FİNANS" />
48,2203$%0,18
55,8755€%-0,49
65,3436£%-0,31
6.908,74%-3,01
11.265,00%-3,16
44.880,00%-3,15
%
฿%
Ξ%
$%
12:55
(KAYSERİ) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Bugün sistemin asıl problemi partili cumhurbaşkanlığı sistemidir. Bir Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda bir siyasi parti genel başkanı olduğu, devlet ve partinin birbirine karıştığı, devlet imkanlarının parti imkanlarına dönüştüğü bir yapıyı bugün makyajlayarak kurtaramazsınız” dedi.Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kayseri Kocasinan İlçe Kongresi’ne katıldı. Arıkan, burada yaptığı konuşmada, siyaset işinin matematik işi olduğunu ve millete hizmet işinin matematik işi olduğunu söyledi. Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün bunların sebebi ne, biliyor musunuz? Bütün bunların sebebi AK Parti’nin ekonomik üçgenidir. Bir köşeye bakıyorsunuz, enflasyon var. Diğer köşeye bakıyorsunuz, faiz, diğer köşeye bakıyorsunuz, vergi var. Bu üçgenin tam ortasında ne var? Milletimiz var ortada.Enflasyona bir bakıyorsunuz. Uzun uzun anlatmaya gerek yok. Zaten şuradan çıkıp çarşıya, pazara gittiğinizde enflasyonu en yakın şekilde hissediyorsunuz. Bugün Türkiye’de enflasyon en büyük kul hakkıdır. Niye böyle söyledim? Normalde biliyorsunuz, enflasyon önce belirlenir, maaş artışları da onlara göre yapılır. Sonrasında ne yaptılar? Maaş artışlarının yapılacağı ay enflasyonu baskıyla düşürdüler. Ama artış yapıldıktan sonra enflasyonu beş kat artırdılar. Baktılar olmuyor, enflasyon bir türlü düşmüyor. Bu sefer de tahmin edilen enflasyon diye bir şey ortaya çıkarttılar. Dediler ki, ‘2026 yılının yıl sonunda enflasyon rakamı şu olacak’.Burada amaç ne arkadaşlar? Amaç, Erbakan hocamızın deyimiyle söylüyorum, milletimizi narkozlamaktan başka bir şey değil. Enflasyon düşecek algısı oluştu. Dikkat edin, enflasyonu düşürmekten bahsetmiyorlar. ‘Enflasyon düşecek’ algısını oluşturmaktan bahsediyor. Bu iktidarın işi, gücü algı üretmek.””ENFLASYON EN BÜYÜK KUL HAKKI” 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 12 olacağının söylendiğini kaydeden Arıkan, geçen hafta yapılan açıklamayla enflasyonun yüzde 28 olacağını söylediklerini aktardı. Arıkan, “Yüzde 12 nerede, yüzde 28 nerede? Tekrar ediyorum. Enflasyon en büyük kul hakkıdır” ifadelerini kullandı. Bir grafik göstererek bütçedeki faiz ödemelerine dikkat çeken Arıkan, “Bu sene faize ne kadar ödüyoruz biliyor musunuz? 2,7 trilyon gibi devasa bir rakam ödeyeceğiz. Esas daha korkutucu olan ne biliyor musunuz? Önümüzdeki sene bu rakam 3 trilyonu da geçecek. 2028’de 3,5 trilyonu da geçecek olan faiz ödemeleri yapacağız” dedi. Ankara’da eylemde olan madencilere değinen Arıkan, “Günlerdir alamadıkları maaşlar için polislerden köşe bucak kaçmak zorunda kalıyorlar. Kimden? Devletin garantör olduğu kurumlardan maaşlarını alabilmek için bunu yapıyorlar. Peki bu alacakların toplamı ne kadar biliyor musunuz? Bu madencilerin alacaklarının toplamı sadece 36 milyon TL” diye konuştu. En fazla kurumlar vergisi ödeyen firmaların açıklandığını hatırlatan Arıkan, ilk 10 firmanın yedisinin bankalardan oluştuğunu belirtti. Arıkan, “Paradan para kazananlar Türkiye’de en fazla kurumlar vergisini ödeyen firmalar olmuştur. Böyle