DOLAR

46,4792$% -0.02

EURO

53,3552% 0.15

STERLİN

61,5968£% 0.32

GRAM ALTIN

6.205,18%-1,30

ÇEYREK ALTIN

10.367,00%-0,88

TAM ALTIN

41.311,00%-0,88

BİST100

14.734,50%-0,63

BİTCOİN

2982222฿%1.9333

ETHEREUM

80942Ξ%2.59664

TETHER

46.41$%0.01064

Sabah Vakti a 02:00
Ankara KAPALI 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Tcg Haber
  • Gündem
  • Zaman aşımına uğrayan fiil ve eylemlerde nasıl hareket edilmelidir?

Zaman aşımına uğrayan fiil ve eylemlerde nasıl hareket edilmelidir?

Danıştay İkinci Dairesi, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada izlenecek yönteme ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yaptı.

Yazıyı Paylaş

Zamanaşımı süreleri ilgililer memurlar açısından bir güvencedirİlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.İlk önce fiili belirlenip daha sonra zamanaşımı olup olmadığına bakılmalıdırKural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülüyorsa inceleme muhakkak yapılmalıdır Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun’un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.Somut uyuşmazlıkta, davacının zamanaşımına uğrayan eylemine yönelik ayrıca bir idari yaptırım öngörülmediği ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun’un Geçici 28. maddesi kapsamında olmadığı dikkate alındığında, Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, görülmemiştir.T.C.D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No: 2021/9381Karar No: 2025/194İSTEMİN KONUSU: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 21/11/2017 günlü, E:2017/10770, K:2017/12369 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava Konusu İstem: Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü . Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen raporda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6, 8/7 ve 8/12. maddeleri gereğince 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesi kanaati bildirilmiş ise de, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 13/11/2015 günlü, 2015/255 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 6. İdare Mahkemesinin 28/02/2017 günlü, E:2016/1644, K:2017/852 sayılı kararıyla; idarenin disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnad edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığını ve gerçekten o disiplin suçunun işlenip işlenmediğini, kim tarafından ne zaman ve ne şekilde işlendiğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek mecburiyetinde olduğu dikkate alındığında, davacının üzerine atılı fiiller nitelenerek yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; her ne kadar istinaf başvuru dilekçesinde, istinafa konu mahkeme kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 23/05/2014 günlü, E:2014/533, K:2014/4318 sayılı kararına aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmekte ise de, anılan karardan sonra 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na 27/03/2015 günlü, 6638 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle eklenen geçici 28. maddenin getirildiği, bu maddenin uygulanabilirliğini sağlamak açısından ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı belirlenen fiillerde de fiilin nitelendirmesinin yapılmasının zorunluluk arzettiği, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının fiilinin nitelendirilerek zamanaşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde, bu nedenle de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından; isnat edilen suçlamalar için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması halinde, salt bu saptamayla yetinilmesi ve fiilin sübuta erip ermediği hususu irdelenmeden dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği, nitekim disiplin kurulunca suçun işlendiğinin tespiti ve bu durumun karara geçirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı yönünde Danıştay’ca kararlar verildiği, emsal yargı kararları gözetilerek temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmüştür.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Başkan .’nin; “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir 6) Bölge idare mahkemelerinin 46’ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne, aynı Kanun’un, 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde de, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: … c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları … ” düzenlemesine yer verilmiş olup; dava konusu işlemin, fiilin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğu saptanarak tesis edilmesi ve zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun’un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmemesi karşısında, uyuşmazlığın, yukarıda anılan Kanun’un 46/c maddesinde ifade edilen “belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem” olarak değerlendirilemeyeceği, anılan ifadeden meslek grupları için ilgili hukuki metinlerinde ayrıca düzenlenmiş olan “meslekten ihraç” veya “mesleki faaliyetini durdurma” cezalarının anlaşılması gerektiği, bu nedenle kararın temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlardan olduğu sonucuna varılmakla, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı ve davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği” yolundaki ayrışık oyuna karşılık, dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 46/c maddesi kapsamında, temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY:Dava dosyasının incelenmesinden; İstihbarat Dairesi Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yapan bir kısım personelin, 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında, görev yaptıkları sırada iletişimin tespit edilmesi, dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi çalışmalarıyla ilgili olarak bazı usulsüzlükler yapıldığının