46,2611$% 0.13
53,6495€% -0.02
62,1398£% -0.04
6.284,60%0,43
10.364,00%-0,14
41.317,00%-0,14
14.109,62%2,66
2938155฿%1.51077
77491Ξ%1.46934
46.2$%0.24167
02:00
Türkiye’de eğitim meselesi, kamuoyunun en fazla tartıştığı alanlardan biri. Zaman zaman sosyal medyada, televizyon tartışmalarında veya gündelik siyasi polemiklerde eğitim sistemi üzerinden sert eleştiriler yapılıyor. Elbette eğitim gibi toplumun tamamını ilgilendiren bir alanda eleştiri doğaldır, hatta gereklidir. Ancak eğitim politikalarını değerlendirirken kısa vadeli gözlemlerle, münferit örneklerle ya da sosyal medyada öne çıkan olumsuzluklarla hüküm vermek bizi çoğu zaman eksik ve yanıltıcı sonuçlara götürebilir.Çünkü eğitim; sağlık, ulaştırma veya altyapı gibi alanlardan farklı olarak sonuçları hemen görülebilen bir politika sahası değil. Bir hastane yatırımı, yol, köprü, havaalanı ya da şehir hastanesi yapıldığında bunun topluma yansıması kısa sürede görülür. Vatandaş hizmete erişir, fiziki kapasiteyi fark eder, somut değişimi günlük hayatında hisseder. Oysa eğitimde yapılan bir müfredat değişikliğinin, öğretmen niteliğine yönelik bir yatırımın, dijital öğrenme platformlarının, mesleki eğitimi güçlendiren politikaların veya erken yaşta beceri gelişimine yönelik adımların sonuçları ancak yıllar içinde ortaya çıkar.- Algıların ötesinde bir başarı hikayesiEğitim uzun soluklu bir inşa sürecidir. Bugün yapılan bir yatırımın sonucu, bazen on yıl sonra Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerinde, iş gücü piyasasında, üniversite başarısında, teknoloji üretiminde veya toplumsal hareketlilikte görünür hale gelir. Bu nedenle eğitimde “hemen sonuç” beklentisi çoğu zaman gerçekçi değildir. Asıl mesele, sistemin doğru yönde ilerleyip ilerlemediğini anlamaktır. İşte burada uluslararası karşılaştırmalar, özellikle de Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve PISA verileri önemli bir ayna işlevi görmektedir.Nitekim OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann’ın Türkiye’ye ilişkin son açıklaması, eğitim tartışmalarında çoğu zaman gözden kaçan bu uzun vadeli perspektifi hatırlatması bakımından son derece önemlidir. Cormann, Türkiye’nin PISA sonuçlarına atıfla, “son on yılda doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri” olduğunu belirtmiş ve bir sonraki PISA için gelen verilerin de Türkiye’deki olumlu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini ifade etmiştir. Daha da önemlisi eğitimin gelirleri, verimliliği ve yaşam standartlarını iyileştirmenin en etkili yollarından biri olduğunu ancak bu alandaki olumlu değişimin etkisini göstermesinin uzun zaman aldığını vurgulamıştır.Bu açıklama, Türkiye’de eğitim alanında yapılan tartışmalara daha serinkanlı ve veri temelli bakmamız gerektiğini gösteriyor. Çünkü kamuoyunda çoğu zaman sadece sorunlar konuşuluyor. Ancak uluslararası verilerde görülen iyileşme eğilimi yeterince tartışılmıyor. Oysa OECD’nin kendi değerlendirmesi de Türkiye’nin on yıldan uzun bir süre boyunca çoğu alanda PISA sonuçlarını iyileştiren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu ortaya koyuyor. OECD’ye göre Türkiye’nin PISA 2022 sonuçları matematik ve fen alanlarında PISA’da şimdiye kadar ölçülen en yüksek seviyeler arasında yer almaktadır. Özellikle matematik ve fen performansı 2006 ve 2015 sonuçlarına göre daha iyi görünmektedir.- PISA verilerinde Türkiye’nin yükselen grafiğiUluslararası ölçümler, eğitimdeki gelişmeleri ideolojik tartışmaların ve gündelik algıların ötesinde, daha objektif bir zeminde değerlendirme imkanı sunmaktadır. PISA gibi karşılaştırmalı araştırmalar, ülkelerin eğitim performansını belirli aralıklarla, ortak ölçütler ve standart yöntemler üzerinden ortaya koyar. Bu nedenle Türkiye’nin eğitimdeki seyrini değerlendirirken yalnızca kamuoyundaki tartışmalara değil, yıllar içinde oluşan bu ölçülebilir verilere de bakmak gerekir.PISA 2022’de Türkiye matematikte 453 puan, fen bilimlerinde 476 puan, okuma becerilerinde ise 456 puan elde etti. Aynı testte OECD ortalaması matematikte 472, fen bilimlerinde 485, okuma becerilerinde ise 476 puandı. Evet, Türkiye hala OECD ortalamasının altında. Ancak asıl dikkat çekici olan, farkın yıllar içinde ciddi