DOLAR

45,5852$% 0

EURO

53,2222% 0.09

STERLİN

61,3771£% 0.11

GRAM ALTIN

6.717,92%0,40

ÇEYREK ALTIN

10.927,00%0,48

TAM ALTIN

43.574,00%0,48

BİST100

14.029,54%-2,35

BİTCOİN

3506675฿%-0.07525

ETHEREUM

96987Ξ%0.45728

TETHER

45.55$%0.04274

Sabah Vakti a 02:00
Ankara PARÇALI AZ BULUTLU 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Magazin
  • Hülya Koçyiğit'ten yıllar sonra gelen itiraf: Anneanne olunca borcumu ödedim

Hülya Koçyiğit'ten yıllar sonra gelen itiraf: Anneanne olunca borcumu ödedim

Türk sinemasının Dört Yapraklı Yoncasından usta sanatçı Hülya Koçyiğit ile kızı, başarılı iş kadını Gülşah Soydan Alkoçlar, Anneler Günü vesilesiyle evinin kapılarını açtı.

Yazıyı Paylaş

Usta sanatçı, Yeşilçam’ın unutulmaz filmlerindeki samimiyetten yapay zekanın şefkatten yoksun yapısına, Gazze’de yaşanan çocuk dramından kadınların ekonomik özgürlük mücadelesine kadar pek çok konuya dair düşüncelerini dile getirdi.Haberin DevamıHaberin DevamıAnneliği yeryüzünün en mutlu mesleği olarak tanımlayan ünlü ikili, toplumsal kalkınmanın ancak kadın ile erkeğin omuz omuza çalışmasıyla mümkün olacağını vurguladı. Soru: Gülşah Hanım da bir anne. Ayrıca sizi yıllar içinde birlikte bir röportajda pek görmedik ya da çok çok nadir gördük değil mi?Gülşah Alkoçlar: Doğru evet, fotoğraf çektiriyoruz ama röportaj az oldu. Hoş geldiniz.Soru: Çok sağ olun. Anneler Günü sizin için yıllar içinde bir anlam mı kazandı? Bu önemli gün sadece bir kutlama mı sizin için yoksa geçmişle kurulan bir diyalog gibi mi?Haberin DevamıHülya Koçyiğit: Ben de anneme hayran bir insandım ve benim üzerimde annemin çok büyük emeği var. Dolayısıyla anneliğin ne demek olduğunu, sadece doğurmak değil o çocuğa bakmak, o çocuğu yetiştirmek, o çocuğu yarına, hayata hazırlamak demek olduğunu bana çok güzel hissettirmişti. O kadar yüce bir yerde ki benim için annem, ben de onun yetiştirdiği bir evlat olarak evladım tarafından hep aynı şekilde anılmak istedim, öyle davranmaya çalıştım. İnsan evlat sahibi olunca dünyası değişiyor. Bütün dünya tamamen evladının üzerine kurulmaya başlıyor. Elimden geldiği kadar çalışan bir anne olduğum halde onunla böyle kaliteli zaman geçirerek hep onun hayatına dokundum, hep var olmaya çalıştım. Eksiklerim olduysa onları da babası tamamladı tabii.Haberin DevamıHaberin DevamıSoru: Hülya Hanım, anne olduğunuzu ilk ne zaman gerçekten hissettiniz?Haberin DevamıHülya Koçyiğit: İlk bebeği kucağına aldığın zaman sadece bir mutluluk hissediyorsun. “Ben bir şey yaptım, bir şey başardım.” mutluluğu bu ancak çocuk büyümeye başladıkça onunla kurduğun diyalog, onun talepleri, beklentileri, onunla geçirdiğin vaktin, onun ne kadar muhtaç olduğu bir zaman olduğunu da hissedip “Evet, ben anneyim.” demeye, o sorumluluğu gerçekten yaşamaya başlıyorsun. İlk günlerdeki o heves gidiyor, “Şimdi artık görevlerim var, yapmalıyım.” duygusu, o sorumluluk, anne olduğunu sana daha çok hissettiriyor.Haberin DevamıSoru: Gülşah Hanım, siz de anneliği çok küçük yaşta gözlemlediniz. Küçük anne oldunuz?Gülşah Alkoçlar: 19 yaşındaydım anne olduğumda. Evet, çok gençtim ama bütün bu yaşadıklarımı annemle paylaştım. Tabii çok tecrübesizdim. Dolayısıyla orada annemin varlığı, benim çocuklarımı büyütmemde çok önemliydi. Gerçekten işini, gücünü, yaptığı her şeyi bırakıp o dönem benim çocuklarımın yetişmesine destek oldu. Sonrasında da işime bakayım demedi. İşle hayatı dengeleyerek gitti. Çok yardım aldım. Herhangi bir sıkıntı veya zorluk yaşamadım. Tecrübeli bir anneyle, onun desteğini alarak büyüttüm çocuklarımı.Haberin DevamıHülya Koçyiğit: Galiba çocukların büyüdükten sonra daha çok anne olmaya başladın.Gülşah Alkoçlar: Hoşuma gitti onların hazır gelmesi senin tarafından bana. Öyle oldu gerçekten.  “ANNEM HERKESİ BÜYÜTTÜ” Soru: Anneler, daha tecrübeli olup çocuklarına destek oluyor belki.Gülşah Alkoçlar: Çok büyük destek. Herkese soruyorum, “Anneniz hayatta mı? Size destek olabiliyor mu?” Çünkü bence çok önemli yani zaten genç yaşta evlilik yapıyorsun ve hemen çocuğun oluyor. Annen bir yol gösterici tabii ki. Hep beraberce, ailece büyüdük.Haberin DevamıHülya Koçyiğit: Hakikaten beraber büyüdüler.Gülşah Alkoçlar: Biz büyüdük, çocuklar büyüdü, annem herkesi büyüttü. Ben şanslıyım yani çok zorluğunu görmedim.Soru: Çocukken annenize baktığınızda en çok neyi hissederdiniz? Hayranlık mı, özlem mi yoksa çok sevilen bir sanatçı olarak onu kimseyle paylaşmamak duygusu mu?Gülşah Alkoçlar: Paylaşamamak evet vardı ama çok güzel öğretildi bana. Annemin halka mal olmuş örnek bir insan olması, benim de onu anlayışla karşılamam söz konusuydu. Bir zorlama gibi değil veya “Yapacaksın, anlayacaksın.” gibi bir diretme, zorlama hiçbir zaman olmadı. Ben annemi seyrettikçe takdir edip, gerçekten öyle olduğunu görüp, kendim ikna olup ondan sonra paylaşmaya başladım. Tabii ki çok küçük yaşlarda paylaşmak istemiyorsun. Senin annen ama sonradan paylaşmakla ilgili bir sıkıntı yaşamadım.Hülya Koçyiğit: Hatta halkla buluştuğumuz bir güne Gülşah da gelmişti ve halkın bana olan coşkun sevgisini görünce, “Anneciğim, çok hak verdim sana. Gerçekten de sen halka öylesine çok aitsin ki ben ancak bunu paylaşabilirim. Benimsin diyemem. Paylaşabilirim evet.” dedi.Haberin DevamıGülşah Alkoçlar: Tabii ben çok şanslıyım yani iyi anılan, sevilen, saygı duyulan, kendinden görülen bir kadın modeli var anne olarak benim etrafımda. İnsanların takdir ettiği, sevdiği… Çok gururlandım, çok hoşuma gitti. Onun için sıkıntı yaşamadım. Annem de yaşatmadı bana hiçbir zaman öyle bir sıkıntı yani beni ihmal etmedi. Mesela ben birazcık daha iş odaklı bir kadınım. Annemle paylaşıyordum çocuklarımı. Bazen iş daha önce gelebiliyordu benim hayatımda. Annemde hiçbir zaman öyle olmadı. Her zaman önce çocuğu, ailesi, sonra işi geldi. Belki işiydi öncelikli olan ama onu bize yansıtmadı en azından. “ANNEANNELİĞİN TADINI DOYA DOYA ÇIKARDIM” Hülya Koçyiğit: ‘Her ne kadar annemin yokluğunu, eksikliğini hissetmedim.’ dese de elbette ki çalışan bir anne olduğum için, 24 saat çocuğumla beraber değildim. Onun zaman zaman okuldaki başarılarının da tadını çıkaramadım, yanında olamadım. İçimde bir eziklik, eksiklik duydum, “Yetmedim ben evladıma, daha çok zaman ayırmam gerekirdi onun için.” diye ama gün geldi anneanne oldum. Allah’ın sevgili kuluymuşum. İşte gerçekten anneanneliğin tadını doya doya çıkardım. Doya doya onlarla beraber oldum. Onların her hallerinde yanlarındaydım ve böylece Gülşah’a borcumu ödemiş oldum.Gülşah Alkoçlar: Bence annem 48 saat yaşıyordu, 24 değil yani işi ve ailesiyle. Vallahi öyle. Tabii ki anne olarak yetişemediği şeyler olduğunu düşünebilir ama bizim gözümüzde çok mükemmeldi. Hele sonra çocuklarla da kaynaşınca. Çok sabırlı, eğitici, sıcak, kucaklayıcı, anlayışlı, bu kadar çok verici. Diyorum ya 48 saatti annemin hayatı.Soru: Hülya Hanım, siz mesleğinizi yaparken bir taraftan da toplumun gözü önünde bir çocuk büyüttünüz.Hülya Koçyiğit: Halkın o kadar içinde, onlar gibi bir insandım ki halkla beraber büyüdük. Bugün bana diyorlar ki “Hülya Hanım, biz sizin filmlerinizle büyüdük.” Evet, hep beraber büyüdük, her şeyi paylaştık. Evimizi, evladımızı, evliliğimizi, hastalığımızı, sağlığımızı, ülkemizin her