DOLAR

47,0065$% 0.02

EURO

53,6876% 0

STERLİN

63,0146£% 0.02

GRAM ALTIN

6.067,76%-2,53

ÇEYREK ALTIN

9.983,00%-2,27

TAM ALTIN

39.707,00%-2,27

BİST100

14.092,02%-1,60

BİTCOİN

2939643฿%-2.45523

ETHEREUM

83521Ξ%-2.42769

TETHER

46.96$%0.02004

Akşam Vakti a 20:25
Ankara AÇIK 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Doç. Dr. Bozkurt, TÜBİTAK desteğiyle yapay zeka ve uydu verileriyle sanayileşme ve kentleşmenin doğal alanlara etkisini araştıracak

Biruni Üniversitesi'nden Doç. Dr. Selvinaz Gülçin Bozkurt, TÜBİTAK desteğiyle İstanbul, Kocaeli ve Bursa'da 1990'lardan günümüze kentleşme ve sanayileşmenin doğal alanlar üzerindeki etkilerini yapay zeka ve uydu görüntüleriyle inceleyecek. Araştırmada, doğal alanların ne kadar azaldığı değil, aynı zamanda hangi bölgelerde parçalandığı ve ekolojik bütünlüğün nerelerde zayıfladığı da ortaya konulacak.

