DOLAR

48,2540$%0,05

EURO

56,1047%0,34

STERLİN

65,4410£%0,10

GRAM ALTIN

6.878,17%-0,44

ÇEYREK ALTIN

11.149,00%-4,15

TAM ALTIN

44.466,00%-4,05

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

Akşam Vakti a 19:30
Ankara PARÇALI AZ BULUTLU 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Özdağ’dan Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesine sert tepki: ‘Neyin propagandasını yaptıracaksınız?’

Özdağ’dan Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesine sert tepki: ‘Neyin propagandasını yaptıracaksınız?’

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un okullarda anlatılmasına yönelik genelgesine tepki göstererek, "Bunu yaparak neye ulaşmak istiyorsunuz? Neyin propagandasını öğrencilere, öğretmenlere yaptırmayı düşünüyorsunuz?" dedi.

Yazıyı Paylaş

(ANKARA) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un okullarda anlatılmasına yönelik genelgesine tepki göstererek, “Bunu yaparak neye ulaşmak istiyorsunuz? Neyin propagandasını öğrencilere, öğretmenlere yaptırmayı düşünüyorsunuz?” dedi.Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, beraberindeki partili heyetle Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu’nu (Hür-Sen) ziyaret etti. Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, Özdağ ve beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Görüşmenin ardından Özdağ ve Kuruoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.İlk olarak konuşan Kuruoğlu, Kıbrıs ve Batman’da meydana gelen olaylarda yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa diledi. Özdağ ile eğitim sistemindeki sorunları ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin meseleleri ele aldıklarını belirten Kuruoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “çerçeve yasanın” okullarda anlatılmasına yönelik genelgesine de tepki gösterdi. Kuruoğlu, şöyle konuştu: “2026-2027 eğitim öğretim dönemi başlıyor. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir dayatması var. Yayımladığı genelge ile çerçeve yasanın okullarda anlatılması bizden talep ediliyor. Okullar siyasetin girebileceği yerler değildir. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık; Anayasa’nın ilk üç maddesi, 42’nci ve 66’ncı maddeleri dahil olmak üzere bizim açımızdan geçilmez bir çizgidir. Bu, öğretmenlerin işi değildir. Milli Eğitim Bakanı şu soruya cevap vermelidir: Sınıfta şehit çocuğu varsa biz bunu o çocuğa nasıl anlatacağız? Bu sorunun cevabını vermelidir. Bunu anlatmayacağımızı da kendisinin bilmesini isteriz.”ÖZDAĞ: “MİLLİ EĞİTİMSİZLİK BAKANI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ” Kuruoğlu’nun ardından konuşan Özdağ, Hür-Sen yöneticilerine davetleri için teşekkür ederek, Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç ve eğitim sistemindeki sorunlara ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i eleştiren Özdağ, şöyle konuştu: “Sayın Başkan ısrarla ‘Milli Eğitim Bakanı’ demesine rağmen burada ayrıştığımızı görüyorum. Esasen karşımızda olan ‘Milli Eğitimsizlik Bakanı’dır. Çünkü bu zat ne yazık ki ne milli bir çizgiyi ne de eğitim çizgisini temsil ediyor. Döneminde eğitimin nasıl aşağıya doğru indiğini ve milli çizginin nasıl terk edildiğini görüyoruz. Bunun en somut göstergelerinden biri, hiç şüphesiz İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını müfredattan çıkarmış olmasıdır. Kurtuluş Savaşı’nı Osmanlı’dan kurtulmak olarak yorumlayacak kadar gayrimilli bir cehaletle karşı karşıyayız.”Cumhuriyeti kuran kadroların Osmanlı Devleti’nin yıkılmaması için hayatlarının önemli bir bölümünü cephelerde geçirdiğini söyleyen Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özetle Kurtuluş Savaşı’nı, İstiklal Harbi’ni gerçekleştiren kadro, ‘Biz Kurtuluş Savaşı yapalım’ diye hayata başlamış değildir. Bunu bir zorunluluk olarak gerçekleştirmek zorunda kalmış insanlardır. Mustafa Kemal, 1917’de bile Osmanlı Devleti’nin yıkılmaktan kurtulması için tek taraflı olarak savaştan çekilmesi görüşünü İttihat ve Terakki Genel Merkezi’ne anlatan bir Türk generalidir. Bütün bunları bilmeyen ve Atatürk’e gizli veya açık düşmanlıkla bakan bir zihniyetin bakan olması durumunda ortaya çıkan sonuç da Kurtuluş Savaşı’nın Osmanlı’dan kurtulmak olduğunu düşünmek oluyor. Allah çocuklarımızı ve çocuklarımızın geleceğini bu bakandan ve bu bakanın zihniyetinden korusun.”