DOLAR

47,9534$%0,07

EURO

56,1793%0,32

STERLİN

65,5906£%0,52

GRAM ALTIN

6.911,87%-0,82

ÇEYREK ALTIN

11.239,00%-0,93

TAM ALTIN

44.778,00%-0,93

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

İkindi Vakti a 16:43
Ankara AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
" image="https://tcghaber.com/wp-content/uploads/2026/08/a-classmb-12-text-dark-font-30px-font-boldest-hreffinansfinansa-419-124x76.jpg">
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • CHP’li Sarıbal’dan, madencilerin eylemine destek: “Bakanlığı göreve çağırıyoruz”

CHP’li Sarıbal’dan, madencilerin eylemine destek: “Bakanlığı göreve çağırıyoruz”

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin Ankara'da sürdürdükleri eyleme destek verdi. Sarıbal, "Eskişehir'den, Elazığ'dan, Ankara'dan gelen emekçi dostlarımızın yanındayız. Onların haklarının alınması için, hakem görevi gören bakanlığın kamu görevini yerine getirmesini istiyoruz" dedi.

Yazıyı Paylaş

Haber: Kadir DEVİR – Kamera: Eylem Ladin DEĞER (ANKARA) – CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin Ankara’da sürdürdükleri eyleme destek verdi. Sarıbal, ” Eskişehir’den, Elazığ’dan, Ankara’dan gelen emekçi dostlarımızın yanındayız. Onların haklarının alınması için, hakem görevi gören bakanlığın kamu görevini yerine getirmesini istiyoruz” dedi.Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş maden işçilerinin, alacaklarının ödenmesi talebiyle Ankara’da başlattıkları eylem devam ediyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada, dört gün önce açık olan bakanlık kapısının bugün bütünüyle kapatıldığını söyledi. Görüşme taleplerini iletemedikleri için polise tutanak tutturulduğunu belirten Aksu, “Günde yaklaşık 15 kez bu kapıya giderek dört işçi temsilcisi ve iki sendika yöneticisinin Bakan ya da Bakan Yardımcısı ile görüşmesi için girişimde bulunuyoruz. Ancak bugüne kadar bu girişimlerimiz yanıt bulmadı” diye konuştu. Aksu, nisan ayında İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıkları düzeyinde yapılan toplantıda, işçilerin 6-15 ay arasında yasa dışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldığının masaya taşındığını, yaşanan durumun, işçilerin sigorta primleri ve emeklilik hakları açısından olumsuz sonuçları olduğunu kaydetti.Söz konusu ücretlerin işçilere ödenmesini ve primlerin yatırılmasını talep ettiklerini ifade eden Aksu, 6 işçinin sendikal tazminatlarının ödenmediğini aktardı. Onlarca işçinin parasının ödenmediğini vurgulayan Aksu, “Şu saate kadar işçilere herhangi bir ödeme yapılmış değil” dedi.Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporda da işçilerin haklı olduğunun ortaya çıktığını söyleyen Aksu, “İşçilerin süresiz ücretsiz izne çıkarılmalarının kanun dışı bir şekilde gerçekleştiğini, dolayısıyla ihbar tazminatına da hak kazandıklarını; süresiz ücretsiz izin sürelerine ilişkin ücretlerin ve sigorta primlerinin yatırılması gerektiği tespit edildi. Bakanlığın üzerinde bir etkimiz yok. Çalışma Bakanlığı’nın müfettişlerini biz tayin etmedik. Ama rapor bizim lehimize çıktı. Şimdi buradaki işçi arkadaşlarımızın yüzde 90’ı da bu hakların tamamen ödenmesi için direniş yürütüyor” şeklinde konuştu.Başaran Aksu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen, “Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” etkinliğine katılmak istediklerini fakat madencilerin gözaltına