48,6180$%0,20
56,1218€%-0,35
65,5800£%-0,20
6.702,57%-1,21
10.951,00%-0,52
43.649,00%-0,52
%
฿%
Ξ%
$%
16:21
(ANKARA) – Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, son 9 yılda en az 546 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini belirterek, “Çocukların tehlikeli işlerde çalıştırıldığı, denetimsizliğin olağanlaştırıldığı, çocuk emeğinin ucuz iş gücü olarak görüldüğü bir düzende yaşanan ölümleri kader olarak kabul edemeyiz. Bir ülkenin çocukları çalışırken ölüyorsa bu düzen değişmelidir” dedi.DİSK, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlaması dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde açıklama yaptı. MEB önünde toplanan sendika üyeleri, “Patronlara değil, eğitime bütçe”, “Çocuklar yaşasın, MESEM’ler kapatılsın”, “MESEM’lerde ölüm var, sömürü var” ve “Çocuklar ölmesin, MESEM’ler kapatılsın” sloganları atarak, MEB’e bağlı bazı uygulamalara tepki gösterildi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Araştırma Dairesi (DİSK-AR) tarafından hazırlanan Çocuk İşçiliği Raporu’ndaki bulguları açıklayarak, milyonlarca çocuk okula başlarken yüz binlerce çocuğun fabrikaların, atölyelerin, sanayi sitelerinin ve tarlaların yolunu tuttuğunu belirtti. Raporun, çocuk yoksulluğu, eğitimden kopuş, güvencesiz çalışma, MESEM uygulamaları ve çocuk iş cinayetlerinin birbiriyle bağlantısını ortaya koyduğunu söyleyen Çerkezoğlu, çocuk işçiliğine ilişkin veri eksikliğine dikkati çekti.TÜİK’in Çocuk İş Gücü Araştırması’nın 2006’dan sonra 6-7 yıl arayla sadece iki kez yapıldığını, UNICEF ile yürütülen Türkiye Çocuk Araştırması’nın ise 2022’de yapılıp tekrarının planlanmadığını kaydeden Çerkezoğlu, “Verileri düzenli izlenemeyen herhangi bir konu üzerinde politika üretilemeyeceği açıktır. Nitekim raporumuzda da görüleceği gibi çocuk işçiliği ülkemizin kanayan bir yarası olmaya devam etmektedir. Çocuk işçiliği 13 yılda sadece 1,1 puan gerileyebilmiştir” ifadelerini kullandı.”HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİ YOKSUL” Çocuk işçiliğinin yoksulluk, düşük ücret, işsizlik, güvencesizlik, kayıt dışılık ve yetersiz sosyal politikaların bir sonucu olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, raporda öne çıkan üç temel gerçekten birinin çocuk yoksulluğu olduğunu kaydetti. Türkiye’de her üç çocuktan birinin yoksul olduğunu dile getiren Çerkezoğlu, şunları kaydetti: “2025 yılı itibarıyla 6 milyon 708 bin çocuğumuz yoksulluk içinde yaşamaktadır. Çocuğun eğitimden kopup çalışma yaşamına itilmesinin arkasında çocuk yoksulluğu vardır. Bir ülkede açlık sınırının altındaki asgari ücret bir ortalama ücret haline gelmişse, yani anne babalar, yetişkinler asgari ücrete, açlık sınırının altındaki asgari ücrete mahkum edilmişse, bir ülkede emekçilerin milli gelirden aldığı pay her gün daha fazla azalıyorsa, gelirde adaletsizlik büyüyorsa, bir ülkede güvencesiz, kayıt dışı çalışma yaygınlaşıyorsa, bir ülkede işçiler, emekçiler sendikal haklarını kullanamıyorsa, bu düzenin bedelini yalnızca yetişkinler ödemez. Bu düzenin ağır faturası çocukların önüne de gelir.”Türkiye’de her 100 çocuktan 15’inin çalışmak zorunda bırakıldığını, çalışan çocukların yarısından fazlasının hane ekonomisine katkı sağlamak için işe girdiğini ve çalışan çocukların yüzde 70’inin ev işlerinde de çalıştığını ifade eden Çerkezoğlu, son eğitim yılında 14-17 yaş arasındaki çocuklarda okullaşmanın 8,1 puan gerilediğini, buna karşın çocuk istihdamının aynı sürede yaklaşık yüzde 70 arttığını dile getirdi. “MESEM’LERE KAYITLI ÖĞRENCİ SAYISI 10 YILDA 5,3 KAT ARTTI” İkinci temel gerçeğin MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) uygulamaları olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, mesleki eğitime karşı olmadıklarını ancak çocukların ucuz iş gücüne dönüştürülmesine karşı çıktıklarını kaydetti. MESEM’e ilişkin verileri aktaran Çerkezoğlu, şöyle