ÖZDAĞ: “ÖĞRETMENLERE ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ” Öğretmenlere seslenen Özdağ, şunları söyledi: “Biz Zafer Partisi olarak bütün öğretmenlere çağrıda bulunduk, bulunuyoruz ve bulunmaya devam edeceğiz. İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını öğrencilere lütfen öğretmeye devam edin. Milli Mücadele de bu sürecin önemli, vazgeçilmez bir aşamasıdır. Bunları birbirlerine alternatif olarak kullanmaya kalkmak; gayrimilliliğin, bilim dışılığın ve cehaletin göstergesinden başka bir şey değildir. Türkiye’nin yükselmesi muhakkak ekonomik kalkınmayla olacaktır. Ekonomik kalkınmanın ise iki temel ayağı vardır: Adalet ve kaliteli eğitim. Bugün ne yazık ki ne adalet ne de kaliteli eğitim var.”ÖZDAĞ: “SINIFTA ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARI VARSA NASIL ANLATACAKSINIZ?” Milli Eğitim Bakanlığı’nın “çerçeve yasanın” okullarda anlatılmasına yönelik talimatını da eleştiren Özdağ, şöyle devam etti: “Sayın Başkan ve arkadaşlarıyla, benim de geçen hafta değindiğim çerçeve yasanın okullarda okutulması gibi gereksiz bir talimatın verildiğini değerlendirdik. Bunu yaparak neye ulaşmak istiyorsunuz? Neyin propagandasını öğrencilere, öğretmenlere yaptırmayı düşünüyorsunuz? Milli Eğitim Bakanlığı’nın zihniyetini çok merak ediyoruz. Sayın Başkan’ın sormuş olduğu somut soruya ne cevap vereceksiniz? Sınıfta şehit ve gazi yakınları varsa ki olması büyük bir ihtimal, bu çocuklara PKK’lıların affını, babalarının veya akrabalarının katillerinin affını hangi haklı gerekçelerle anlatacaksınız? Özetle bütün bu konular bugünkü görüşmemizde gündemdeydi. Biz görüşmeden parti olarak çok faydalandık. Önümüzdeki süreçte Sayın Başkan ve arkadaşlarıyla istişare etmeye devam edeceğiz.”KURUOĞLU: “OKUL GÜVENLİĞİNDE LİYAKAT ESAS ALINMALI” Daha sonra yeniden söz alan Kuruoğlu, eğitim sisteminde yaşanan sorunların daha fazla gündeme getirilmesini istedi. Okullarda görevlendirilecek güvenlik personelinin liyakatli ve eğitimli olması gerektiğini vurgulayan Kuruoğlu, şunları kaydetti: “Okullar açılıyor, okul güvenliği sağlanacak. Bununla ilgili 30 bin kişi okullara güvenlik görevlisi olarak gönderilecek. Bu kadrolar siyasi kadrolar olursa, bürokratlar tarafından bu anlayışla belirlenirse güvenlik noktasında büyük bir zafiyet meydana gelebilir. Bunların liyakatli olması; eğitimin, öğrencinin ve okulun ne olduğunu bilmesi gerekiyor. Eğitim almış, kaliteli ve işi bilen insanların görevlendirilmesi lazım. Böyle olmazsa okul güvenliği daha büyük bir sıkıntıya girebilir.”KURUOĞLU: “OKULA KAHVALTI YAPAMADAN GELEN ÖĞRENCİLER VAR” Türkiye’de yoksulluğun giderek derinleştiğini belirten Kuruoğlu, okullarda beslenme ve hijyen sorunu yaşandığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Türkiye’de fakirlik diz boyuna gelmiştir. Toplumun çoğunluğu yoksul durumdadır. Okullarımıza sabah kahvaltısını yapamadan gelen öğrenciler var. Bunu lütfen bir siyasi parti ve genel başkan olarak daha fazla dile getirin. Bu sorun çözülmezse okullarda çok ciddi sıkıntılar meydana gelecek. Aynı zamanda okullarımızın parası yok. Bakanlığın gönderdiği miktar, en küçük temizlik ihtiyacımızı bile gideremiyor. Bakanlık ya bize para göndersin ya da okulların temizlik personelini sağlasın. Aksi takdirde okullarda hijyeni sağlamamız mümkün değil.”Kuruoğlu, velilerden zorunlu bağış alınmasına da karşı olduklarını belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, veliden para almak zorunda kalmamalıdır. Büyük bir devletse ve dünyanın önemli ekonomilerinden biri olduğunu iddia ediyorsa okulların temizlik personelini göndermeli, ihtiyaçlarını kendisi karşılamalıdır” dedi.ÖZDAĞ: “7 MİLYAR DOLARIN KÜÇÜK BİR KISMI OKULLARA AYRILSA BU SORUN OLMAZDI” Kuruoğlu’nun ardından yeniden söz alan Özdağ ise iktidarın kaynak kullanımını eleştirerek, “Dünyaya her yıl ortalama 7 milyar doları insani yardım adı altında saçan bir iktidar var. Bu 7 milyar doların küçük bir kısmını, öğrencilerimizin de insan olduğunu düşünerek onların ve okulların hijyen ihtiyaçlarını karşılamak için harcasalardı bu sorun hiç olmazdı. Mesele budur” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Gökay Çakır’dan cezaevinden madenci mektubu: ‘Cezaevinde yatmak onurdur’

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.