50,0430$%0,06
56,3766€%0,30
67,5824£%0,23
6.635,87%1,53
10.875,00%1,24
43.327,00%1,24
%
฿%
Ξ%
$%
12:37
Her teknolojinin kendine göre avantajları ve dezavantajları olduğunu ifade eden Erdem, batarya teknolojilerinde tek bir sistemin öne çıkmayacağını belirten Erdem, “Burada kazanan bir teknoloji olmayacak hiçbir şekilde. Güneş enerjisi veya rüzgar enerjisi veya herhangi bir batarya depolama sistemi ön plana çıkmayacak burada. Neden çıkmayacak? Dediğim gibi hepsinin kendine göre avantajları, dezavantajları var. Burada önemli olan şey şunu belirlemek. Yani bir enerji sistemi, depolama sistemi özellikle bataryalardan bahsettiğimiz için bir mobil sistem için mi gerekli yoksa durağan bir sistem için mi gerekli? Burada bile işler değişiyor” dedi. REKLAM Enerji depolama sistemlerinin kullanım alanına göre farklı gereksinimlere sahip olduğunu anlatan Erdem, mobil sistemlerde bataryaların ağırlığının önem taşıdığına dikkati çekerek, “Burada siz bir elektrikli arabanın pilini, bataryasını ne kadar hafif yaparsanız aslında o kadar iyi bir batarya yapmış olursunuz. Ama burada bunu hafifletirken de performanstan ödün vermeniz lazım. Yani daha uzun menzile gitmesi lazım” dedi. Erdem, batarya üretiminde kullanılan kritik malzemelere erişimin küresel rekabette önemli bir unsur olduğunu vurgulayarak “Çünkü birçok malzeme yani kritik malzeme pil üretiminde Çin’in tekelinde. Sizin de söylediğiniz gibi neden Çin’in tekelinde? Çünkü en önemli malzemelerden bir tanesi grafit. Grafit şu anda yüzde 98 civarlarında Çin tarafından domine ediliyor” dedi. REKLAM Çin’in yalnızca batarya üretiminde değil, ham maddelerin işlenmesinde de etkili olduğunu belirten Erdem, “Hem pilin kendisini üretiyor, hem ucuza üretiyor, iş gücü de orada çok ucuz. Yani hepsine baktığınız zaman onlarla baş etmek kolay değil” değerlendirmesinde bulundu. ABD’nin Çin’e bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif üretim yöntemlerine yöneldiğini anlatan Erdem, sentetik grafit üretiminin yüksek enerji gereksinimi nedeniyle maliyetli olduğuna işaret etti. “Atıklardan oluşan karbonu kullanabiliriz” Batarya üretiminde kullanılan kritik minerallerin çıkarılmasının çevresel ve sosyal etkilerine dikkati çeken Erdem, alternatif malzemelerin geliştirilmesinin önemini vurguladı. REKLAM Nikel ve kobalt madenciliğinin çevresel ve sosyal sorunları beraberinde getirebildiğini belirten Erdem, “Her şeyi teknik, her şeyi teknoloji, her şeyi enerji ve para kazanma olarak düşünmeyip, biraz da sosyal konuları da düşündüğümüzde alternatif malzemelere de gitmek gerekebilir.” dedi. Sabancı Üniversitesi’nde atıklardan karbon elde edilmesine yönelik projeler yürüttüklerini anlatan Erdem, şunları söyledi: “Örneğin sigara izmaritleri, insanlar sigaraları içtikten sonra bir yerlere atıyorlar. Biz bunları topluyoruz laboratuvarda. Sonra bir takım kimyasal yöntemlerle, özellikle asitle işleyerek ve yakarak bir karbon üretiyoruz. Buna aktif karbon deniyor.” REKLAM Aktif karbonun yüzey alanının artırılmasıyla daha fazla yük depolanabildiğini belirten Erdem, bunun batarya ve süper kapasitörlerde kapasite açısından önemli olduğunu ifade etti. Erdem, “Yani bir elektrikli araba için 40 kilogram grafit gerekiyorsa, aktif karbon kullandığımda yarım kilogram karbon kullanıyorum” diyerek alternatif malzemelerin batarya ağırlığını azaltma potansiyeline işaret etti. Atıklardan karbon üretiminin yalnızca sigara izmaritleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Erdem, şöyle devam etti: “Bunu illa sigara izmaritinden yapmak zorunda değilsin. Kahve atığı olabilir, her türlü atık olabilir. Yani atık karbona çevrilerek bir değer yaratılabilir. Aslında asıl amaç bu.” REKLAM Türkiye’deki çay tüketimini de örnek gösteren Erdem, “En azından biz doğadan çıkan karbonu değil, atıklardan oluşan karbonu kullanabiliriz.” ifadelerini kullandı. “Bataryaların geri dönüşümü yüzde 100 alternatif olamaz” Elektrikli araç sayısındaki artışla birlikte kullanım ömrünü tamamlayan bataryaların geri dönüşümünün önem kazanacağını belirten Erdem, geri dönüşümün ham madde ihtiyacının bir bölümünü karşılayabileceğini ancak tamamen alternatif oluşturamayacağını söyledi. Erdem, “Yüzde 100 alternatif diyemeyiz ama belli bir miktarda faydası olacaktır, olması da gerekir.” dedi. Kullanılmış bataryalardaki lityum ve nikel gibi metallerin kimyasal yöntemlerle yeniden değerlendirilebileceğini belirten Erdem, bataryaların doğaya bırakılmasının ciddi çevresel sonuçları olabileceğine dikkati