DOLAR

47,8969$%0,05

EURO

55,5823%0,26

STERLİN

64,9956£%0,22

GRAM ALTIN

6.768,54%0,47

ÇEYREK ALTIN

11.037,00%0,75

TAM ALTIN

43.971,00%0,74

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

İkindi Vakti a 16:45
Ankara AÇIK 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Bakan Memişoğlu’na açıkça sorduk: Korona aşıları kalp krizi ölümlerini tetikledi mi?

Bakan Memişoğlu’na açıkça sorduk: Korona aşıları kalp krizi ölümlerini tetikledi mi?

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda toplumda sıkça konuşulan aşı ve kalp krizi iddialarına son noktayı koydu. Haberler.com Haber Müdürü Olgun Kızıltepe'nin sorusunu yanıtlayan Memişoğlu, bu durumun bilimsel temeli olmayan yanlış bir algıdan ibaret olduğunu ifade etti.

Yazıyı Paylaş

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldiği basın toplantısında, kamuoyunda sıkça tartışılan “aşılar kalp krizini tetikliyor” iddialarına son noktayı koydu. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Programda söz alan Haberler.com Haber Müdürü Olgun Kızıltepe, Bakan Memişoğlu’na, “Son dönemde artış gösterdiği iddia edilen kalp krizi vakaları ve toplumda bu durumun Koronavirüs aşılarıyla ilişkilendirilmesi gündemdeki yerini koruyor. Hem bir sağlıkçı hem de sağlık sisteminin başındaki isim olarak bu söylentilere yanıtınız ne olur?” sorusunu yöneltti.”AŞILAR İLE KALP KRİZİ BAĞDAŞTIRILAMAZ”Kamuoyundaki spekülasyonlara net bir dille yanıt veren Bakan Memişoğlu, iddiaların bilimsel bir temeli olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bu maalesef çok yanlış bir algı. Aşılar ile kalp krizi vakaları kesinlikle bağdaştırılamaz.”Bakan Memişoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları; “Türkiye’nin sağlık sistemi ülkemizin gurur kaynaklarında biridir. Özellikle son 25 yılda Türkiye’de sağlıkta büyük bir gelişim süreci yaşanıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, insan odaklı bir sağlık hizmeti sunulması için her türlü iradeyi gösterdi ve desteği verdi. Sağlık hizmetinin iyi sunulmasının en önemli etkenlerden biri de iyi bir sağlık çalışanı ordumuzun olmasıdır. Kaliteli, çalışkan, hedef odaklı bir sağlık çalışanı kitlemiz var. Bunun altyapısı ve organizasyonu iyi yapılınca ve destek de verilince Türkiye bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke hâline geldi. Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir haldeyiz.Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık modelinin amacına ulaşabilmesi için sizden de destek isteyeceğim. Ben her zaman bir şey söylüyorum, çoğunuz biliyorsunuz zaten: Her biriniz en az bizler kadar sağlıkçısınız. Çünkü biz sağlıkta bir hekim olarak, bir yönetici olarak ne yaparsak yapalım bunu duyuracak, toplumun kültürünü ve bilincini artıracak sizlerin haberleridir.”EVDE SAĞLIK VE PALYATİF BAKIM HİZMETLERİNİN SUNUMU VE KOORDİNASYONUNA İLİŞKİN YÖNETMELİK’İ YAYIMLADIK”Bizim yoğun bakımlarımızda 4’te 1, 5’te 1 oranında hastalarımız uzun süre yatan kronik hastalardı, bakım hastalarıydı. Şimdi Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik’i yayımlayarak ‘palyatif kritik bakım hizmeti’ diye bir şey tanımladık. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettik. ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) denen bir merkezi komuta merkezi oluşturduk. Tabii bu çok ayrıntılı bir mevzuat aslında. Mevzuat çıkalı bir ay oldu, uygulama yakında çok daha net etkisini gösterecektir. Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hâle getireceğiz. Toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe bakım yaşlılarımızın bakımı ile ilgili ve sağlık hizmetiyle ilgili farklı bir modele geçmek zorundayız. Onun için bu modeli oluşturduk. Aile hekimi de bu sisteme dâhil edildi. Aile hekiminin bir hastasının palyatif bakım ihtiyacı varsa aile hekimi bu durumu ESKOM’a bildirecek veya palyatif bakım hastası hastaneden çıkarılıp evine yerleştirildiyse otomatik olarak aile hekimine bu hastasıyla ilgilenmesi için bilgi verilecek. Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul’da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul’da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz.”ŞİMDİYE KADAR 81 İLİMİZİN 78’İNİ ZİYARET ETTİM”Ben şuna inanıyorum: Sahayla teması kestiğiniz zaman, sahayla diyalog kurmadığınız zaman kendi bildiklerinizi ve gördüklerinizi uygularsınız. Saha size çok şey öğretir. Ben şimdiye kadar 81 ilimizin 78’ini dolaştım. Orada toplantılar yapıyoruz. Çünkü her şeyin parametresinin farklı olduğu illerimiz de var. Böylece onların dertlerini dinledik, sorunlarını çözmeye çalıştık. Onun için iki sene boyunca her cuma ve cumartesi günleri illere dolaştık.”İKİ SENEDE 160 MEVZUAT ÇIKARDIK” İki senede 160 mevzuat çıkardık. Bunların içinde bir tane de kanun var. 20-30 tane daha mevzuat değişikliğimiz olacak.2024 yılının Kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliği’ni değiştirdik. Sağlık sisteminin ‘Koruyan Sağlık’ tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik.Türkiye’de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var.İstanbul’da 1.121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız.Aile hekimliklerinde; yaklaşık 1.850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık.İstanbul’da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye’deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var.Aile hekimi veya hastanedeki hekimler, hastaları için Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabiliyor. Vatandaşlar da MHRS üzerinden Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu alabiliyor.”TÜRKİYE’DE YAŞ ORTALAMASI 78,5’E YÜKSELDİ”TÜİK’in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye’de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72’ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünyada sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir. Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002 senesinde bebek ölümü bin doğumda 31,5 iken bugün 7,8’e düşmüş durumda ve 2024’te binde 9 iken 2025’te binde 7,8’e düştü, yaklaşık 1,2 demek. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD’de bunlarla ölçülüyor.”SİGARA ÖLÜM SEBEPLERİNİN EN ÖNEMLİLERİNDEN BİRİDİR” Ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16’sı iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle oluyor. Yani yüzde 50’nin üzerinde ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörler. Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42’sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30’unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara.Sigara, Türkiye’de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46’sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Sigara kötü bir alışkanlık, herkes biliyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye’de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım.Ölüm sebeplerimizin yüzde 50’sinin üzerindeki hastalıkların esas sebebi sigara, hareketsizlik ve kilo. Kilo da başka bir sağlık riskimiz. Yüzde 30 neredeyse morbid obeze dönüşmüş bir toplumdan bahsediyoruz ve bunun sebepleri yaşam tarzı, stres, yeme alışkanlıklarıdır. 2000’li yıllarda Türkiye’de yaklaşık 3 kişiden biri kırsalda yaşıyordu. Yani nüfusun yüzde 30’u köyde, kırsalda yaşayan bir toplumken bugün sadece 100 kişiden 6,6’sı kırsalda yaşıyor. Bu esasında yaşam tarzının değiştiğini gösteriyor ama beslenme alışkanlığı farklılaşmıyor. Beslenme alışkanlığı hâlâ sabah, öğle, akşam ağır yemeklerle -hızlı yemekler de ilave ettik onlara- kötüleşmiş durumda. Bir de hareket kısıtlılığı var şehirde. Daha çok araçlarla hareket ediyorsunuz. Öyle olunca da yürümüyorsunuz, egzersiz yapmıyorsunuz. Şimdi bu konularla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Toplumun bu alışkanlıklarını değiştireceğiz. Bunda siz medya mensuplarının çok etkisi var. Bu bilinci, kültürü toplumda beraber oluşturacağız. Bir