49,0139$%0,06
55,6914€%0,18
65,0927£%0,52
6.603,48%0,25
10.819,00%0,13
43.135,00%0,13
%
4081871฿%-0.59559
131254Ξ%-0.96925
49$%0.02242
12:44
(KOCAELİ) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan davada, “Ben siyaset bilimi alanında profesörüm. Eğer ben boksör olsam bundan çıkarılacak şey dövmek olur. Ama siyaset biliminde çalışmalar yapan bir akademisyen olarak benim göstereceğim şey fiziksel şiddet değil, bilgiye dair evraktır” dedi. Mahkeme, suç vasfının “tehdit”ten “hakaret”e değişmesi nedeniyle duruşmayı 4 Kasım’a erteledi.Özdağ, duruşmada daha önceki savunmalarına ek beyanda bulundu. Savcının esas hakkındaki mütalaasında cezalandırılmasını talep ettiğini belirten Özdağ, “Savcı mütalaasında cezalandırılmamı istemiş. Neden cezalandırılmak istediğimi merak ettim. TCK 106/3’ten cezalandırılmamı istemiş” dedi.”BEN KENDİSİNİ TANIMAM, KARŞILAŞMADIK” Davaya konu olan paylaşımına ilişkin konuşan Özdağ, Şevki Yılmaz’ın Osmanlı hanedanı mensuplarından bir kişinin düğününde kullandığı sözleri hatırlatarak, şunları söyledi: “Benim kullandığım ifade çok açık. Şikayetçi burada düğüne katılıyor. Düğün, Osmanlı hanedanının olduğu bir düğün. Düğünde yaptığı konuşmada, ‘Hanedanı yurt dışına süren soysuzlar’ diyor. Yurt dışına süren Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Gazi Meclis. Bunun tartışması yoktur. Ben kendisini tanımam, karşılaşmadık. O da siyasetçi, ben de siyasetçiyim. Ben de tepki gösterdim. ‘Bir gün karşılaşırsak sana kim soylu, kim soysuz gösteririm’ dedim.””GÖSTERECEĞİM ŞEY FİZİKSEL ŞİDDET DEĞİL, BİLGİYE DAİR EVRAKTIR” Sözlerinin tehdit olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Özdağ, şöyle devam etti: “Ben siyaset bilimi alanında profesörüm. Eğer ben boksör olsam bundan çıkarılacak şey dövmek olur. Ama siyaset biliminde çalışmalar yapan bir akademisyen olarak benim göstereceğim şey fiziksel şiddet değil, bilgiye dair evraktır. Bundan ne hakaret çıkar ne tehdit çıkar. Bu davanın açılmış olmasını bile hayretle karşılıyorum. Cumhuriyet Savcılığı ‘sair kötülük’ diyor. Yani gerçek bir tehdit tespit edilememiş demiş.”Beraatini talep eden Özdağ, “Bir gün karşılaşırsam ona göstereceğim evraktan dolayı cezalandırılacaksam ne diyeyim” ifadesini kullandı.AVUKATI YILMAZ: “SUÇUN MADDİ VE MANEVİ UNSURLARI OLUŞMAMIŞTIR” Özdağ’ın avukatı Murat Yılmaz da müvekkilinin sözlerinde tehdit kastı bulunmadığını savunarak, “Mustafa Kemal Atatürk’e soysuz diyen bir kişi için Zafer Partisi Genel Başkanı olan bir ismin sessiz kalması mümkün değildir” dedi. Şevki Yılmaz’ın sözlerine siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarından da tepki geldiğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti: “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Tamamen bir meydan okuma diyebiliriz. Siyasiler arasında da çok kullanılan bir sözdür. Müvekkilimin kasıt amacı yoktur. Siyaset bilimi profesörünün şiddet uygulanacağını kimse düşünemez. Kasıt unsuru yoktur. Kötülük unsuru da yoktur. Dolayısıyla mütalaanın reddine, müvekkilimin beraatine karar verilmesini talep ediyorum.”Sanık ve taraf avukatlarının savunmalarının alınmasının ardından mahkeme, suç vasfının “tehdit”ten “hakaret”e değişmesi nedeniyle duruşmayı 4 Kasım’a erteledi.