği uğruna, ömür boyu başkanlık uğruna bu kirli oyunu milletimize ‘Terörsüz Türkiye’ diye pazarlamaya çalışıyor. Milletimizin huzurunda tarihe not düşüyorum: Terör gitmiyor; bir yerde yine silahlanıyor, bir yerde devletleşiyor, bir yerde de silahla yapamadığını siyasetle yapmak üzere meşrulaştırılıyor” diye konuştu.”TERÖRİST HAKKINDA SORUŞTURMAYA BAŞLAMAK İÇİN BİR KURULUN ONAYI GEREKMEKTEDİR” Dervişoğlu, kanunun uygulanmasının Milli Güvenlik Kurulu ve Cumhurbaşkanı’nca oluşturulacak kurullara bağlanmasını da eleştirdi. Dervişoğlu, “Bu kanunun uygulanmasını, tavsiye kararı almak dışında yetkisi olmayan bir kurulun kararına bağlamak -buradaki hukukçulara soruyorum- ne demektir? Üyelerinin tamamı Cumhurbaşkanı tarafından atanan bir kurula bırakılırken Meclis iradesi nasıl ve nerede devreye girecektir” diye konuştu.Dervişoğlu, kanun yürürlüğe girdikten sonra terör faaliyetleri nedeniyle yapılacak soruşturma ve kovuşturmalara izin verecek başka bir kurul oluşturulacağını belirterek, “Bir suç işlenirse soruşturma için kurulun izni gerekecek. Tıpkı kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanunun kopyası gibi. Devlet, teröriste devlet görevlisi muamelesi yapmanın diğer bir düzenlemesidir bu. Devlet idare edenin yapabileceği bir iş de değildir. Yani terörist hakkında soruşturmaya başlamak için bir kurulun onayı gerekmektedir. Ama niyet bellidir. Bu iktidar için işlenen suçlar işlerine gelmezse terör, işlerine gelirse masumiyet olarak etiketleniyor. Dün masum olan bugün terörist, bugün terörist olan yarın masum olabiliyor” ifadelerini kullandı.”ERDOĞAN’I TAM YETKİLİ AMA AYNI ZAMANDA TAM SORUMSUZ KILMAK” Dervişoğlu, kanun teklifinde Cumhurbaşkanı’na yönelik bir “sorumsuzluk” düzenlemesi bulunduğunu savunarak, “İşin özü bu yasayla Cumhurbaşkanına bu kadar sıfatından sonra bir de başkadılık makamı bahşediliyor” dedi.Dervişoğlu, teklifin “örtülü bir amacı” olduğunu belirterek, “O da Sayın Erdoğan’ı tam yetkili ama aynı zamanda tam sorumsuz kılmak” diye konuştu. Kanunun 10. maddesini de eleştiren Dervişoğlu, “10. madde ile bu kanun kapsamında görev yapan herkese mutlak bir sorumsuzluk zırhı giydiriliyor. Ama beyhudedir” ifadelerini kullandı.Dervişoğlu, geçmişteki uygulamalara atıfta bulunarak, “Hatırlayınız; 12 Eylül darbecileri Anayasa’ya geçici bir madde koyup kendilerine koruma kalkanı yaptılar. Sonuç ne oldu? Devran değişti ve yargılanıp 40 yıl sonra da olsa ceza aldılar. Bunu yapan iktidar, bu gerçeği görmüyor olamaz. Bugün kendiniz için yazdığınız koruma hükümlerinin yarın sizi hukukun önünde hesap vermekten kurtaracağını mı zannediyorsunuz?” diye konuştu.”İHANETİN ZAMAN AŞIMI YOKTUR” “İktidarlar değişir, kanunlar değişir ama hesap değişmez” diyen Dervişoğlu, “Çünkü ihanetin zaman aşımı yoktur” dedi. Dervişoğlu, kanun teklifinde şehitlerin, gazilerin ve terör mağdurlarının durumunun göz ardı edildiğini savunarak “Şehitlerimizin hatırası, gazilerimizin hukuku, terör mağdurlarının adalet beklentisi bu kanunun neresindedir? Sürece kattığınız bir sus payından başka onlar sizin için de ne ifade etmektedir?” diye sordu.Teklifin “fail odaklı” olduğunu belirten Dervişoğlu, “Bu metin fail odaklıdır; mağduru görmezden gelmiş, zararın tazminiyle ilgilenmemiş, yani gerçeğin ortaya çıkmasını düzenlemenin dışında bırakmıştır. Yıllarca evladının, eşinin, kardeşinin failinin cezalandırılmasını bekleyen aileler yok sayılarak dosyalar idari bir kurulun kararıyla bir gecede kapatılabilecektir” dedi.Dervişoğlu, milli