daha söylüyorum: Ben toplumun tedavi talebinden çok, sağlık talebini oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda destek istiyorum.”SPORCU SAĞLIK RAPORLARI YÖNETMELİĞİNİ ÇIKARDIK” Gençlik ve Spor Bakanlığımızla birlikte çalışarak Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği’ni çıkardık. Beyan usulünü uygulamaya aldık. Sporu özellikle çocuklar ve gençler için kolaylaştırdık. Sporcu raporu almanız için eğer sizin bir hastalığınız yoksa bunu e-Nabız üzerinden beyan ediyorsunuz, diyorsunuz ki benim bir hastalığım yok, ben şu spor için rapor istiyorum. Biz bazı sporlarda beyan olmaz dedik. Çünkü örneğin boks çok ağır bir spor. Genel sağlık taramasının iyi yapılması lazım. Bu konuda tek tek çalıştık. Ayrıca e-Nabız’da o kişinin bütün sağlık geçmişi yapay zekâyla taranıyor. Diyelim ki çocuk 15 yaşında sağlamım diye beyan verdi ama daha önce kalp ameliyatı olmuş. O zaman Çocuk Kardiyoloji Uzmanı’na başvurmasını istiyoruz. Bu başka bir ülkede yapılamaz çünkü e-Nabız diye bir sistem yok dünyada. Dünyanın bizden örnek alması lazım.”TÜRKİYE’DE 30 BİNİN ÜZERİNDE İNSAN ORGAN NAKLİ BEKLİYOR” Organ nakli için kadavratik organ bağışı bulmakta zorlanıyoruz. Organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptık. Artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabiliyor. Bağış sayısı şimdiye kadar 250 bini buldu. Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet hâline getirdik. Kişi diyor ki ‘Ben öldükten sonra organlarımı bağışlıyorum.’ Bunu sistemden yapıyor ve biz bu kişiye şunu soruyoruz: ‘Yakınların bilsin mi?’ ‘Hayır, bilmesin.’ derse bunu dediği anda hiç kimseye söylemiyoruz. Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Ne zamana kadar bilmiyor? Beyin ölümü tespit edilip öldü denildiği zaman hastanede Ölüm Bildirim Sistemi’ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor. O zamana kadar bağış yaptığınızdan kimsenin haberi olmuyor.Türkiye’de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor. Organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasını sağlamamız ve organ bağışı sayısını artırmamız lazım. Ülkemiz organ merkezleri anlamında, hekimlik ve altyapı anlamında dünyanın örnek ülkelerinden biri.”İSTANBUL’DA SON 24 YILDA 79 TANE BÜYÜK HASTANE YAPILDI”İstanbul’da son 24 yılda 79 tane büyük hastane yapılmış. Sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 hastane yapılmış. Türkiye genelinde 27 tane şehir hastanesi yaptık. Şu anda İstanbul’da 1.453 yataklı Fatih Sultan Mehmet hastanesini yapıyoruz. Sancaktepe’de 4 bin yataklı şehir hastanesini inşallah 2027’nin ikinci yarısında hizmete sunacağız. Haydarpaşa’nın kampüsüne başladık. Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin projelendirmesine başladık. Süreyyapaşa’nın projelendirmesini bitirdik. Finansını bulmaya çalışıyoruz ama yatak kapasitesi konumuzun üstünde çok sorunumuz yok. Esenyurt’ta inşallah bir yatak planlaması yapıyoruz. Beykoz’un hastanesini 2027’de bitirme hedefindeyiz, Bayrampaşa keza öyle. Bir de Avcılar var. Bunları İstanbul’a yatırım olarak yapacağız.”ESENLİK MEVZUATI İLE…” Esenlik mevzuatı çıkardık. Esenlik mevzuatı ile sağlıklı insanlara sağlık hizmeti sunulmasını sağladık. Tedavi amacı ile yapılmayan ve tedavi sonrasında 6 aylık nekahet dönemi için yapılmayan sağlık hizmetlerini özel sektör de bizim tanımladığımız yerde sunabilir dedik. Nasıl dedik bunu? Mesela bin yataklı otel. Bu mevzuat çıkmadan önce otel sahibi veya işletmecisi otelde sağlık hizmeti sunamıyordu. Şimdi siz otelinizin bir kısmını veya tesisinizin bir kısmını veya bağımsız olarak ‘esenlik kurumu’ kurabilirsiniz. Bir sorumlu doktor tanımlıyorsunuz. İster diyetisyen ister fizyoterapist ister çocuk gelişimci ister manuel terapi, her şeyi yapabiliyorsunuz. Sadece Bakanlıktan ruhsat alacaksınız. Bununla ilgili de kuruluşun bir hastaneyle protokol yapmasını zorunlu kılıyoruz. Yani acil bir durum olduğu zaman o hastanenin veya tıp