İstihbarat Dairesi Başkanlığınca tespit edildiği, soruşturma kapsamında toplam 513 ayrı teknik takipteki iş ve işlemlerde, kişileri terör örgütleri, organize suç örgütleri ve illegal şahıslarla bağlantılıymış gibi göstererek suç tasniinde bulunmak suretiyle belge tanzim ettikleri, kişi isimlerini eksik ve/veya yanlış bilgi girmek suretiyle gizleyerek bu belgelerle önleme amaçlı dinleme kararı aldıkları, bu kararların alındığı aynı gerekçelerle, yeni deliller ve bilgiler olmaksızın uzatma kararları aldıkları iddialarına yönelik mülkiye ve polis müfettişlerince hazırlanan disiplin raporunda; personelin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün meslekten çıkarmayı düzenleyen 8/6. maddesindeki “…suç tasnii ve iftira…”, 8/7. maddesindeki “yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” ve 8/12. maddesindeki “kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” fiilini işledikleri ve meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmeleri gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, bu kapsamda eylem tarihinde İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapan davacının da 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması yönünde kanaatte bulunulduğu, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca ise, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İLGİLİ MEVZUAT:657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 127. maddesinde; “Bu Kanun’un 125’inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;a)Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,b)Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” kuralına yer verilmiştir.Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde; “Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira”, 8/7. maddesinde; “Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak” ve 8/12. maddesinde; “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” fiilleri, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/(6). maddesinin (ç) bendinde; “Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak”, (h) bendinde; “Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiş, “Zamanaşımı” başlıklı 29. maddesinde ise; “(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (4) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 9/3/2023 Tarihli ve E: 2023/5, K: 2023/45 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme: 21/11/2024-7533/40 md.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar.” hükümleri bulunmaktadır.04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı sayılı Kanun’un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na eklenen Geçici 28. maddenin birinci fıkrasında; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde 657 sayılı Kanun’un 127’nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.” düzenlemesi yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması yönünden objektif ve kamusal öneme sahiptirler.Bu nedenle, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun’un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.Somut uyuşmazlıkta, davacının da aralarında bulunduğu bazı emniyet personelleri hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan disiplin raporunda, mülkiye ve polis müfettişlerince, davacıya isnat edilen eylemler yönünden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6, 8/7 ve 8/12. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 kez meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi yönünde kanaatte bulunulmuş ise de, Yüksek Disiplin Kurulunca, fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun tespitiyle sınırlı inceleme yapılarak dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.Bu durumda; davacının zamanaşımına uğrayan eylemine yönelik ayrıca bir idari yaptırım öngörülmediği ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun’un Geçici 28. maddesi kapsamında olmadığı dikkate alındığında, Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2.Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 21/11/2017 günlü, E:2017/10770, K:2017/12369 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinegönderilmesini teminen dosyanın, Ankara 6. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde esas ve gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.GEREKÇEDE KARŞI OYX- 7068 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik hallerini, disiplin cezalarını, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlediği belirtilmiş, 37. maddesinde, “(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 82’nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83’üncü, ek 4’üncü, ek 5’inci, ek 6’ncı, ek 7’nci, ek 8’inci ve ek 9’uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.” hükmüne; “Geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, “(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) (Değişik:18/10/2018- 7148/45 md.) 2/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 23/1/2017 tarihinde devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak; a) Bu Kanunun usule, yetkili disiplin amiri ve yetkili disiplin kurullarına ilişkin hükümleri derhal uygulanır.b) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır…” hükümlerine yer verilmiştir.Aktarılan mevzuat uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında bulunan personele, bu Kanun’dan önceki mevzuat esas alınarak verilmiş disiplin cezalarının, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilmiş sayılacağı; söz konusu disiplin cezalarının iptali istemiyle açılan davaların, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözüleceği açıktır.3201 sayılı Kanun’da ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde ceza verme yetkisinde zamanaşımına ilişkin düzenleme yer almadığından, 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış ise de; 7068 sayılı Kanun’un 14. maddesinde, “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılıolarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.”; 29. maddesinde, “Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; (1) a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde;(b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.