DOLAR

49,3864$%0,03

EURO

55,0206€%-0,56

STERLİN

65,2539£%-0,37

GRAM ALTIN

6.490,34%-1,76

ÇEYREK ALTIN

10.628,00%-1,46

TAM ALTIN

42.379,00%-1,44

BİST100

%

BİTCOİN

฿%

ETHEREUM

Ξ%

TETHER

$%

Akşam Vakti a 18:19
Ankara HAFİF YAĞMUR 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, meme kanserinde yılda 25 bin yeni tanıya dikkat çekti

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, meme kanserinde yılda 25 bin yeni tanıya dikkat çekti

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda erken tanı ve taramanın önemini vurguladı. GLOBOCAN 2022 verilerine göre yılda yaklaşık 25 bin kadına meme kanseri tanısı konulduğu tahmin edilirken, 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi önerildi.

Yazıyı Paylaş

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserine dikkati çekmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.Taksim’de bir otelde düzenlenen toplantıda, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği üyesi hekimler, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” ve 15 Ekim “Dünya Meme Sağlığı Günü” dolayısıyla vatandaşları bilinçlendirmek için bir araya geldi. Toplantıda, “Ailemde meme kanseri yok, meme kanseri taraması yaptırmalı mıyım?”, “Mamografi kanser yapar mı?”, “Kemoterapi mutlaka gerekli midir?” ve “Bitkisel ürünler zararlı mıdır?” gibi sorularla ilgili uzmanlar tarafından bilgilendirme yapıldı.Toplantının açılışında konuşan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, burada, kadın sağlığını yakından ilgilendiren, ancak etkileri yalnızca kadınlarla sınırlı kalmayan, aileleri ve toplumun tamamını ilgilendiren çok önemli bir halk sağlığı sorununu konuşmak üzere bir araya gelindiğini söyledi.Eren, meme kanserinin, hem dünyada hem de ülkede kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının GLOBOCAN 2022 verilerine göre, Türkiye’de bir yılda yaklaşık 25 bin kadına yeni meme kanseri tanısı konulduğu tahmin edilmektedir. Bu, her gün yaklaşık 70 kadının meme kanseri tanısıyla karşılaşması demektir. Bu rakamlar bize meme kanserinin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Bugün vermek istediğimiz en önemli mesaj şu, meme kanseri sık görülen bir hastalıktır, ancak erken tanı ve doğru tedaviyle pek çok hastamızda başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz.”Erken tanının hayat kurtardığını belirten Eren, “Peki, ‘erken tanı hayat kurtarır’ derken aslında neyi kastediyoruz? Yalnızca kanseri birkaç ay önce fark etmekten söz etmiyoruz. Bir kadının, bir ailenin ve çocuklarının hayatını kurtarmaktan, onlara güzel bir yaşam sunmaktan bahsediyoruz. Hastalığı daha erken evrede yakaladığımızda, tam iyileşme olasılığını artırabilmekten söz ediyoruz. En önemlisi de bir kadının yalnızca yaşam süresini değil, yaşam kalitesini, ailesiyle geçireceği yılları, iş hayatını ve günlük yaşamını koruyabilmekten söz ediyoruz. İşte erken tanı hayat kurtarır derken kastettiğimiz budur. Daha fazla yaşam şansı, daha fazla tedavi seçeneği ve mümkün olduğunca daha az tedavi yükü.” diye konuştu.Eren, burada çok önemli bir noktayı vurgulamak istediğini ifade ederek, şunları söyledi: “Taramanın amacı, hastalığı şikayetler başladıktan sonra değil, henüz hiçbir belirti vermediği dönemde saptayabilmektir. Ülkemizde ulusal kanser tarama programı kapsamında 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi öneriliyor. Bu taramalar, Sağlık Bakanlığımızca KETEM dediğimiz kanser tarama merkezlerinde ücretsiz