FİNANS" />
47,7179$% 0
55,1415€% -0.09
64,5729£% 0.24
6.667,69%0,11
10.886,00%2,38
43.356,00%2,37
13.811,60%0,23
3076258฿%-0.9
89450Ξ%-1.5
47.68$%0
20:00
Haber: Beril KALELİ/Kamera: Gencer KETEN (İSTANBUL) Emekliler, 71 yaşındaki Nurettin Muganlı’nın düşerek yaşamını yitirdiği inşaatın önünden iktidara seslendi, “Emeklilere ‘sabredin’ demeyi bırakın. Yeterince sabrettik. Bir ömür çalıştık… Bizden bir ömür daha fedakarlık bekleyemezsiniz. Emekliyi yoksullaştırıp ardından ‘çalışmaya devam ediyor’ diyerek bunun üzerini örtemezsiniz. İnsanların 70’inden sonra ekmek parası için şantiyelerde çalışmasını normalleştiremezsiniz. Çocukların işyerlerinde yaşamını yitirmesini eğitim politikasının yan sonucu olarak göremezsiniz” dedi. Eyleme katılan emekliler de durumlarını ANKA’ya anlattı. Son bir kaç senedir çalışmadığını aktaran 78 yaşındaki Kadir Özçelik emekli maaşıyla geçinip geçinemediği sorusuna, “Pazara gittiğim zaman, atık derler ya ayrılanlara, onlardan alıyorum, temizlerini almaya çalışıyorum. Geçimimizi öyle sağlıyoruz” şeklinde yanıt verdi.Tüm Emeklilerin Sendikası, 71 yaşındaki işçi Nurettin Muganlı’nın düşerek yaşamını yitirdiği inşaatın önünde eylem gerçekleştirdi. YENİ Parti İstanbul İl Başkanlığı Sosyal Politikalar ve Kent Yoksulluğu Komisyonu temsilcilerinin de katıldığı eylemde sendikanın basın açıklaması okundu.İktidarın ekonomi ve emeklilik politikaları sebebiyle geçinemeyen emeklilerin ilerleyen yaşlarına rağmen inşaat işçiliği gibi ağır işlerde çalışmak durumunda kaldığına dikkat çekildiği açıklamada, çok sayıda çocuğun da MESEM’lerde çalışırken yaşamını yitirdiği de anımsatıldı ve “İnsanların 70’inden sonra ekmek parası için şantiyelerde çalışmasını normalleştiremezsiniz. Çocukların işyerlerinde yaşamını yitirmesini eğitim politikasının yan sonucu olarak göremezsiniz. İşçinin ölümünü birkaç günlük haber, emeklinin yoksulluğunu birkaç puanlık zam hesabı haline getiremezsiniz. Çünkü burada tartıştığımız yalnızca maaş değildir. Burada tartıştığımız, insanın nasıl yaşayacağı ve bu ülkenin zenginliğinin kim için kullanılacağıdır” denildi.Tüm Emeklilerin Sendikası’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Siyasi iktidar yıllardır emekli aylıklarını gerçek yaşam maliyetlerinden kopardı. Emekliyi TÜİK’in tartışmalı enflasyon rakamlarına, kök aylık hesaplarına ve dönemsel artışlara mahkum etti. Sonuç ortada, bir ömür çalışan insan emekli olduğunda dinlenemiyor. Yeniden çalışıyor. Çünkü geçinemiyor.”ÜLKENİN ZENGİNLİĞİ ARTIYORSA, YILLARCA ÜRETEN İNSANLAR YAŞAMLARININ SON DÖNEMİNİ YOKSULLUK İÇİNDE GEÇİRİYOR?” İktidar çıkıp emeklilere ‘Türkiye büyüyor’ diyor. Biz de buradan soruyoruz; Türkiye büyüyorsa emeklinin sofrası neden küçülüyor? Ekonomi düzeliyorsa 70 yaşını geçmiş insanlar neden iş arıyor? Bu ülkenin zenginliği artıyorsa, bu zenginliği yıllarca emeğiyle üreten insanlar neden yaşamlarının son dönemini yoksulluk içinde geçiriyor? Bunların cevabı bellidir. Sorun bu ülkenin yoksul olması değil, yaratılan zenginliğin kimlere dağıtıldığıdır. İktidarın ekonomi politikasının sınıfsal tercihi ortadadır. Sermayeye teşvik, vergi kolaylığı ve ayrıcalık sağlanırken; emekliye, işçiye ve dar gelirliye kemer sıkma düşüyor. Enflasyonla mücadelenin bedeli de emekliye ve ücretliye ödetiliyor. Biz bu faturayı kabul etmiyoruz.”BİR ÜLKE DÜŞÜNÜN ÇOCUKLARI DA ÇALIŞIYOR EMEKLİLERİ DE” Bir ülke düşünün, çocukları da çalışıyor emeklileri de… Bir tarafta MESEM kapsamında işyerlerinde çalışan çocuklarımız var. Diğer tarafta 71 yaşında hala şantiyede çalışan Nurettin Muganlı var. Milli Eğitim Bakanlığının açıkladığı verilere göre 2025 yılı sonuna kadar MESEM’lerde yaklaşık 2 bin iş kazası yaşandı; bunların 10’u ölümle sonuçlandı. Bu tabloyu normalleştirmeyeceğiz. Çocukları ucuz işgücüne dönüştüren anlayış ile emekliyi geçinemediği için yeniden işgücü piyasasına süren anlayış birbirinden bağımsız değildir. Bir taraftan çocuklarımızı erkenden çalışma hayatına sokuyorlar, diğer taraftan emeklilerimizi çalışma hayatından çıkamayacak hale getiriyorlar. İktidarın ‘istihdam’ diye sunduğu tablonun arkasında güvencesizlik, düşük ücret ve yoksulluk varsa, biz buna başarı demiyoruz.”