49,3356$%0,13
55,2601€%-0,06
65,3507£%0,14
6.625,31%-0,29
10.825,00%0,61
43.161,00%0,62
%
฿%
Ξ%
$%
12:40
Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Edebiyat Fakültesi Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Akman, tehlike altındaki diller kategorisinde yer alan Zazacanın bilimsel altyapısının güçlendirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla akademik çalışmalar yürütüyor.Zaza dili ve edebiyatı alanında 2020’de doçentlik ünvanı alan Akman, aynı alanda yürüttüğü çalışmalarla profesörlüğe yükseldi.Zazacanın yaşatılması ve bilimsel çalışmalarla geliştirilmesi için araştırmalarını sürdüren Akman, bu alanda çok sayıda kitap ve makale kaleme aldı, yeni akademisyenlerin yetişmesine katkı sağladı.Columbia Üniversitesi ve Massachusetts Amherst Üniversitesinde konuk öğretim üyesi olarak görev yapan Akman, Almanya’daki Hamburg Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversitelerde de ders verdi.Akman, akademik çalışmalarıyla Zazacanın uluslararası alanda tanıtılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.”Her geçen yıl yayımlanan Zazaca roman, hikaye ve şiir sayısı artıyor”Prof. Dr. Akman, AA muhabirine, Dicle Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2009’da Mardin Artuklu Üniversitesinde görev yapmaya başladığını söyledi.Üniversite yıllarında Zazaca üzerine çalışmayı hayal ettiğini, o dönemde bu alanda bir bölüm bulunmadığı için Türk dili ve edebiyatı eğitimi aldığını ifade eden Akman, 2010’dan itibaren özellikle Zaza edebiyatı üzerine araştırmalar yaptığını kaydetti.Zazacada doçentliğe 2020’de başvurduğunu ve başvurusunun kabul edildiğini belirten Akman, “Türkiye’de Üniversitelerarası Kurula dosyası tamamen Zaza dili edebiyatı olarak başvuran kişi benim. Bu süreç başarıyla sonuçlandı. 2020’de bu ünvanı aldım. Şimdi de dosyası tamamen Zaza dili ve edebiyatı olup profesör olan Türkiye’de ilk akademisyen oldum.” dedi.Zazacanın insanlığın kültürel hafızası açısından önem taşıdığını vurgulayan Akman, bu dilin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasının, yürüttükleri çalışmaların temel amacını oluşturduğunu belirtti.Akman, Zazaca konusunda her alanda farkındalık oluşturulması gerektiğini belirterek, sinemacıların sinema, yazarların roman ve hikaye, tiyatrocuların tiyatro, akademisyenlerin ise akademi alanında çalışmalar yaparak bu sürece katkı sunmasının önemine dikkati çekti.Bu bilinç ve sorumlulukla hareket etmeye çalıştığını ifade eden Akman, şunları kaydetti: “Üniversitede çalışan Zaza bir akademisyen olarak kendime biçtiğim en önemli rollerden biri, bu dile dair bir farkındalık yaratmak. Nitekim bu alanda ilk Zaza dili profesörü olmanın benim için en değerli yanı da farkındalık yaratması. Zazacanın insanların yeniden gündemine girmesi, bu dili tekrar duymaları ve dille ilgili kendi imkanları dahilinde neler yapabileceklerini sorgulamaları önemli. UNESCO’nun raporuna ve sahaya baktığımız zaman maalesef Zazacanın gidişatına dair olumlu şeyler görmüyoruz. Bu nedenle herkesin bu konuda ciddi bir plan dahilinde yol haritası çıkarması ve neler yapılabileceğini ortaya koyması gerekiyor. Yavaş yavaş bir bilinç de oluşuyor. Örneğin, her geçen yıl yayımlanan Zazaca roman, hikaye ve şiir sayısı artıyor. Bu çok sevindirici. Ancak Zazacanın sadece bir entelektüel camianın dili olma riski var. Yani yazar ve okur sayısı sınırlı olan bir dil haline gelmesi doğru olmayacaktır. Bu nedenle dilin yaygınlaştırılması