bir tabloyla Türkiye nasıl kalkınsın? Sanayici nasıl kalkınsın? Esnaf nasıl kalkınsın? Mazlumlara nasıl umut olabilirsin böyle” şeklinde konuştu. “AK PARTİ’NİN EKONOMİ ÜÇGENİ İŞTE BUDUR” Arıkan, vergi konusuna da değinerek, “Bir tane araba alıyorsunuz, bir tane aracı da devlete almak zorunda kalıyorsunuz. Hepimizin cebinde cep telefonları var. Cep telefonu faturalarında dört tane vergi var. Mutfak tüpü, hepimizin mecburi ihtiyacı. Bundan ÖTV alıyorlar bizden. ÖTV’den bile KDV alıyorlar. Tuvalet kağıdından bile yüzde 20 KDV alıyorlar. Çalışanlarımız var. Çalışanlarımızın maaşları daha cebine girmeden vergiler tahsil ediliyor” dedi. Arıkan, “AK Parti’nin ekonomi üçgeni işte budur. Enflasyon vatandaşın cebini eritiyor. Faiz üreticinin belini büküyor. Vergi de geriye ne kaldıysa alıp götürüyor maalesef” ifadelerini kullandı. AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıl dönümü etkinliklerinden bahseden Arıkan, 2002’de AK Parti’nin iktidara gelirken vaatlerinden birinin ekonominin düzeltilmesi olduğunu söyledi. Arıkan, “2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde, Türkiye enflasyonu dünyada en yüksek beşinci ülkeydi. Aradan tam 25 yıl geçti. Bugün kaçıncı sıradayız, arkadaşlar? Yine beşinci sıradayız. Aradan 25 yıl geçti. Hala enflasyonda zirveyi bırakmıyoruz. Bu iktidarın yıprandığının, çözüm üretemediğinin, yönetemediğinin en net göstergesidir. Biz diyoruz ki, ‘Saadet Partisi olarak biz hazırız’. Kadromuz var. Teşkilatımız var. Projelerimiz var, ilkelerimiz var, umudumuz var, heyecanımız var. Biz bu işi halledeceğiz, Allah’ın izniyle” diye konuştu. “TÜRKİYE’DE HAYATI OLAĞANLAŞTIRMAK İSTİYORUZ” Arıkan, lansmanlarla yönetilen Türkiye’den operasyonlarla yönetilen Türkiye haline geldiklerini vurgulayarak, milletin değerlerini sömüren, malına çöken organize bir suç varsa hepsinin tepesine binilmesi gerektiğini ve bunu kimsenin reddetmeyeceğini söyledi. Arıkan devamında şöyle konuştu: “Ancak koskoca Türkiye bir operasyondan diğer operasyona koşan bir gündemin içerisine hapsedilemez. Şu sözüme dikkat buyurun. Devletin görevi sürekli olağanüstülük üretmek değildir. Devletin görevi olağan hayatı güvence altına almaktır. İşte bizim Saadet Partisi olarak yegane amacımız budur. Biz Türkiye’de hayatı olağanlaştırmak istiyoruz. Hayatı güvence altına almak istiyoruz. Çalışmayı, emeği güvence altına almak istiyoruz. Biz Türkiye’nin meselelerinde çözüm yollarını çok iyi biliyoruz. Biz sistemin nasıl tıkandığını da biliyoruz, tıkanıklığın nasıl açılacağını da biliyoruz.Malumunuz, 2018’de Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ne geçerken endişelerimizi dile getirmiştik. Referandumla kanaatimizi ifade etmiştik. Ardından sistem teklifimizi de kamuoyuyla paylaşmıştık. Bugün geldiğimiz noktada yapılan açıklamalardan itirazlarımızın ne kadar haklı olduğunu, o gün bize ne kadar büyük haksızlık yapıldığını bir kez daha görüyoruz. Neden? 