merkezinin oraya müdahale etmesini zorunlu kılıyoruz. Esenlik mevzuatıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerini özel sektörün de yapabilmesini sağlıyoruz. Böylece insanları sağlıklı yaşama teşvik etsinler istiyoruz. Çok açık ve geniş bir mevzuat yaptık. İstanbul’da da çok yakında böyle bir yere ruhsat vereceğiz.”e-NABIZ ÇOK KORUNAKLI BİR SİSTEMDİR” e-Nabız’a hiç kimse sızamaz, çok korunaklı bir sistemdir. Bize kodlu gelir, biz kimseyi görmeyiz. e-Nabız’a müdahale olamaz.”TÜRKİYE’DE YERLİ AŞI VE SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ ÜRETECEĞİZ”Yerli aşıyla ilgili çağrı yaptık. 8 tane yerli aşının üretimi için planlamalarımızı yaptık. İnşallah en az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye’de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, ‘master cell’ dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Yani biz kendimiz yapacağız her şeyi.Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A’yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çağrılarını yaptık. 8 tanesini yaptık ama 6 tanesinin anlaşmasını hazır hale getiriyoruz. Onlarla ilgili çalışma yaptık, hazır üretime geldik.2 tane ultrason sözleşmesi yaptık. 2 firma yurt dışından teknolojisiyle beraber getirecekler. 2 sene içinde yüzde 70’in üzerinde yerli ultrasonumuzu üreteceğiz. Bunun sözleşmesini de yaptık. Şimdi Hacettepe ve Teknopark’ta üretimini yapıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda 2 tane fabrikasının temelini atacağız. Böylece Türkiye kendi ultrasonunu da yapacak.Kendi kalp-akciğer pompamızı biliyorsunuz, ASELSAN’la beraber yaptık. Bu çok teknolojik bir cihaz. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz.Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Home Vent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi, mesela kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye’de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark’ta onu prototipiyle geliştirdik.Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Biz Türkiye’nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hâle getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hâle getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda.TÜSEB’te şöyle bir şey yaptık: Türkiye’nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz? Bu ilaçların hangilerini Türkiye’de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz dedik.Türkiye’nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. COVID’de yaşadığımız gibi, bir şey size gelmezse sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz lazım. Bunları tespit ettik ve TÜSEB’le beraber üretimini teşvik ediyoruz.”SAĞLIĞI TÜRKİYE’NİN LOKOMOTİF SEKTÖRÜ HALİNE GETİRECEĞİZ”Türkiye’nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz, bu ilaçların hangilerini Türkiye’de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz dedik.Türkiye’nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz olması lazım. Bunları tespit ettik ve bunların TÜSEB’le beraber üretimini teşvik ediyoruz.uretensaglik.gov.tr diye bir şey var. Burada fikirden ürüne bir sistem kurdular. Sizin herhangi bir fikriniz varsa, sağlıkla ilgili bir çalışmanız veya görüşünüz varsa oraya gidip başvurabiliyorsunuz.Türkiye üretecek. Ve bu üretim içinde devlet olarak biz kesinlikle kararlıyız. Bununla ilgili planlamamızı yaptık. Bununla ilgili projeksiyonlarımızı yaptık. