48,8299$%0,10
55,7497€%-0,24
64,8668£%-0,35
6.766,66%-1,00
11.048,00%-1,04
44.048,00%-1,05
%
฿%
Ξ%
$%
16:11
(MANİSA) – YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Manisa Turgutlu’da dün okul önündeki silahlı saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin daha önce sıkıntılı bir süreçten geçtiğinin bilindiğini, öğrencinin devamsızlık nedeniyle önce MESEM’e, ardından açık liseye geçtiğini ve eğitim yılı başında yeniden okula geldiğini belirtti. Özçağdaş, “Yan yana protokol imzalayınca bu meseleler çözülmüyor. Artık harekete geçmeye ihtiyaç var” dedi.Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, okul önünde 11 öğrencinin silahlı saldırıda yaralandığı İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne gelen YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, okul önünde açıklama yaptı.Özçağdaş’a, YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve Bekir Başevirgen, Manisa İl Başkan Vekili Erdem Nalbant ile partililer eşlik etti.Yaşanan saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özçağdaş, son dönemde eğitim alanlarında meydana gelen olaylara dikkati çekerek, “Maalesef bu yaşadıklarımız ülkemizin bir gerçeği durumuna dönüşmektedir. Bunu bu ülkenin yönetiminde sorumluluğu olan herkese net bir şekilde bir uyarı olarak söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nde bugüne kadar bu tür olayları yaşamamıştık. İstanbul’da, Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta, şimdi Turgutlu’da arka arkaya bu olayları yaşamaktayız. Bunlar münferit olaylar olarak değerlendirilemez” diye konuştu.Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanı’nın görev döneminde üç yılda 51 olay yaşandığını, bu 51 olayda, 47 kişinin eğitimle ilgili alanlarda hayatını kaybettiğini belirterek, “23’ü MESEM, 24’ü bu ve benzeri saldırılarda hayatını kaybetmişse, o Milli Eğitim Bakanı kendine buradan herhangi bir mesaj almamışsa, o Milli Eğitim Bakanı, o İçişleri Bakanı, o Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı her yıl imzaladıkları protokolleri bir çözüm olarak görüyorlarsa maalesef biz bu açıklamayı bir daha yapmak zorunda kalırız. Dünyanın herhangi bir saygın demokrasisinde bir bakanın görev döneminde 47 kişi eğitimle ilgili alanlarda ölecek ve o bakan bize ahlaktan, erdemden, geleneklerden, kültürden bahsedecek” ifadelerini kullandı.Okul saldırılarının farklı boyutları bulunduğunu belirten ve bakanlıklar arasında imzalanan protokollere ilişkin eleştirilerini dile getiren Özçağdaş, şöyle devam etti: “Okul saldırıları, çeşitli boyutları olan toplumdaki bütün yanlışlıkların yansıması olan bir konudur. Asıl mesele, sorunu çözen değil, çözüyormuş gibi yapan yaklaşımdır. Ne acı ki iki gün önce iki bakanlık davulla zurnayla bir protokol imzaladılar. Zannedersiniz ki 103 yıllık Cumhuriyet tarihinde bu protokoller hiç imzalanmamış. Aynı protokoller aynı bakanlıklar tarafından 2016 yılından bu yana sürekli imzalanıyor. Mesele protokol imzalanarak çözülemez. İki yılda bir imzalanıyor, törenler yapılıyor, AK Parti iktidarında sorunlar çözülüyor diye seviniliyor, aynı şeyler yaşanmaya devam ediyor. Bu böyle olmaz. Bugüne kadar gösterdikleri yaklaşım tam anlamıyla çökmüştür. Bu yaklaşımdan ayrılmaları gerekiyor. Kağıt üstünde iş yapmayacaklar. Ankara’da protokol, illere talimat, kurulan ortak komisyonlar, yılbaşında genelgeler, her şey çözüldü. Bu yaklaşımdan vazgeçeceksiniz. Bu çocukların olduğu ortamlar bu çocuklar için maalesef keyifle gelecekleri, gününü mutlu geçirecekleri ortamlar değildir. Bugün itibarıyla ülkedeki okullar çocuklar için bir tür beton çocuk hapishanelerine dönmüştür. Kelimeyi de bilerek seçerek söylüyorum. Sabahtan gelmektedirler, akşama kadar rahatsız tahta sıraların üzerinde oturmaktadırlar, kalabalık sınıflarda ders almaktadırlar. Okul müdürümüze sordum. 