47,7436$% 0.18
55,2510€% 0.32
64,4811£% 0.38
6.660,55%2,59
10.909,00%2,60
43.450,00%2,59
13.779,39%-0,14
฿%
Ξ%
$%
04:08
Haber: Berfin BAYIR (TBMM) – Dem Parti İstanbul Milletvekili Meral Danış Beştaş, TBMM Adalet Komisyonu’nda “çerçeve yasa” teklifi görüşmelerinde, “Kürtler artık siyasetin malzemesi olmak istemiyor. Seçim dönemlerinde Kürtçe bir-iki cümle duymak istemiyor” dedi. Beştaş, “Kürt meselesi demokrasi olmadan çözülemez. Biz Diyarbakır’a demokrasi, İstanbul’a faşizm savunmuyoruz. Türkiye’nin her tarafına demokrasiyi savunuyoruz” diye konuştu.TBMM Adalet Komisyonu’nda, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri usul tartışmalarının ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi. DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Cumhuriyet’in ardından demokrasi, adalet ve hukuk kapısından herkesin birlikte geçemediğini belirterek, Kürtlerin, ötekileştirilen halkların ve inançların dışarıda bırakıldığını söyleyerek “100 yılın ardından Cumhuriyet ile aralanan demokrasi, adalet ve hukuk kapısından pek birlikte geçemedik. Dışarıda kimler kaldı? Kürtler kaldı. Ötekileştirilen halklar, inançlar kaldı. Her dönemeçte bu kapıyı ezilen halklar, inançlar, sosyalistler, devrimciler, kadınlar, işçiler mücadeleleriyle aşındırdılar ve aşındırmaya da devam ediyorlar” dedi.Güvenlikçi ve tekçi zihniyet terk edilmeden toplumsal barışın kalıcı olamayacağını ifade eden Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şüphesiz görüştüğümüz 12 maddelik kök yasa da tek başına bu yüzyıllık tarihsel ve hukuki yükü kaldırmaya yetmez, yetemez. Ancak bu kök yasanın kök salması, o köklerden yeni filizler çıkması, o filizlerin fidana dönüşmesi, dallanıp budaklanması, yeni yasal düzenlemelerle desteklenmesi sayesinde gerçek bir kardeşlik ve adalet hukukunu örmek mümkün olacaktır. 1920 ruhunun tamamına ermesi için görüştüğümüz yasa ile başlangıç yapılması son derece önemlidir. İşte şimdi sıra bizlerin; yani dışarıda bırakılan tüm kesimlerin bu hukuk kapısının içinden içine girmesidir, içeri girmesinin sırasıdır.”Beştaş, parlamentoda çoğunluğun değil çoğulculuğun egemen olması gerektiğini belirterek, “Halkları ezen koca bir yangın, Sayın Öcalan’ın çağrısıyla sönmüş; artık yeni yaşamın kurulması ve Demokratik Cumhuriyet’in parlamentosunun halklara hizmet için canla başla çalışacağı günler için çabalamanın vakti gelmiştir” diye konuştu.Konuşması sırasında Meclis salonundan müdahaleler gelmesi üzerine Beştaş, “Sizi duymuyorum. İstediğiniz kadar konuşun. Negatif barıştan pozitif barışa geçme imkanı doğmuş durumdadır. Kürtler buna hazır. Ama negatif barışın…” dedi. Oturum Başkanı’nın müdahalesi üzerine Beştaş konuşmasına devam etti.”İSPANYA DENEYİMİ CİDDİ BİR ÖRNEKTİR” Beştaş, negatif barıştan pozitif barışa geçiş için hukuki zeminin önemine dikkat çekerek, İspanya ve İrlanda örneklerini verdi. Beştaş, şöyle konuştu: “Öyle bir eşikteyiz ki, negatif barıştan pozitif barışa geçme imkanı doğmuş durumdadır. Kürtler buna hazır. Bizce Türkiye de hazır. Bazı cılız sesler çıksa da aslında Türkiye’de ciddi bir itiraz söz konusu değil. Ama negatif barışın hukuksuz kaldığı her örnekte bunu altını çizerek söylüyorum Sayın Başkan, İspanya deneyimi buna ciddi bir örnektir, çözülme geri gelmiş; ama hukukla mühürlendiği örneklerde ise, İrlanda bunun en önemli kanıtıdır, kırılgan başlangıçlar kalıcı çözümlere evrilmiştir, o yolu tutmuştur.”Yüzyıllık ilk olan şeyin maddenin içeriği değil, bir eşiğin geçilmesi olduğunu belirten Beştaş, demokratikleşme için güvenlikçi hukuk anlayışından vazgeçilmesi ve geçmişle yüzleşmenin önünün açılması gerektiğini