Yazıyı Paylaş

BİRUNİ Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Selvinaz Gülçin Bozkurt, TÜBİTAK desteğiyle İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da yaklaşık 1990’lardan günümüze uzanan kentleşme ve sanayileşme sürecinin doğal alanlar üzerindeki etkilerini yapay zeka ve uydu görüntüleriyle inceleyecek. Araştırmada, doğal alanların yalnızca ne kadar azaldığı değil, hangi bölgelerde parçalandığı ve ekolojik bütünlüğün nerelerde zayıfladığı da ortaya konulacak.Biruni Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selvinaz Gülçin Bozkurt, 2025 yılı 1’inci dönem TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Doç. Dr. Bozkurt, burs desteği kapsamında Michigan State University bünyesinde yürüteceği 12 aylık araştırmada, İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da sanayileşme ve kentleşmenin doğal çevre üzerindeki uzun dönemli etkilerini inceleyecek. Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS), uzaktan algılama ve derin öğrenme tabanlı yapay zeka yöntemlerinin kullanılacağı araştırmada; ormanlar, tarım alanları, sulak alanlar ve diğer doğal ya da yarı doğal alanlardaki değişim uydu görüntüleri üzerinden analiz edilecek.’DOĞAL ALANLAR YALNIZCA AZALMIYOR, BİRBİRİNDEN KOPUYOR’Projenin uzun yıllardır sürdürdüğü peyzaj ekolojisi çalışmalarının devamı niteliğinde olduğunu belirten Doç. Dr. Selvinaz Gülçin Bozkurt, doğal alan kaybının yalnızca yüzölçümündeki azalma üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.Kentleşme ve habitat parçalanmasına ilişkin çalışmalarında önemli bir sorunla karşılaştığını aktaran Doç. Dr. Bozkurt, “Doğal alanlar yalnızca azalmakla kalmıyor, aynı zamanda küçük parçalara ayrılıyor, birbirlerinden kopuyor ve ekolojik bütünlüklerini kaybediyor. İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da nüfus artışı, sanayi yatırımları, ulaşım altyapısı ve kentsel yayılma sonucunda ormanlar, tarım alanları, sulak alanlar ve diğer doğal sistemler üzerinde giderek artan bir baskı oluşuyor” dedi.Bozkurt, araştırmada ‘Ne kadar doğal alan kaybettik?’ sorusunun ötesine geçeceklerini belirterek, “Doğal alanların yapısı nasıl değişti, hangi alanlar parçalandı ve ekolojik bütünlük hangi bölgelerde zayıfladı? Bu sorulara da yanıt arayacağız” ifadelerini kullandı.’HARİTADA YEŞİL GÖRÜNEN ALAN EKOLOJİK İŞLEVİNİ KAYBETMİŞ OLABİLİR’Sanayileşme ve hızlı kentleşmenin gözle hemen fark edilemeyen mekansal bozulmalara neden olabileceğine dikkati çeken Bozkurt, bir doğal alanın tamamen ortadan kalkmadan da ekolojik niteliğini kaybedebileceğini söyledi.Bozkurt, “Bir doğal alan tamamen ortadan kalkmamış olabilir. Ancak içerisinden geçen yeni bir yol, çevresinde gelişen sanayi alanları ya da yerleşim baskısı nedeniyle daha küçük parçalara ayrılabilir. Harita üzerinde hala’yeşil’ görünen bir alan, ekolojik açıdan geçmişteki işlevini sürdüremiyor olabilir” diye konuştu.Habitat parçalanmasının canlıların hareketini, türler arasındaki ilişkileri ve ekolojik koridorları etkileyebileceğini belirten Bozkurt, küçük değişimlerin yıllar içinde birikerek daha büyük çevresel sorunlara dönüşebileceği uyarısında bulundu.”Bugün sınırlı görünen bir yapılaşma, yeni ulaşım bağlantıları ve çevresindeki ikincil gelişmelerle çok daha geniş bir dönüşüm sürecini tetikleyebilir” diyen Bozkurt, ekolojik sistemlerde kritik eşiklerin aşılmasının ardından kaybedilen işlevlerin geri kazanılmasının daha zor ve maliyetli hale gelebileceğini ifade etti.İSTANBUL, KOCAELİ VE BURSA KARŞILAŞTIRMALI İNCELENECEKAraştırmada İstanbul, Kocaeli ve Bursa’nın seçilme nedenini de açıklayan Bozkurt, üç kentin Türkiye’nin kentleşme ve sanayileşme dinamiklerini güçlü şekilde temsil ettiğini söyledi.İstanbul’un yoğun kentsel yayılma baskısı altındaki bir metropol, Kocaeli’nin önemli bir sanayi merkezi, Bursa’nın ise güçlü sanayi yapısının yanı sıra tarım alanları ve orman ekosistemleri açısından önemli bir kent olduğunu belirten Bozkurt, “Bu üç kent farklı ancak birbiriyle ilişkili dönüşüm modellerini karşılaştırma imkanı sunuyor” dedi.Bozkurt, İstanbul-Kocaeli- Bursa hattının yalnızca üç ayrı idari bölge olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayarak, “Ulaşım ağları, sanayi yatırımları, nüfus hareketleri ve ekonomik ilişkiler üzerinden birbirine bağlı geniş bir sistemden söz ediyoruz. Bir kentteki dönüşümü diğerlerinden tamamen bağımsız değerlendirmek yeterli olmayabilir” diye konuştu.YAPAY ZEKA UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ ANALİZ EDECEKProjede yaklaşık 1990’lardan günümüze uzanan uydu görüntülerinin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Bozkurt, derin öğrenme tabanlı yapay zeka modellerinden yararlanacaklarını söyledi.Görüntü segmentasyonu alanında kullanılan DeepLabV3+ ve U-Net gibi derin öğrenme modellerinin değerlendirileceğini belirten Bozkurt, “Kentsel alanlar, sanayi ve yapılaşmış yüzeyler, tarım alanları, orman ve yarı doğal alanlar, sulak alanlar ve su yüzeyleri gibi farklı sınıfları yüksek doğrulukla ayırt etmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.Yapay zekanın büyük veri setlerindeki değişimleri sistematik şekilde analiz edebileceğini ifade eden Bozkurt, şöyle devam etti: “Yapay zekayı insan uzmanlığının yerine geçen bir sistem olarak görmüyorum. Alan bilgisi ve uzman değerlendirmesiyle birlikte kullanıldığında çok güçlü bir bilimsel araç olduğunu düşünüyorum. Peyzaj ekolojisi bilgisi bize hangi değişimin neden önemli olduğunu, yapay zeka ise büyük veri içerisinde bu değişimin nerede ve nasıl gerçekleştiğini daha sistematik biçimde analiz etme olanağı sağlayabilir.”