35-40 kişi kayıtlı sınıfta, sonra Milli Eğitim Bakanı bize sayı veriyor. Sınıf mevcutları azalmış falan. Halbuki Türkiye’nin tamamı biliyor ki bir okul türü tercih edilmediği halde çok sayıda var. Onun ortalamasını alınca sınıf mevcutları azalmış muamelesi yapılıyor.””ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ, YAŞANABİLİR OKULLAR OLMALI” Okullardaki fiziki ve sosyal koşullara da değinen Özçağdaş, öğrencilerin eğitim ortamlarında yaşadığı sorunlara ilişkin, “Okullarda spor, sanat, felsefe, drama, oyun çocukların hayatından çalındı. En önemli sorunumuz çocuklar için güvenli, yaşanabilir, eğlenceli, öğrenmeye fırsatı veren okullar olmamasıdır” dedi.Suat Özçağdaş, okulların güvenliğiyle ilgili soru önergeleri, araştırma önergeleri, yasa teklifleri verdiklerini hatırlatarak, “Hepsini reddettiler. AKP iktidarı bugüne kadar muhalefetten gelen hiçbir şeyi kabul etmedi. Ne zamana kadar? Maraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenimizi ve Şanlıurfa’da 16 kişinin yaralanmasından sonra mecburen kabul etmek zorunda kaldılar ve şimdi komisyon çalışmalarında aslında çok geç kaldığımızı bir kez daha görmüş durumdayız” diye konuştu.Bu olaylar yaşandıktan sonra 31 bin bahçe güvenlik görevlisinin atandığını söyleyen Özçağdaş, “Bu olayda da uzman arkadaşlarımızın burada olmaması nedenli hiçbir işe yaramadığı görüldü. İŞKUR’dan geçici elemanı bahçeye koyarak çözemezsin bu sorunu. Sizde hiç mi devlet ciddiyeti yok? Siz hiçbir işi düzgün yapmayacak mısınız? 31 bin bahçe güvenlik görevlisi. Kim onlar? İŞKUR’dan gönderdikleri deneyimsiz insanlar. Olmaz. Bu okullarda çocukla çalışma eğitimi almış, psikososyal olarak uygun, güvenlik deneyimi olan, devlete hizmet etmiş 65 bin güvenlik kadrosuna ihtiyaç var. Buradan bir kez daha iktidara çağrı yapıyorum. Sizin hatalarınız nedeniyle ağlamaktan yoruldu bu millet” ifadelerini kullandı.”HER 250 ÖĞRENCİYE BİR REHBER ÖĞRETMEN OLMALIDIR” Güvenlik önlemlerinin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Özçağdaş, okullardaki psikososyal destek ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de belirterek, şöyle devam etti: “Güvenlik görevlisini koyduk sorunlar çözülür mü? Çözülmez. Tek başına bununla çözülemez. Örneğin bu olayda. Bu saldırıyı gerçekleştiren çocuğun daha önce sıkıntılı bir süreçten geçtiği biliniyor. Devamsızlık nedeniyle önce MESEM’e, oradan açık liseye gidiyor. Sene başında buraya geliyor. Bu bize ne söylüyor? Burada bir çocuk var. Bu çocukla ilgilen diyor, bağırıyor olay. Bu çocukla ilgilen. Çünkü bu çocuk hiçbir şey olmasa bile bir geçiş döneminde ergen. Peki sistem? Maraş’ta da aynısı oldu. Defalarca rehber öğretmen görüşmesi var, sonuç yok. Psikiyatrist görüşmesi var, sonuç yok. Dolayısıyla üçüncüsü okullardaki psikososyal destek sistemlerimizi geliştirmeliyiz. Bu iktidar seçime giderken her 100 öğrencinin olduğu okulda bir rehber öğretmen olacak demişti. Seçimler bitti, Mahmut Özer gitti. Yusuf Tekin geldi, o sözü ‘ben vermedim’ dedi. Böyle bir ciddiyetsizlik. Buradan söylüyorum. Her okulda rehber öğretmen olmalıdır. Her 250 öğrenciye bir rehber öğretmen olmalıdır. Bu devlet büyük bir devlettir. Bu istihdam sağlanabilir. Rehber öğretmenler göreve hazırdır. Derhal atamaları yapılmalıdır. Okullarda okul sosyal hizmet programımız yok. Bunu defalarca anlattım.”OKULLARDA SOSYAL HİZMET UZMANI OLACAK” Okul, toplumun aynasıdır. Toplumdaki şiddet, uyumsuzluk, ayrımcılık, ne varsa yoksulluk, yoksunluk, hepsi okula yansır. Bir çocuk okula aç geliyorsa, evde ya da çevresinde şiddet görüyorsa, çeşitli nedenlerle ayrımcılığa tabi kalıyorsa, bu okulda çözülecek