DOLAR

49,9905$%0,05

EURO

55,9635€%-0,01

STERLİN

67,0793£%0,03

GRAM ALTIN

6.283,76%-0,88

ÇEYREK ALTIN

10.322,00%-0,74

TAM ALTIN

41.128,00%-0,73

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

İkindi Vakti a 15:26
Ankara PARÇALI AZ BULUTLU 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Huzurevi sakinleri Yılmaz Sayın’ın tavuk ve horozuyla Huzur Çiftliği kurdu

Huzurevi sakinleri Yılmaz Sayın’ın tavuk ve horozuyla Huzur Çiftliği kurdu

Kentsel dönüşüm nedeniyle evinden ayrılan Yılmaz Sayın'ın huzurevine getirdiği tavuk ve horozla başlayan süreç, diğer sakinlerin katılımıyla Huzur Çiftliği'ne dönüştü. Çiftlikte 11 tavuk, 8 horoz, güvercin, keçi ve tavşan bulunuyor; yaşlılar hayvan bakımına katılıyor.

Yazıyı Paylaş

İSTANBUL (AA) – ŞADUMAN TÜRKAY – Kentsel dönüşüm nedeniyle evinden ayrılırken çok sevdiği tavuk ve horozunu da yanında götüren Yılmaz Sayın’ın huzurevi bahçesinde başlattığı hayvan bakımına diğer sakinlerin de katılmasıyla “Huzur Çiftliği” oluşturuldu.Sayın, Şile’deki evi kentsel dönüşüme girince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne bağlı Prof. Dr. Fahrettin Kerim-Nilüfer Gökay Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne yerleşmeye karar verdi.Çok sevdiği tavuk ve horozunu geride bırakmak istemediği için hayvanlarını kucağına alarak huzurevine gelen Sayın, onlara kuruluşun bahçesinde bakmayı sürdürdü.Sayın’ın hayvanlarıyla kurduğu bu bağ, kısa sürede diğer huzurevi sakinlerinin de ilgisini çekti.Onlar da sevdikleri hayvanları yanlarında görmek, bahçede onlarla ilgilenmek istedi.Sakinlerin bazıları ördek ve tavşan getirmeyi önerirken kimi de hayvanların bakımına yardımcı oldu.Böylece birkaç hayvanla başlayan süreç, sakinlerin desteğiyle giderek büyüdü.Hayvanların sayısı arttıkça onlara uygun bir yaşam alanı oluşturmak isteyen huzurevi sakinleri kolları sıvadı.Geri dönüşüme önem veren yaşlılar, kuruluşta kullanılmayan eşyaları ve atıl durumdaki malzemeleri değerlendirmeye karar verdi.Huzurevi çalışanlarının da desteğiyle bahçede hayvanların barınabileceği alanlar oluşturuldu.Eski paletler oturma banklarına dönüştürüldü, kullanılmayan eşyadan minderler hazırlandı. Çeşitli malzemeler yeniden değerlendirilerek kümeslerde hayvanların ihtiyaçlarına uygun bölümler yapıldı.Duvarlar resimlerle renklendirilip eski stor perdeler hayvanların yaşam alanlarında kullanılmak üzere değerlendirildi.Sakinler çiftliğin inşasında da fikirleri ve emekleriyle yer aldı. Resim yapmayı seven, emekli bir öğretmen olan huzurevi sakininin önerisiyle burası “Huzur Çiftliği” olarak adlandırıldı.Bugün çiftlikte 11 tavuk, 8 horoz, takla atan cins güvercinler, keçi ve tavşan bulunuyor.Hayvanlar gün içinde bahçede serbestçe gezerken akşam saatlerinde kendi alanlarına alınıyor.Sabah kahvaltısının ardından çiftliğe gelen sakinler, hayvanların yemlerini veriyor, güvercinleri kafeslerinden çıkararak havalandırıyor, bakımlarına yardımcı oluyor.Yaşları 70 ve üzerinde olan huzurevi sakinlerinin bir kısmı günlük yaşamlarında tekerlekli sandalye veya yürüteç kullanıyor. Bu nedenle hayvanların bakımında çalışanlar da onlara eşlik ediyor.Sakinlerin sağlık durumları gözetilerek ortak bir iş bölümü yapılıyor.”Yılmaz amca çok sevdiği hayvanlarından ayrılmak istemedi”Prof. Dr. Fahrettin Kerim-Nilüfer Gökay Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Sevgi Kurt, AA muhabirine çiftliğin hikayesini anlattı.Kurt, “Yılmaz (Sayın) amca çok sevdiği hayvanlarından ayrılmak istemedi, ‘Ben onlarsız yaşayamam.’ dedi. Biz de aldık huzurevimizin bahçesine. Hikaye aslında böyle başladı.” ifadelerini kullandı.Sayın’ın bir dönem rehabilitasyon sürecinde kalması nedeniyle diğer sakinlerden ve personelden destek aldıklarını belirten Kurt, “Bu şekilde baktık ki güzel işler oluyor. Diğer sakinlerimiz de ‘Biz de alalım. Ördek, tavşan getirelim.’ diye taleplerde bulunup geri dönüşler güzel olunca projemiz daha da büyüdü.” dedi.Çalışmanın daha profesyonel bir yapıya kavuşturulması ve çiftliğin farklı faaliyetlerle geliştirilmesine yönelik adımların özellikle son bir yılda hız kazandığına dikkati çeken Kurt, sakinlerin hayvanlarla ilgilenmeye başlamasının ardından yeni taleplerin de geldiğini vurguladı.Kurt, “Başka yaşlılarımızın da tavuk alan, ördek alan, yem veren, yumurtalarını toplayan kişiler olduğunu gördükçe ‘Biz de daha neler yapabiliriz?’ diye düşünmeye başladık. Geri dönüşler çok iyi oldu.” diye konuştu.Çiftliğin her köşesinde sakinlerin emeği varHuzur Çiftliği’nin yalnızca hayvanların bulunduğu bir alan olmadığını, yaşlıların üretime katıldığı bir yaşam alanı olarak tasarlandığının altını çizen Kurt, burada kullanılan malzemelerin büyük bölümünün geri dönüşüm ürünlerinden oluştuğuna işaret etti.Duvarlardaki boya dışında çiftlikte satın alınmış bir malzeme bulunmadığını aktaran Kurt, yaşlıların eski eşyalarından minderler ve yastıklar yaptıklarını, paletleri oturaklara, banklara ve hayvanların barınabileceği kümeslere dönüştürdüklerini anlattı.Kurt, “Hem sürdürülebilirlik hem de yaşlılarımıza sadece rehabilitasyon ve bakım hizmeti vermek yerine onları hayata yeniden kazandırmak adına onların da desteğiyle birlikte bir şeyler yaptık. Burada görmüş olduğunuz tüm ürünler aslında onların eseri. Duvarlarda gördüğünüz resimleri, kafesleri, hayvanların yumurtlayacağı minderi dahi kendileri yaptılar. Biz de onlara sadece yol göstericilik ve rehberlik yapmış olduk.” ifadelerine yer verdi.Resim yapmayı seven emekli bir öğretmenin “Uçanlar, koşanlar, yüzenler olsun ve Huzur Çiftliği olsun. Çünkü biz burada huzuru buluyoruz.” önerisinin oy birliğiyle kabul edildiğini dile getiren Kurt, “Bir yaşlımız, ‘Odam evim, onlar evim. Huzurevi demiyorum, evim diyorum. Evimin camından baktığım zaman onları görüyorum. Sabah uyandığım zaman onları seyrediyorum ve huzuru buluyorum.’ diyor. Bu sözler bizim için çok kıymetliydi.” şeklinde konuştu.Sabah kahvaltısından sonra çiftliğin yolunu tutuyorlarHuzur Çiftliği’nde 11 tavuk, 8 horoz, takla atan güvercinler, tavşan ve keçinin bulunduğunu, bahçede kedilerin de yaşadığını belirten Kurt, yaşlıların hayvanlarla ilgilenirken sağlık durumlarının ve fiziksel imkanlarının gözetildiğini kaydetti.Kurt, merkezdeki yaşlıların 70 yaş ve üzerinde olduğunu, aralarında tekerlekli sandalye veya yürüteçle hareket edenlerin de bulunduğunu, bakım ve temizlik işlerinde görevli personelin de onlara destek verdiğini ifade etti.Yaşlıların günlük rutinlerini anlatan Kurt, şöyle devam etti: “Çiftliğin asıl sahipleri onlar. Kahvaltıdan sonra mutlaka