İNSANLARIN 70’İNDEN SONRA EKMEK PARASI İÇİN ŞANTİYELERDE ÇALIŞMASINI NORMALLEŞTİREMEZSİNİZ” Buradan siyasi iktidara sesleniyoruz; emeklilere ‘sabredin’ demeyi bırakın. Biz yeterince sabrettik. Bir ömür çalıştık. Primlerimizi ödedik. Bu ülkenin fabrikalarını, yollarını, binalarını yaptık; hizmetini ve üretimini gerçekleştirdik. Şimdi bizden bir ömür daha fedakarlık bekleyemezsiniz. Emekliyi yoksullaştırıp ardından ‘çalışmaya devam ediyor’ diyerek bunun üzerini örtemezsiniz. İnsanların 70’inden sonra ekmek parası için şantiyelerde çalışmasını normalleştiremezsiniz. Çocukların işyerlerinde yaşamını yitirmesini eğitim politikasının yan sonucu olarak göremezsiniz. İşçinin ölümünü birkaç günlük haber, emeklinin yoksulluğunu birkaç puanlık zam hesabı haline getiremezsiniz. Çünkü burada tartıştığımız yalnızca maaş değildir. Burada tartıştığımız, insanın nasıl yaşayacağı ve bu ülkenin zenginliğinin kim için kullanılacağıdır.”ORTADA SİYASİ SORUMLULUK DA VARDIR” Çalışma hayatının kurallarını siyasi iktidar belirliyor. Denetimin nasıl yapılacağını, işçi sağlığına ne kadar kaynak ayrılacağını, güvencesiz çalışmanın önünün açılıp açılmayacağını, emeklinin hangi aylıkla yaşayacağını siyasi tercihler belirliyor. O nedenle çalışırken meydana gelen ölümleri ‘talihsiz kaza’ diyerek geçiştirmiyoruz. Önlenebilir ölümlerin arkasında denetimsizlik varsa, güvencesizlik varsa, maliyet hesabı varsa, orada kamusal ve siyasi sorumluluk da vardır”78 YAŞINDAKİ EMEKLİ : PAZARA GİTTİĞİMDE ATIKLARIN TEMİZLERİNİ ALMAYA ÇALIŞIYORUM Eyleme katılan emekliler yaşadıkları durumu ANKA’ya anlattı. Son bir kaç senedir çalışmadığını aktaran 78 yaşındaki Kadir Özçelik emekli maaşıyla geçinip geçinemediği sorusuna, “Pazara gittiğim zaman, atık derler ya ayrılanlara, onlardan alıyorum, temizlerini almaya çalışıyorum. Geçimimizi öyle sağlıyoruz.” şeklinde yanıt verdi.73 YAŞINDAKİ EMEKLİ ÖĞRETMEN: MARKETTE ÇALIŞIYORUM HAFTANIN 4 GÜNÜ, ÇALIŞMASSAM GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL 73 yaşındaki emekli öğretmen Mehmet Aras ise, “Küçük bir markette çalışıyorum haftanın 4 günü. Çalışmasan geçinmek mümkün değil. Çocuklarım da bir biçimde bana yardım ediyor. Bir tür kollektif dayanışmayla işin üstesinden gelmeye çalışıyoruz ama nereye kadar? Çocuklar kendi sorunlarıyla haşır neşir olması gerekirken bize kendi yaşamlarından kırpıyorlar” diye konuştu.Zafer Baysal da, “Memur emeklisiyim. Şu anda aldığımız maaşlar kiraları karşılamıyor bile. Günlük işlerde çalışıyoruz. Ne gelirse gidip çalıyoruz yani çünkü aldığımız maaşla geçinmek mümkün değil. Geçinemiyoruz gerçekten. Biz fazla bir şey istemiyoruz. Ödediğimiz sigorta primlerinin bedelini almak istiyoruz.” dedi.
Bingöl Burma Kadayıfı Coğrafi İşaret Tescili Aldı
1
Gece yarısı tabela değişecek: Benzine zam geliyor
10986 kez okundu
2
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1888 kez okundu
3
İran: Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi
825 kez okundu
4
Polonya ile ticarette yeni hedef 15 milyar dolar
672 kez okundu
5
Bakan Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC'ye geldi
571 kez okundu