47,0064$% 0.02
53,8078€% 0.25
63,0070£% 0.05
6.148,08%-1,24
10.091,00%-1,21
40.136,00%-1,22
14.067,75%-1,77
2963722฿%-1.23025
83793Ξ%-0.92624
46.96$%0.00413
16:56
Çevirmeli 165 gramofon, yaklaşık 20 bin plak ve ilk ses kayıtlarını barındıran arşivini müze veya sanat galerisi çatısı altında gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen koleksiyoner Raif Kara, koleksiyonunu Ankara’da müzeye dönüştürmek istediğini duyurdu. Kara, “Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok” dedi.Türkiye’nin kültürel hafızasına ışık tutan binlerce plak, yüzlerce gramofon ve ses cihazlarını bir araya getiren koleksiyoner Raif Kara, yıllardır oluşturduğu koleksiyonunu Ankara’da kurulacak bir müze veya sanat galerisiyle gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.”Gramofonun beş duyuya değil, altı duyuya yani ruha da hitap ettiğini gördüm”İHA muhabirinin, “Koleksiyon merakınız nasıl başladı?” sorusuna Raif Kara, koleksiyon merakının eski eşyalara duyduğu ilgi ile başladığını dile getirdi. Kara, “Eski eşya diye bir tane gramofon alınca, gramofonun beş duyuya değil, altı duyuya yani ruha da hitap ettiğini gördüm. ve bunun üzerine diğer eski eşyalardan ilgimi azaltarak neredeyse tamamını gramofona ve taş plaklara yönlendirmiş oldum” cevabını verdi.”Bir de en önemlisi 5 tane de altın plak var”Şu anda koleksiyonda çevirmeli 165 tane gramofon olduğunu belirten Kara, “Pikap olarak da 100’e yakın pikap var. Yine bir 20’ye yakın lambalı radyo var. Altı tane makara teyp var. İşte tel teyp vardır mesela, kimsenin bilmediği. İki tane ondan var. Manyetik teyp var, kartuş teyp var. Yani epeyce bir cihaz var. Toplamda da taş plak, ben plastik plak diyorum 45’lik ve 30’lüklere de. Onlarla beraber toplam 20 bine yakın plak var. Bir de en önemlisi 5 tane de altın plak var” diye konuştu.”Sadece Türkiye’nin ses tarihi, bende desem ukalalık yapmış olmam”Elinde bulunan diğer koleksiyonlara da değinen Kara, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece Türkiye’nin ses tarihi, bende desem ukalalık yapmış olmam. Zaten dünyada ses kaydı, yani sesin kaydedip tekrar dinlenebilmesi 1877 yılına ait. Bende de 1890’lı yıllarda İstanbul’da kayıtları yapılmış Türk milletinin ilk plakları var. Bunlardan 24 tane plak var. Her birisi tek kopya. Dünyada ikinci bir eş yok. Daha çünkü kopyalama başlamamış ve 30 yıldır ikinci bir kişi Türkiye’de bu plaklardan bende de var diyemedi. Dolayısıyla koleksiyonun aslında hem kültürel hem de maddi anlamda en kıymetli plakları Türk milletinin ilk kayıtlarını barındıran plaklar diyebiliriz.”Özel çelik dolaplarda muhafaza ediliyorGramofonların bakım ve onarımını büyük ölçüde Türkiye’nin tek gerçek gramofon ustası olarak nitelendirdiği Kadir ustanın yaptığını belirten Kara, plakları ise dijital ortama aktararak ve özel çelik dolaplarda muhafaza ederek gelecek nesillere ulaştırmaya çalıştığını söyledi.Yeşil Gramofon hikayesiKoleksiyonundaki gramofonların büyük bölümünün özel hikayelere sahip olduğunu ifade eden Kara, ” Şu yeşil gramofonu İzmir’den bir arkadaşım bana almış. Bir Ermeni hanımdan aldım. O da antikacılık yapıyor. Bunu dedi pırıl pırıl senin de almanı istiyorum. Geçmiş gün galiba 2005 miydi? 2007 miydi? O yıllardaydı. Ciddi bir para söyledi günkü şartlarda benim ekonomik durumum bu cihazı almaya uygun değil. Onun için de ben teşekkür ettim kendisine. İlgilenmediğimi söyledim. Sonra İzmir’e gittim. İzmir’de benim bir işim vardı. Bir akşam beni yemeğe aldı evinde sağ olsun. Yemekte de salonun ortasında, yemek masasının kenarında üzeri örtülü bir şey var. Ben papağan olduğunu varsaydım. Çünkü hep papağandan üzeri örtülür ses yapmasın diye. Yemeği yedikten sonra örtüyü bir açtı. Altında bu gramofon. Ben bunu sana hediye etmek istiyorum. Çünkü senin koleksiyonda olması lazım. Yok olur da olmaz derken belli bir süre sonra ödemek şartıyla almış oldum. Bunun böyle bir hikayesi var ve iyi ki de almışım. Çok kıymetli bir gramofon” diye konuştu.”Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok”Koleksiyonu bir müze çatısı altında toplanırsa çok çok mutlu olacağını ifade eden Kara, “Türkiye’de bu koleksiyonun ikinci bir benzeri yok. Hani yüzde 25’ine yakını bile yok” açıklamasında bulundu. Yıllardır oluşturduğu koleksiyonunu Ankara’da kurulacak bir müze ve ya sanat galerisiyle gelecek nesillere aktarmayı hedeflediğini belirten Kara, “Müzeyi nerede açarsınız?” sorusuna ise şu cevabı verdi: “Müzeyi Ankara’da açacağız. Ankara’da ve özel insanların kolay ulaşabileceği yer olabilir. Çünkü daha önce orada bir çalışmamız olmuştu ama sonuçlanmadı. Hani insanların gidip bu havayı sormak istediği yerlerde olması lazım. Bir de ben Ankara’nın yerlisi olduğum için diğer şehirlerden de teklifler geliyor ama ben onları kabul etmiyorum. Çünkü bunun Ankara’da olması lazım.”Gençlere bir şeylerin koleksiyonunu yapmalarını tavsiyesinde bulunan Kara, “Koleksiyon yapmak insanları rehabilite eder, terbiye eder, bir de popülerize eder” sözlerine yer verdi. – ANKARA
Ankara’da seyir halindeki araç alev alev yandı
1
Siirt Vakfı’ndan Tarihi Başarı! Tevfik Cengiz: “Bu Gurur Tüm Siirtlilerindir”
162 kez okundu
2
Kazada ağır yaralanan Ankara Enduro Motosiklet Kulübü Başkanı hayatını kaybetti
73 kez okundu
3
Ankara’da yağmur ve şükür duası yapıldı
67 kez okundu
4
Gençlerbirliği, kupadaki Trabzonspor maçının hazırlıklarına başladı
65 kez okundu
5
Ankara Enduro Motosiklet Kulübü Başkanı, motosiklet kazasında hayatını kaybetti
61 kez okundu