46,4986$% 0.05
52,7779€% -0.3
61,2399£% -0.26
6.070,93%-1,17
10.073,00%-1,32
40.121,00%-1,29
14.390,14%-1,03
2905134฿%0.41217
77350Ξ%0.82684
46.42$%0.00115
02:00
Konservatuvar öğrencisi 14 yaşındaki Yusuf Çınar Dağsuyu, kısa sürede gösterdiği müziksel gelişimin ardından bestelediği ilk senfonisini orkestra eşliğinde kayda alarak dinleyiciyle buluşturdu. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı öğrencisi olan Dağsuyu, müzik yolculuğuna 10 yaşında başladı.Annesinin kendisinden bir yaş küçük kız kardeşi için aldığı klavyeyle kendi kendine melodiler çalmaya çalışan genç müzisyen, kısa sürede dikkati çeken yeteneği sayesinde konservatuvara kabul edildi.Yarı mutlak kulak (quasi absolute pitch) yeteneğine sahip olan Dağsuyu, piyano eğitiminin yanı sıra küçük yaşlardan itibaren beste çalışmalarına yöneldi.Yusuf Çınar Dağsuyu, AA muhabirine, piyanoya başlamadan önce gitar ve bateri de çaldığını ama bu enstrümanlara ısınamadığını, piyanoya ilk başladığında ise notasız çalabildiğini söyledi.Konservatuvara girerken ilk hedefinin besteci olmak olduğunu belirten genç müzisyen, müziği kendisini ifade etmenin en güçlü yollarından biri olarak gördüğünü dile getirdi.Piyano çalarken zihnindeki düşüncelerden uzaklaştığını ifade eden Dağsuyu, “Hepimiz her an bir şeyler düşünürüz ve o sırada kimisi yazı yazar, kimisi bir şeyler çizer. Ben anlatamadığım duyguları müzikle anlatmaya çalışıyorum. Bazen söyleyemediklerimi piyanoyla anlatmaya çalışıyorum.” dedi.Yaklaşık 1,5 ay süren çalışma sonucunda “Senfoni No. 1” adlı eserini tamamlayan Dağsuyu, eserin ortaya çıkış sürecinde özellikle Rus bestecilerden etkilendiğini anlattı.Çaykovski, Rahmaninov ve Şostakoviç’in eserlerini yoğun şekilde dinlediğini belirten genç besteci, orkestrasyon bilgisini geliştirmek için farklı bestecilerin partisyonlarını dinleyerek ve analiz ederek çalıştığını ifade etti.”Eserimi tamamlayınca orkestradan duymak bambaşka bir deneyimdi”Dağsuyu, besteleme sürecini şöyle anlattı: “Genelde sadece beste yapmak için beste yaparsanız ortaya çıkan eser çok samimi olmuyor. Bir gün aklıma bir melodi geldi. Sonra bu melodiyi hangi enstrümanın daha iyi taşıyacağını düşünmeye başladım. Melodiler büyüdü, partisyonlar gelişti ve zamanla bir senfoniye dönüştü.”Eserinde özellikle bakır üflemeli çalgılara ve fagot solosuna geniş yer verdiğini belirten Dağsuyu, farklı enstrüman kombinasyonlarını deneyerek en uygun orkestral rengi bulmaya çalıştığını kaydetti.İlk kez kendi eserini bir senfoni orkestrasından canlı olarak dinlediğinde yaşadığı duyguları tarif etmekte zorlandığını dile getiren Dağsuyu, “Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşadım. Bir sürü müzisyenin benim eserimi çalmak için bir araya gelmesi kendimi çok değerli hissettirdi. Eserimi tamamlayınca defalarca bilgisayardan dinledim ama canlı olarak orkestradan duymak bambaşka deneyimdi.” ifadelerini kullandı.”Bestelerimin bir kişiye bile dokunması aslında benim için en büyük başarı”Gelecekte eserlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını istediğini anlatan Dağsuyu, “Bir gün tanımadığım bir insanın benim eserimi dinleyip etkilenmesi, üzgünse mutlu olması, bestelerimin bir kişiye bile dokunması aslında benim için en büyük başarıdır.” dedi.Klasik müziğin yanı sıra caz, blues, rock türlerini de dinlediğini belirten Dağsuyu, farklı müzik türlerinden beslenmenin yaratıcılığını geliştirdiğini ifade etti.Günde zaman zaman 6-7 saati aşan çalışmalar yaptığından bahseden genç besteci, piyanosuz bir yaşam düşünemediğini söyledi.”Murat Cem Orhan’ın ilk eserime emek vermesi beni çok mutlu etti”Boş zamanlarında satranç oynadığını ve yüzdüğünü söyleyen Dağsuyu, “Konservatuvar kendimi bulmama vesile oldu. Kardeşimle aynı okulda okumuyoruz. Ama onun müzik yeteneği benden daha fazla. Yeteneği olan çocuklar, melodileri yazsınlar. Müzik okuyanın hayatını adaması lazım.” şeklinde konuştu.İleride Avrupa’daki saygın müzik okullarında eğitim almayı hedeflediğini belirten Dağsuyu, kariyerinde önceliğinin bestecilik olduğunu, bunun yanında konser piyanisti olarak da sahnede olmak istediğini kaydetti.Dağsuyu, ilk senfonisinin kayıt sürecinde birlikte çalıştığı orkestra şefi ve besteci Murat Cem Orhan’ın kendisi için önemli bir isim olduğunu belirterek, “Çok beğendiğim, sevdiğim bir şefti. Murat Cem Orhan’ın ilk eserime emek vermesi ve orkestrayı yönetmesi beni çok mutlu etti.” dedi.Henüz 14 yaşında olmasına rağmen bestecilik alanında kendini gösteren genç bestecinin “Senfoni No. 1” adlı eseri, Beta Enerji Filarmoni Orkestrası tarafından seslendirilerek kayıt altına alındı ve tüm dijital müzik marketlerinde dinleyiciye sunuldu.

NATO Zirvesi öncesi Ankara’da hummalı hazırlık: Asfalt yenileme, grafiti ve güvenlik önlemleri
1
Siirt Vakfı’ndan Tarihi Başarı! Tevfik Cengiz: “Bu Gurur Tüm Siirtlilerindir”
143 kez okundu
2
Ankara’da yağmur ve şükür duası yapıldı
61 kez okundu
3
Gençlerbirliği, kupadaki Trabzonspor maçının hazırlıklarına başladı
57 kez okundu
4
Kazada ağır yaralanan Ankara Enduro Motosiklet Kulübü Başkanı hayatını kaybetti
55 kez okundu
5
Ankara’da siyaset, yargı ve iş dünyasının önemli isimlerini buluşturan düğün
48 kez okundu