yapılmaktadır. Buradan bütün kadınlarımıza seslenmek istiyorum. Lütfen bir şikayetinizin olmasını beklemeyin. Kendinizi sağlıklı hissediyor olmanız, taramaya ihtiyacınız olmadığı anlamına gelmez. Türkiye, tıbbi onkoloji alanında önemli bir bilimsel birikime ve yetişmiş insan gücüne sahiptir.”Türk Tıbbi Onkoloji Derneğinin bu güçlü bilimsel camianın ortak çatısı ve çatı derneği olduğunu dile getiren Doç. Dr. Eren, sözlerine şöyle devam etti: “Hastalarımızın şunu bilmesini istiyoruz: Ülkemizde, meme kanseri tedavisindeki bilimsel gelişmeleri bilen, uygulayan ve bu gelişmelere katkı sunan çok değerli hekimlerimiz var. Bu nedenle hastalarımızın tedavi konusunda sosyal medyada karşılaştıkları doğrulanmamış iddialara, kulaktan dolma bilgilere veya bilimsel temeli olmayan yöntemlere değil, kendilerini takip eden uzman hekimlerine güvenmelerini istiyoruz. Bugünkü basın toplantımızda da özellikle bu konu üzerinde duracağız. Çünkü meme kanseriyle ilgili yanlış bilgiler bazen bir kadının mamografisini ertelemesine, bazen gerekli biyopsiden korkmasına, bazen de etkili tedaviler yerine kanıtlanmamış yöntemlere yönelmesine neden olabiliyor. Bugün burada bulunan, meme kanseri alanında uzun yıllardır çalışan çok değerli hocalarımızla birlikte toplumda doğru kabul edilen yanlış inanışları bilimsel gerçeklerle ele alacağız. Sözlerimi bütün kadınlarımıza yönelik üç önemli mesajla tamamlamak istiyorum. Taramanızı ertelemeyin. Erken tanının sağlayabileceği fırsatları kaçırmayın. Kanserle ilgili kararlarınızı korkulara ve yanlış bilgilere değil, bilime ve uzman hekimlerinize dayandırın. Unutmayalım, meme kanseri farkındalığı yalnızca ekim ayında değil, yılın her günü sürdürülmesi gereken toplumsal bir sorumluluktur.”Toplantıda dernek üyesi ve tıbbi onkoloji uzmanı olan hekimler de değerlendirmelerde bulundu.Prof. Dr. Handan Onur Topuzlu, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanserlerden biri olduğunu ve hastaların büyük çoğunluğunda belirgin bir aile öyküsü bulunmadığını söyledi. Topuzlu, “Meme kanseri sadece kadında değil erkeklerde de görülebiliyor.” dedi.Toplumda mamografi hakkında oluşan yanlış inanışlara dikkati çeken Prof. Dr. Gül Başaran, başta BRCA genleri olmak üzere kalıtsal meme kanseri riskinin belirlenmesinde genetik danışmanlığın önemini vurguladı.”Her meme kanseri hastası kemoterapi almak zorunda mı?”Prof. Dr. Yeşim Eralp, günümüzde meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını, tümörün biyolojik özelliklerine ve hastalığın evresine göre tedavinin kişiselleştirildiğini belirterek, “Hormon tedavileri, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve diğer modern yaklaşımlar sayesinde uygun hastalarda kemoterapi dışında da tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” şeklinde konuştu.Doğal olduğu düşünülen her ürünün güvenli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Özlem Sönmez, bitkisel karışımların ve kontrolsüz kullanılan takviyelerin kanser ilaçlarıyla etkileşime girebileceğini hatırlattı. Sönmez, bilimsel etkinliği kanıtlanmamış ürünlerin standart tedavinin yerine kullanılmaması gerektiğini vurguladı.Prof. Dr. Başak Oyan Uluç ise meme kanseri tedavisinin tamamlanmasının sağlıklı yaşam ve düzenli takip sürecinin başlangıcı olduğunu vurguladı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Aramco CEO’su Nasser, ham petrol rezervlerinin iki yılda dolabileceği konusunda uyardı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.