gelip hayvanları besliyorlar. Yemlerini veriyorlar, güvercinleri dışarı çıkarıp havalandırıyorlar. Sonrasında burada vakit geçiriyorlar. Banklarda oturuyorlar, termoslarında çaylarını yapıp içiyorlar, hayvanları izliyorlar. Öğleden sonra bir tur daha geliyorlar. Yine besliyorlar, hayvanları kafeslerine alıyorlar. Hayvanlarımız gün içinde bahçede özgürce geziniyorlar.”Birbirleriyle tartışan yaşlılar aynı tavukları beslemeye başladıMesleğinin hemşirelik olduğunu ve yaşlıların rehabilitasyon sürecinde ruhsal iyilik halinin önemine inandığını dile getiren Kurt, çiftliğin sakinler üzerindeki olumlu etkilerini gözlemlediklerini anlattı.Ruhsal iyilik halinin bakım ve rehabilitasyon sürecindeki önemine dikkati çeken Kurt, “Sakinlerin sağlığının rehabilitasyon aşamasında ilaç, medikal veya fizyoterapi tedavisinden önce ruhsal tedavinin daha önemli olduğunu düşünenlerdenim. Biz, bu amaçla biraz da yola çıktık. Geri dönüşler çok büyük oldu. Sakinlerin ruhsal iyilik haline burası çok iyi geldi.” diye konuştu.Kurt, “Biz, birbiriyle kavga eden iki yaşlının aslında aynı tavukları beslediğini gördük. Bu işi doğru yaptığımızı, yolumuzun doğru olduğunu tüm ekip arkadaşlarımla birlikte o zaman daha iyi anladık. Bu şekilde ilerledik.” ifadelerini kullandı.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın eylül ayında başlattığı “İyilik Var” projesine farklı bir bakış açısı kazandırmak istediklerine işaret eden Kurt, geri dönüşler de güzel olunca bu projeyi geliştirmek için çalıştıklarını bildirdi.Atıklar hayvanların beslenmesinde de değerlendiriliyorÇiftliğin oluşturulmasında geri dönüşümün temel ilkelerden biri olduğunu belirten Kurt, hayvanların beslenmesinde de mutfakta artan yiyeceklerin değerlendirildiğini söyledi.Çiftlikteki minderlerden banklara, kümeslerden hayvanların bulunduğu alanlara kadar pek çok ürünün eski eşyadan ve paletlerden yapıldığını aktaran Kurt, şunları kaydetti: “Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de yakından takip ettiği Sıfır Atık Projesi kapsamında biz bu bahçemizi ve faaliyetimizi sürdürüyoruz. Burada gördüğünüz minderler, yastık kılıfları eski eşyadan üretildi. Oturduğunuz banklar eski paletlerden yapıldı. Kümeslerimiz de paletlerden. Tavuklarımızın perdeleri bile eski stor perdelerden hazırlandı. Dolayısıyla Sıfır Atık Projesi’ne de katkı sağladığımızı düşünüyoruz. ‘İyilik Var’ projesinde insanla hayvanın birlikte ne kadar mutlu olduğunu, onların bize ihtiyacı olduğu kadar bizlerin de onlara ihtiyacını önemsiyoruz. Tüm yaşlılarımızın manevi olarak rahatladığını, onlarla birlikte bizlere de huzur geldiğini düşünüyoruz.”Kucağında tavuk ve horoz getirdiHuzurevi sakini Yılmaz Sayın, huzurevine yerleşirken kucağında getirdiği tavuk ve horozuyla aynı ortamda yaşamaya devam etmesinin kendisine çok iyi geldiğini, diğer sakinlerin de hayvanlarla ve doğayla iç içe yaşamaktan memnun olduğunu anlattı.Sayın, horoz ve tavuğunun kurulan çiftlikte başka arkadaşlarının olmasından mutluluk duyduğunu, onlarla ilgilenmekten büyük keyif aldığını ifade etti.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Konya’nın silah köyünde şalvarlı kadınların atış günü! Çekinerek başladılar, sayıları 100’lere çıktı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.