45,9165$% -0.1
53,5748€% 0.07
61,8566£% 0.03
6.687,67%0,85
11.138,00%1,89
44.402,00%1,89
13.662,75%-1,64
฿%
Ξ%
$%
02:00
Baklava, Ortadoğu’ya özgü, özel günlerde sunulan geleneksel bir tatlı gibi görünebilir. Ancak ince hamur katmanları, şerbeti ve yemişlerinin ardında son derece hassas küresel bir tedarik zinciri bulunuyor.Bölgesel gerilimlerin artması ve küresel ticaretin en önemli deniz arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte, bir baklava dilimi, boyutundan çok daha büyük çaplı aksaklıkları gözler önüne sermeye başladı.Bu durum, özellikle ithalata büyük ölçüde bağımlı olan Körfez pazarlarında, baklava yapımında kullanılan fıstık, safran ve diğer temel malzemelerin fiyatlarını etkiledi.BBC Arapça’dan Ethar Shalaby, Dubai, Şarika, Acman ve Abu Dabi’de birden fazla şubesi bulunan tatlı dükkanının sahibi Saif ile konuştu.Fiyatlarında şu ana kadar herhangi bir artış olmadığını söyleyen Saif, bunu, özellikle Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde, fıstık başta olmak üzere hammaddelerin önceden büyük miktarlarda stoklanmasına bağladı.Ancak Saif, asıl etkinin hammadde piyasasında görüldüğünü belirtiyor.Özellikle İran menşeli ve “kal” olarak bilinen fıstığın fiyatının, İran’la bağlantılı güzergahlardaki aksamalar nedeniyle sevkiyatlara ulaşımda yaşanan zorluklar sonucunda yaklaşık yüzde 15 arttığını ifade ediyor.Ayrıca, Suriye Halep fıstığı ile Türk Antep fıstığının hala mevcut olduğunu ve bu durumun fiyat artışının hızını sınırlamaya yardımcı olduğunu söylüyor.Saif, bazı tüccarların krizi fırsata çevirerek, alternatif ürünler bulunmasına rağmen fiyatları yüzde 10 ile 15 arasında yükselttiğini de ekliyor. İran menşeli kuru üzümün fiyatlarının da yaklaşık yüzde 10 arttığını belirtiyor.Dubai’deki safran dükkanlarından birinde satıcı olan Ali ise tedarik zincirindeki sorunlara rağmen piyasada hala göreli bir denge durumu olduğunu söylüyor.Ali, 10 gram İran safranının fiyatının yaklaşık 70 Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dirhemi (yaklaşık 865 TL) olduğunu ve mağaza içinde şu ana kadar keskin fiyat artışları görülmediğini vurguluyor.Ali, Ramazan ayından önce depolanan ve yaklaşık iki kilogram olduğu tahmin edilen bir safran stoğuna sahip olduğunu, bunun da mevcut dönemde fiyatların sabit tutulmasına yardımcı olduğunu ekliyor.Ayrıca safran fiyatlarındaki değişimlerin genellikle petrol fiyatları ve nakliye maliyetleri dahil olmak üzere daha geniş küresel faktörlerle bağlantılı olduğuna işaret ederek, bu piyasayı uluslararası taşımacılıktaki her türlü aksaklığa karşı hassas hale getirdiğini söylüyor.Birleşmiş Milletler’e bağlı son ekonomik raporlar, küresel petrol ticaretinin neredeyse beşte birinin, bunun yanı sıra büyük miktarda doğalgaz, petrokimya ürünü ve temel emtianın Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini gösteriyor.Bununla bağlantılı olarak, uluslararası ekonomik analizler, İran’ın da boğazdan geçen sevkiyatların aksaması ya da kısıtlanması sonucu her gün yüz milyonlarca dolar kaybettiğine dikkat çekiyor. Bu durum, krizin siyasi boyutu ile ekonomik maliyeti arasındaki güçlü etkileşimi ortaya koyuyor.Körfez dışındaki İran fıstığı pazarıKörfez ülkelerinde İran fıstığı sevkiyatlarının durdurulmasına ilişkin olarak, İran Fıstığı Derneği’nden Behruz Ağa BBC Arapça’ya verdiği röportajda, İran ile Körfez ülkeleri arasındaki uzun ticari ilişkiler kapsamında bölgedeki gelişmelerin geçici bir dönem olduğunu söyledi:”Mevcut durum, İran ile güney komşularımız arasında fıstık, safran ve kuru üzüm ihracatını tamamen durdurdu. Ancak bunun kısa süreli olmasını ve işlerin hızla normale dönmesini umuyoruz.”Ağa, Hürmüz üzerinden ihracatın durması nedeniyle İran fıstığının yerel piyasada bollaştığı ve fiyatının düştüğüne dair haberleri reddediyor.