biçimde azalmasıdır. Matematikte Türkiye ile OECD ülkeleri arasındaki fark 2015’te 70 puan iken 2022’de 19 puana düştü. Fen bilimlerinde 2015’te 68 puan olan fark, 2022’de 9 puana kadar geriledi. Okuma becerilerinde ise 2015’te 62 puan olan fark, 2022’de 20 puana indi.Bu tablo, yalnızca olumlu bir istatistiksel yükselişe işaret etmemektedir. Aynı zamanda Türkiye’nin eğitim performansında OECD ortalamasına doğru kademeli bir yakınsama eğilimini göstermektedir. Daha da önemlisi, PISA 2022’nin Kovid-19 salgını sonrasında birçok ülkede öğrenme kayıplarının ve performans düşüşlerinin gözlendiği bir dönemde yapılmış olmasıdır. Buna rağmen Türkiye matematikte mevcut seviyesini büyük ölçüde korumuş, fen bilimlerinde ise performans artışı sağlamıştır.Sıralamalara baktığımızda da benzer bir iyileşme görülüyor. Türkiye, PISA 2018’de matematikte 79 ülke içinde 42. sıradayken, PISA 2022’de 81 ülke içinde 39. sıraya yükseldi. Fen bilimlerinde 39. sıradan 34. sıraya, okuma becerilerinde ise 40. sıradan 36. sıraya çıktı. OECD ülkeleri içinde de matematikte 33. sıradan 32. sıraya, fen bilimlerinde 30. sıradan 29. sıraya, okuma becerilerinde ise 31. sıradan 30. sıraya yükseldi. Yani katılımcı ülke sayısı artarken Türkiye her üç alanda da sıralamasını iyileştirdi.Burada özellikle altı çizilmesi gereken husus şu: Türkiye yalnızca kendi içinde bir ilerleme kaydetmiyor, aynı zamanda küresel ölçekte rekabet ettiği ülkeler karşısında da konumunu güçlendiriyor. PISA gibi uluslararası ölçümler, ülkelerin eğitim sistemlerinin 15 yaşındaki öğrencileri gerçek hayat problemlerine, eleştirel düşünmeye ve karmaşık sorunları çözmeye ne ölçüde hazırladığını gösteriyor.Dolayısıyla bu verileri salt bir “sınav başarısı” olarak okumak eksik bir yaklaşımdır. Söz konusu sonuçlar insan sermayesinin, üretkenliğin ve küresel rekabet gücünün geleceğine dair stratejik göstergeler niteliğindedir.- Temel becerilerde yeni hedef: Daha kapsayıcı başarıŞüphesiz ki bu olumlu ivme, eğitim sisteminin tüm yapısal sorunlarından arındığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Mevcut uluslararası veriler, kat edilen mesafeyi teyit ederken bir yandan da stratejik müdahale gerektiren gelişim alanlarını net bir biçimde görünür kılmaktadır. OECD Skills Summit 2026’da Andreas Schleicher’in sunumunda dikkat çektiği üzere, Türkiye son yirmi yılda düşük performans gösteren öğrenci oranını azaltabilen ülkelerden biri olsa da hala 15 yaşındaki öğrencilerin yaklaşık yüzde 40’ı PISA temel yeterlilik eşiği olan Seviye 2’nin altında yer almaktadır. Aynı sunumda, Türkiye’nin tüm gençlerini temel beceri düzeyine çıkarabilmesi halinde bunun uzun vadede ekonomiye Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 261’i düzeyinde katkı sağlayabileceği ve yaklaşık 5,8 trilyon dolar ek ekonomik değer anlamına gelebileceği ifade edilmektedir.Bu nedenle Türkiye’nin eğitimdeki yeni hedefi yalnızca “OECD ortalamasını yakalamak” olmamalı; her çocuğu asgari yeterlilik düzeyine ulaştırmak ve üst düzey beceri grubundaki öğrenci oranını artırmak olmalıdır. OECD verilerine göre matematikte Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 61’i asgari düzey olan Seviye 2’ye ulaşırken (OECD ortalaması yüzde 69), üst performans olan Seviye 5 ve 6’daki öğrenci oranımız yüzde 5’te (OECD ortalaması yüzde 9) kalmıştır.Bugün yapılması gereken eğitimdeki hiçbir sorunu yok saymadan, uluslararası verilerle ispatlanan bu ilerlemeyi daha da güçlendirmektir. Şimdi asıl mesele, doğru yöndeki bu ivmeyi kalıcı, kapsayıcı ve Türkiye’yi yüksek beceri ekonomisine taşıyacak gerçek bir başarı hikayesine dönüştürmektir.[Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi alanında öğretim üyesidir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyası Ankara'ya devredildi
1
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1844 kez okundu
2
Bakan Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC'ye geldi
528 kez okundu
3
Siirt Vakfı İstanbul Anadolu Yakası Şube Başkanı Tevfik Cengiz’den Kurban Bayramı Mesajı
435 kez okundu
4
BAŞKAN TEVFİK CENGİZ’DEN 19 MAYIS MESAJI
388 kez okundu
5
Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı Yaşar Çavdar’dan Kurban Bayramı Mesajı
319 kez okundu