DOLAR

49,1411$%0,12

EURO

55,3731€%0,09

STERLİN

65,0678£%0,32

GRAM ALTIN

6.635,66%0,65

ÇEYREK ALTIN

10.875,00%0,33

TAM ALTIN

43.359,00%0,33

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

Akşam Vakti a 18:38
Ankara PARÇALI BULUTLU 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • TTB, Mersin’de hekimlerin gözaltı ve karakollarda adli muayeneye zorlandığını bildirdi

TTB, Mersin’de hekimlerin gözaltı ve karakollarda adli muayeneye zorlandığını bildirdi

TTB, kendisine ulaşan bilgilere göre Mersin'de hekimlerin gözaltı merkezleri ve karakollarda adli muayeneye zorlandığını bildirdi. TTB, uygulamanın ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğunu açıkladı.

Yazıyı Paylaş

(ANKARA) – Türk Tabipleri Birliği (TTB), Mersin’de hekimlerin gözaltı merkezlerinde ve karakollarda adli muayene yapmaya zorlandığını belirterek, uygulamanın ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğunu bildirdi. TTB kendilerine ulaşan bilgilere göre, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün 1 Ekim 2026 tarihinde gözaltına alınan kişilerin adli muayene ve kontrollerinin yapılması için hekimleri gözaltı merkezlerinde ve karakollarda adli muayene yapmaya zorladığını bildirdi. TTB’den yapılan açıklamada, “Taraf olduğumuz uluslararası belgeler ve ulusal mevzuata açıkça aykırı olan bu uygulama kabul edilemez” değerlendirmesinde bulunuldu.Açıklamada, olağanüstü uygulamalarda hekimliğin mesleki değerlerinin, bağımsızlığının ve özerkliğinin korunarak insan onuruna yakışır muayene ve bakım koşullarının sağlanmasının zorunlu olduğu ifade edildi.ADLİ MUAYENELERDE HEKİM SORUMLULUĞU VE YASAL DAYANAKLAR Dünya Tabipleri Birliği Tokyo Bildirgesi, Hekimlerin Bağımsızlığı ve Mesleki Özgürlük Bildirgesi ile Hamburg Bildirgesi’ne atıfta bulunulan açıklamada, hekimlerin başkalarının çıkarları ne olursa olsun hastanın çıkarları doğrultusunda davranmak için özgür olmakta ısrarcı olmaları gerektiği hatırlatıldı. Gözaltında ya da cezaevinde olanların muayenelerinin tıbbi etik ve İstanbul Protokolü ilkelerine göre yapılmaması ve tıbbi raporların buna uygun düzenlenmemesinin risklerine dikkati çekilerek şu ifadelere yer verildi: “Gözaltında ya da cezaevinde olanların muayenelerinin tıbbi etik ve İstanbul Protokolü ilkelerine göre yapılmaması ve tıbbi raporların buna uygun düzenlenmemesi, Dünya Tabipleri Birliği etik ilkeleri ve ulusal/uluslararası hukuk normları açısından ‘işkence bulgularının gizlenmesi’, ‘hekimin işkenceye katkıda bulunması’ ve ‘tıbbi uygulama hatası’ kapsamında değerlendirilmektedir.”TEHDİT VEYA MASA BAŞI ZORLAMA HALİNDE YAPILACAKLAR VE TAKİP EDİLECEK ADIMLAR Hekimlerin sağlık kurumları dışında tıbbi değerlendirme veya adli rapor düzenlemeye davet edilmeleri durumunda, bağlı bulundukları sağlık kuruluşunu ve tabip odasını derhal haberdar etmeleri gerektiği belirtilen açıklamada, dikkat edilmesi gereken adımlar şu şekilde sıralandı: “Her koşulda kişinin onamı alınmalıdır, kişi onam vermiyorsa muayene yapılamaz ve bu durum gerekçesiyle kayıt altına alınmalıdır. Kişinin onam vermesi halinde görüşme ve muayene ortamının koşulları ile ortamda bulunan kişilerin kimlik bilgileri raporda ayrıntılı olarak belirtilmelidir. Hekim yaşadığı tüm sıkıntı ve zorlanmaları meslek örgütüne bildirmelidir. İlk adım olan öyküde, kişilerin yakalama anından itibaren karşı karşıya kaldığı zorlama, hakaret, tehdit, uyku, su, gıdadan yoksun bırakma ile psikolojik ve fiziksel şiddet aktarımları kişinin kendi aktardığı şekilde yer almalıdır. Düzenlenecek raporda, görüşme ve muayene başlama-bitiş saatleri ayrı ayrı yazılmalıdır.Muayene sadece yakınmalarla sınırlı kalmayıp tüm sistemleri kapsamalıdır. Kişi yakınması olmadığını belirtse dahi bütünlüklü muayene yapılmalı, ayrıntılı muayene istenmemesi halinde durum kayda geçirilmelidir. Fiziksel muayenede saptanan bulgular ölçek kullanılarak fotoğraflanmalı, diyagramlarda işaretlenmeli ve ayrıntılı kaydedilmelidir. Bütünlüklü bir ruhsal değerlendirme yapılarak kişinin duruşu, göz teması ve ses tonu gibi tüm belirtiler gözlenip kayda geçirilmelidir. Gerekli radyoaktif ve laboratuvar tetkikleri istenmelidir. Susuz bırakma iddialarında üre, kreatinin, elektrolitler gibi kan biyokimyası dahil tetkikler ve konsültasyonlar kaydedilmelidir. Öykü ile muayene bulgularının uyumlu olup olmadığı belirtilmelidir. Güçlük yaşanması halinde adli tıp uzmanından konsültasyon istenmelidir. Tıbbi değerlendirmeleri sonucunda hekim, elde ettiği bulguların işkence ve kötü muamele ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşmışsa, ICD-10’da Y07.3 kodu ile tanımlanan ‘Diğer kötü muamele sendromlarına dahil, resmi görevliler tarafından yapılan işkence’ tanısını kayda geçirmelidir.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Altın piyasasında neler oluyor? Yatırımcısını önce sevindirdi, sonra üzdü

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.