bir durum haline gelebilir. Sorun budur. Devlet bunu görecek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendine gönderilen çocukların hangi koşullarda yaşadığını bilecek. O yüzden okullarda bir sosyal hizmet programına ihtiyacımız var. Ne yapacak? Okulda bir sosyal hizmet uzmanı olacak. Türkiye’de bu görevi bekleyen on binlerce sosyal hizmet uzmanımız var. Çok iyi eğitim almış. Ailesine gidecek bu çocuk nerede yatıyor? Kimlerle uyuyor? Evinde madde bağımlısı biri var mı? Şiddet görüyor mu? Aç mı? Bunları yapmayacaksanız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetmeyeceksiniz kardeşim. Gideceksiniz o makamlardan.”İÇİŞLERİ BAKANINI HAYRETLE DİNLEDİM” Yükseköğretimden önce 18 milyon çocuk var. Bu çocuklar kim? Dün İçişleri Bakanı hayretle dinledim. Hayretle yanındaki bakan Yusuf Tekin’le geze geze ona benzemiş. Bakan diyor ki mealen, efendim diyor her çocuğun başına birini mi koyacağız? Tabii ki koyamazsın. Senin yapman gereken sistemi kurmak, asıl sorumlu olan Milli Eğitim Bakanı’nın sesi çıkmıyor. Ne zaman kötü bir iş olsa Türkiye’de iki kişinin sesini duyamazsınız. Biri Recep Tayyip Erdoğan, müjde verilecekse Recep Tayyip Erdoğan verir. Ama yanlış bir iş olmuşsa, kötü bir iş olmuşsa Tayyip Erdoğan yok. Aynı şey Milli Eğitim Bakanı’na da geçerli. Çok iyi öğrenmişler. Okullarda bunca olaylar yaşanıyor. Milli Eğitim Bakanı duyamazsın. O İçişleri Bakanı da onunla geze geze benzer yerlerden bakmaya başlamış meseleye. Okul sosyal hizmet programıyla bu çocukların koşullarını göreceksiniz.””ŞİDDET TOPLUMDA NEYSE OKULA DA ÖYLE YANSIYOR” Toplumdaki şiddetin okullara da yansıdığını belirten Özçağdaş, disiplin ve sosyal destek mekanizmalarının önemine değindi. Şiddet uygulayanların cezasızlık nedeniyle kurtulduğu bir ortamda çocukların da “Bana okulda böyle bir şey yapıldıysa cezasını ben keserim” diyebileceğini söyleyen Özçağdaş, “Halbuki burada bir demokratik ortam olsa, işleyen disiplin mekanizmaları olsa, gerekli sosyal destek mekanizmaları olsa o çocuk da cezasını kendisi kesmeye çalışmayacak” dedi. Çocukların dijital ortamlarda güvensiz olduğuna da işaret eden Özçağdaş, “Gerçek hayatta bulamadıkları mutluluğu sanal oyunlarda ve sanal gruplarda arıyorlar. Gerçek hayatta bulamadıkları fırsat eşitliğini orada bulmaya çalışıyorlar. Gerçek hayatta kuramadıkları bağı orada kurmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla dijital tehditler, iktidar partisinin sevdiği şekliyle dış güçlerin içeriye ithal ettiği sorunlar falan değil. Sizin gerçek hayatta karşılayamadığınız toplumsal ihtiyaçların tezahürüdür aslında” diye konuştu.Suat Özçağdaş, çocuk suçluluğunun, Türkiye’nin temel problemlerinden biri haline geldiğine de işaret ederek, “Buradan sesleniyorum. Çocuk, eğitim, suç dünyası, mutluluk, gelecek, huzur. Bunların çerçevesinde konuşmamız gereken meseleler var. Almamız gereken önlemler var. Yan yana protokol imzalayınca bu meseleler çözülmüyor. Artık harekete geçmeye ihtiyaç var. Artık bu zihniyetten ayrılmaya ihtiyaç var. Bunlar değişmediği sürece maalesef, maalesef, maalesef ben ve arkadaşlarım bu açıklamaları yapmak durumunda kalırız” değerlendirmesini yaptı.
Trabzon Sivil Katılım Zirvesi’nde AB destekli proje kapsamında sivil katılım ele alındı
1
Siirt Vakfı Anadolu Yakası Şubesi’nden CHP Genel Merkezi’ne Anlamlı Ziyaret
63792 kez okundu
2
Çocuklar, COP31 farkındalık etkinliğinde hasat ettikleri ürünleri pazarda satışa sundu
235 kez okundu
3
Kayseri’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı
162 kez okundu
4
Doktor, acil servis duvarından atlayarak yaralı motosiklet sürücüsüne müdahale etti
139 kez okundu
5
Uşak’ta meşelik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı
132 kez okundu