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu konuda büyük bir hazırlık içindeyiz. Sağlık, Türkiye’nin lokomotif sektörü olacaktır üretimde.”TÜRKİYE’NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU İLAÇ VE CİHAZLARI ÜRETECEĞİZ”Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz.”EBOLA KONUSUNDA TÜRKİYE’DE HERHANGİ BİR SORUN BULUNMUYOR” Ebola bizim tarafta yok. O Afrika tarafında var. Halk sağlığı ile takip ediyoruz. Anormal bir durum olmadığını net söyleyeyim bizim açımızdan. Afrika’da var. Bu konuda bizim bütün planlarımızı, koruyucu tedbirlerimizi almış durumdayız, bir sıkıntı yok bizim açımızdan. Şu anda Türkiye’de öyle bir sorun yok.”HPV KONUSUNDA BİLİMSEL VERİLER DOĞRULTUSUNDA KARAR VERECEĞİZ” HPV ile ilgili biliyorsunuz biz dünyada olmayan bir şey yapıyoruz çoğu yerde. HPV taraması yapıyoruz. Bilim insanlarımız bu konu üzerinde çalışıyor ‘Hocam, bunu açıkladınız ama bunun biz karşılığını görüşüyoruz. Çünkü buna gerek yok.’ dediler.Bizim HPV oranlarımız, kanser oranlarımız, kanser yapma oranlarımız farklı. Bizim HPV profilimiz de farklı. Onun için bunu tartışalım, ondan sonra yapalım dediler. Bugün Türkiye sağlıkla ilgili her türlü 13 tane aşıyı sağlık programına yapmışken insanımıza faydası varsa HPV’yi de alacağız biz. 13 tane aşıyı tamamen ücretsiz programında olan bir ülke yok ki başka. Altısı var, yedisi var ama 13 tane aşı bugün sağlıkla ilgili programımızda.SMA İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz.”TÜRKİYE SAĞLIK SİSTEMİNDE DÜNYAYA ÖRNEK OLUYOR”Ben bir daha söylüyorum. Bu konuda Türkiye Sağlık Sistemi, Türkiye Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti her türlü parayı, her türlü imkânı sağlıyor. Bunu bilimsel kurullar vasıtasıyla gerçekten o çocuğa faydası var ise o ilacı da alırız, o tedaviyi de uygulatırız. Toplumumuzdan ve şununla herkese ifade etmek istiyorum. Biz bu konuda başvuruları alıp Bakanlıkta değerlendiriyoruz.Bugün ülke herhangi bir yerdeki vatandaşın ihtiyaç olduğu zaman uçağını gönderiyor, jetini gönderiyor, helikopterini gönderiyor. Toplum bunu bilsin. Bugün sağlık sistemi olarak biz dünyadan örnek almıyoruz. Dünya bizi örnek alıyor.”YAPAY ZEKAYI DAHA ETKİN KULLANACAĞIZ”Eksternal defibrilatör yönetmeliğini yayınladık. Yerli olarak bu cihazları koyma zorunluluğu getirdik. Hem kalabalık alanlarda hem AVM’lerde hem de halı saha gibi yerlerde. Belli bir süre sonra herkes kalabalık alanlarda veya spor yapılan alanlarda o eksternal defibrilatörleri koymak zorunda.Yapay zekâ ile birçok şey yapmaya başladık. Biz artık denetimleri şikâyetten çok risk esaslı denetim sistemi üzerine yapıyoruz. Bütün hastanelerdeki ve işlemlerdeki, özel sektör de dahil verileri alıyoruz. Bu verilerde yapay zekâ ile standardın dışında olan bir veri varsa yöneticilerimize gösteriyoruz. Bir doktor aynı işlemi, aynı malzemeyi veya aynı ilacı çok kullanıyorsa ya da bir malzeme bir bölgede standardın dışında kullanılıyorsa bunların hepsini risk esaslı denetim sistemi sayesinde yapay zekâ ile merkezimize getiriyoruz. Türkiye’de mamografiyle ilgili bir çalışma yapıyoruz. Yapay zekâ ile mamografi tanılarını koyabilir hâle geleceğiz. Radyolog desteğiyle yapay zekâ ile destekli bir sistemle çalışıyoruz. Mobil röntgen makinesini ASELSAN’da yaptık. Onun için yapay zekâyı koyduk. Bu makine röntgen filmi çektiği anda birkaç dakika içinde burada şöyle şüpheli bir lezyon var gibi kendi kendine söyleyebilir hâle geldi. Yapay zekayı zaten biz veri tabanımızda kullanıyoruz. Şimdi başka bir şey yapacağız. Yapay zekâyla ilgili radyolojiden tutun, birçok alanda yapay zekâyı kullanmaya başlıyoruz. Bunlarla ilgili de TÜSEB çok iyi çalışıyor.”SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”Lütfen sağlık çalışanlarına sahip çıkın. Bu ülkenin en büyük zenginliği sağlık çalışanları. Bizim en büyük zenginliğimiz sağlık çalışanlarının kaliteli ve iyi niyetli olmasıdır. Sağlıkçılık adanmışlık mesleğidir. Sağlıkçılar başkası için yaşar. Sağlıkçılık duygu mesleğidir. Severek yapılması gerekir, mutlu olarak yapılması gerekir.Lütfen sağlıkçıları rencide edecek bir durumdan siz de sakının. Çünkü gerçekten çok çok çalışıyor. Çok çalışıyoruz ve iyi çalışıyoruz. Bunu kaybetmemiz lazım. Çünkü sağlıkçılar gerçekten başka insanın derdiyle dertlenmektedir.” Olgun Kızıltepe Haberler.com

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Edirne’de 77 yaşındaki üretici, saksıdan dönümlük safran tarlasına

HIZLI YORUM YAP

<a href=FİNANS" /> GÜNDEM FİNANS