birliğin hukukun esnetilmesiyle değil, devlet düzeninin korunmasıyla sağlanacağını söyleyerek “Milli birlik; hukukun bir örgüte göre esnetilmesiyle değil, devletin meşru düzeninin tavizsiz korunmasıyla ayakta kalır. Devlet bir grubun, bir zümrenin, bir iktidarın mülkü değildir. Devlet sahibinindir, devlet büyük Türk milletinindir” diye konuştu.”BU TEKLİFE ‘EVET’ Mİ DİYECEKSİNİZ?” Meclis’in milli egemenliğin temsil edildiği yer olduğunu ve milletvekillerinin ettikleri yemini hatırlatan Dervişoğlu, “Bu gazi Meclis, milletin helal oylarıyla kurulmuş, milli egemenliğin tecelligahıdır. Kapalı kapılar ardında şekillenen bir mutabakat Meclisin iradesiymiş gibi önümüze getirilemez” dedi.Dervişoğlu, milletvekillerine seslenerek, “Hepimiz bu çatı altında Türk milletinin huzurunda bir yemin ettik. Devletin varlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağımıza dair… Üstelik namusumuz üzerine de ant içtik. Bu kürsüde sizler de bunu okudunuz. Sormak zorundayım: O yemini ettikten sonra hiç mi ‘Yeminimin gereğini yapabilecek miyim?’ diye dertlenmediniz? Bu teklifin altına imza atarken, komisyonda ‘evet’ oyu verirken bir kez olsun o yemin hiç aklınıza gelmedi mi? Peki bugün burada o yemini bile bile çiğneyecek misiniz? Bu teklife ‘evet’ mi diyeceksiniz” diye sordu.Dervişoğlu, İYİ Parti’nin teklif karşısındaki tutumunu ise “Biz ‘hayır’ diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız” sözleriyle açıkladı.”TARİH, HAKİKATİN YANINDA DURANLARIN SESİNİ YANSITMIŞTIR” Konuşmasında 10 Ağustos 1920 tarihine de değinen Dervişoğlu, Sevr Antlaşması’nın imzalanmasının yıl dönümüne atıfta bulundu. Dervişoğlu, “Tesadüf değil, ancak tevafuk olarak hatırlanmalıdır ki 106 yıl önce bugün, 10 Ağustos 1920 yılında Sevr denilen o teslimiyet belgesi imzalanırken dönemin İstanbul hükümeti ve mütareke basını, devleti tasfiye eden o metni ‘Artık kan dursun’ diyerek alkışlamıştı. O gün Anadolu’da milli mücadeleyi ve Misak-ı Milli’yi savunanlar marjinal ve kanun tanımaz ilan edilmişti. Ama bu Cumhuriyeti kuran; o gün alkışlanan iktidar sahipleri değil, o gün horlanan bir avuç kahramandı” diye konuştu.Bugünkü Meclis görüşmelerini de tarihle ilişkilendiren Dervişoğlu, “106 yıl sonra bugün de bu Genel Kurul’da aynı sınavdan geçiyoruz. Tarih; çoğunluğun o gün yaptığı alkışları değil, hakikatin yanında duranların sesini yansıtmıştır. ve emin olun; bundan sonra da tarih, neye mal olacağını bilmeden veya umursamadan emirle el kaldıranları değil; doğru zamanda, doğru yerde, doğru kararı verenleri yüceltip tarihe kaydedecektir” ifadelerini kullandı.İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, konuşmasının sonunda kanun teklifine ilişkin eleştirilerini sürdürerek, “Hiçbir aklı başında memleket, dış tehditlere karşı önlem almak için içindeki yurttaşlık düzenini değiştirmez, sarsamaz ve yıkamaz. İşte süreciniz bu sebeple de bir ihanet anlamına geliyor. Son sözümü yüreğimdeki ferahlıkla büyük Türk milletinin gözünün içine baka baka söylüyorum: Biz şu an siyaset yapmıyoruz. Bizim yaptığımız namusumuz üzerine ettiğimiz yemine sadakattir. Türk milletinin şanlı tarihinin, kutlu varlığının bekçisi ve sözcüsü olmaktan başka gayemiz; Cumhuriyetimizin ve milletimizin yaşamasından başka bir sevdamız yoktur. Oy çoğunluğu sizlerin, hüküm tarihin, son söz de büyük Türk milletinindir” diye konuştu.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Türk ve Somali Genelkurmay Başkanları Ankara’da Görüştü

HIZLI YORUM YAP