söyledi. Beştaş, “Demokratikleşme için öncelikle güvenlikçi hukuk anlayışından vazgeçilmeli, yüzümüzü hakikate dönmeli ve geçmişle yüzleşmenin önü ve yolu açılmalıdır” dedi.Bu kapsamda ceza mevzuatının uluslararası insan hakları standartları doğrultusunda yeniden düzenlenmesini isteyen Beştaş, infazda eşitlik ve adaletin sağlanması, cezaevindeki keyfi tahliye engellerinin son bulması, kayyum uygulamasının kaldırılması, ana dilinde eğitim ve çok dilli kamu hizmetinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.Beştaş ayrıca inanç özgürlüğünü güçlendiren ve ayrımcılığı ortadan kaldıran yasal reformların gerçekleştirilmesini, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.”KÜRTLER SİYASETİN MALZEMESİ OLMAK İSTEMİYOR” Parlamentonun halkların gerçek iradesine hizmet ettiği sürece meşruiyetini koruyabileceğini belirten Beştaş, konuşmasında ırkçılık eleştirisinde bulundu. Beştaş, şöyle dedi: “Ben hala şaşırdığıma şaşırıyorum. Parlamentoda görev yapan bir parlamenter olarak o dile hala şaşırıyorum ve gerçekten kendime de şaşırıyorum. Bu kadar rahat ırkçılık yapılmasına, bu kadar rahat milyonlarca insanın neredeyse yok sayılmasının meşru gösterilmesine hala şaşırıyorum. Çok mu naifim, bilemiyorum. Ama bunu hayatım boyunca kabul etmedim ve etmeyeceğim. Biz ırkçılığı halklara en büyük düşmanlık olarak görüyoruz. Biz insanların eşit olduğuna ve eşit, özgür şartlarda bir arada yaşaması gerektiğine inananlarız.”Beştaş, Kürtlerin seçim dönemlerinde siyasetin malzemesi olmak istemediğini belirterek, “Kürtler artık siyasetin malzemesi olmak istemiyor. Seçim dönemlerinde Kürtçe bir-iki cümle duymak istemiyor. Gerçekten istemiyor bunu” dedi.Beştaş, dünyadaki çatışma çözümü deneyimlerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, İrlanda, İspanya, Güney Afrika ve Kolombiya örneklerini gündeme getirerek “Burada Kürt’ün ölümü ya da Türk’ün ölümü hangisi bize ne kazandıracak? Bugüne kadar öldük, yetti artık! Daha ne kadar öleceğiz? On binlerce insan toprak altına düşmüş ve bunu artık bitirelim” diyen Beştaş, yeni acıların üretilmesini durdurmanın görev olduğunu söyledi.Beştaş, “Kürt meselesi demokrasi olmadan çözülemez. Biz Diyarbakır’a demokrasi, İstanbul’a faşizm savunmuyoruz. Türkiye’nin her tarafına demokrasiyi savunuyoruz ve bu konuda mücadele ediyoruz, bedel ödüyoruz” ifadelerini kullandı.”40 YILLIK ÇATIŞMA DEVLETİ GÜÇLENDİRMEDİ” 40 yıllık çatışmanın devleti güçlendirmediğini savunan Beştaş, “Bütçesini, hukukunu, demokrasisini ve itibarını zedeledi. Bugün diplomatik ilişkilerde Türkiye’nin önüne çıkan en temel konulardan biri Kürt meselesidir” dedi.Beştaş, konuşmasının sonunda teklifin mevcut süreç açısından önemine değinerek, “Biz ne koşulsuz onay ne sürekli bir itiraz peşindeyiz. Her şeyi onaylamak zorunda olmadığımız gibi, her şeye itiraz eden bir konumda da değiliz. Destekleyen, denetleyen ve tamamlayan bir siyaset üretmeye çalışıyoruz ve biz tüm ciddiyetimizle insan hareketlerinin dönmesi, silahların durması, silahların yerine demokratik siyasetin alması Türkiye’nin geleceği olacaktır. Barışa karşıymış gibi barış karşıtlığı yapmak artık prim yapmıyor” diye konuştu.KARSLI: BİR PAZARLIK SÜRECİ ASLA DEĞİLDİR Beştaş’ın ardından söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, terörün sonlandırılması ve Türkiye’nin normalleşmesini ilgilendiren önemli bir mesele için bir araya geldiklerini belirtti. Karslı, 40 yılı aşkın süredir devam eden terör sürecinin ülkeye ağır bedeller ödettiğini ifade ederek, toplumun huzur ve kalıcı güven ortamı istediğini söyleyerek “Bizler de bu talebi en güçlü şekilde ve anayasal