çekti. REKLAM Erdem, “Çünkü siz pili bir şekilde doğaya attığınız zaman onun doğaya verdiği zarar inanılmaz boyutlarda. O yüzden çok dikkatli olması gerekiyor insanların.” ifadelerini kullandı. Bataryaların tasarım aşamasında geri dönüşüme uygun hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdem, “Öyle akıllı sistemler ve akıllı hücreler yapmalıyız ki, yani geri dönüşüme de izin verebilecek sistemler olmalı.” değerlendirmesinde bulundu. “Çok fazla hızlı şarj ettiğiniz zaman bataryanın ömründen yiyorsunuz” Elektrikli araçların ikinci el piyasasında batarya sağlığının önemli bir unsur olduğunu belirten Erdem, hızlı şarj kullanımının batarya ömrüne etkilerine değinerek “İnsanlar aslında bu bataryaları çok hor kullanıyorlar. Yani kimse 8 saatte şarj etmek istemiyor. Artık hep hızlı şarj yapılıyor” dedi. REKLAM Şarj süresinin batarya ömrü üzerindeki etkisini örnekle açıklayan Erdem, şu ifadeleri kullandı: “Örneğin bir elektrikli arabanın bataryası 10 bin kere şarj edilebilsin. Normal 8 saatte. Ama siz bunu her 30 dakikada şarj etmek istiyorsanız o 10 bin kerede şarj olmuyor, 5 bin kere şarj oluyor. Ne oluyor? Siz bataryanın ömründen yemiş oluyorsunuz. Buna bataryanın sağlığı diyoruz. Yani kalbinizi nasıl yorarsanız sonrasında dinlenmeniz gerekir. Bataryalar da öyle. Yani çok fazla hızlı şarj ettiğiniz zaman bataryanın ömründen yiyorsunuz.” İkinci el elektrikli araç satın alırken batarya kullanım geçmişinin dikkate alınması gerektiğine işaret eden Erdem, “O yüzden bütün bunları bilmeden ikinci el elektrikli araba almak ne kadar doğru olabilir? Onu ben tabii ki insanların kendi fikirlerine bırakıyorum” değerlendirmesinde bulundu. REKLAM “Katı hal bataryaları gerçekten çok ümit verici” Batarya teknolojilerinin gelişmeye devam ettiğini ve özellikle elektrikli araçlarda menzil konusunun önemini koruduğunu belirten Erdem, araçların enerji tüketiminin kullanım koşullarına göre değişebildiğini anlattı. Araçtaki yolcu sayısı, bagaj ağırlığı, klima kullanımı ve hava koşullarının menzili etkilediğine dikkati çeken Erdem, “Bu 800 kilometre sizin hiç hesap etmediğiniz bir şekilde 400 kilometreye düşebilir.” dedi. Yeni nesil bataryaların bu alanda önemli gelişmeler sağlayacağını belirten Erdem, şöyle konuştu: “Yeni nesil bataryalar geliyor. Yani bir şarjda 1000 kilometrenin üzerinde gidebilecek sistemler oluşacak. Yani bu yakın zamanda oluşacak. Özellikle katı hal bataryaları burada gerçekten çok ümit verici.” REKLAM Elektrikli araç teknolojilerinin her yıl geliştiğini ifade eden Erdem, “Ben 10 sene sonra çok daha farklı bir resim çizebilirim size.” dedi. Erdem, mevcut koşullarda içten yanmalı motorlu araçların bazı kullanım avantajlarını koruduğunu belirterek, “Ama bu değişecek diye düşünüyorum on yıl içerisinde bu bataryaların gelişmesiyle bağlantılı.” değerlendirmesinde bulundu. “Türkiye’de gerçekten kritik bir kütle oluşmuş durumda” Türkiye’nin batarya teknolojilerindeki yetişmiş insan gücüne de değinen Erdem, Sabancı Üniversitesi’nde farklı mühendislik disiplinlerinden öğrencilerin bu alanda eğitim ve araştırma faaliyetlerine katıldığını anlattı. REKLAM Batarya teknolojilerinin fizik, kimya, makine ve elektronik mühendisliği gibi farklı disiplinlerin bir arada çalışmasını gerektirdiğini belirten Erdem, öğrencilerin yurt dışındaki batarya araştırma gruplarında da staj yaptıklarını ifade etti. Türkiye’de batarya alanında yetişmiş insan kaynağının ve sanayi altyapısının geliştiğine dikkati çeken Erdem, “Yani burada gerçekten kritik kütle oluşmuş durumda Türkiye’de. Türkiye’de gerçekten akü fabrikaları ve elektrikli araba pillerini yapan bazı firmalar da oluşmaya başladı ve halihazırda varlar.” dedi. Üniversitenin bu alandaki uluslararası çalışmalarına da değinen Erdem, “Ben de Avrupa Batarya Topluluğu’na üyeyim. Avrupa’daki gelişmeleri batarya özelinde devamlı tartışıyoruz. Konferanslara katılıyoruz, toplantılara katılıyoruz, fikirlerimizi söylüyoruz.” ifadelerini kullandı. REKLAM Erdem, üniversite olarak batarya teknolojilerindeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, “Yani orada da söz sahibiyiz açıkçası Sabancı Üniversitesi olarak.” dedi.
Sahte reklamlara karşı uyarı
1
Türkiye’deki yapay zeka girişimi sayısı 500’ü geçti
189 kez okundu
2
Borsa haftaya yükselişle başladı
150 kez okundu
3
Bilim insanlarından yapay zekâ için uluslararası denetim çağrısı
128 kez okundu
4
TCMB rezervlerinde artış
122 kez okundu
5
Sekiz ayda 6.8 milyar dolar doğrudan yatırım geldi
118 kez okundu