ÖZDAĞ: “AYIN 4’ÜNDE NİHAİ KARARI VERECEK” Özdağ, duruşmanın ardından Kocaeli Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, Şevki Yılmaz’ın Osmanlı hanedanı mensuplarından bir kişinin düğününde “hanedanı yurt dışına süren soysuzlar” ifadesini kullandığını belirterek, şöyle konuştu: “Hanedanın yurt dışına sürülmesi kararı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, dönemin hükümeti ve TBMM tarafından alınmıştır. Yani Şevki Yılmaz açık bir şekilde İstiklal Harbimizin önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu, kurucu kadroları ve Gazi Meclise hakaret etmiştir. Diğer siyasilerden de çok sert tepkiler gelmiştir.”Yılmaz’a verdiği tepkinin tehdit olmadığını savunan Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben de bir siyaset bilimi profesörü olarak ve bu dönemle ilgili doktora tezi yazmış bir akademisyen olarak kendisine ‘Eğer karşılaşırsak soylunun soysuzun kim olduğunu size gösteririm’ dedim. Gerçekten de karşılaşsaydık belgeleriyle kimin soysuzluk yaptığını, kimin işgale evet dediğini, kimin Türk milleti Sakarya kıyısında bir İstiklal Harbi verirken, ölüm kalım savaşı verirken nikah kıydığını teker teker anlatırdım.”Özdağ, mahkemenin kararına ilişkin de “Bugün mahkeme tehdit suçunun oluşmadığına, olsa olsa bunun hakaret olarak değerlendirilebileceğine ama bunun da görüşülmesi gerektiğine dair bir karar aldı ve ayın 4’üne erteledi. Ayın 4’ünde nihai kararı verecek. İnşallah adaletin yüzünü ağartacak bir karar olur” dedi.”ATATÜRK’E VE KURUCU KADROLARIMIZA HAKARET EDİLDİĞİNDE KARŞI ÇIKMAYA DEVAM EDERİZ” Özdağ, şunları kaydetti: “Hiç kimse Atatürk’e ve kurucu kadrolarımıza küfredemez. Ne zaman küfrederlerse, ne zaman hakaret ederlerse bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelemize devam ederiz ve karşı çıkmaya devam ederiz. Bu milletin kutsalları vardır. Bu milletin dini kutsallarına da milli kutsallarına da hakaret etmek hiç kimsenin haddi değildir.”DAVA ŞEVKİ YILMAZ’IN ŞİKAYETİ ÜZERİNE AÇILDI Dava, Şevki Yılmaz’ın 2024 yılında Osmanlı hanedanı mensubu Berna Sultan Osmanoğlu’nun düğününde “Osmanlı’yı süren soysuzları lanetliyorum” sözlerini kullanmasının ardından başlayan tartışmaya dayanıyor.Özdağ, Yılmaz’ın sözlerine sosyal medya hesabından, “Şevki umarım bir yerde karşılaşırız. Sana soylunun soysuzun kim olduğunu gösteririm” ifadeleriyle tepki göstermişti. Yılmaz’ın şikayeti üzerine Özdağ hakkında “tehdit” suçlamasıyla dava açılmıştı.
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş, kamu ve güvenlik bürokrasisiyle görüştü
1
Siirt Vakfı Anadolu Yakası Şubesi’nden CHP Genel Merkezi’ne Anlamlı Ziyaret
95052 kez okundu
2
Çocuklar, COP31 farkındalık etkinliğinde hasat ettikleri ürünleri pazarda satışa sundu
239 kez okundu
3
Kayseri’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı
164 kez okundu
4
Erkan İşeri’den Aşiret Reislerine Çağrı: “Güvenlik Korucularının Özlük Hakları Verilmeli”
150 kez okundu
5
Doktor, acil servis duvarından atlayarak yaralı motosiklet sürücüsüne müdahale etti
142 kez okundu