sınırlarımız içinde hayata geçirmek mecburiyetindeyiz” dedi. Terör nedeniyle şehit olanları anan Karslı, terörün tamamen sona erdirilmesinin şehitlerin hatırasına gösterilecek en büyük saygı olduğunu belirterek “Şehitlerimiz terör ebedi yaz sürsün diye can vermedi. Onlar vatanımız bölünmesin, başka evlatlarımız ölmesin, anneler ağlamasın diye bu aziz bedeli ödedi. O açıdan onların aziz hatırasına göstereceğimiz en büyük saygı terörü bu topraklardan tamamen kazımaktır” diye konuştu.Karslı, terörün ülkenin geleceğini de etkilediğini, bölgesel kalkınma maliyetinin trilyonlarca lirayı bulduğunu söyleyerek bugün gelinen noktanın devletin gücü ve milletin kararlılığının sonucu olduğunu belirtti.”Bir pazarlık süreci asla değildir. Bir taviz süreci hiçbir şekilde değildir. Devletimizin geri adım atması ihtimal dahilinde hiç değildir” diyen Karslı, terör örgütünün bütün unsurlarıyla fiili varlığına son vermesi, komşu ülkedeki bütün silah ve mühimmatı teslim etmesi ve bunun devletin güvenlik kurumlarınca tespit edilerek Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesini hukuki sürecin başlangıç şartı olarak nitelendirdi.Kanun teklifinin mevcut anayasal çerçeveye ve evrensel ceza hukuku ilkelerine uygun olduğunu savunan Karslı, teklifin bir genel af olmadığını söyledi. Karslı, “Bu teklif bir genel af değildir. Suçları yok sayan, mahkumiyetleri ortadan kaldıran, terör örgütünün siyasi veya ideolojik iddialarını meşrulaştıran bir metin hiç değildir” dedi.Teklifin Türkiye’nin birliğini tehdit eden silahlı yapının tasfiyesi olduğunu belirten Karslı, “Terörsüz Türkiye; iç güvenlik yükü azalmış, sınırlarını ve bölgesel çıkarlarını daha güçlü koruyan Türkiye demektir” dedi. Karslı, sürecin sonunda kazananın herhangi bir siyasi parti ya da grup olmayacağını belirterek, “Kazanan 86 milyon vatandaşımızın tamamı olacaktır. Kazanan evlatlarını kucaklayan annelerimiz olacaktır. Kazanan yarınlara umutla bakma hayali güçlenen gençlerimiz olacaktır” ifadelerini kullandı.ÖZER: YÖNTEMİ DEMOKRATİK OLMAYAN BİR YASA TEKLİFİNİN MÜZAKERESİ DEMOKRATİK YÜRÜTÜLMELİ YENİ Parti İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, görüşülen kanun teklifinin Kürt sorununun çözümü ve demokratik bir Türkiye’nin yeniden kurulması açısından önemli bir eşik olduğunu ifade ederek “Şu anda görüştüğümüz Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Kürt sorununun çözümü ve demokratik bir Türkiye’yi yeniden kurma açısından da -birçok milletvekilimiz de belirtti- son derece önemli bir eşik. Peki, gerçekten bu kıymet ve öneme uygun bir yasama süreci yaşıyor muyuz? Bunu söylemek zorundayız kıymetli vekiller, elbette ki hayır” diye konuştu.Teklifin başlangıç adımı olarak ifade edilmesine karşın hazırlanma ve müzakere yönteminin de demokratik olması gerektiğini vurgulayan Özer, iktidarın yasayı kamuoyuyla paylaşmadığını ve süreci şeffaf yürütmediğini söyledi. Özer, “İçerik kadar yöntemin de demokratik olması gerekirdi; biz bunu beklerdik milletvekilleri olarak, parti grupları olarak fakat iktidar, bu kadar önemli bir yasayı kamuoyuyla paylaşmak, meseleyi şeffaf bir şekilde yürütmek, insan hakları başta olmak üzere sivil toplumun ve akademisyenlerin deneyim ve fikirlerinden yararlanmaktan kaçındığı gibi biz bu kanun metnini adeta bir son dakika golüyle elimize ulaştığında gördük” dedi.Kanun teklifinin müzakeresinin demokratik bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirten Özer, “Dolayısıyla yöntemi demokratik olmayan bir yasa teklifinin müzakeresinin burada, işte bu Komisyonda ve Genel Kurulda en azından demokratik bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz ve yine umuyorum ki burada yapılan bu konuşmalar, Genel Kurulda yapılacak olan konuşmalar bu sürecin daha da gelişmesine daha da etkili olmasına katkı sunar” ifadelerini kullandı.