alındığını belirterek, “Sırf o etkinliğe katılmasınlar diye madenciler iki gün boyunca hücrede tutuldular. Ardından, o günün akşamında Cumhurbaşkanlığı etkinliğine gidecek olan geride kalan 19 arkadaşımıza da benzer bir muamele yapıldı” diye konuştu. “YENİ BİR HAK İSTEMİYORUZ” Eylemlerinin devam edeceğini vurgulayan Aksu, şunları söyledi: “Zaten kalacak yerimiz yok. Enerji Bakanlığı’nın önünde kalmaya devam edeceğiz. Bu alanı terk etmeyeceğiz. Bu alanda kalacağız. Dolayısıyla bunun sonucu yeni bir gözaltı olabilir. Olsun. Muhatap Bakan Yardımcısı ile görüşmeye çalışıyoruz. Kapı duvar. Sorunun birincil sorumlusu olan kişi sorunu toparlamıyor. Holding ile bir işimiz yok. Çünkü holding yalan söylüyor. Kamu adına yönetme erkinin temsilcileri bu kulede oturuyorlar, herhangi bir adım atmıyorlar. Yeni bir hak istemiyoruz. Yeni bir hak talebinde bulunmuyoruz. İşçilerin çalışarak, alın teri dökerek elde ettikleri haklarını istiyoruz. Bundan da bir milim, bir kuruş geriye adım atmayacağız.” SARIBAL: “ENERJİ POLİTİKALARININ ÖZÜNDE SÖMÜRÜ VAR” CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal eylemdeki işçilerle bir araya geldi. Sarıbal, destek ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, şöyle konuştu: “Uzunca bir süredir bu ülkenin enerji politikalarının bir sonucunu yaşıyoruz. Bu ülkenin bütün doğal kaynaklarını sermayeye, şirketlere peşkeş çeken bir sürecin sonunda, elbette sadece kar için maden işletenlerin bu kazanımlarını artırabilecekleri tek yol emekçinin hakkını ödememek, emekçiyi sömürmektir. Eğer bir yerde emekçi emeğinin karşılığını alamıyorsa orada sorun vardır. Bir yerde emekçi çalıştığı halde işten atılıyor ve tazminatı ödenmiyorsa orada büyük bir sorun vardır. Eğer bir işçi işverenin istediği zamanlarda ancak izne gitmek zorundaysa ve ücretsiz izne çıkarılmak gibi bir dayatma ile karşı karşıyaysa, orada sorun vardır. Bütün bunlara baktığımızda karşımıza tek şey çıkmaktadır, enerji politikalarının özünde sömürü vardır. Sadece dağımızı, toprağımızı, maden ocaklarımızı değil; onları alın terleriyle yerin altında, yerin üstünde çalışarak sürdüren emekçilerimizin alın teri de sömürülmektedir.”ANLAŞMAYI KİM BOZMUŞSA SORUN ORADADIR” Bir uzlaşı gerçekleşti. Nisan’da başlayan bir süreç bugüne kadar geldi. Ortada bir anlaşma var. O anlaşmayı kim bozmuşsa sorun oradadır. Hakem konumunda olan Enerji Bakanlığı da o gün o masaya oturup, o masadan bugün kalkıp o anlaşmayı beğenmeyenlerden hesap sormak zorundadır. Ama işçinin hakkının ödenmesi için elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Eğer bir ülkede bakanlık, bakanlar ve kamu görevlileri o ülkenin emeğinin yanında olan, emeğiyle üretim yapanların yanında değilse, onlarla görüşmüyorsa orada daha büyük bir sorun vardır. O yüzden Eskişehir’den, Elazığ’dan, Ankara’dan gelen emekçi dostlarımızın yanındayız. Onların haklarının alınması için, hakem görevi gören bakanlığın, ki bütünüyle bu ülkenin kaynakları devlete aittir, kamu görevini yerine getirmesini istiyoruz. Devlete ait olan kaynaklar, bugün şirketlere verilmiştir ama yarın yine alınmalıdır. O yüzden bakanlık derhal kamu görevini yapmalıdır, emekçileri 12 gündür burada, güneşin altında, susuz bir şekilde bırakmamalıdır.”MADENCİ FURUNCU: “YAZILI BİR SÖZLEŞME YA DA KONTRAT İSTEMEMİZ GEREKİYORMUŞ” Doruk Maden işçisi Ersin Furuncu da “Üç bakanın garantörlüğünde sözler verildi. Bugün gelen misafirlerimizden, vekillerimizden bazıları diyor ki ‘Yazılı bir anlaşma aldınız mı, yazılı bir protokol yaptınız mı?’ Vallahi yapmadık. 3 tane bakana güvendik, devlete güvendik, hükümete güvendik. Dedik ki üç bakan bir masada oturduysa, bir söz verdiyse yani Türkiye Cumhuriyeti’nden hiçbir vatandaş da bundan yazılı bir beyanat istemez, bir sözleşme veya kontrat istemez. Herkesin istemeyeceği gibi biz de istemedik. Yanlış yapmışız herhalde. Bizim yazılı bir sözleşme ya da kontrat istememiz gerekiyormuş. Bugün en azından sizlerin huzurunda onu söylerdik. Ama üç tane bakan yardımcısı sözünü verdi. ‘Bu işin arkasındayız, gereğini yaparız’ dediler. Günlerdir bağırıyoruz gereğinin yapılması için” ifadelerini kullandı.”BİZİM SIKINTIMIZ ÇÖZÜLMEDİ” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1 Mayıs arifesinde, “Madenci arkadaşlarımızın sıkıntısı çözüldü” dediğini aktaran madenci Furuncu, şunları kaydetti: “Herhalde Cumhurbaşkanımızın haberi yok. Bunu da söyledik. Millet Bahçesi’ne gitmek istedik. Sayın Cumhurbaşkanım, siz bir kelime kullandınız, ‘Madencinin sıkıntısı çözüldü’ dediniz. Ama size yalan söylüyorlar herhalde ya da yanlış bilgilendiriyorlar. Yani bizim sıkıntımız çözülmedi. Biz gene gelmek zorunda kaldık buraya. Bunu söylemek istedik. Sağ olsunlar buna da müsaade etmediler. Vali Bey yasaklamalarla, İçişleri Bakanlığı etrafımızı izole etmekle, kapatmakla, bizi buraya gizlemekle, kapıları kilitlemekle meşguller. Ama nereye kadar? İşçi sınıfı bilinçleniyor, bilinçli. Bugün bizim yanımızda olmayabilir belki ama fabrikalardan, iş yerlerinden, tarlalardan insanlar diyor ki madenci haklı. İnsanlar diyor ki sıra bize geliyor. İnsanlar diyor ki artık bu bir kurtuluş olmalı, bu bir başlangıç olmalı. Artık bu bir yeniden bir direniş olmalı. Belki bir şeylerin ateşi yakılmalı. Çünkü bizler kendimizi göstermediğimiz müddetçe, bizler derdimizi anlatmadığımız müddetçe, bizler direnmediğimiz müddetçe gerçekten kurtuluş yok. Madencinin daha önce de söyledim iki hayatı var. ya madende bir facia da şehit olacak, ailesi hakkını arayacak, ölmüş insanın, ölmüş anne babasının, ölmüş çocuğunun hakkını arayacak, Soma’da olduğu gibi yıllarca sürecek bu davalar ya da hayatta kalacak, buna hayatta kalmak denirse.”KAPILAR KİLİT” Nereye gidecek bu madenciler? Geldik buraya, anlatıyoruz derdimizi. Kapılar kilit. Bakanlar, bakan yardımcıları duymuyor. Sorsak yurt dışındalar. Nasıl yapalım? Siz garantör oldunuz. Dediniz ki bu iş çözülmezse biz de yanınızdayız. Masada olan arkadaşımızın birinin sırtına yazıyor, masada olan sahaya gelsin. ya masada oturması bize de kolay şimdi. Yani çağırsınlar biz de gidelim masaya. Ama saha zor. Ama biz bu zorluğun da üstesinden geleceğiz. Muhakkak o masa kurulacak. Ama bizim için değil, artık işçi sınıfı için kurulacak bu masa. İşçiler de bunun farkında. Herkes uyanmış durumda. Yine de bütün işçi sınıfını haklı mücadelemize davet ediyoruz. Bu sadece madencinin kazanımı olmayacak. İnanın buna emin olun, tüm işçi sınıfının kazanımı olacak. Yıllarca direnen şey yıllarca, aylarca direnen bu insanlar haklarını almış olacak. İnsanlara bir ışık olacağımızı düşünüyorum.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

FİNANS

HIZLI YORUM YAP

<a href=FİNANS" /> GÜNDEM FİNANS
<a href=FİNANS" /> GÜNDEM FİNANS

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.