45,5772$% -0.01
53,0102€% -0.23
61,1557£% -0.13
6.650,69%-0,60
10.845,00%-0,55
43.245,00%-0,55
14.029,54%-2,35
฿%
Ξ%
$%
02:00
Anayasa Mahkemesi kararına konu olayda başvurucu (2022/52106), sosyal medya hesabında İslam dini, Müslümanlar ve Hz. Muhammed hakkında yaptığı paylaşımlar nedeniyle “halkın bir kesimini alenen aşağılama” suçundan hapis cezası ile cezalandırılmıştır. İlk derece mahkemesi paylaşımları ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirerek beraat kararı vermiş; ancak istinaf mahkemesi farklı bir değerlendirme yaparak bazı ifadelerin Müslümanları terör örgütüyle özdeşleştirdiğini ve Hz. Muhammed’e yönelik açık biçimde aşağılayıcı nitelik taşıdığını kabul etmiştir. Mahkeme, bu açıklamaların toplumun dini hassasiyetlerini hedef aldığını ve kamu düzeni bakımından tehlike oluşturabilecek nitelikte olduğunu değerlendirerek başvurucu hakkında hapis cezasına hükmetmiş, ancak cezayı ertelemiş, kanun yolu başvuruları da reddedilmiştir. Daha sonra yapılan bireysel başvuruda ifade özgürlüğünün ihlal edildiği ileri sürülmüştür.Bireysel başvuruda, sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, paylaşımlarının sadece arkadaş çevresi tarafından görülebildiğini ve açıklamalarının dini eleştiri niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca savunma hakkının da ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucuya göre kullandığı ifadeler dini tartışma ve eleştiri sınırları içinde kalmakta olup cezalandırılması demokratik toplum düzeniyle bağdaşmamaktadır.Anayasa Mahkemesi ise kararında ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu vurgulamakla birlikte, bu özgürlüğün sınırsız olmadığını belirtmiştir. Mahkemeye göre dini inançlar ve kutsal değerler eleştirilebilir; ancak toplumun bir kesimini yalnızca inançları nedeniyle aşağılayan, önyargıları körükleyen ve toplumsal barışı bozma riski taşıyan ifadeler ifade özgürlüğü korumasından tam olarak yararlanamaz. Özellikle Müslümanları terörle ilişkilendiren açıklamaların toplumsal hoşgörüye zarar verebileceği değerlendirilmiştir.Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin ifade özgürlüğü ile din ve vicdan özgürlüğü arasında makul bir denge kurduğunu kabul etmiş ve başvurucunun cezalandırılmasını demokratik toplum düzeni bakımından gerekli görmüştür. Bu nedenle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yönündeki iddia “açıkça dayanaktan yoksun” bulunarak kabul edilemez sayılmıştır. Ayrıca savunma hakkına ilişkin şikayet de yeterli dayanak bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.Sonuç itibari ile ifade özgürlüğü demokratik toplumun temel unsurlarından biridir, ancak sınırsız değildir. Toplumun bir kesimini yalnızca inançları nedeniyle aşağılayan, önyargıları körükleyen ve toplumsal barışı bozma riski taşıyan ifadeler ifade özgürlüğü korumasından tam olarak yararlanamaz.
Mango kurucusu İsak Andiç’in ölümünde oğlu gözaltında
1
AK Parti İl Başkanı sahneye çağrılırken anons krizi! Bakan Yardımcısı, anında müdahale etti
1822 kez okundu
2
BAŞKAN TEVFİK CENGİZ’DEN 19 MAYIS MESAJI
342 kez okundu
3
İstanbul’daki Siirtlileri Tek Çatı Altında Buluşturan Vakıf Dikkat Çekiyor
269 kez okundu
4
Tarsus'ta 6 kişinin öldürüldüğü olaya yayın yasağı getirildi
264 kez okundu
5
Siirt İl Genel Meclis Başkanı Hasan Carlık’tan 19 Mayıs Mesajı
184 kez okundu