DOLAR

46,5202$% 0.02

EURO

53,0685% 0.4

STERLİN

61,6028£% 0.53

GRAM ALTIN

5.998,19%0,30

ÇEYREK ALTIN

9.935,00%-0,34

TAM ALTIN

39.569,00%-0,35

BİST100

14.259,75%-0,50

BİTCOİN

2756655฿%-2.13577

ETHEREUM

72567Ξ%-4.341

TETHER

46.45$%0.0379

Sabah Vakti a 02:00
Ankara PARÇALI BULUTLU 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Türk Eğitim-Sen: Okul güvenliği, bir güvenlik ve beka meselesi olarak ele alınmalıdır

Türk Eğitim-Sen: Okul güvenliği, bir güvenlik ve beka meselesi olarak ele alınmalıdır

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen), okul güvenliğinin yalnızca bir eğitim meselesi değil, bir güvenlik ve beka meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirterek, disiplin ve sınıf geçme yönetmeliklerinin yeniden gözden geçirilmesini istedi.

Yazıyı Paylaş

Türk Eğitim-Sen, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sona ererken öğretmenlerin sorunlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Tüm yıl boyunca görev yapan öğretmenleri ve eğitim çalışanlarını tebrik eden sendika, sektördeki en büyük sorunun okul güvenliği olduğunu belirtti. 2025 yılı için belirlenen Akademi Giriş Sınavı (AGS) 10 bin kontenjanının gereken kontenjandan uzak olduğunu da ifade eden sendika, bu durumun ivedilikle çözülmesi gerektiğini ifade etti.”10 bin kontenjan mutlaka artırılmalıdır”AGS’de 2025 yılında açıklanan 10 bin kontenjanın yetersiz olduğu belirtilen açıklamada, “10 bin kontenjan mutlaka artırılmalıdır. Geride bıraktığımız eğitim-öğretim yılı sorunlarla sona erdi. Eğitimin en büyük sorunlarından birisi yine öğretmen açığı oldu. Yeni sistemle birlikte öğretmen atamalarında AGS uygulanmaya başlanmış, adaylar kontenjanlar doğrultusunda AGS puanına göre Milli Eğitim Akademilerinde eğitime alınmıştır. 2025 yılı için belirlenen 10 bin kişilik kontenjan ise, mevcut öğretmen açığını karşılamaktan çok uzaktır. Adayların 12 aylık eğitim sürecinin ardından en erken 2027 yılında göreve başlayacak olması, öğretmen açığının devam edeceğini göstermektedir. Bu süreçte ücretli öğretmen görevlendirmesi devam etmektedir. Türk Eğitim-Sen’in 2025-2026 eğitim-öğretim yılında yaptığı ücretli öğretmen araştırmasına göre 62 ilde toplam 71 bin 757 ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Norm kadro ihtiyacı ise 55 ilde 80 bin 449’dur. En yüksek ücretli öğretmen sayısına sahip il İstanbul (21 bin 947) iken, İstanbul’u Şanlıurfa (5 bin 894) takip etmektedir. Ücretli öğretmenlerin yüzde 42,55’i eğitim fakültesi, yüzde 49,27’si lisans, yüzde 8,17’si ön lisans mezunudur. Bu durum, pedagojik formasyon almamış kişilerin de ücretli öğretmen olarak derslere girmesi nedeniyle eğitim kalitesi, niteliği ve verimliliği açısından çok tartışmalıdır. Ayrıca ücretli öğretmenler ders saati üzerinden düşük ücretlerle ve güvencesiz şekilde çalışmaktadır. Öte yandan 2025 yılında emeklilik, istifa ve vefat gibi nedenlerle 9 bin 127 öğretmen görevden ayrılmıştır. 2026 yılında da hemen hemen aynı sayıda öğretmenin emekli olması beklenmektedir. Bu nedenle yaklaşık ilave 20 bin yeni öğretmen ihtiyacı oluşurken, elbette 10 bin kişilik atama bu açığı karşılamada yetersiz kalmaktadır” denildi.”Mazeret tayin talepleri eksiksiz karşılanmalıdır”Mazeret tayin haklarının aile birliğinin yok olmaması için yeniden ele alınması gerektiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:”2023 KPSS sonuçlarına göre ilk 20 bine girerek yüksek başarı göstermelerine rağmen mülakat süreçlerinde hak kaybına uğrayan bin 611 genç öğretmenimiz ve 2024 KPSS’de çok yüksek puanlar alarak hatta ilk 30’a, ilk 50’ye, ilk 100’e giren, derece yapan ama sınırlı kontenjanlar nedeniyle ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerimizin mağduriyetleri ivedilikle giderilmelidir. Özel okul öğretmenlerinin yaşadığı sorunlar da görmezden gelinmemelidir. Taban maaş uygulaması bir an önce hayata geçirilerek, bu arkadaşlarımızın hak ettikleri ücret ve çalışma koşullarına kavuşmaları sağlanmalıdır. Özel okul öğretmenlerinin ücretleri, özlük hakları ve mesleki gelecekleri işverenlerin keyfi uygulamalarına bırakılmamalıdır. Günlerdir mülakat mağduru öğretmenler ile