‘KAÇ HEKTAR KAYBEDİLDİĞİ KADAR NEREDE KAYBEDİLDİĞİ DE ÖNEMLİ’Araştırmayla orman, tarım ve doğal alanlardaki değişimin hem miktarsal hem de mekansal olarak ortaya konulmasının hedeflendiğini belirten Bozkurt, toplam kayıp miktarının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını söyledi.’Kaç hektar alan kaybedildi?’ sorusunun yanı sıra kaybın hangi bölgelerde gerçekleştiğinin de inceleneceğini kaydeden Bozkurt, “Kayıp kent çeperlerine mi yayıldı, sanayi alanlarıyla mı ilişkili, mevcut doğal alanları küçük parçalara mı böldü? Bunların her biri farklı ekolojik sonuçlar doğurabilir. Nerede kaybedildi, hangi dönemde hızlandı, hangi arazi kullanım türüne dönüştü ve habitat bütünlüğünü nasıl etkiledi sorularını araştıracağız” dedi.’DOĞAL ALAN KAYBI SICAKLIK VE TAŞKIN RİSKİNİ DE ETKİLEYEBİLİR’Doğal alanların kentlerin yaşam destek sistemlerinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Bozkurt, ormanların, tarım alanlarının ve sulak alanların yalnızca ‘yeşil alan’ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.Bu alanların iklimin düzenlenmesi, karbonun depolanması, yağmur suyunun toprağa sızması ve canlılara habitat sağlanması gibi çok sayıda ekosistem hizmeti sunduğunu ifade eden Bozkurt, “Doğal ve geçirgen yüzeylerin beton, asfalt ve yoğun yapılaşmaya dönüşmesi yüzey sıcaklıklarının artmasına, kentsel ısı adası etkisinin güçlenmesine, yağış sularının daha hızlı yüzey akışına geçmesine ve taşkın riskinin artmasına katkıda bulunabilir” diye konuştu.Doğal alan kaybının halk sağlığı ve yaşam kalitesi açısından da ele alınması gerektiğini belirten Bozkurt, kentlerin iklim değişikliğine uyum kapasitesinin doğal sistemlerin korunmasıyla yakından ilişkili olduğunu ifade etti.’KENTLEŞME BASKISININ YOĞUN OLDUĞU BÖLGELER HARİTALANABİLECEK’Projenin uygulamaya dönük en önemli çıktılarından birinin risk ve önceliklendirme haritaları olabileceğini belirten Bozkurt, uzun dönemli arazi kullanım değişimleri ile habitat parçalanması verilerinin birlikte değerlendirileceğini söyledi.Bozkurt, “Hangi bölgelerin daha hızlı dönüştüğünü, hangi doğal alanların daha kırılgan hale geldiğini ve hangi ekolojik bağlantıların korunmasının öncelikli olduğunu ortaya koyabilecek bir değerlendirme yaklaşımı geliştirmek istiyorum” dedi.Üretilecek haritaların yalnızca geçmişte yaşanan kayıpları göstermeyeceğini belirten Bozkurt, “Çalışma, ‘Nerede kayıp yaşandı?’ sorusunun yanında ‘Gelecekte nerelere özellikle dikkat etmeliyiz?’ sorusuna da katkı sağlayabilir” ifadelerini kullandı.’SONUÇLAR PLANLAMA SÜREÇLERİNE VERİ SAĞLAYABİLİR’Araştırmadan elde edilecek bulguların belediyeler, şehir plancıları ve karar vericiler açısından bilimsel veri altyapısı sunabileceğine dikkati çeken Bozkurt, sonuçların çevre düzeni planları, nazım imar planları, yeşil altyapı stratejileri ve ekolojik koridorların belirlenmesinde kullanılabileceğini söyledi.Bozkurt, “Hangi bölgelerde yapılaşma baskısı hızlanıyor, hangi doğal alanlar parçalanma riski altında, hangi ekolojik bağlantıların korunması öncelikli ve hangi bölgelerde restorasyon çalışmaları daha gerekli? Projenin bu sorulara mekansal ve bilimsel kanıtlarla katkı sunmasını hedefliyorum” dedi.Geliştirilecek yöntemin gelecekte Türkiye’nin farklı kentlerine de uyarlanabileceğini belirten Bozkurt, araştırmanın yalnızca İstanbul, Kocaeli ve Bursa ile sınırlı kalmayan bir model ortaya koymasını amaçladığını söyledi.’KENTLERİN NEREDE BÜYÜYECEĞİ KADAR NEYİ KORUYACAĞIMIZI DA BİLMELİYİZ’Michigan State University’de yürütülecek 12 aylık araştırmanın bilimsel ve teknolojik açıdan önemli bir deneyim sağlayacağını kaydeden Bozkurt, elde edilecek bilgi birikimini Türkiye’ye aktarmayı hedeflediğini belirtti.Coğrafi Bilgi Sistemleri, uzun dönemli uydu verileri, peyzaj ekolojisi göstergeleri ve derin öğrenme yöntemlerini bir araya getiren bütünleşik bir analiz yaklaşımı geliştirmek istediğini ifade eden Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Çalışmanın Türkiye’ye kazandıracağı en önemli çıktılardan birinin, kentleşme ve sanayileşmenin doğal alanlar üzerindeki etkilerini uzun dönemli, karşılaştırmalı ve yapay zeka destekli yöntemlerle değerlendirebilen bir model olacağına inanıyorum. Kentlerin geleceğini planlarken yalnızca nerede ve ne kadar büyüyeceğimizi değil, bu büyüme sürecinde hangi doğal değerleri korumamız gerektiğini de bilimsel verilerle ortaya koymamız gerekiyor.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

"Aroya" kruvaziyeri Marmaris’e 3 bin 210 turist getirdi

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.