49,3872$%0,03
55,3348€%0,01
65,5854£%0,14
6.573,68%-0,50
10.742,00%-0,40
42.828,00%-0,40
%
4117731฿%0.00107
123573Ξ%0.02729
49.35$%0.05158
15:47
(ANKARA) – Medya Dayanışma Grubu, Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulmasına tepki göstererek, “Bir medya kuruluşunun yönetimine müdahalenin ötesinde, gazetecilerin çalışma özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını etkileyen ağır bir uygulamadır” açıklamasını yaptı. Açıklamada, “Kayyım uygulamasına son verilmesi, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınması” talep edildi.Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, DİSK Basın-İş, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın oluşturduğu Medya Dayanışma Grubu, Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.”Türkiye, medya özgürlüğü açısından son derece kaygı verici bir güne uyandı” denilen açıklamada, Halk TV’ye kayyım atanmasının “bir medya kuruluşunun yönetimine müdahalenin ötesinde, gazetecilerin çalışma özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını etkileyen ağır bir uygulama olduğu” vurgulandı.”SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMESİ İLE EDİTORYAL BAĞIMSIZLIĞI ORTADAN KALDIRMAK AYRI KONULAR” Bir medya kurumunun sahiplik yapısı veya şirket ilişkileriyle ilgili iddiaların “hukukun güvenceleri içinde, şeffaf ve adil bir yargı süreciyle incelenmesi gerektiği” ifade edilen açıklamada, “Ancak bu iddialar, haber kuruluşunun yönetimini devralmaya ve yayın faaliyetini durdurmaya gerekçe yapılamaz. Soruşturma yürütülmesi ile bir medya kuruluşunun editoryal bağımsızlığını ortadan kaldırmak birbirinden ayrı konulardır” denildi.Anayasa’nın 29. maddesine dikkat çekilen açıklamada, süreli veya süresiz yayınların önceden izne ya da mali teminata bağlanamayacağı, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyen veya zorlaştıran şartlar konulamayacağı hatırlatıldı. Anayasa’nın 30. maddesinin de kanuna uygun şekilde kurulmuş basın işletmelerinin matbaa ve basın araçlarının suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt edilmesini veya işletilmekten alıkonulmasını yasakladığı belirtilerek, “Bu hükümler, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmesinin anayasal güvence altında olduğunu ortaya koymaktadır. Halk TV’ye yönelik müdahalenin hukuki dayanağı ve bu güvencelerle ilişkisi kamuoyuna açıklanmalıdır” ifadeleri kullanıldı.”EKREM İMAMOĞLU’NUN SAVUNMASININ BAŞLADIĞI GÜN GERÇEKLEŞMESİ KAYGI VERİCİ” Açıklamada, şunlar kaydedildi: “TELE1’e kayyım atanmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmişken aynı kişinin Halk TV’de de kayyım olarak görevlendirilmesi ayrıca düşündürücü ve üzücüdür. İbrahim Paşalı’nın önce TELE1, ardından Halk TV için bu göreve getirilmesi, kayyım uygulamasının medya kuruluşlarında tekrarlanan bir müdahale yöntemine dönüşebileceği kaygısını güçlendiriyor. Halk TV’ye yönelik müdahalenin, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başladığı gün gerçekleşmesi de kamuoyunun yargı sürecinden haberdar edilmesine ilişkin kaygıları artırıyor. Henüz basılmamış bir kitabın yasaklanmasının ardından, savunmanın ve duruşmada yaşananların haberleştirilmesi de mi engellenmek isteniyor? Gazetecilerin duruşmaları izleyip kamuoyuna aktarması, yurttaşların da bu bilgilere erişmesi demokratik toplumun temel gereklerindendir.”TOPLUMUN BİLGİYE ERİŞİM HAKKI HEDEF ALINIYOR” Fon skandalına ilişkin haberleri nedeniyle gazetecilerin tutuklanması, bazılarının elektronik kelepçeyle ev hapsinde tutulması ve gazetecilerin haberlerine ya da sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi, basın üzerindeki baskıya ilişkin kaygıları artırıyor. Gazetecilerin haberleri ve sordukları sorular nedeniyle soruşturmalara uğraması veya özgürlüklerinden mahrum bırakılması, yalnızca ilgili gazetecileri değil, toplumun bilgiye erişim hakkını da hedef alır.Halkın bilgilenme hakkı, demokrasinin sağlıklı işleyişi için yaşamsal önemdedir. Bu hak; medya kuruluşlarının bağımsızlığı, gazetecilerin güven içinde çalışabilmesi ve kamuoyunu ilgilendiren olayların serbestçe haberleştirilebilmesiyle korunur. Bir kanalın yönetimine müdahale edilmesi ve yayınlarının durdurulması, bu güvenceleri zayıflatır.”KAMUOYUNU BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ, ÇOĞULCU MEDYAYI VE HALKIN HABER ALMA HAKKINI SAVUNMAYA ÇAĞIRIYORUZ” Medya Dayanışma Grubu olarak Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm meslektaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Kayyım uygulamasına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve medya kuruluşlarına ilişkin iddiaların editoryal bağımsızlığı ortadan kaldırmayacak hukuki süreçlerle ele alınmasını talep ediyoruz. Kamuoyunu basın özgürlüğünü, çoğulcu medyayı ve halkın haber alma hakkını savunmaya çağırıyoruz. Basına yönelik her müdahale, toplumun gerçeklere erişimini de daraltır.”
Sumbas’ta köy okulu öğrencilerine dolandırıcılık ve ilk yardım eğitimi verildi
1
Çocuklar, COP31 farkındalık etkinliğinde hasat ettikleri ürünleri pazarda satışa sundu
254 kez okundu
2
Erkan İşeri’den Aşiret Reislerine Çağrı: “Güvenlik Korucularının Özlük Hakları Verilmeli”
192 kez okundu
3
Bakan Gürlek’ten Şık hakkında suç duyurusu
178 kez okundu
4
New York’taki zirvede karar alındı! TSK, Irak’taki o yerleşkeden çekiliyor
154 kez okundu
5
Uşak’ta meşelik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı
152 kez okundu