konuştu: “Mesleki eğitim merkezlerine kayıtlı öğrenci sayısı son 10 yılda 5,3 kat arttı. Yarım milyonu aştı. Bu tablo kabul edilemez. MESEM pratiğinde kamu kaynakları nitelikli bir eğitim ortamını sağlamak için değil, işletmelerin düşük maliyetli ve örgütsüz iş gücü ihtiyacını karşılamak için kullanılmaktadır. Sendikalaşma hakkı yok çalışan çocukların. Üretirken işçi ama hakları söz konusu olduğunda öğrenci sayılıyor. İş Kanunu’nun temel korumalarından yararlanamıyorlar. Çalıştıkları süreler emeklilik prim günlerine tam olarak yansımıyor. Üstelik düşük maliyetli genç emeğinin kitlesel biçimde yaygınlaştırılması yalnızca çocukları ve gençleri ilgilendirmiyor. Bu model çalışma yaşamının tamamını etkiliyor. O nedenle biz, bir işçi örgütü olarak DİSK olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na soruyoruz: Devletin görevi patronlara ucuz çocuk emeği sağlamak mıdır? Devletin görevi çocukları çalışmak zorunda kalmaktan kurtarmaktır.””SON 9 YILDA EN AZ 546 ÇOCUK ÇALIŞIRKEN YAŞAMINI YİTİRDİ” Arzu Çerkezoğlu, raporun ortaya koyduğu üçüncü temel gerçeğin iş cinayetleri olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine kayıtlı 15 yaş üzeri çocukları kapsayan rakamlara göre son 9 yılda 93 bin 517 çocuğun iş kazası geçirdiğini açıkladı. Çerkezoğlu, “Son 9 yılda en az 546 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. 546 çocuk, bir okul dolusu çocuk. Çocukların tehlikeli işlerde çalıştırıldığı, denetimsizliğin olağanlaştırıldığı, çocuk emeğinin ucuz iş gücü olarak görüldüğü bir düzende yaşanan ölümleri kader olarak kabul edemeyiz. Bir ülkenin çocukları çalışırken ölüyorsa bu düzen değişmelidir” dedi.DİSK’İN ÇÖZÜM VE MÜCADELE TALEPLERİ Çocuk işçiliğiyle mücadeleye yönelik DİSK’in taleplerini dile getiren Çerkezoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çocuk işçiliğiyle mücadele etmek istiyorsak meseleyi yalnızca çocukları iş yerlerinden çekmek olarak göremeyiz. Çocuğu iş yerine gönderen ekonomik ve sosyal koşulları, yoksulluğu ortadan kaldırmalıyız. Çocuk yoksulluğuyla mücadele etmeliyiz. Ailelerin gelir güvencesi sağlanmalı. Yetişkinlerin ücretleri insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak düzeye yükseltilmeli ki çocuklar çalışmak zorunda kalmasın. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı. Ekonomik nedenlerle okul terklerinin önüne geçilmeli. Her çocuk için ücretsiz, nitelikli ve kamusal eğitim güvence altına alınmalı. Mesleki eğitim çocukların ucuz iş gücüne dönüştürülmesinin aracı olmaktan çıkartılmalı. MESEM başta olmak üzere işletme temelli mesleki eğitim modelleri çocukların eğitim, sağlık ve güvenlik hakları temelinde yeniden düzenlenmelidir. Eğitimin ağırlığı işletmelerden okullara ve kamusal atölyelere kaydırılmalıdır. Kamusal mesleki eğitim güçlendirilmelidir. Çırakların ve stajyerlerin sendikalaşma hakkı güvence altına alınmalıdır. MESEM çıraklık ve stajyerlikte fiilen çalışılan süreler emeklilik hakları bakımından tam olarak sayılmalıdır. Çocukların bulunduğu iş yerleri çok daha etkin ve düzenli biçimde denetlenmelidir. Çocukların tehlikeli ve yasak işlerde çalıştırılması kesin olarak önlenmeli. Mevzuata aykırı biçimde çocuk çalıştıran işverenlere caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Çocuk işçiliğine ilişkin kamu verileri düzenli ve şeffaf bir biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.”
Eskişehir’de 84 yaşındaki kişi ölü bulundu
1
Siirt Vakfı Anadolu Yakası Şubesi’nden CHP Genel Merkezi’ne Anlamlı Ziyaret
20583 kez okundu
2
Çocuklar, COP31 farkındalık etkinliğinde hasat ettikleri ürünleri pazarda satışa sundu
210 kez okundu
3
Kayseri’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı
151 kez okundu
4
Doktor, acil servis duvarından atlayarak yaralı motosiklet sürücüsüne müdahale etti
132 kez okundu
5
Erzurum’da hortum araç kamerasıyla görüntülendi
107 kez okundu