özel okul öğretmenleri seslerini duyurmaya çalışmaktadır. Devletimiz, mülakat marifetiyle haksızlığa uğrayan öğretmenlerimizi de, özel okul patronlarının insafına terk edilen öğretmenlerimizi de görmezden gelmemelidir. Öğretmenlerimizin haklı taleplerine kulak verilmeli, çalışma hayatında adaleti ve güvenceyi sağlayacak düzenlemeler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Mazeret tayin talepleri eksiksiz karşılanmalıdır. Mazeret tayinlerinde eşlerin birbirinden ayrılmaması ve aile birliğinin korunması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı, eş durumuna bağlı tüm yer değiştirme taleplerini karşılamalıdır””İlçeler arası yer değişikliklerinde de ciddi sorunlar yaşanmaktadır”Öğretmenlerin ilçeler arası yer değişikliklerinde de sorunlar yaşadığını vurgulayan açıklamada, “İlçeler arası yer değişikliklerinde de ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Aynı il sınırları içerisinde bulunmalarına rağmen aralarında yüzlerce kilometre mesafe olan ilçelerde görev yapan eşler bulunmaktadır. Örneğin Bolu’nun Dörtdivan ilçesi ile Kıbrıscık ilçesi arasında 116 kilometre, Manisa’nın Gölmarmara ilçesi ile Demirci ilçesi arasında 136 kilometre, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi ile Cizre ilçesi arasında ise 162 kilometre mesafe bulunmaktadır. Bu uzaklıklar aynı gün içinde gidip gelmeye elverişli değildir. Dolayısıyla öğretmenler eşlerinden ve çocuklarından ayrı yaşamak zorunda kalmakta, bunun yanında ikinci bir ev tutarak ek kira, gıda ve ulaşım giderleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu noktada yapılması gereken il ve ilçe emri uygulamasının yeniden hayata geçirilmesidir. Böylece mazeret tayinlerinin tamamı karşılanabilir ve aile birliğinin korunması sağlanabilir” denildi.”Şiddete karşı önlemler ivedilikle alınmalı ve kararlılıkla uygulanmalıdır”Geçtiğimiz aylarda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırılarının sebebinin oluşan güvenlik açığı olduğu iddia edilen açıklamada, “Şiddete karşı önlemler ivedilikle alınmalı ve kararlılıkla uygulanmalıdır. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde ve Kahramanmaraş’ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırılar, tüm Türkiye’nin yüreğinde derin yaralar açmıştır. Eğitim kurumlarımızda şiddetin ne boyutlara ulaştığının göstergesi olan hain saldırılara karşı ivedilikle tedbir alınması gerekmektedir. Konuyla ilgili TBMM Araştırma Komisyonu’nda yaptığımız sunumda da gündeme getirdiğimiz gibi eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi ve cezaların artırılması caydırıcılığın artırılması açısından önemli bir adım olacaktır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, hatta okul polisi uygulamasının hayata geçirilmesi; giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir” ifadelerine yer verildi.”Okul güvenliği bir güvenlik ve beka meselesi olarak ele alınmalıdır”Yaşanan okul saldırılarından dolayı okul güvenliği meselesinin ciddi bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten Türk-Eğitim Sen, “Okul güvenliği, yalnızca bir eğitim meselesi değil, aynı zamanda bir güvenlik ve beka meselesi olarak ele alınmalıdır. Disiplin ve sınıf geçme yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az bir rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Okullaşma oranları yüzde 100 seviyesine çıkarılmalıdır. Tüm bunların yanı sıra, eğitimde bütçe temelli sorunlar ile fiziki altyapı eksiklikleri ivedilikle giderilmelidir. MEB’in yayımladığı 2024-2025 eğitim istatistiklerine göre okullaşma oranları okul öncesinde (5 yaş) yüzde 82,53, ilkokulda yüzde 95,43, ortaokulda yüzde 89,09, ortaöğretimde yüzde 82,85 ve yükseköğretimde yüzde 46,34’tür. Bu noktada eğitime erişimin önündeki ekonomik, sosyal ve bölgesel engellerin kaldırılması, eğitim çağındaki nüfusun tamamının eğitim-öğretim süreçlerine dahil edilmesi büyük önem taşımaktadır. Okullaşma oranlarının yüzde 100 seviyesine yükseltilmesi, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine de önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Üç belediye başkanı Ak Parti'ye katıldı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.