gerekiyor. Bunun için Zazalara ve çeşitli kurumlara büyük sorumluluk düşüyor.”Akman, MAÜ’de iki akademisyenin yanı sıra Bingöl ve Munzur üniversitelerinde de akademisyenlerin Zaza dili ve edebiyatı üzerine yürüttüğü çalışmaların çok kıymetli olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını belirtti.Diyarbakır başta olmak üzere Zaza nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde Zaza dili ve edebiyatı bölümlerinin açılması gerektiğini dile getiren Akman, Diyarbakır nüfusunun yaklaşık üçte birinin Zazalardan oluştuğunu ve kentte bu bölümün Doğu Dilleri ve Edebiyatları çatısı altında açılmasının önem taşıdığını ifade etti.”Her yıl tezli, tezsiz yüksek lisanslı öğrenci alıyoruz”Akman, şöyle konuştu: “Üniversiteye geldiğimde akademik anlamda, kitap ve makale yoktu. Dersi vereceğim ama dersin materyali yok. Bu bizim için çok zorlayıcı oldu. İnsanlar roman, hikaye, çok güzel şiirler yazmış ama akademinin görevi burada bunun teorik ayağını oluşturmak. Teorik ayağı yoktu. Zaman içerisinde kitaplar, makaleler yazdık, sempozyum bildirileri sunduk. Bugün bir akademik külliyattan söz edebiliyoruz. Zaza dili ve edebiyatı üzerine üç kitap yazdım. 20-30 civarı makale yayımladım. Diğer üniversitedeki arkadaşlar da yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Hepsine buradan teşekkür ediyorum. Kitap ve makale yazmaya devam edeceğiz. Ama bir görevimiz daha var. Bizden sonra bu işi sürdürecek yeni akademisyenler yetiştirmek, yeni akademik nesli oluşturmak. Bu sorumluluğun da farkındayız. Bundan dolayı her yıl tezli, tezsiz yüksek lisanslı öğrenci alıyoruz.””Bu dili bu listeden çıkarıp geleceğe taşımak önemli”Zazacanın yaşatılmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının toplumun ortak kültürel mirasına katkı sağlayacağını belirten Akman, “Diğer bütün dillerle beraber Zazaca Türkiye’nin en güzel renklerinden biri. Bu noktada bu dilin UNESCO’nun tehlike altındaki diller kategorisinden çıkarılması gerçekten önem arz ediyor. Hep beraber bu dili bu listeden çıkarıp geleceğe taşımak önemli.” diye konuştu.Zazaca alanında tezli yüksek lisans yapan öğrencilerden Süleyman Tunç da Zazacanın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için eğitim aldığını söyledi.Dersleri Prof. Dr. Akman’dan almanın kendileri için önemli bir fırsat olduğunu belirten Tunç, “Umarım aldığımız eğitim bize ve dilimize faydalı olur. Ana dilimizin bilimsel anlamda yaşatılması adına bu çalışmayı kıymetli buluyoruz.” dedi.Halise Nergiz ise Akman’ın Zaza dilinin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için yaptığı çalışmaları önemli bulduğunu belirterek, “Zazaca alanında ilk profesör ünvanını alan kişiden ders alabilmek bizim için büyük şans. Bizim için rol model ve bu alanda kendimizi geliştirmemiz için çok iyi bir örnek.” ifadelerini kullandı.Songül Kayhan da ana dilini akademik anlamda öğrenmek ve geliştirmek amacıyla eğitim aldığını belirtti.
İstanbul’da uzmanlık dışı göreve atanan evde bakım teknikeri KDK ile eski işine döndü
1
Çocuklar, COP31 farkındalık etkinliğinde hasat ettikleri ürünleri pazarda satışa sundu
250 kez okundu
2
Erkan İşeri’den Aşiret Reislerine Çağrı: “Güvenlik Korucularının Özlük Hakları Verilmeli”
189 kez okundu
3
Bakan Gürlek’ten Şık hakkında suç duyurusu
172 kez okundu
4
New York’taki zirvede karar alındı! TSK, Irak’taki o yerleşkeden çekiliyor
152 kez okundu
5
Uşak’ta meşelik alanda çıkan yangın kontrol altına alındı
148 kez okundu