50 artı 1’in dayatıldığı, bütün yetkilerin tek elde toplanıldığı, Meclis’in denetim gücünün zayıflatıldığı, kurumların bağımsızlığının tartışmalı hale geldiği bir yönetim modelinin sürdürülebilir yönetim modeli olmadığını herkes gördü.Güçlü devlet, güçlü tek adam olmak değildir. Güçlü devlet, güçlü kurumlar, güçlü hukuk, güçlü Meclis demektir. Nitekim bugün sistemin bazı arızalarını Cumhur İttifakı ortaklarından da duyuyoruz. Bugünlerde ne diyorlar? Efendim, ‘Sistemi revize edelim’. Yahu, araba duvara toslamış. Araba pert olmuş. Siz ‘Koltuk kılıflarını yenileyelim’ diyorsunuz. Bugün sistemin asıl problemi partili cumhurbaşkanlığı sistemidir. Bir Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda bir siyasi parti genel başkanı olduğu, devlet ve partinin birbirine karıştığı, devlet imkanlarının parti imkanlarına dönüştüğü bir yapıyı bugün makyajlayarak kurtaramazsınız. Bu sistemin göstermelik pansuman tedbirlerine değil, köklü bir reforma ihtiyacı var.ÜÇ ŞART… Biz duvara toslayan bu sistemi değiştirecek her adımı müzakere etmeye hazırız. Ama bize iyi niyetle gelmeniz lazım. Bizim size bu çalışmalarda destek olmak için üç tane olmazsa olmaz şartımız var. Bir, partili cumhurbaşkanlığı uygulamasına son vereceksiniz. Cumhurbaşkanı 86 milyonun tamamını kucaklayan tarafsız bir makama çekilmelidir. İki, kuvvetler ayrılığı ilkesi esastan tesis edilmelidir. Meclis pasif bir onay makamı olmaktan çıkarılıp gerçek yasama ve denetleme yetkisine kavuşturulmalıdır. Üç, yargı bağımsızlığı kağıt üzerinde değil, uygulamada sağlanmalıdır. Mahkemeler iktidarın kalkanı veya muhalefetin tepesinde giyotin olmaktan çıkarılmalıdır.””BİR TALİMATLA YÖN DEĞİŞTİREN ADALET DÜZENİNE İZİN VERMEYECEĞİZ” İktidara geldiklerinde yapmayacakları şeyleri sıralayan Arıkan, milletin alın terini faizcilere yedirmeyeceklerini, milletin maaşını kağıt üzerinde artırıp enflasyonla ceplerinden geri almayacaklarını söyledi. Arıkan, “Üçüncüsü, bir kişinin yapacağı işe üç makam, üç araç, üç bütçe tahsis etmeyeceğiz. Dördüncüsü, iş bilmeyene makam, iş bilene kapıyı göstermeyeceğiz. Beşincisi, gençler, size söz veriyorum. İktidara geldiğimizde, ‘Evlenin’ deyip yuva kurma hayallerinizi, kira, işsizlik ve hayat pahalılığına kurban etmeyeceğiz, hepinizi evlendireceğiz inşallah. Çocuklarımızı sosyal medya platformlarının algoritmalarının insafına terk etmeyeceğiz. Bir telefonla değişen, bir talimatla yön değiştiren adalet düzenine izin vermeyeceğiz” dedi. Vatandaşların hakkını yıllarca mahkeme koridorlarında aramasına müsaade etmeyeceklerini dile getiren Arıkan, “Dış politikayı hamasete ve içeride alkış toplamanın aracına dönüştürmeyeceğiz. Devletlerarası ilişkileri liderlerin kişisel dostluklarına veya husumetlerine teslim etmeyeceğiz biz. Bir de vatandaştan vergiyi alıp, o vergiyle vatandaşa reklam yapıp sonra da vatandaştan teşekkürü beklemeyeceğiz biz. ya düşünebiliyor musunuz? Hem parayı vatandaş versin hem reklamı vatandaş izlesin hem de alkışlı vatandaş yapsın istiyorsunuz. Böyle devlet yönetilmez. Kamu kaynakları, iktidarın propaganda bütçesi değildir. O para milletindir” diye konuştu.
Liberya Bayraklı Kuru Yük Gemisi İstanbul Boğazı’ndan Geçiyor
1
Gece yarısı tabela değişecek: Benzine zam geliyor
23433 kez okundu
2
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner adliyeye sevk edildi
6402 kez okundu
3
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1903 kez okundu
4
İran: Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi
838 kez okundu
5
Polonya ile ticarette yeni hedef 15 milyar dolar
686 kez okundu