47,7132$% 0
55,1585€% -0.06
64,4602£% 0.06
6.649,25%-0,17
10.858,00%2,12
43.247,00%2,12
13.889,81%0,80
฿%
Ξ%
$%
16:49
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Alman basınında da geniş bir şekilde ele alınıyor. Ortak görüş bu ittifakın, bölgede yeni bir güç merkezi olacağı yönünde.Frankfurter Rundschau gazetesi, Mekke İttifakı’na ev sahipliği yapan Suudi Arabistan’ın, İran savaşı esnasında ABD’ye güvenemeyeceğini anladığını ifade ediyor: “Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması ile bu üçlü bölgedeki güvenlik mimarisini yeniden şekillendiriyor. Üç bölgesel Sünni güç, ABD ile İsrail’in, Riyad’a ve diğer Körfez ülkelerine acı çektiren İran savaşından gerekli dersleri çıkardı.Özellikle Suudiler, güvenlik politikaları açısından artık Washington’a güvenilemeyeceğini anlamış durumda. Bir açıdan bu anlaşma, müttefik ABD’ye eleştiri olarak da kabul edilebilir. ABD açısından işin olumsuz yanı, Pakistan’ın arabuluculuğunda Washington ile Tahran arasında yürütülen ateşkes görüşmelerinden İslamabad’ın çekilmesi olabilir.Pakistan imzaladığı bu anlaşmayla, ABD ve İsrail ile girdiği savaş sonucunda Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirerek jeostratejik açıdan güçlenen İranlı mollalara karşı bir caydırıcılık paktının bir parçası oluyor. Tahran ve müttefiki olan milisler, bölgede pek çok kişinin umduğundan daha uzun süre kargaşa çıkaran unsurlar olarak kalmaya devam ediyor.”Augsburger Allgemeine, imzalanan anlaşma ile Riyad’ın maddi gücü, İslamabad’ın nükleer silahları ve Türkiye’nin güçlü ordusunun bir araya geldiğini vurguluyor: “Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında kurulan yeni savunma ittifakı ilk ciddi sınavı ile karşı karşıya. Yemen’deki İran yanlısı Husi isyancılar Pazar günü Suudi Arabistan’daki bir petrol rafinerisine saldırı düzenledi. Saldırı nispeten zararsız olduğundan Türkiye ve Pakistan muhtemelen olaya müdahil olmayacaktır. Ancak bunun yapılan son saldırı olmayacağı da açık.İmzalanan anlaşma, bölge devletlerinin ciddi bir durumda ABD tarafından korunacaklarına inanmadıklarını gösteriyor. Suudilerin zengin petrol krallığı bu sebepten dolayı nükleer bir güç olan Pakistan ve güçlü bir orduya sahip Türkiye ile birleşti. Mısır da muhtemelen yakında dahil olacaktır.”Spiegel: Üçüncü bir güç sahneye çıktıMekke Anlaşması’na dair uzun bir analiz yayımlayan haber portalı Spiegel, Ortadoğu’da, ABD-İsrail ve bu iki ülkeye yakın Arap devletlerinden oluşan ittifak ve İran’ın liderliğini yaptığı Şii bloktan sonra bölgede üçüncü bir gücün sahneye çıktığını belirtiyor: “Mekke Savunma Paktı, İran savaşının ve bunun Körfez’deki güvensizliği derinleştirmesinin doğrudan bir sonucu olarak okunabilir. ABD ve İsrail’in Şubat ayında İran’a karşı savaş başlatmasıyla, özellikle Washington’un Arap ortakları, burada bulunan Amerikan üsleri nedeniyle Tahran’a hedef oldu.İran’dan ve Tahran’a yakın Irak ve Yemen’deki gruplardan gelen saldırılar, son aylarda Suudi Arabistan’ın ne kadar savunmasız olduğunu açıkça gösterdi. Krallığın petrol, liman ve enerji tesisleri defalarca hedef alındı. Aynı zamanda İran’ın Hürmüz Boğazı’na uyguladığı abluka, önemli ticaret yollarını tehdit ediyor ve ülkenin petrol ve gaz ihracatını tehlikeye atıyor.Bu nedenle Riyad’da kritik tesisleri daha iyi korumak için hava savunmasını geliştirme baskısı artıyor. Riyad bu yüzden Türk savunma sanayine yatırım yapmak istiyor ve bunun için gerekli olan paraya da sahip. Suudi Aramco, savaş sebebiyle yüksek seyreden enerji fiyatları sayesinde o kadar kazanıyor ki, kendi altyapısındaki hasarlar pek fazla önem taşımıyor.Ankara hızla büyüyen bir savunma sanayisine, savaş İHA’larına ve Suriye, Libya ve Kafkasya’daki operasyonlardan deneyime sahip. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu askeri kaynakları giderek Arap dünyasında siyasi nüfuza dönüştürmeye çalışıyor.Bir de Pakistan var: İslamabad büyük bir ordu ve askeri deneyim getiriyor ve tek Müslüman nükleer güç olarak özellikle etkili bir caydırıcılık faktörü. Bu nükleer şemsiyenin gerçekten Suudi Arabistan ve Türkiye’yi de koruyup korumadığı açıkça iletişime geçilmiyor. Ancak caydırıcılık çoğu zaman salt olasılık üzerinden bile işe yarıyor.””Bölge güçleri güvenliklerini artık sadece Washington’a bırakmak istemiyor””Bu anlamda pakt, Amerika politikasının öngörülemezliğine karşı bir güvence olarak da okunabilir. Ancak ittifak özünde Amerikan karşıtı değil: Daha yakın zamanda ABD ile Suudi Arabistan arasında sivil nükleer iş birliği anlaşması imzaladı ve hem Ankara hem İslamabad Washington’un yakın ortakları olmaya devam ediyor. Ancak bu pakt aynı zamanda, Amerika’nın tek taraflı eylemlerini ve bunların bölge için çoğu zaman ölümcül sonuçlarını hesaba katan bir ittifak. Yalnızca Washington’a güvenen devletler hedef haline gelebilir. Mekke Paktı bunun cevabı: Bölge güçleri güvenliklerini artık sadece Washington’a bırakmak istemiyor. Acil durum için kendilerini sigortalıyorlar.Böylece Ortadoğu’da üç güç merkezli yeni bir düzen şekilleniyor: Bir tarafta İran ve Şii ortakları var: Lübnan’daki Hizbullah, Yemen’deki Husiler ve Irak’taki İran yanlısı milisler. İsrail ve ABD’nin saldırılarıyla zayıflamış olsalar da bölgede hala bir güç faktörü.Diğer tarafta İsrail, ABD ve İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde İsrail’le ilişkilerini normalleştiren Arap devletleri yer alıyor.Mekke Paktı şimdi her ikisi arasında konumlanan bir Sünni blok olarak konumlanıyor.”Mekke İttifakı’nın, İsrail ve İran’a karşı kurulduğunu öne süren Süddeutsche Zeitung, ABD’nin de bölgede güvenliği sağlama konusunda hayal kırıklığı yarattığını ifade eden gazetenin anlaşmaya dair görüşleri şöyle: “Detayları açıklanmayan bu üçlü karşılıklı yardım anlaşması her halükarda risk potansiyeline sahip. Kırılma noktaları açık: Suudiler askeri açıdan pek ikna edici değil, finans kaynağı olacaklar. Türkiye ise güçlü silahlı kuvvetlere, son derece modern bir savunma sanayisine sahip ve NATO üyesi. İsrail ve Türkiye Filistin sorununda ve Suriye’de rakip. NATO’ya yakın İsrail ile NATO üyesi Türkiye çatışırsa ne olacak?Durum daha da karmaşıklaşıyor: Pakistan, Çin’in müttefiki. Nükleer silahlara sahip ve kendisi gibi nükleer güce sahip dev Hindistan ile sürekli gerginlik halinde. Pakistan bir askeri diktatörlük; burada ordu devleti beliyor (başka yerlerde devletlerin ordu beslemesi gibi). Etnik çatışmaların çözümsüz kaldığı, İslamcıların sürekli huzursuz olduğu kronik olarak kargaşalı bir ülke.Peki İranlılar nükleer silaha ulaşırsa Pakistan, Suudi Arabistan’a kendi nükleer şemsiyesi altında güvenlik garantisi verecek mi? Yoksa Suudilere ve Türklere kendi nükleer silahlarını geliştirmede yardım mı edecek? Üstelik Şii güç İran’a karşı bir Sünni ittifak, Ortadoğu’daki çatışma risklerini maksimuma çıkarıyor.””İttifak İsrail’e de karşı””Bir başka risk, ittifakın sadece İran’a değil İsrail’e karşı da olması. Müslüman üçlünün amacı, İsrail’in hegemonya peşindeki koşusunu sınırlamak. İsrail’e, bu devam eden Körfez savaşına kadar kimse, İran’ın önderliğindeki direniş ekseni dahil, etkili biçimde karşı koyamadı. Hamas, Gazze’deki tünellerinden bombalanarak çıkarıldı, Lübnan’daki Hizbullah büyük kayıplar verdi, Suriye’nin sınır bölgeleri işgal edildi.Kudüs risk almaya son derece hazır, çok az çekince gösteriyor ve Büyük İsrail hayalini kurmaya çalışıyor. Arap-İslam lider ulusu olarak Suudiler bunu kabullenmekte zorlanıyor. Müslüman ulus olarak Türkler de kendilerini Ortadoğu’da düzen gücü olarak görüyor. İsrail meşru güvenlik kaygısı ile Kutsal Toprak’a dair Eski Ahit fantezileri arasında ip cambazlığı yaparken vahşi davranırsa Ankara nasıl tepki verecek?Bu Körfez ittifakı, Soğuk Savaş sonrası yeni düzenin bir başka yüzü: Süper güçler yok, bunun yerine aday ülkeler, güçlü olmak isteyenler ve rulet oyuncularından oluşan bir karışımla rekabet eden güç merkezleri var.Bunu sömürge karşıtı özerkleşme süreci olarak da görebilirsiniz, ya da basit bir şekilde bir tehlike olarak da.”dpa,DW / ET,JD
Antalya’da Deniz Yüzeyinden 27 Metreküp Atık Toplandı
1
Gece yarısı tabela değişecek: Benzine zam geliyor
10981 kez okundu
2
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1888 kez okundu
3
İran: Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi
825 kez okundu
4
Polonya ile ticarette yeni hedef 15 milyar dolar
672 kez okundu
5
Bakan Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC'ye geldi
570 kez okundu