türlü anını, gününü birlikte paylaşarak birlikte büyüdük. Dolayısıyla belli bir olgunluğa, tecrübeye, anlayışa gelip de anneanne olmak muhteşem bir duygu. Ben haddim olmayarak şunu da ilave etmek istiyorum. Gülşah, çok küçük anne oldu. Anne olma yaşında değildi bence ama engel olamadık. O, bir aşk evliliği yaptı çünkü. Çok şükür, uzun yıllardır çok mutlu bir evliliği var. Anne olmaya karar vermenin bir yaşının olması lazım. Önce insan kendini tanıyacak, hayattan beklediği nedir, istediği nedir? Dileklerini hayata geçirebilecek bir güç var mı? Bir başka insanın hayatına dokunduğu zaman, ona içindeki o güzel duyguları yeteri kadar aktarabilir mi? “Ondan sadece itaat etmesini değil de onu nasıl daha verimli hale getirebilirim?” diyecek kadar olgun bir kafaya geldikten sonra bence anne olmaya karar vermeli.Soru: Anneliğin, babalığın da bir ehliyetinin olması gerekir diye düşünüyorum. Herkes anne, baba olamıyor değil mi?Hülya Koçyiğit: Ben bu görüşe çok katılıyorum. Herkes anne, baba olamıyor.Gülşah Alkoçlar: Bu bilincin oturması lazım bence. Gençlerin kendilerini geliştirmesi lazım. Belki bu tarz konuşmalarla okuduklarıyla bir yol çizilmesi lazım. Zaten hep böyledir ya, tecrübeli insanları, atasözlerimizi dinlemek doğru yola sevk eder bizi ama bu bilinçte olduğumuzu zannetmiyorum.Hülya Koçyiğit: Onun için diliyoruz ki annelik, babalık belli bir yaşın, belli bir tecrübenin neticesinde olsun.Gülşah Alkoçlar: Olsun, inşallah.”ARKADAŞ ÇOK ÖNEMLİ”Soru: Anne olduğunuzda anladığınız ve sizin de Gülşah Hanım’a söylediğiniz, “Anne olunca anlarsın” sözü oldu mu?Hülya Koçyiğit: Mesela benim seçtiğim bir arkadaşla vakit geçirmek için annemden izin istiyorsam, annem bana “Arkadaşını seçerken çok dikkat et. Gerekirse tanıştır, görüşelim. Ben sana söylerim, onun nasıl bir arkadaş olduğunu.” derdi ve ben içerlerdim. “Ne münasebet, benim arkadaşım o.” falan derdim. Halbuki anne olunca anlıyorsun, çocuğun arkadaş seçerken çok dikkatli olması gerektiğini. Anneyi-babayı da dinlemek lazım biraz. Arkadaş çok önemli hayatta, hepimizin hayatında vardır, iyiye, doğruya, güzele sevk eden ve olumsuz şeylere yönelten arkadaş. Annelerin böyle bir heyecanı vardır. “Akşam geç kalma. Nerede olduğunu bileyim. Beni ara gittiğin yerden.” gibi telaşlar. Beni adım hala “telaşlı”dır. Gülşah’a hala “Uçaktan inince beni mutlaka ara.” derim.Soru: Gülşah Hanım, sizin çocuklar da kanatlarıyla uçtular, üzerine bir de genç anneanne oldunuz. Sizin anne olunca anladığınız neler oldu?Gülşah Alkoçlar: Gerçekten genç anneanne oldum. Ben de hiç yapamayacağımı düşündüğüm şeyleri çocuklarım için yapmaya başlayınca, “Anne olunca anlarsın.” sözü aklıma geldi. Annem hiçbir zaman böyle bir sitem, söylem dile getirmez. Hep pozitiftir benim annem. Tehdit yoktur bizde. Dolayısıyla şimdi ben onu anlıyorum. Enteresan şeyler, normalde yapmayacağın fedakarlıklar yapıyorsun, gözün hiçbir şeyi görmüyor falan. Evet diyorsun her şeye yani bu kadar fedakarlık, bunun adı annelik herhalde. Bunu dediğim gün anladım yani anne olunca. Zaten annem gibi olamayız hiçbirimiz.Hülya Koçyiğit: İnsanın evladı tarafından bu kadar takdir edilmesi çok hoş, büyük gurur, mutluluk. Çok mutluyum Anneler Günü hediyesi işte. Çok şükür bizde öyle oldu. Eşimle hep konuşuruz, biz dünyanın, yeryüzünün en şanslı anne-babasıyız. Öyle bir evladımız var, Allah bağışlasın. Gerçekten hep öyle anarım.Gülşah Alkoçlar: Çok teşekkür ederim, gerçekten çok mahcup ediyorsunuz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Serhat ve Zeynep'tan rüya gibi kareler

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.