İran’ın fıstık ihracatının tek bir pazara dayanmadığını ve Körfez pazarıyla sınırlı olmadığını, Çin, Hindistan, Avrupa, Latin Amerika ve Afrika gibi dünyanın çeşitli pazarlarını kapsadığını belirtiyor.Ağa ayrıca, BAE’nin doğrudan bir tüketim pazarından ziyade bir yeniden ihracat merkezi konumunda olduğunu söylüyor.Ağa, İran’ın ağustos ile şubat ayları arasında Körfez’e, çoğunluğu Dubai’ye olmak üzere, yerel tüketim ve yeniden ihracat amacıyla 2 ila 3 bin ton arasında fıstık ihraç ettiğini belirtiyor ve bu miktarların İran’ın toplam üretimine kıyasla sınırlı kaldığını vurguluyor.”İran’ın fıstık üretimi yaklaşık 220 bin ton. BAE’ye ihraç edilen miktar bu rakamın çok küçük bir bölümünü oluşturuyor” diyor.2023 yılında BAE, İran’dan yaklaşık 7 bin ton fıstık ithal etti. 2024’te aynı ürünün ithalatı yaklaşık 15 bin tona ulaştı.Geçen yılın ilk yedi ayında ise Ağa’ya göre, İran fıstığının BAE’ye yapılan sevkiyatları yaklaşık 12 bin ton oldu ve bunların büyük bölümü yeniden ihracat amacı taşıyordu.İran fıstığının son sevkiyatı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başladığı geçen şubat sonundan önce BAE’ne ulaştı.Ağa, İran’ın normalde her üç ayda bir BAE’ye 4 ila 6 bin ton arasında İran fıstığı tedarik ettiğini söylüyor. Buna göre, Şubat ayından Mayıs ayına kadar İran bu ihracatı gerçekleştiremedi.İran ürünlerinin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine sevkiyatının durması, Körfez pazarında baklava üretimi için özellikle Türk ve Suriye fıstığı olmak üzere başka alternatiflerin aranmasına yol açabilir.Bu durum, BAE’de İran fıstığından kademeli olarak vazgeçilmesine neden olabilir ki bu da uzun vadede İran’ın Körfez pazarlarını kaybetmesi anlamına gelebilir.Körfez pazarlarında tatlı fiyatları şu ana kadar görece istikrarlı kalmış olsa da, tedarik zincirlerindeki aksamaların sürmesi, temel malzemelerin maliyeti üzerinde ve baklavanın tek bir diliminde bile kademeli baskılar oluşturabilir.Bu bağlamda, ekonomik tahminler, ihracatın durması nedeniyle İran fıstığı fiyatlarının yükselmesi sonucunda, bir dilim baklavanın fiyatının yüzde 10 ile 20 arasında artmasının beklendiğine işaret ediyor.Küresel gıda üretimine yönelik tehditKörfez’e İran fıstığı ihracatının durdurulmasının ötesinde İran’daki savaş, gübre ve temel bileşenlerinin tedarikinde aksamalara yol açarak küresel gıda güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı.Dünyanın en büyük gübre şirketlerinden biri olan Yara’nın CEO’su, Hürmüz Boğazı’ndan geçişin aksamasının gübre arzını doğrudan etkilediği uyarısında bulundu.Gübre kullanımındaki azalmanın, özellikle yoksul ülkelerde tarımsal üretimin düşmesine ve gıda fiyatlarının yükselmesine yol açabileceğini söyledi.Birleşmiş Milletler tahminlerine göre, üre, potas, amonyak ve fosfat gibi küresel gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.Krizin başlangıcından bu yana gübre fiyatları yaklaşık yüzde 80 arttı.Bu durum, artan nakliye, üretim ve tedarik maliyetleri nedeniyle Körfez’deki gıda ve tarım ürünlerinin fiyatlarına, fıstık da dahil olmak üzere, yansıyor.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack'ın görev süresi doldu
1
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1831 kez okundu
2
Siirt Vakfı İstanbul Anadolu Yakası Şube Başkanı Tevfik Cengiz’den Kurban Bayramı Mesajı
397 kez okundu
3
BAŞKAN TEVFİK CENGİZ’DEN 19 MAYIS MESAJI
375 kez okundu
4
İstanbul’daki Siirtlileri Tek Çatı Altında Buluşturan Vakıf Dikkat Çekiyor
289 kez okundu
5
Yeni Çağ Partisi Genel Başkanı Yaşar Çavdar’dan Kurban Bayramı Mesajı
284 kez okundu