(2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” düzenlemeleri yapılmıştır.3201 Kanun’a eklenen Geçici 28. maddede (Ek: 27/3/2015-6638/33 md.), “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde 657 sayılı Kanun’un 127’nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir” hükmüne yer verilmiş; bu düzenlemenin iptali istemiyle yapılan başvuru, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 günlü, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla, “Memuriyetten veya meslekten atılmayı gerektirecek fiiller yönünden Kanun’da belirtilen zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması, bu fiiller nedeniyle kişinin disiplin cezasıyla cezalandırılmaması yönünden kesin bir güvence sağlamakla birlikte bu sürelerin geçmiş olması, kanun koyucunun belli şartlar altında personel çalıştırma rejimiyle ilgili sahip olduğu takdir yetkisini kullanmasına engel teşkil edecek bir neden olarak yorumlanamaz. Bu bağlamda kanun koyucunun, anayasal sınırlar içinde kalmak, bu yönüyle hukuki belirsizliğe ve keyfiliğe neden olmamak kaydıyla ceza müeyyidesi uygulama dışında memuriyetten veya meslekten atılmayı gerektirecek nitelikteki fiilleri işleyenleri emniyet hizmetleri gibi kamu güvenliği ve kişi güvenliğini doğrudan ilgilendiren faaliyet alanlarında çalıştırmak istememesi takdir yetkisi kapsamında kalan bir husus olup bunun kişilerin hukuki güvenliğini ihlal eden bir yönünün olduğu söylenemez.” gerekçesine de yer verilerek reddedilmiştir. Görüldüğü üzere, disiplin yönünden incelenen fiillerin, disiplin hukuku dışında da sonuçları olabileceğinden, eylemin sübut bulup bulmadığının tespiti, farklı sonuçlar yaratabilecektir.7068 sayılı Kanun özelinde; soruşturma yapılması için, fiilin disiplin amirince herhangi bir şekilde öğrenilmesi ve olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirilmesi gerekir. Bu aşamada verilecek kararın, şikayet edilen yönünden “lekelenmeme hakkı”; şikayetçi yönünden “şikayet hakkı”; disiplin amiri yönünden ise “görevin yerine getirilmesi” gibi hususlar açısından sonuçlar doğuracağı açıktır.Anılan Kanun’da sayılan fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren soruşturma ve eylemden itibaren ceza zamanaşımı süreleri işlemeye başlamaktadır. Soruşturmacı olayı araştırmak ve değerlendirmek, yetkili kılınan birim de karar vermek durumundadır. Soruşturmanın tamamlanmamasını öngören yasal bir kural bulunmamakta; soruşturmanın açılmasını engelleyen durum ise, “soruşturma zamanaşımı” olmaktadır. Ceza zamanaşımının idarenin ceza verme yetkisini kaldırdığı, soruşturmayı yapma, sürdürme açısından etkisinin olmadığını, zira soruşturma zamanaşımının başka bir müessese olduğunu da vurgulamak gerekir.Öte yandan; “Masumiyet karinesi”, kişilere soruşturma yapılmamasını isteme yönünde bir güvence sağlamamaktadır. Soruşturma açılması (soruşturma açılmasının hak kaybı yarattığı haller dışında) ilgilinin aklanmasını da içerdiğinden, tek başına lekelenmeme hakkını ihlal etmemekte, ilgili aleyhine kullanılan dil ve suç isnadı yapılıp, yapılmadığı önem kazanmaktadır.Uyuşmazlıkta, soruşturma yapılmış, davacı yönünden eylemin sübuta erdiği nedeniyle ceza verilmesi teklif edilmiş, Yüksek Disiplin Kurulunca, eylemin sübuta erip ermediği hususunda bir değerlendirme yapılmadan, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmiş, davacı tarafından soruşturma yapılamayacağı ileri sürülerek dava açılmıştır.Bu durumda, karar vermeye yetkili disiplin kurulunca; soruşturma raporu içinde yer alan bilgi belge ve ifadeler birlikte değerlendirilerek, hukuki sorumluluk tespit edildikten sonra, meslekten çıkarma teklifine karşın, zaman aşımı tespiti yapılarak, tesis edilen işlemden kaldırma işleminde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.GEREKÇEDE KARŞI OYXX- Dava; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen raporda, EmniyetTeşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6, 8/7 ve 8/12. maddeleri gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesi kanaati bildirilmiş ise de, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 08/09/2016 günlü, 2016/326 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, mülkiye ve polis müfettişlerince yapılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan disiplin raporunda, davacıya isnat edilen eylemlerin sübuta erdiği kanaatiyle ceza verilmesi teklif edildiği halde Yüksek Disiplin Kurulunca, eylemin sübuta erip ermediği hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın, zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle işlemden kaldırma kararı verilmiştir.Bu durumda; karar vermeye yetkili disiplin kurulunca; soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden yaratacağı hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle, soruşturma raporu içinde yer alan bilgi belge ve ifadeler birlikte değerlendirilerek, hukuki sorumluluk tespit edildikten sonra, meslekten çıkarma teklifinin değerlendirilmesi, bundan sonra zaman aşımı tespiti yapılarak karar verilmesi gerekirken doğrudan zamanaşımı değerlendirmesi yapılmasında mevzuata uygunluk bulunmamaktadır.Belirtilen nedenle davanın reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile gerekçeli onama kararına katılmıyorum.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İçişleri Bakanı'ndan YKS mesaisi için teşekkür

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.