Özer, teklif ile ilgili önergelerini hazırladıklarını belirterek, amaçlarının kanun teklifine karşı “ezber bir muhalefet” yapmak olmadığını kaydederek “Bu meseleyle alakalı olarak önergelerimizi hazırladık, önergelerimiz olacak, tabii ki bu önergeler ve buradaki derdimiz kanun teklifine karşı ezber bir muhalefet yapıp da bu meseleye tıkayıcı olmak değil meselenin çözümüne ve kalıcı şekilde huzura kavuşmak adına yapıcı ve gerçekten güçlendirici öneriler yapmaktır, yapmaya çalıştığımız budur” dedi.ÖZTÜRK: TERÖRSÜZ TÜRKİYE, SAHADA KAZANILAN KUDRETİ HUZURLA TAÇLANDIRMA KARARLILIĞIDIR MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, Türkiye’nin terör karşısında diz çökmediğini belirterek, güvenlik güçleri ile vatandaşların yıllarca bu mücadelenin ağır yükünü taşıdığını belirterek “Kurulduğu günden beri Türkiye Cumhuriyeti hiçbir olumsuzluğa geçit vermediği gibi terör karşısında da diz çökmedi. Dağlarda nöbet tutan askerimiz, şehirlerde canı pahasına görev yapan polisimiz, köyünü ve toprağını terk etmeyen güvenlik korucumuz bu mücadelenin en ağır yükünü taşıdı. Evladını vatana emanet eden analarımız, babalarımız yıllarca acı bir haberin, bir telefonun, bir kapı sesinin endişesini yaşadı. Aziz milletimiz acısını içine gömdü fakat devletinden, bayrağından, vatanından ve asil duruşundan asla vazgeçmedi” dedi.Türkiye’nin bugün ulaştığı gücün sabır, fedakarlık ve ferasetin eseri olduğunu ifade eden Öztürk, şehitlerin hatırasının milletin vicdanında, gazilerin onurunun ise devletin baş tacı olarak kalacağını söyledi. Öztürk, “Bugün ulaştığımız kudret işte bu sabrın, fedakarlığın ve ferasetin eseridir. Şehitlerimizin hatırası milletimizin vicdanında ebediyen yaşayacak, gazilerimizin onuru, devletimizin baş tacı olarak kalacaktır. Açılacak yeni dönemde onların emanetine sadakatle yükselecektir” diye konuştu.Terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahlarını kayıtsız şartsız bırakması ve siyasetin üzerindeki silahlı vesayetin bütünüyle kalkmasının bu çizginin temelini oluşturduğunu savunan Öztürk, Türkiye’nin temel değerlerinin pazarlık konusu yapılmadığını belirterek “Terörün üzerindeki terör örgütünün kendini feshetmesi, silahlarını kayıtsız şartsız bırakması ve siyasetin üzerindeki silahlı vesayetin bütünüyle kalkması bu çizginin temelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, üniter devlet yapısı, milli egemenlik ve Anayasa’nın temel esasları herhangi bir pazarlığın konusu yapılmamıştır” dedi.”Uzatılan el tereddütten doğmamıştır” diyen Öztürk, sürecin amacının terör örgütünün varlık sebebini ortadan kaldırmak ve silahın gölgesini siyasetin ve toplumun üzerinden çekip almak olduğunu ifade etti. Öztürk, “Kırk yıllık kanlı hesabı milletimizin lehine kapatacak kadar güçlü bir devlet iradesinin işaretidir. Bütün gayret terör örgütünün varlık sebebini ortadan kaldırmaya, silahın gölgesini siyasetin ve toplumun üzerinden çekip almaya yönelmiştir” diye konuştu.
İstanbul’da Helikopter Destekli ‘Huzur İstanbul’ Denetimi
1
Siirt Vakfı’ndan Tarihi Başarı! Tevfik Cengiz: “Bu Gurur Tüm Siirtlilerindir”
179 kez okundu
2
Bağcılar’da duş teknelerinin arasına gizlenmiş 92,5 kilogram uyuşturucu ele geçirildi
99 kez okundu
3
Kurban Bayramı öncesi İstanbul’da sevk noktalarında yoğun mesai
96 kez okundu
4
İstanbul Valiliği: 1 Mayıs gösterilerinde 575 kişi gözaltına alındı
89 kez okundu
5
Sosyalfest 2026 İstanbul’da başladı
87 kez okundu